Giriş Tarihi: 29.11.2016 17:27 Son Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 21:02
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Filistin mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ortadoğu’da kalıcı barış için tek yol, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır” paylaşımında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alternatiflerle görüşmelere başladık

"Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi"nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 53 yıl bu ülkeyi kapısında bekleten bir AB var. Söylüyorum: Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Dünyada birçok ülkeye bu tür baskılar yaptınız. Evelallah bitiremeyeceksiniz. Avrupa birliği defterini henüz kapatmış değiliz ama karşımızdaki fotoğraf olumlu beklentilere girmemize izin vermiyor. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama alternatiflerle görüşmelerimize devam ediyoruz. Çok fazla alternatif mevcuttur. Bunlardan birini tercih eder yolumuza devam eder. Sürekli oyalama taktik bu" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Four Seasons Bosphorus Otel'de düzenlenen "Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, gelişmiş ülkelerin büyüme konusunda yaşadıkları tıkanıklığı aşamadıklarını belirterek, "Çünkü teşhisleri yanlış olduğu için tedaviyi de başka yerde arıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi ne robotlar ne de finansal araçlar üretir. Talebi sadece insanlar ortaya çıkarır. Demek ki sürdürülebilir büyümenin yolu insandan, daha doğrusu insanların huzur ve refah içinde yaşama imkanlarını genişletmekten geçiyor. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde ticarette ve savaşta kazananı belirleyecek olan teknolojik üstünlükle birlikte yine insandır, biziz. Nüfus artışı olmadan, üretimi ve yatırımı destekleyen finansal sistem tesis edilmeden, her alanda adaleti esas alan bir anlayış benimsenmeden sağlıklı bir küresel gelecek inşa edilemez. Bu mücadelede teknoloji yasaklanamayacağına göre buna uyum sağlayacak yöntemler geliştirmek en doğru yoldur." dedi.
Biz insanlar olarak acaba verim ekonomisi mi yoksa israf ekonomisi üzerinde mi duracağız. Bir aile içinde bakıyorsunuz birkaç tane araba var. Verim ekonomisine geçtiğimizde devreye üretim girecektir. Toplumda böylece rekabet gücü artacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satırlar şöyle oldu:
İSRAF EKONOMİSİNE SON VERMELİ!
Geçmişte bilim kurgu filmlerinde gördüklerimiz giderek somut hale gelmeye başladı. Alışverişler giderek internet üzerinden yapılıyor. Dünyamız her alanda görülen adaletsizliğin açtığı sancılarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Sürdürülebilir büyüme mümkün değil. bugün gelişmiş ülkelerde yeni hayata atılan pekçok genç anne ve babasına göre çok daha düşük bir refah düzeyine maruz kalıyor. Batı toplumlarının refah düzeylerine tehdit olarak gördükleri göçmenlere ve yabancılara geliştirdikleri nefret politikaları yönetimleri de esir almıştır. Türkiye buna en fazla muhatap olan ülkedir. 2001 yılından beri sadece Almanya'da camilere ve müslümanlara 416 saldırı düzenlenmiştir. Bu durum şunu gösteriyor: İnsanı odağa koyan teknolojilere yönelmeden demokrasiler ayakta kalamaz. Ekonomilerinin konut satışlarına bağlı olduğunu insanların servetlerine buralarına yatırdıklarını görüyoruz. Gelişmiş ülkeler büyüme konusunda yaşadığı tıkanıklığı aşamıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi finansal araçlar değil insanlar ortaya çıkarır. Serbest ticaret anlaşmaları birçok ürüne ucuz erişim kazandırıyor. Bu bakımdan önemlidir. Özellikle vasıfız işçilerle yapılan birçok işi teknoloji ele geçireceği için insanlara yeni yetenekler kazandırılmalıdır. Bir diğer önemli husus; verimliliktir. Biz insanlar olarak acaba verim ekonomisi mi yoksa israf ekonomisi üzerinde mi duracağız. Bir aile içinde bakıyorsunuz birkaç tane araba var. Verim ekonomisine geçtiğimizde devreye üretim girecektir. Toplumda böylece rekabet gücü artacaktır.
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'ta kaldığı otele 15 Temmuz Darbe gecesi saldırı düzenleyen darbeci askerlerin de aralarında bulunduğu 47 sanık hakkında açılan davada yeni bir gelişme yaşandı. Sanıkların Avukatı Hakan Tunçkol, mahkemeye dilekçe sunarak 47 sanıklı davanın İstanbul ya da Ankara'daki darbe soruşturmalarıyla birleştirilmesini istedi. Avukat Tunçkol, davaların birleşmemesi durumunda ise davanın Ankara'ya naklini talep etti..
"Gelişmiş ülkeler büyüme konusunda yaşadığı tıkanıklığı aşamıyorlar"
YILDA 222 MİLYON TONLUK GIDA İSRAFI YAPILIYOR
BM gıda ve tarım örgütünün değerlendirmesine göre gıdaları üçte biri atığa dönüşüyor. Gıda israfı neredeyse sahra altı afrikanın yıllık gıda üretimine denktir. Gelişmiş ülkelerde yılda 222 milyon tonluk gıda israfı yapılıyor. Yakın gelecekte bir diğer tehditte şehirleşme olacaktır. 2050 yılında yüzde 66'ya çıkacaktır. Şehirleşmenin artması ulaşım eğitim sağlık ve hizmetler başta olmak üzere yeni bakış açıları geliştirmemize neden oluyor. Ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinde sıralama doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Netice olarak insani değerler yitirilmeden iktisadi faaliyetleri geliştirmenin yolunu bulmalıyız.
"Yılda 222 milyon tonluk gıda israfı yapılıyor"
AVM SAHİPLERİ KIZMASIN, DÜZENLEME GELİYOR
Özgürlüğümüzü ve özgünlüğümüzü muhafaza etmeliyiz. 15 Temmuz bizim için bu mücadelenin adı ve adresidir. İstiklalimize ve istikbalimize canımız pahasına sahip çıkarak geleceğimizi kurtardık. Ben tabi son zamanlarda şunu söylüyorum: Biz uluslararasında gelin hep birlikte altını devreye sokalım. Döviz baskısından piyasaları kurtarmamız lazım. AVM'lerde vesaire patronlar hep dövizle kiralama yolunu seçiyorlar. Biz de diyoruz ki şimdi burada yeni bazı adımlar atmak suretiyle geçici bir düzenleme, gerekirse yapılır ve ülkemizin şu anda bu süreci başarıyla atlatabilmesi için yerli para birimiyle bu süreci atlatma adımını atmalıdır diye ben buna inanıyorum, bunu da duyurdum, duyuruyorum, duyuracağım. Çünkü bir diğeriyle adeta emperyal bir mantık var, öbür tarafta da kızmasın tabi AVM'deki mağaza sahipleri. Yeni bazı adımlar atmak suretiyle geçici bir düzenleme yapılır, yerli para birimiyle bu badireyi atlatalım. Bunu da buradan duyuruyorum, duyuracağım.
"AVM sahipleri kızmasın, düzenleme geliyor"
Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Dünyada birçok ülkeye bu tür baskılar yaptınız. Evelallah bitiremeyeceksiniz. Avrupa birliği defterini henüz kapatmış değiliz ama karşımızdaki fotoğraf olumlu beklentilere girmemize izin vermiyor. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama alternatiflerle görüşmelerimize devam ediyoruz. Çok fazla alternatif mevcuttur. Bunlardan birini tercih eder yolumuza devam ederiz.

AB'YE İNCE MESAJ: ALTERNATİFLERLE GÖRÜŞMELERİMİZ DEVAM EDİYOR
Bu vatan bizim, hepimiz kardeşiz, dayanışma içinde bu süreci birlikte atlatacağız. En kanlı terör saldırısının üstesinden gelen bu millet ekonomik saldırılara karşı da kendisini müdafa edeceğiz. Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok oluşumun parçasıdır. 53 yıl bu ülkeyi kapısında bekleten bir AB var. Söylüyorum: Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Dünyada birçok ülkeye bu tür baskılar yaptınız. Evelallah bitiremeyeceksiniz. Bugün çalıştığımızın iki katı çalışırız, üç katı çalışırız, evelallah dünyayı dolaşırken daha fazla dolaşırız ve yine asla boyun eğmeyiz. Bize öyle ideolojik dayatmalarla boyun eğdirmeye çalışanlar kusura bakmasınlar, Türkiye o ülkelerden bir ülke değil. Siz 100 kişi, 200 kişi, 300 mülteciye bakamazken bu ülke şu anda kendi sermayesinden, cebinden 3 milyon mülteciyi evelallah barındırıyor, bakıyor, her şey ortada. Avrupa birliği defterini henüz kapatmış değiliz ama karşımızdaki fotoğraf olumlu beklentilere girmemize izin vermiyor. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama alternatiflerle görüşmelerimize devam ediyoruz. Çok fazla alternatif mevcuttur. Bunlardan birini tercih eder yolumuza devam ederiz. Sürekli oyalama taktik bu. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanımız bir şey ifade etti. Onlara da hala aynı Siz diyor Kıbrıs'ı bize verin. Hiçbir şeye karışmayın. Dur bakalım orada bu kadar şehit kanı var! NEyi veriyorsun. Utanmadan sıkılmadan AB toplantılarına Kıbrıs adasının tamamının içinde yer aldığı bayrakla geliyorlar. Sen Güney Kıbrıs Rum yönetimisin. Kuzey'de Türk Cumhuriyeti var. Öyle ya da bunu anlayacaklar. Orada iki ayrı devlet olduğunu anlayacaklar. Aç tavuk kendini darı ambarında görür. Bunların yaptığı bu!
AB'ye ince mesaj: "Alternatiflerle görüşmelerimiz devam ediyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu millet ekonomik baskılara karşı da kendisini müdafaa edecektir
'Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Unutmayın yakın tarihin gördüğü en alçak darbe girişimini, en sinsi işgal teşebbüsünü, en kanlı terör saldırısını aynı yaşayıp, başarıyla üstesinden gelen bu millet elbette ekonomik baskılara karşı da kendisini müdafaa edecektir.' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen "Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi" temalı 7. Boğaziçi Zirvesi'ndeki konuşmasına, UİP tarafından 2009'dan beri düzenli yapılan zirvenin başarılarla dolu olmasını temenni ederek başladı.
Zirve vesilesiyle Türkiye'ye ve İstanbul'a teşrif eden misafirlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, İstanbul'un yeniden yapılanma sancıları yaşayan dünyanın, bu sürecin öncüsü olan coğrafyaların merkezinde yer aldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel geleceğin ve hedeflerin tartışılacağı zirvenin hem mekanıyla hem de ruhuyla tam da olması gereken yerde toplandığını düşündüğünü aktararak, "Bölgesinin siyasi ve ekonomik diplomasisinin lokomotif ülkesi Türkiye'nin vizyonuyla uyumlu bir etkinlik olarak gördüğüm bu zirveyi, 7 yıldır düzenli şekilde toplayan UİP'ye şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Görüşleriyle, tecrübeleriyle, teklifleriyle ve tenkitleriyle zirveye katkı verecek herkese, huzurlarınızda şimdiden şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.
Dünyanın ve bölgenin her geçen gün yeni ve daha büyük sorunlarla karşılaştığı bir dönemde, bu tür görüş alışverişi ve iş birliği zeminlerinin önemli olduğuna inandığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Bölge ülkeleri ve özel sektörleri arasında yakın iş birliğine vesile olacak Boğaziçi Zirvesi'nin önümüzdeki yıllarda etkinliğini artırarak devam etmesini diliyorum. Zirvenin bu yılki oturumlarında ağırlıklı olarak geleceğe ilişkin tekliflerin ve tehditlerin ele alınacağını görüyorum. Tabii gelecek deyince aklımıza ilk gelen şey, özellikle ileri teknoloji oluyor. Dünyamızın geçtiğimiz 200 yıldaki dönüşümünün temel unsurlarının başında teknolojide yaşanan gelişmeler geliyor. Geçmişi inşa eden teknolojinin geleceğimizde de etkili olması gayet normaldir. Teknolojinin dönüşüm gücü, gerçekten de hayranlık vericidir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbe girişimcisi askerin aralarında bulunduğu 47 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin çarpıcı ayrıntıları ortaya çıktı.
Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen ve sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen iddianamede, en dikkat çeken nokta ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerinin öğrenilmesi için darbeci askerlerin korumalara yaptığı işkence oldu. Korumaların kafalarına basan, çevrelerine ateş edip tekmeleyen darbeci askerlerden 'Paşa' lakaplı 'FETÖ'nün Çiğli imamı' Astsubay Zekeriye Kuzu'nun, "Cehennemi yaşatacağız size. Daha yeni başlıyor. Millete yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Hani inlerimize girecektiniz? Biz sizin ininize girdik. Kafanızı kaldırdığınızda sizleri öldürürüz. Nerede o? Hangi helikopterle gitti? Hangi havalimanına inecek?" sözleri, iddianamede yer aldı.
FETÖ/PDY üyesi askerlerin darbe girişiminde bulunduğu gece, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te tatilini geçirdiği otele de saldırı düzenlenmişti. Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan Marmaris'e gelen özel kuvvetler ve MAK timleri, amaçlarına ulaşamadıkları operasyon sonrası, 2 şehit veren polisin karşı ateşinde kaçmışlardı.
Firardan sonra en tehlikeli firari olarak aranan Zekeriya Kuzu ve yanındaki timdeki askerlerle Marmaris Çetibeli bölgesinde karayolu altındaki menfezde yakalandı. Diğer 11 firari askerde 30 Temmuz gecesi Marmaris Şirinköy'deki operasyonlarda yakalanmıştı. Zekeriya Kuzu, cezadan kurtulmak için 'Etkin Pişmanlık Yasası'ndan yararlanmak için başvuruda bulunmuştu.
İDDİANAMEDEN ÇARPICI AYRINTILAR ORTAYA ÇIKTI
Darbeci askerlerini yakalanmasından 4 ay sonra Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 kişi hakkında iddianameyi tamamlayıp Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saldırıya dair önemli ayrıntılar da ortaya çıktı.
OTELİN YERİNİ, HAVA ÜSSÜNE GELEN BAŞYAVER SÖYLEMİŞ
FETÖ'nün ekonomik gelirlerinden yapısına kadar önemli bilgilerin yer aldığı iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk olarak Okluk Koyu'ndaki konutta kaldığını bilen darbeci askerlerin, buna göre plan yaptıkları hatta o bölgenin fotoğraflarının dağıtıldığı öğrenildi. Ancak dana sonra Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'na gelen Cumhurbaşkanı Baş Yaveri Albay Ali Yazıcı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otelin yerini öğrenip saldırı planlayan Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'e söylediği saptandı. Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in ifadesinde darbeyi 11 Temmuz günü kendisini arayan darbe gecesi öldürülen Semih Terzi'den öğrendiğini iddia etmesine rağmen, gerek gizli tanıkların verdiği bilgilere gerekse de cep telefonları üzerinden yapılan araştırmalarda, çok önceden darbe toplantılarına katıldığı saptandı. Cumhurbaşkanına yönelik saldırıya katılan askerlerden MAK timlerine Binbaşı Taner Berber'in, Özel Kuvvetler timine Binbaşı Şükrü Seymen ile SAT timlerine de Yüzbaşı Özel Çöday'ın komuta ettiği öğrenildi. Ayrıca saldırı anında SAT ve özel kuvvet timlerinin 'Barbaros' MAK timlerinin de 'Kartal' kodlarını telsizlerde kullandıkları anlaşıldı.
BİNBAŞI ŞÜKRÜ SEYMEN, POLİSİ ŞEHİT ETMİŞ
Hava üssündeki hazırlıklardan sonra üç helikopterle havalanan darbeci askerlerin ilk olarak kumsala inmek istedikleri, ancak aşırı kumun kalkmasından dolayı otellerin asındaki boş araziye indikleri öğrenildi.
Burada vatandaşların uzaklaşması için havaya ateş eden darbeci askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otelin bahçesine girdikleri, saldırıyı organize edenlerden Binbaşı Şükrü Seymen'in polis memuru Mehmet Çetin'i şehit ettiği, silahların krıminal incelemesinde tespit edildi. Polisi şehit eden Binbaşı Şükrü Seymen'in, otele girdikten sonra oradaki görevlilere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı villaları sorduğu iddianamede yer aldı.
POLİSLERE İŞKENCE YAPMIŞLAR
Darbeci askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın otelden ayrılmasına rağmen o bölgede kalan koruma polislerinin "Teslim olun" çağrılarına aldırış etmeyip silahlı çatışmaya girdikleri, koruma polislerinden yaralananlar olması üzerine çatışmanın bittiği anlaşıldı. Koruma ekip amirinin teslim olacaklarını söylemesi üzerine yanlarına giden Şükrü Seymen'in, ona yönelik "Cumhurbaşkanı nereye gitti? Cumhurbaşkanının nereye gittiğini söyleyin yoksa bacağına ateş ederim" dediği iddianamede yer aldı.
Teslim olan polisleri yere yatıran darbeci askerlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerini öğrenebilmek için koruma polislerinin başlarına botlarıyla bastıkları, çevrelerine ateş ettikleri ve tekmeledikleri de ifadelerde yer aldı.
Bu sırada koruma polislerinin yanına gelen darbecilerden 'Paşa' lakaplı FETÖ'nün Çiğli İmamı Zekeriye Kuzu'nun, "Cehennemi yaşatacağız size. Bunlar daha yeni başlıyor. Allah ve kitaptan bahsetmeyin, millete yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Hani inlerimize girecektiniz? Biz sizin ininize girdik. Kafanızı kaldırdığınızda sizleri öldürürüz. Nerede o? Hangi helikopterle gitti? Hangi havalimanına inecek? Ne zaman kalktı helikopterle?" dediği ortaya çıktı.
Polisinin karşı ateşi üzerine kaçamayan darbeci askerlerden Binbaşı Şükrü Seymen'in de helikoptere ateş etiği ortaya çıktı. İddianamede ayrıca, sanıkların kaçmalarına ve yakalanmalarına ilişkin bilgiler de yer aldı.
Nihat Zeybekci'den Kemal Kılıçdaroğlu'na sert yanıt!

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, olağanüstü hal (OHAL) konusundaki açıklamalarına atıfta bulunarak yaptığı istifa çağrısına, "Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını, her zaman olduğu gibi asılsız, mesnetsiz, ciddiyetsiz ve çamur at izi kalsın mantığı ile yapılmış olarak değerlendiriyorum." şeklinde yanıt verdi.
Zeybekci yaptığı yazılı açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun, "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma" alışkanlığını sürdürerek, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Ekonomi Bakanlığı'ndan istifa etmesi yönünde çağrıda bulunduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu'nun, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda, Serbest Bölgelerle ilgili Yasa Tasarısı'nın görüşüldüğü gün, bir soru üzerine, OHAL konusunda yaptığı açıklamayı duyduğu kadarı ile değerlendirerek bu çağrıyı yaptığını ifade eden Zeybekçi, şunları kaydetti:
"Türkiye Cumhuriyeti bakanını istifaya çağırmadan önce tutanakları okusa veya en azından ilgili komisyonun CHP'li üyelerine sorsaydı... 'Olağanüstü Hal Kararı'nda senin imzan yok mu?' diye soran Sayın Kılıçdaroğlu'na hatırlatmak isterim ki Olağanüstü Hal Kararı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla hükümete verilen bir yetkidir. Bakanlar Kurulu'nun kendiliğinden kararı değildir.
Bu gerçekler ortadayken Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını, her zaman olduğu gibi asılsız, mesnetsiz, ciddiyetsiz ve çamur at izi kalsın mantığı ile yapılmış olarak değerlendiriyorum. Siyaseti daha ciddi bir anlayışla yapma ihtiyacımız olduğu bu günlerde temennimiz siyasetin inandırıcılığının artmasıdır."
Silivri cezaevinde bugün ne oldu? Savcılıktan son dakika açıklaması

Öğlen saatlerinde Silivri cezaevinde hareketli dakikaların yaşanmasına neden olan olayın aslı ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bugün Silivri Cezaevi'ndeki olayla ilgili yazılı açıklama yaptı.
Bugün saat 12.40 sıralarında cezaevinden gelen ihbar itfaiye ve polisi alarma geçirdi. Olayın yaşandığı yerin önemi nedeniyle İtfaiyenin yanısıra çok sayıda polis ekibi de cezaevine sevkedildi. Olay yerine ilk olarak Silivri İtfaiye grubu ve bölgede görev yapan polis ekipleri ulaştı.
BAKIRKÖY BAŞSAVCILIĞI'NDAN SİLİVRİ CEZAEVİ'NDEKİ OLAYLA İLGİLİ AÇIKLAMA
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bugün Silivri Cezaevi'ndeki olayla ilgili yazılı açıklama yaptı.
Yazılı açıklamada, Silivri 4 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda "Eldeki veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık", "Mala zarar verme", "Gece vakti yağma" suçlarından 9 yıl hapis cezası ile hükümlü kişinin saat 12.19'da odayı yakarak yangın çıkardığı belirtildi.
22 yaşındaki Burak Eroğlu'nun çıkardığı yangına görevli personelce anında müdahale edildiği belirtilen açıklamada, "Yangın ceza infaz kurumunun imkanlarıyla söndürülmüştür. Dumandan etkilenen hükümlü ve görevli iki infaz koruma memuru 112 acil servis ambulansıyla Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilmişlerdir. Yapılan ilk müdahalede görevli infaz koruma memurları tedavileri tamamlanarak görevlerinin başına dönmüşlerdir. Yangına sebebiyet veren Burak Eroğlu'nun tedavisi ise halen devam etmektedir. İhtiyaten çağrılan itfaiye ekipleri (3 adet) söz konusu yangının cezaevi imkanlarıyla söndürülmüş olmasından dolayı herhangi bir müdahalede bulunmaksızın görev yerlerine dönmüşlerdir" ifadeleri yeraldı.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
Bu oyun FETÖ'yü çıldırtmıştı! Sansür uygulandı
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 16:39 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 17:11

Yazılımla ilgilen bir grup amatör genç “FETÖ'yü Tokatla” isimli bir oyun geliştirdi. Oyun 2 ay içinde 60 bin kullanıcı tarafından indirilirken, arama motorlarından oyun olarak yayınlanmasına izin çıkmadı.
Yazılımla ilgilen bir grup amatör genç yaklaşık 2 ay önce "FETÖ'yü Tokatla" isimli oyun yaptı. Amatör gençler bu oyunun, oyun mağazalarında ücretsiz olarak yayınlanması için başvuruda bulundu. Fakat bir arama motorunun oyun mağazası oyunu şiddet içerdiği gerekçesiyle kabul etmedi. Buna rağmen oyun 2 ay içerisinde yaklaşık 60 bin kişi tarafından indirildi. Öte yandan amatör gençler arama motorunun oyunu uygulama mağazasında kabul etmediğini iddia etti. Yazılımı geliştiren isimlerden İbrahim Keleş, bu mağazalarda daha çok şiddet içeren görüntülerin bulunduğu oyunların yayınlanmasına rağmen kendi oyunlarının yayınlanmasına izin verilmemesine tepki gösterdi.
"BUNUN MANİDAR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"
Oyunu geliştiren kişilerden İbrahim Keleş, "FETÖ'yü Tokatla insanların 15 Temmuz ile ilgili travmaları biraz olsun azaltmaya yönelik arkadaşlarımızla geliştirdiğimiz bir oyun. Şu anda bir yerde sadece uygulama olarak var, ancak henüz direkt olarak bir oyun olarak kabul edilmiş değil. Hedefimiz 15 Temmuz'da bize yapılan bu hain darbe girişimine karşı Türkiye'deki ve dünyadaki tüm FETÖ'ye karşı duruş sergileyen insanların sadece bir oyun oynayarak tepkilerini göstermelerini sağlamaktı. Oyunun yayınlanmasında şiddet içerdiği gerekçesiyle bundan daha fazla şiddet içeren bir çok oyun uygulamalarda var. Ancak FETÖ'yü Tokatla uygulamasını direkt olarak kabul etmediler, bununla ilgili bütün girişimlerimize rağmen hala bir oyun olarak değil uygulama olarak ancak var. Biz bunun da manidar olduğunu düşünüyoruz" dedi.

"NEDEN İZİN VERİLMİYOR BU SORUNUN CEVABINI ARIYORUZ"
Oyunun yayınlanmamasına engel teşkil edecek bir şey bulunmadığını ifade eden Keleş, "Şu andaki Amerikan Başkanı Trump'un başının kesildiği, kan görüntülerinin bulunduğu ve daha sonra gözünde dolarların çıktığı oyunlara müsaade eden bu yapı, FETÖ'yü Tokatla oyunu bu oyunlardan daha az şiddet ve daha çok espri içeriyorken neden izin verilmiyor bu sorunun cevabını arıyoruz. Diğer şiddet içeren oyunların linklerini gönderdik, onlarla ilgili herhangi bir sonuç alamadık. Biz oyunun ismini değiştirdik, farklı ülkelerden yükleme yaptık, ama bizim hesaplarımız banlandı ve yine bir şekilde izin alamadık" diye konuştu.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
CHP'li vekile iftiranın faturası kesildi
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 12:06 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 13:39

Başkan Gökçek, EGO’ya otobüs alımında rüşvet iddialarına karşı açtığı davayı kazandı. İddia sahibi CHP’li Kart, 15 bin TL tazminata mahkum oldu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, EGO Genel Müdürlüğüne alımı yapılan otobüslerde rüşvet alındığı iddiasında bulunan CHP Eski Milletvekili Atilla Kart'a açtığı davayı kazandı. Kart, 15 bin TL tazminat ödemeye mahkum oldu.
TAZMİNATA MAHKUM EDİLDİ
Atilla Kart ve Aykut Erdoğdu'nun şehir içi yolcu taşımada kullanılmak üzere EGO'ya alınan otobüslerde, araç başına rüşvet alındığına dair iddiada bulunduklarını hatırlatan Gökçek, "Attıkları bu iftiranın karşısında kendilerini mahkemeye verdim. Tabii dürüst insanlar mahkemede söylediklerini ispat ederler. Atilla Kart, savunmasında, biz kesinlikle Melih Gökçek'e böyle bir şey, rüşvet aldığını söylemedik dediler. Mahkeme de kendilerini suçlu buldu ve 15 bin lira tazminata mahkum etti" ifadelerini kullandı.
ADALETİN ÖNÜNDE BAŞ EĞECEK
Atilla Kart hakkında ceza davası açıldığını belirten Gökçek, "Ceza davası sonunda da, attığı iftiranın cezasını çekecek. Arkasından CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu geliyor. O da inşallah adaletin önünde başını eğmek zorunda kalacak" dedi.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
Tuzluca’da HDP ve BDP'nin eş başkanları tutuklandı!
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 21:11 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 21:12

Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde aralarında HDP ve DBP eş başkanların da bulunduğu 6 kişi tutuklandı.
Alınan bilgilere göre, Halkların Demokratik Partisi ve Demokratik Bölgeler Partisi eş başkanlarının da aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Adli makamlara sevk edilen şahıslardan Ş.G. denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakılırken, HDP Tuzluca İlçe Eş Başkanı Serkan Güneş, DBP Tuzluca eş başkanları Alican Celayir ve Medine Orhan ile parti yöneticileri Vedat Öner, Halit Erçik, Ersan Gültekin ve Musa Can terör örgütü üyeliğinden tutuklanarak cezaevine gönderildi.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
HDP'li İdris Baluken'e müebbet istemi
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 16:48 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 17:13

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında açılan soruşturma kapsamında tutuklanan HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken hakkında ağırlaştırılmış müebet ve 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Mahkeme, suçların bir kısmının Diyarbakır'da işlenmiş olması ve burada da hakkında kamu kavası açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 4 Kasım'da tutuklanan HDP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken hakkında, ağırlaştırılmış müebet ve 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığı bildirildi. Bingöl Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş imzası ile yapılan yazılı açıklamada, halen HDP Diyarbakır Milletvekili olup 24'üncü Dönem BDP Bingöl Milletvekilliği yapan İdris Baluken'in TBMM'ce yasama dokunulmazlığının kaldırıldığı belirtildi.
Açıklamada Cumhuriyet Başsavcığınca başlatılan hazırlık soruşturması kapsamında, soruşturmanın gerektirdiği tüm işlemler yapılarak eksikliklerin giderildiği belirtilerek şöyle denildi:
"Şüpheli hakkında 18/11/2016 tarihinde, Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, suçlarından Bingöl 2'nci Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, iddianamenin mahkemece kabul edildiği, Bingöl 2'nci Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheliye isnat edilen suçların bir kısmının Diyarbakır ilinde gerçekleşmesi ve şüpheli ile ilgili Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde açılmış kamu davalarının olması nedeniyle bu kamu davaları ile dosyanın birleştirilmesi için Yetkisizlik Kararı verilerek dosya Diyarbakır Terör suçlarında yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir."
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
FETÖ'nün jandarma imamı tutuklandı
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 18:53 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 18:56

Samsun'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında örgütün jandarma imamı olduğu iddia edilen kimya öğretmeni, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapmasında Samsun'da jandarmanın imamı olduğu iddia edilen ve daha önce kapatılan Sakarya Dershanesi'nde kimya öğretmeni olduğu öğrenilen C.A.Y.'yı (33) 9 gün önce gözaltına almıştı. FETÖ'nün jandarma imamı olduğu ileri sürülen kimya öğretmeninin kırmızı BayLock kullandığı ortaya çıktı. Ayrıca, C.A.Y.'nin jandarma personeline ByLock yüklediği, yine kendilerine bağlı rütbeli personelle örgütün himmet paralarını topladığı ve 15 Temmuz sonrası yine kendilerine bağlı askeri personel ile toplantı yapıp, "Bunlar gelip geçici, bunların hesabını soracağız" dediği ileri sürüldü.
TEM Şube Müdürlüğü'ndeki sorgusu tamamlanan C.A.Y., bugün Samsun Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren C.A.Y., "terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklanarak Samsun Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
Bakan Akdağ'ın acı günü
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 17:46

Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın dayısı İhsan Koca, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın acı günü. Bakan Akdağ'ın dayısı İhsan Koca,hayatını kaybetti. Koca, rahatsızlığı nedeniyle 2 Kasım'da Erzurum Bölge eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. Dayısının vefat haberini alan Akdağ'ın cenaze için Erzurum'a geleceği öğrenildi.
Evli ve 4 çocuk babası olan Koca'nın cenazesi, yarın Lala Paşa Camisinde kılınacak öğle namazının ardından toprağa verilecek. Koca, rahatsızlığı nedeniyle 2 Kasım'da Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılmıştı.Dayısının vefat haberini alan Akdağ'ın cenaze için Erzurum'a geleceği öğrenildi. Evli ve 4 çocuk babası olan Koca'nın cenazesi, yarın Lala Paşa Camisinde kılınacak öğle namazının ardından toprağa verilecek.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Filistin paylaşımı
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 19:16 Güncelleme Tarihi: 29.11.2016 20:21

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizler her zaman Filistin'in yanında olacağız. Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nün İslam dünyasında kardeşliğin pekişmesine, sorunların çözülmesine vesile olmasını diliyorum" paylaşımında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla Twitter'dan paylaşımlarda bulundu. Erdoğan, Filistin meselesi hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
"1948 yılından bu yana, Filistinli kardeşlerimize yönelik baskı, tehcir ve ayrımcılık politikaları maalesef artarak devam etti. Bizim beklentimiz, tarihi olarak Filistinli kardeşlerimize ait olan toprakların iadesi için gereken adımların derhal atılmasıdır. Ortadoğu'da kalıcı barış için tek yol, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıdır. 400 yıl Kudüs'e adaletle hizmet etme bahtiyarlığına nail olan bir ecdadın torunları olarak, bizler her zaman Filistin'in yanında olacağız. Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nün İslam dünyasında kardeşliğin pekişmesine, sorunların çözülmesine vesile olmasını diliyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tweetleri dakikalar içinde binlerce beğeni ve retweet aldı.
İŞTE ERDOĞAN'IN O PAYLAŞIMLARI
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
Hatay’da "ByLock” kullanan 26 polis tutuklandı!
- Giriş Tarihi: 29.11.2016 21:14

Hatay’da FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 29 polisten "ByLock" programını kullandıkları tespit edilen 26'sı tutuklandı.
Alınan bilgiye göre, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında daha önce ihraç edilen ve ardından gözaltına alınan 29 polisten 26'sı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 3 polis ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Darbe gecesi askerleri durduran kahraman komisere terfi

İzmir'de, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Valiliği kuşatmak üzere Urla Menteş'teki askeri kamptan yola çıkan 500'e yakın Kara Harp Okulu öğrencisi ile 200 civarındaki askerin önünü kesen; darbecilerin başındaki Kurmay Albay Enver Topal'a, "Tabancamda 13 mermi var. Biri de sana nasip olur" sözleriyle kahramanca direnip dönmeleri sağlayan Komiser Bekir Önsal, terfi alıp başkomiser oldu. FETÖ üyesi polislerin engellemeleri sonucu devreleri müdür olmasına rağmen o komiser rütbesinde bekletilen Bekir Önsal, toplanan polis şurasındaki kararla 9 yıl sonra bir üst rütbeye terfi ettirilip başkomiser oldu.
FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz'daki darbe girişiminden bir gün önce, İzmir için kuşatma planları yaptıkları ortaya çıktı. Buna göre İzmir'in Urla İlçesindeki Menteş Kampı'na darbeden bir gün önce getirilen 500'e yakın Kara Harp Okulu öğrencisi ile 200'e yakın asker, o gece İzmir Valiliği'ni kuşatmak için kent merkezine doğru yola çıkarıldı. Bu durumu haber alan Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgede önlem alıp, askeri konvoyu Urla İskele Mevkii'nde durdurdu.
"SEN NE CESUR ÇIKTIN KOMİSER" SÖZÜNE ŞEHİTLİK YANITI
Tatbikat olduğu söylenip kamptan çıkarılan ve 5'er şarjör dolusu mermi dağıtılan, silahlı askeri öğrenciler ve askerler ile başlarındaki subayların İzmir Valiliği'ni kuşatma amacında olduklarını öğrenen az sayıdaki polis, kararlı bir tutum sergiledi.
Yolu trafiğe kapatan polis ekipleri, askeri konvoyun geçmesine izin vermedi, geri dönmeleri istendi. Aracından inen Kurmay Albay Enver Topal, tatbikata gittiklerini söyleyip polislerden yolu açmalarını istedi. Buna karşılık polisin kendilerinde böyle bir bilgi bulunmadığını belirterek izin vermemesi üzerine, darbeci askerler ile onlara direnen polisler arasında kısa bir gerginlik yaşandı.
Harbiyeli askerlere emir komuta eden Kurmay Albay Enver Topal, Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polislerin başındaki Komiser Bekir Önsal'a, "Sen ne cesur çıktın komiser! Bizi belindeki o tabancayla mı durduracaksın?" diyerek, İzmir yönüne gitmek için ısrarını sürdürdü. Bu gelişme üzerine beylik tabancasını çeken, yanında az sayıda polis memuru bulunan Komiser Bekir Önsal, darbeci Albay'a "Benim de ailemde şehitlerim var. Gerekirse ben de şehit olurum. Ailem de bundan onur duyar. Tabancamda 13 mermi var. Biri de sana nasip olur" diyerek kararlılığını gösterdi. Komiser Bekir Önsal ve diğer polislerin bu kararlı duruşu sonrasında, askeri konvoy geri dönmek zorunda kaldı.
Darbe girişiminin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında, kalkışmanın Menteş Kampı ayağını yönettiği iddiasıyla gözaltına alınan Kurmay Albay Enver Topal ile Kurmay Yarbay Akif Açıkgöz o günlerde tutuklandı. Harp okulu öğrencilerine yönelik de soruşturma başlatıldı.
FETÖ MAĞDURUYDU, 9 YIL SONRA TERFİ ETTİ
Emrindeki polislerle, silahlı 700'e yakın Kara Harp Okulu öğrencisi ve askerlere kahramanca direnen, İzmir'i kanlı olaylardan kurtaran komiser Bekir Önsal'ın da, meslek yaşamı boyunca FETÖ/PDY mağduru olduğu ortaya çıktı.
Devreleri şube müdürü rütbesinde olan Komiser Bekir Önsal, komiser olduktan sonra FETÖ üyesi emniyet yetkililerinin gösterdiği çeşitli gerekçe ve soruşturmalarla terfi ettirilmedi. 9 yıldır aynı rütbede bekletilen, kendisinin alt devresinde olan kişilerin talimatlarına göre hareket etmek zorunda bırakılan Bekir Önsal'ın beklediği müjde, polis şurasından çıktı. Darbe girişiminden sonra terfilere karar veren polis şurası, kahraman komiser Bekir Önsal'ı, başkomiserliğe terfi ettirdi.
FETÖ'cülerin 9 yıldır mağdur ettiği Komiser Bekir Önsal, terfi etmenin mutluluğunu ailesi ve meslektaşlarıyla paylaştı.
Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Ezan yasağı" açıklaması

"Parlamentolararası Kudüs Platformu: Kudüs ve Süreci·n Problemleri· Sempozyumu"nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın zamanda yaşanan ezan tartışmaları ile ilgili "Son derece tehlikeli buluyorum" dedi. Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti: Yakın zamanda ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. bu yönde parlamentoda karar alınması bir yana böyle bir tartışmanın yapılması bile akıl ve vicdan dışıdır. Bu tarz bir uygulamaya gidilmesi tüm müslümanları rencide etmektedir. Bölgemizin yeni provokasyonlara değil barışa katkı sağlayacak hamlelere ihtiyacı var. İsrailli yetkililere bunları ilettik. Ülkelerindeki yangını söndürmek için uçak göndermemize teşekkür etmek için şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı'na söyledim. İsrail parlamentosunun aklı selimle hareket edeceğine inanıyorum. Ezan bir çağrıdır. Bu çağrıyı engellemeniz sıkıntılara neden olacaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wow Otel'de "Parlamentolar arası Kudüs Platformu Kudüs ve Süreci·n Problemleri· Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, "İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak sadece sıkılı yumruklarından ve ellerindeki taşlarından başka hiçbir silahı olmayan Filistinli çocukların görevi değildir. Filistin davasını sahiplenmek, Kudüs'ü korumak tüm Müslümanların müşterek davasıdır, müşterek vazifesidir." ifadelerini kullandı.
"FİLİSTİN MESELESİ BM İÇİN TURNUSOL KAĞIDI"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:
İnsanlık tarihinin özeti olan Kudüs Miraç hadisesiyle de biz müslümanlar için önemlidir. Bu toplantı tüm bölge için de kritik bir öneme sahiptir. Platform yıllardır mücadele veren Filistinli kardeşlerimize güç kaynağı olmuştur. Kudüs'ün yalnız olmadığını dost ve düşmana ilan ettiniz. Bir çocuk düşünün her gün silahların gölgesinde okula gidiyor. Bir genç düşünün geleceğe dair hayalleri dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir kadın düşünün yıllardır gözü gbi baktığı evi buldozerlerle üzerine yıkılıyor. Bir baba düşünün sudan sebeplerle evlatları hapse atılıyor. Bir millet düşünün kendi öz yurtlarında parya muamelesi görüyor. Filistinli çocukların her gün yaşadıkları hayat budur. Filistin'de kendini tekrar eden bir baskı ortamı vardır. Alınan BM kararları bu haksız durumu gidermiyor. Çünkü üstünlerin hukuku geçerli. Yıllardır Filistinli kardeşlerimize yönelik baskı artarak devam etti. Filistin meselesi BM için bir turnusol kağıdı. Filistin gibi hayati bir konuda karar almaktan aciz bir kurumun günümüz meselesine çözüm bulma ihtimali yoktur. BM güvenlik konseyi gibi kurumlara yönelik güven sorunu DEAŞ gibi sapkın örgütlerine söylem olabiliyor. Dünyanın birçok ülkesinde dini kavramları kendine maske yapan terör örgütlerinin kullandığı kelime Filistin'dir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kudüs'ü korumak tüm Müslümanların müşterek davasıdır, müşterek vazifesidir"
TÜM DÜNYAYA ÇAĞRIDA BULUNUYORUM
Bilhassa yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Bu yönde parlamentoda karar alınması bir yana, böyle bir tartışmanın varlığı dahi akıl ve vicdan dışıdır. Ötekileştirmeyi derinleştirecek, din ve vicdan hürriyetini ayaklar altına alacak bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Bu tarz bir uygulamaya gidilmesi, sadece Filistinlileri değil, onlarla birlikte tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bölgemizin yeni provokasyonlara değil barışa katkı sağlayacak hamlelere ihtiyacı var. İsrailli yetkililere bunları ilettik. Ülkelerindeki yangını söndürmek için uçak göndermemize teşekkür etmek için şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı'na söyledim. İsrail parlamentosunun aklı selimle hareket edeceğine inanıyorum. Ezan bir çağrıdır. Bu çağrıyı engellemeniz sıkıntılara neden olacaktır. BM'deki 193 ülkenin tamamının işgale karşı mücadele veren Filistin'i tanıması bir insanlık vazifesidir. Buradan tüm dünyaya biran önce bu adımı atma çağrısında bulunuyorum. Bir üzüntümü dile getirmek istiyorum. Rabbimiz İsra suresinde Mescid-i Aksa'nın çevresini nurlandırdığını ve bereketlendirdiğini söyledi. Peygamber efendimiz yolculuk ancak bu üç mescid için yapılır. Peygamber efendimiz müslümanlara sarih, açık ve net bir hedef gösteriyor. Durum böyle iken müslümanların Mescid-i Aksa'yı yeteri kadar ziyaret etmediklerini görüyoruz. Batı'daki müslüman kardeşlerimizin Kudüs'ü ziyaret ederek Filistinli kardeşlerimizin yalnız olmadıklarını göstermeleri gerek. Filistinli kardeşlerimiz bizden onlara sahip çıkmamız gerektiğini söylüyorlar. Unutmayın ki gitmediğiniz yer sizin değildir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum"
BEN ŞU AN Kİ HALİYLE BM'DEN ADALET BEKLEMİYORUM
İkinci dünya savaşının şartlarında oluşturulmuş bir BM güvenlik konseyi var.
Hem kıtaların orada temsil edilmesi sağlanmalıdır hem dünyadaki tüm inanç gruplarının orada temsil edilmesi sağlanmalıdır, dolayısıyla 'Biz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yokuz' kimse dememeli. Bunun sağlanması lazım. Eğer Birleşmiş Milletler adalet tesis edecekse, adalet dağıtacaksa bu böyle olur. Ama şu andaki haliyle ben Birleşmiş Milletlerden adalet beklemiyorum, böyle bir adalet de oradan çıkmaz, bunu bilin. Suriye meselesinde BM güvenlik konseyi bir adım atabiliyor mu? Şu anda 1 milyona yakın insan öldü Suriye'de. Nerede BM, ne yapıyor. Irak'ta ne yapıyor? Biz ÖSO ile Suriye'ye girdik. Biz adaletin tesisi için Suriye'deyiz. Mesele toprağın gerçek sahipleri. Zalim Esed'in hükümranlığına son vermek için girdik. Kimse ırki milliyetçilik yapmasın. Bizim dinimiz İslam. Eğer biz başka belirleyici bir akım ararsak kötü bir yere gideriz. Şu anda Irak'ta Suriye'de mezhep çatışmaları oluyor. İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak söylüyorum: Bizim için hüküm bellidir. La Tahzen İnnallahe Meana! Biz buna bakacağız. Buna bakmazsak bizi daha çok ezerler. Ben inanıyorum ki bu toplantılar bir ayağa kalkışın göstergesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ben şu an ki haliyle BM'den adalet beklemiyorum"
MÜSLÜMAN ÜLKELERE FETÖ UYARISI
15 Temmuz'da milletim, F-16'ların, bomba yağdıran helikopterlerin, tankların, topların, modern silahların, evet, insanoğluna işlemediğini, işlemeyeceğini gösterdiler. Niye? Onlar hep şehadete yürüdüler. 248 şehit verdik, 2 bin 193 gazimiz oldu. Ama elhamdulillah o FETÖ denilen terör örgütü, bu ülkede hedefine ulaşamadı, ulaşamayacak. Benim birçok Müslüman kardeşim kendi ülkelerinde bu FETÖ terör örgütüne zemin hazırlıyor. İsminin yanında hoca varmış, ne hocası şarlatan.
Türkiye'de ilk kez yakalandı!

Uyuşturucu suçlarından 5 yıldır aranan Sabri E., sahte kimlikle lüks rezidansta yakalandı. Sabri E.'nin evinde yapılan aramada bulunan 'Heys' adlı uyuşturucu Türkiye'de ilk kez ele geçirildi.
Sarıyer ve Eyüp'te önceki gün Uyuşturucu suçlarından 5 yıldır aranan Sabri E.'ye operasyon düzenlendi. "Sarıyer Asayiş Büro Ekipleri" uyuşturucu ve çeşitli suçlardan kesinleşmiş 10 yıl hapis cezası bulunan ve 5 yıldır aranan ancak hiçbir ize ulaşılamayan Sabri E.'yi yakalamak için çalışma başlattı.
Uzun süren çalışma sonunda sokak torbacılarına uyuşturucu temin eden ve 'Üst torbacı' olarak adlandırılan Sabri E.'nin 5 yıldır İbrahim Güneş adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve ehliyet kullandığı belirlendi.
Ekipler, Sabri E.'yi yakalamak için 2 ay önce teknik ve fiziki takip başlattı.
REZİDANSA OPERASYON DÜZENLENDİ
Teknik takip sürecinde Sabri E.'nin üç adamı da operasyonun hedefleri arasına girdi. Ekipler 2 ayın sonunda Sabri E.'nin Eyüp'te lüks bir rezidansta yaşadığını ve evde uyuşturucu bulunduğunu tespit etti. Bu tespitler üzerine önceki gün operasyon başlatıldı.
Sabri E.'nin rezidanstaki dairesiyle diğer şüpheliler Bayram E., Mahmut D. ve Ahmet G.'nin Sarıyer'deki adreslerine baskın düzenlendi ve 4 şüpheli gözaltına alındı.
UYUŞTURUCU ÇOCUK ODASINDA BULUNDU
Sabri E.'nin lüks dairesine yapılan baskında ilk etapta sahte kimlikler, 2 adet hassas terazi, 3 bin 85 TL para ile şarjör ve mermiler ele geçirildi. Teknik takiple tespit edilen uyuşturucunun bulunması için detaylı arama başlatıldı. Dairenin çocuk odasındaki giysi dolabının arkasında zula olduğu belirlendi. Dolap şifreyle kaydırılarak arkasındaki bölmede bulunan 3 kilo 52 gram esrar çıkarıldı. Diğer şüphelilerin adreslerinde de 2 tabanca ve 66 mermi ele geçirildi.
İLK KEZ YAKALANDI
Yapılan incelemede esrarın yaklaşık 1 kilo 500 gramlık kısmının, bir esrar türü olan ve yeni nesil uyuşturucu olarak adlandırılan 'heys' adlı uyuşturucu madde olduğu ortaya çıktı. Bu esrar türü, Türkiye'de ilk kez ele geçirilmiş oldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Sabri E. tutuklandı.
HEYS NEDİR?
Bir esrar türü olan Heys'in üretiminde kullanılan farklı tohumlar Hollanda'dan temin ediliyor. Bu tohumlar, laboratuvar ortamında hibritlenerek, yani melezlenerek yeni bir tohum üretiliyor. Üretilen tohumlar da, yine Hollanda'dan getirilen yaklaşık 500 Bin TL değerindeki özel ışıklandırma ve iklimlendirme sistemleriyle Heys haline getiriliyor. (Habertürk)
Suriye'de son durum: Fırat Kalkanında 11 terörist öldürüldü

Yapılan açıklamaya göre Hava Kuvvetleri Komutanlığınca, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü DEAŞ'a ait 4 barınma yeri imha edildi, silahlı İHA iki aracı vurdu. Harekatlar sonucu 11 terörist etkisiz hale getirildi
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü DEAŞ'a ait 4 barınma yeri imha edildi, silahlı İHA iki aracı vurdu. Harekatlarda 11 terörist etkisiz hale getirildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinden yapılan bilgilendirmeye göre, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğini artırmak ve koalisyon güçlerine destek vermek için Suriye'nin kuzeyine yönelik 24 Ağustos'ta başlatılan harekat devam ediyor.
Harekatın 98. gününde, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı uçaklarca, terör örgütü DEAŞ'a ait Baratah, Dana ve Zarzur bölgesindeki hedefler vuruldu.
4 BARINAK ve 11 TERÖRİST İMHA EDİLDİ
Savaş uçakları, DEAŞ mensuplarınca kullandığı belirlenen 4 barınma yerini vurdu, silahlı insansız hava aracı ile DEAŞ'a ait silahlı iki aracı imha etti. Her iki harekat sonucunda, DEAŞ mensubu 11 terörist etkisiz hale getirildi.
ŞEHADET ÖNCESİNDE MESAJ
Öte yandan harekat kapsamında çıkan çatışmalarda yaralanan, helikopterle getirildiği Gaziantep'te şehit olan Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli Astsubay Kıdemli Çavuş Halit Topuz'un cep telefonuna şehit olmadan önce gönderilen sesli mesaj da ortaya çıktı.
Polis memuru olan ağabeyinin şefi tarafından gönderilen mesajda, "Kardeşim, Ulü'l emre itaat farzdır. Ulü'l emir sana 'oraya git' demiş, sen de gitmişsin. Şu an namaz kılmak gibi bir farzı yerine getiriyorsun. Cihatta olduğunu sakın unutma, şeytanın senin niyetini bozmasına müsaade etme, Allah muhafaza kimin kaderinde ne var bilinmiyor, şeytan senin niyetini bozarsa sıkıntı yaşarsın. Cihat ediyorsunuz, sizin gibi insanların yaptığının kıymeti şimdi değil en az 50 yıl sonra anlaşılacak. Allah muvaffak etsin." ifadeleri yer aldı
Ezan okunmasına küfürlü paylaşıma hapis istemi

Oyuncu Umay Anadolu Kaboğlu hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında camilerden okunan ezana yönelik sosyal medya üzerinden küfürlü paylaşımda bulunduğu iddiasıyla "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne Twitter üzerinden ezana küfür edildiği iddiasıyla gelen ihbar üzerine yürütülen araştırmada, söz konusu paylaşımı yapan Umay Anadolu Kaboğlu'nun adresinin Ümraniye'de olması nedeniyle soruşturmaya başlandığı belirtildi.
"HESABIM ÇALINDI!"
İddianamede, şüpheli Kaboğlu'nun "@anadolumay" kullanıcı adıyla 16 Temmuz saat 01.31'de ezana yönelik küfür içeren paylaşımına ait ekran görüntüsünün dosya içinde mevcut bulunduğu kaydedilerek, şüphelinin emniyette alınan ifadesinde bahse konu Twitter adresinin kendisine ait olduğunu ancak söz konusu twiti kendisinin atmadığını, en son 15 Temmuz gecesi 23.00 sıralarında darbe girişimini eleştiren twitler attığını, gece saatlerinde hesabının çalınmış olabileceğini söylediği belirtildi.

"ŞİFREM KIRILDI"
Şüpheli Kaboğlu'nun savcılık ifadesinde de yine söz konusu twiti kendisinin atmadığını, 17 Temmuz tarihinde Twitter adresine gelen mesajlar dolayısıyla konuyu merak ettiğini, hesabında böyle bir paylaşım görmediğini, 19 Temmuz'da hesabının kendi isteği dışında bloke edildiğini, hesabının şifresini bilen ya da şifresini kıran birisi tarafından bu mesajın yazılıp silindiğini düşündüğünü, aynı tarihten sonra da Twitter hesabının bloke görünmesine rağmen kendisinin müdahalesi dışında aynı konuda yazılar yazıldığını tespit ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği kaydedildi.
İddianamede, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen talimat üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan araştırma sonucu hazırlanan raporda, dini değerlere hakaret içerikli paylaşımların yapıldığı hesabın Kaboğlu'nun kişisel hesabı olduğu, paylaşımların 15 Temmuz darbe girişiminin medyada yer almasından yaklaşık 3 saat sonra yapıldığı bilgisine yer verildi.
"HALKIN BİR KESİMİNİN BENİMSEDİĞİ DİNİ DEĞERLERİ ALENEN AŞAĞILAMAK"
İddianamede, TCK'da yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak" suçuna ilişkin düzenlemede yasa koyucunun amacının, dinlerin kutsal saydığı Allah, Peygamberler, melekler, kutsal kitaplar, hesap günü, cennet, cehennem gibi kavramlar ile bu dinlere ait ibadete çağrı, ibadet yerleri ve ibadet şekillerine yönelik hislerini koruma altına almak suretiyle toplumsal barışın bozulmasına engel olmak olduğu belirtildi.
Bu nedenle sadece İslam dininin değil, Hristiyanlık ve Musevilik inanışlarının da ortak değerleri olan bu kavramlarla ilgili kişilerin düşüncelerini ve eleştirilerini özgürce yaparken, bu dinlerin mensubu olan kişilerin dini inançlarının gereği olan ve önem atfettikleri bir kısım değerleri de aşağılamaktan kaçınmaları gerektiği vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:
"ŞÜPHELİNİN PAYLAŞIMI KAMUSAL BARIŞI BOZMAYA ELVERİŞLİ"
"Mesaj içeriği değerlendirildiğinde Müslümanlık dinine mensup kişilerce kutsal sayılan ezanın sinkaflı sözlerle alenen aşağılandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca şikayete konu Twitter mesajı yayınlandıktan sonra ülkemizin değişik yerlerinde bir çok kişi tarafından ihbarda bulunularak tepki gösterilmesi, şikayette bulunulması göz önüne alındığında, şüphelinin bahse konu paylaşımı kamusal barışı bozmaya elverişli nitelikte olduğu da açık şekilde anlaşılmaktadır."
İddianamede, şüphelinin savunmalarında bahse konu paylaşımı kendisinin yapmadığını belirtse de suç tarihinde ve sonrasında suça konu paylaşımın yapıldığı Twitter hesabının şüphelinin kullanımında olduğunun anlaşıldığı belirtildi.
"TWİTTER HESABI BU KADAR KISA SÜRDE GERİ ALINAMAZ!"
Şüphelinin kullanımında olan hesabına başka bir kişi tarafından girilip tek mesajın yazılması ve sonrasında da kısa bir süre içerisinde mesajın silinip, hesabın tekrar şüphelinin kullanımına bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanan iddianamede, iddia edildiği şekilde Twitter hesabının isteği dışında bloke edilmesinin suça konu twitin şüpheli tarafından atıldığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı kaydedildi.
İddianamede, bu nedenle şüphelinin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik beyanlardan ibaret olduğu ve bu nedenle savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi halinde, şüpheli Kaboğlu'nun yargılanmasına başlanaca.
AB Bakanı Ömer Çelik'ten Ahaber'e önemli açıklamalar

Türkiye-AB Sivil Toplum Buluşmaları çerçevesinde Türk medya mensupları, akademisyenler, iş adamları ve Belçikalı muhataplarıyla bir araya gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AHaber'den Ohan Sali'nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Avusturya Parlamentosu'nun aldığı 'Türkiye'ye silah ambargosu uygulansın' tavsiye kararına ilişkin Bakan Çelik, "O Avusturya Parlamentosunun hükümete tavsiyesi gibi bağlayıcılığı olmayan bir karar. Avusturya zaten bugüne kadar verdiği sözleri yerine getirmemiş bir ülke. Hiçbir bağlayıcılığı yok. Dünya yepyeni bir güvenlik anlayışı içindeyken, Avrupa'da aşırı sağ yükselirken, aşağıda DEAŞ konsuunda bu kadar sıkıntı varken silah ambargosu uygulamak onların da güvenliğini tehdit eder. Türkiye'ye silah ambargosu uygulamak, Türkiye'nin güvenliğinde bir zaafın ortaya çıkması Avrupa ve NATO'da güvenliğin zaafa uğraması demek olur. Bu da mantıksızlığın dibi olur" dedi.
AHaber'de Orhan Sali'nin sorularını yanıtlayan AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
AVRUPA BİRLİĞİ Mİ TÜRKİYE'DEN, TÜRKİYE'Mİ AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN UZAKLAŞIYOR?
Türkiye-AB ilişkilerinde kopuş yok. Şu aşamada göç krizi ve terörle mücadele anlamında AB ve Türkiye arasında yoğun bir ajanda var ama bu yeterli değil. Türkiye bir sürü özelliğinin yanı sıra yüz yıldır bir Avrupa demokrasisidir. İlişkilerin güçlendirilmesi anlamında yeni adımlar atılması dostlarımızında kabul ettiği bir durum. AB ile müzakereler terörle mücadeleye indirgenemez.
AVRUPA BİRLİĞİ LİDERLERİNİN 15 ARALIK'TA ALINACAĞI KARAR
15 Aralık'ta olumlu bir sonuç çıkması lazım. Cumhurbaşkanımız bu konuda çok önemli bir mücadele verdir. Erdoğan dediklerinde büyük bir reformist olduğunun altını çiziyorlar. Burada önemli olan alınan kararların önünün açılması. Sürekli olarak Türkiye'den tek taraflı beklenti olmaması lazım.Türkiye ile Avrupa arasında birçok önemli konuda stratejik işbirliği var.
MÜLTECİ ANLAŞMASI NE OLACAK?
Geri kabul anlaşmasını fiilen uygulamıyoruz. Bugün yaklaşık 340 milyon avroluk bir proje yürürlüğe giriyor. AB aile bakanlığı suriyeli mültecilere gıda yardımı yapacak. Suriyeli mültecilere AB'den gelen yardımlarda hızlanma var ama arzu ettiğimiz boyutta değil. Türkiye mültecilere sahip çıkmaya devam ediyor. Vize serbestisi olmadığı sürece geri kabul anlaşmasını yürürlüğe koymayacağız. AB kendi üzerine düşeni yapmalı.
AVUSTURYA'NIN SİLAH AMBARGOSU KARARI
O Avusturya Parlamentosunun hükümete tavsiyesi gibi bağlayıcılığı olmayan bir karar. Avusturya zaten bugüne kadar verdiği sözleri yerine getirmemiş bir ülke. Hiçbir bağlayıcılığı yok. Dünya yepyeni bir güvenlik anlayışı içindeyken, Avrupa'da aşırı sağ yükselirken, aşağıda DEAŞ konsuunda bu kadar sıkıntı varken silah ambargosu uygulamak onların da güvenliğini tehdit eder. Türkiye'ye silah ambargosu uygulamak, Türkiye'nin güvenliğinde bir zaafın ortaya çıkması Avrupa ve NATO'da güvenliğin zaafa uğraması demek olur. Bu da mantıksızlığın dibi olur.
Kışanak'a 230 yıl hapis istemiyle dava açıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve yerine kayyum atanan Büyükşehir Belediye Başkanı DBP'li Gültan Kışanak hakkında 'Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek' ve 41 kez 'Terör örgütü propagandası yapmak' suçlarından toplam 230 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Diyarbakır'da hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim'de gözaltına alınan ve 30 Ekim'de tutuklanan, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılarak yerine kayyum atanan Büyükşehir Belediye eski Başkanı Gültan Kışanak ile ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianame Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
TOPLAM 41 KEZ 'TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI YAPMA' SUÇUNU İŞLEDİĞİ BELİRTİLDİ
Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede Kışanak'ın, 'Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek', 'Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmamak' ve 41 kez 'Silahlı terör örgütü propagandası yapmak' suçlarından 230 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istendi. Savcı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, Gültan Kışanak'ın, milletvekili olduğu dönemde katıldığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 21 Mart Nevruz kutlamaları, çeşitli mitingler ve 2012 yılında cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çekmek için düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamaları, Belediye Başkanı olduktan sonra Silvan, Sur, Cizre, Nusaybin ve Şırnak'ta sokağa çıkma yasakları, Suruç katliamı ve mitinglerde toplam 41 kez 'Terör örgütü propagandası yapma' suçunu işlediği belirtildi.
Figen Yüksekdağ'a kötü haber

Figen Yüksekdağ ile ilgili son dakika açıklaması geldi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ve HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat hakkında hazırlanan iddianameler kabul edilerek dava açıldı. İddianamede, Yüksekdağ ve Ataş'ın "Terör örgütü propagandası yapmak"tan 1 yıldan 5 yıla, Irgat'ın ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla 2 yıla kadar hapsi istendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş hakkında "Terör örgütü propagandası yapmak", HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ile ilgili ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla hazırlanan iddianameler kabul edilerek dava açıldı.
Yüksekdağ ve Ataş'ın İzmir'de şubat ayında katıldığı panelde yaptıkları konuşmalar nedeniyle haklarında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlandı.
Soruşturma kapsamında "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla hazırlanan, Yüksekdağ ve Ataş hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek dava açıldı.
YİNE AYNI SEBEP: TERÖR ÖRGÜTÜ PROPOGANDASI YAPTI
Soruşturmaya ilişkin Yüksekdağ ve Ataş'ın ifadesine başvurulmak için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazıldığı ancak çıkartılan tebligata rağmen ikilinin savunmasını yapmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimat bürosuna gitmediği bilgisi yer alan iddianamede, şüphelilerin paneldeki konuşmalarında, ülkenin bulunduğu terörle mücadele sürecinde "Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki terör eylemlerinin, öz yönetim talebi ve mücadelesinin demokratik bir hak" olarak ifade edildiği, bu söylemlerin "terör örgütü propagandası" anlamını taşıdığı vurgulandı.
İddianamede, Yüksekdağ'ın konuşmasından alıntılar yapılarak, sözlerinde terör eylemlerini "halk mücadelesi" olarak gösterdiğine ve terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığına dikkat çekildi.
Ataş'ın aynı paneldeki konuşmalarına da yer verilen iddianamede, bu sözlerin PKK terör örgütünün ülkeyi bölmeye yönelik eylemleriyle örtüştüğü, konuşmaların topluluğa karşı yapılmasının da "terör örgütü propagandasını yapmak" anlamını taşıdığı belirtildi.
HDP'Lİ IRGAT'IN 2 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Irgat hakkında ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla hazırlanan iddianame, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinde kabul edilerek 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
İddianamede, 2015 Şubat'ta İzmir Valiliğinin yasakladığı mitingi protesto etmek amacıyla Alsancak semtinde düzenlenen eyleme katılan Irgat'ın, konuşmasında terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ı "siyasi bir kişilik, tutsak" olarak nitelendirmesi, terör eylemlerinden "özgürlük mücadelesi" şeklinde bahsetmesi, Öcalan lehine atılan sloganlara destek vermesi nedeniyle "Suçu ve suçluyu övmek" eylemini gerçekleştirdiği belirtildi.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü terör soruşturması çerçevesinde daha önce çağrılmasına rağmen ifadeye gitmediği gerekçesiyle 4 Kasım'da Ankara'daki evinde gözaltına alınmış, Diyarbakır'da çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak Kocaeli F Tipi Cezaevine gönderilmişti.


YORUMLAR