Aslolan Batı’nın değil milletimin ne dediğidir

Aslolan Batı’nın değil milletimin ne dediğidir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ndeki Fahri Doktora Tevdi Töreni'nde konuştu. Türkiye'nin, son 3 yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık olaylara bakış açısını değiştirmiş, kendisine yeni yol çizmiş bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bundan sonra bizim için 'Şu ne der, bu ne der' diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır" dedi.

07 Kasım 2016 - 19:59 - Güncelleme: 07 Kasım 2016 - 20:35

Giriş Tarihi: 7.11.2016 08:25 Güncelleme Tarihi: 7.11.2016 08:51

Aslolan Batı’nın değil milletimin ne dediğidir

Aslolan Batı’nın değil milletimin ne dediğidir

Dokunulmazlıklar üzerinden meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmak

Açık, net söylüyorum, benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum yoktur. Artık bizim ölçümüz ülkemizin ve milletimizin bekası için ne gerekiyorsa onu yapmaktır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ndeki Fahri Doktora Tevdi Töreni'nde konuştu. Türkiye'nin, son 3 yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık olaylara bakış açısını değiştirmiş, kendisine yeni yol çizmiş bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bundan sonra bizim için 'Şu ne der, bu ne der' diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şunları söyledi:

HALKI SOKAĞA DÖKTÜLER: 80 milletvekilini aldıkları günün ertesinde Diyarbakır'da halkı sokağa davet ettiler ve 50 kişinin ölümüne neden oldular. Ölen Kürt'tü, öldüren Kürt'tü. Bunu onlar yaptı. Esasen yaşanan hadise çok açık ve nettir.

BU DENSİZLERİN AMACI: Dokunulmazlıklar üzerinden meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık, net söylüyorum; benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için aslolan milletimdir. Milletim ne diyor? Aslolan budur. Yoksa, 'Batı ne diyor?' Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmüyor. 53 sene Avrupa Birliği'nin kapısında bekletilen Türkiye için Batı'dan biz ne bekleyeceğiz. Kendimizi aldatmayalım. Biz kendi göbeğimizi, kendimiz keseceğiz."

DİKTATÖR DESİNLER UMRUMDA DEĞİL: Böyle baskılarla, maskılarla, gazetelerle bizi karikatürize edecekler, bilmem ne yapacaklar, bunun neticesinde de bizler geri adım atacağız. Boşuna bu şeylerde kafalarını yormasınlar. 14 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım döneminde de gayet iyi tanıdım bunları. Artık hücrelerini okuyorum. Onlar bana diktatör demiş, bilmem şunu demiş, bunu demiş. Hiç umurumda değil. Bir kulağımdan girer, öbür kulağımdan çıkar. Milletim ne diyor, önemli olan bu.

PEŞİNEN KABUL ETTİLER: Meclis'in karar verdiği, Anayasa Mahkemesi'nin hukuka uygun bulduğu, yargının kendi usulü çerçevesinde harekete geçtiği bir konuda birilerinin çıkıp 'Biz sizi tanımıyoruz' demesi aslında 'Bunun için bize yapılacak her türlü muameleyi de peşinen kabul ediyoruz' anlamına geliyor. Çünkü hukukun usulü bellidir; ifade vermeye gitmezsen zorla götürülürsün. Önceki gün yapılan işlemlerin adı tam olarak işte budur, yani hukukun işletilmesidir. Bu ülkede hiç kimse layüsel değildir. Hiç kimse kendisini hukukun üstünde, dışında, sağında, solunda göremez.

TERÖRİST GİBİ DAVRANIRSANIZ...: İfadeye çağrılan malum partinin milletvekillerine yönelik suçlamalara baktığımızda, arabasıyla terör örgütüne silah taşımaktan, terörist nakline, sırtını terör örgütüne dayadığını ilan etmeye kadar her şey var. Eğer siz milletvekili gibi değil de terörist gibi davranırsanız elbette terörist muamelesi görürsünüz. Bir fikri, bir siyaseti savunmakla terör örgütünü, teröristi, terör eylemlerini savunmak çok farklıdır. Bizim her türlü fikrin ifadesine, katılmıyor olsak da saygımız vardır. Ancak konu ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, vatandaşların can güvenliği olduğunda hiç kimse kusura bakmasın, gözümüz kimseyi görmez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HDP açıklaması

GAYET YERİNDE BULUYORUM: Şahsen polis ve yargının tasarruflarını gayet yerinde buluyorum. Türkiyeyi kimsenin suç işleme imtiyazının olmadığı, doğrudan ve dolaylı hiç bir terör örgütünün faaliyet gösteremediği bir ülke haline getirmekle mükellefiz.

OBAMA BENZETMESİNE ÇOK GÜLDÜM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütüne verdikleri destek sebebiyle ifade vermek üzere gözaltına alınan, bir kısmı da tutuklanan milletvekilleriyle ilgili Batı ülkelerinden gelen tepkilere değinerek, "Rahatsız olanlar mı? Kaygılı olanlar mı? Hatta derinden kaygılı olanlar mı ararsınız. Ankara'nın anlayacağı güçte hareket etmekten bahsedenler mi ararsınız. Türkiye'nin demokrasiden uzaklaştırıldığını, Avrupa Birliği ilkelerine sırtını döndürdüğünü ifade edenler mi ararsınız. Hoş görülebilir seviyenin ilerisine geçtiğimizi söyleyen mi ararsınız. Daha neler neler. Batının siyasetçileri böyle söyler de medyası geri kalır mı? Onlar da kendilerine göre Allah ne verdiyse deyip döşemişler. Özellikle de tutuklanan eş başkanlardan biriyle ilgili yapılan Obama benzetmelerine çok güldüğümü ifade etmek isterim" diye konuştu.

SENİNKİ HUKUK DA BİZİMKİ GUGUK MU?
(Avrupalı bakanların Türkiye'yi ziyareti) Ne olacak gelip gideceksiniz, burada kararı mı değiştireceksiniz? Burada hukuk var. Biz bunlara bir şey söylediğimiz zaman diyorlar ki, 'Biz hukuk devletiyiz, dolayısıyla biz hukuka müdahale edemeyiz, hukuk bağımsızdır, tarafsızdır.' Seninki tarafsız, bağımsız; bizdeki hukuk, guguk mu? Bizimki de tarafsız, bağımsız. Sen nasıl saygı istiyorsan bize de saygı duyacaksın, kusura bakma... Birçok olayda hep bunu önümüze bahane olarak çıkarmışlardır.

EY BATI BUNLARI DUY!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sadece 20 Temmuz 2015'ten bu yana PKK, 787 güvenlik görevlimizi, 312 sivil vatandaşımızı şehit etti. Bu eylemlerde 4 binin üzerinde güvenlik görevlimiz, 2 binin üzerinde vatandaşımız da yaralandı. Bölücü terör örgütüne yönelik operasyonlarda 5 bin 500 silah, 650 bin mermi, 142 ton patlayıcı malzemesi, 15 bine yakın bomba ele geçirildi. Ey Batı, bunları duy bakalım. PKK'da Batı'nın ağır silahları var. 'Koalisyona vermiştik' diyorlar. Siz kimi uyutuyorsunuz?"


UMURUMUZDA DEĞİLSİNİZ...
"Türkiye, terör örgütüne karşı pek çok batı ülkesinin II. Dünya Savaşı'ndan beri görmediği, yaşamadığı çapta bir mücadeleyi sadece bir yılda verdi. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin maruz kaldığı terör saldırılarına bu kadar kör olanlar, hadise terör örgütleri ve onlara destek verenler olunca birden ortaya dökülüyor. Feveranları da açıkçası umurumuzda değil. İktidar partisinin il başkan yardımcılarını, ilçe başkanlarını, gençlik kolu başkanlarını öldürüyorlar. Hani nerede batı? Şu anda en az 30'a yakın kaçırdıkları mühendis, öğretmen, polis, subay var. Hani nerede sesiniz? Öğretmenler var. Niye sesiniz çıkmıyor?"

Türkiye şifa merkezi olacak

Türkiye şifa merkezi olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Üsküdar Bağlarbaşı'nda Academic Hospital'ın açılış törenine katıldı. Erdoğan özetle şunları söyledi:
Vatandaşlarımızın teşhis ve tedavi için başka ülkelere gittiği dönemlerden hamdolsun aynı amaçla başka ülkelerden ülkemize gelen veya gelinen günlere ulaştık.
Gece yarısı sıraya girilen, hastaların insan yerine konulmadığı, hastanelerin pislik içinde olduğu, sağlam girenin hasta çıktığı bir ülkeden buralara geldik. Geceden sıralara girildiği, sağlam girenin hasta çıktığı bir ülkeden buralara geldik.
Şehir hastanelerini tamamladığımızda sunulan hizmet kalitesi yükselecek ve Türkiye şifa merkezi olacaktır. İnşallah 14 yıllık hayalim olan şehir hastanelerimizin devreye girmesiyle özellikle bu konuda çok daha farklı bir seviyeye geleceğiz.

Erdoğan: Geçen Başbakanımız ve Sağlık Bakanımızla konuştuk. Dedim ki bakın, kanser dahi, ilaçları nereden gelirse gelsin, bunlardan kesinlikle ücret almamamız gerekir. İnsan hayatı bizim için önemli. Hassas olalım, buralarda suiistimale fırsat vermeyelim.

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu

İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenlendi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Beyoğlu Dolapdere başta olmak üzere birçok mahallede tespit edilen adreslere özel harekat polisleri ve polis helikopteri desteğinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı timler ile özel harekat polisleri, şüphelilerin direnmesi üzerine tespit edilen adreslere zor kullanarak ve kapılarını kırarak girdi. Şüphelilerin evlerinde ve bahçelerinde yapılan arama çalışmaları sonucu bir evin arka bahçesinde iki tabanca ele geçirildi.

Polis ekiplerinin operasyon düzenlenen adreslerdeki çalışmaları sürerken, gözaltına alınan şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine götürüleceği öğrenildi.

FETÖ'ye yardım toplayan derneğe operasyon : 47 gözaltı kararı

Fetullahçı Terör örgütünün finansmanına ilişkin yürütülen bir soruşturma kapsamında örgüte yardım toplayan Dengi Platformu Derneği'nin eski ve yeni yöneticileri hakkında operasyon başlatıldı.

FETÖ/PDY'ye ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında alınan ifadelerde örgüte yardım toplantıları yaptığı belirtilen Denge Platformu isimli Dernek hakkında çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verilen talimat üzerine harekete geçen İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, içerisinde avukat, işadamı, mühendis ve öğretmenin de olduğu 47 eski ve yeni dernek yöneticisi hakkıda operasyon başlattı.

6 sı Bylook kullanıcısı çıkan şüphelilerin ev ve işyerlerinde arama başlatıldı. Gözaltına alınan şüpheliler sorgu için Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.

Şüphelilerin dernek bünyesinde örgüt adına yardım toplamak üzere toplantılar gerçekleştirdikleri belirlendi.

HDP'nin Meclis kararı ne anlama geliyor?

HDP'nin Meclis kararı ne anlama geliyor?

HDP eş genel başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ'ın yanısıra bazı milletvekillerinin tutuklanmasının ardından Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldı. HDP'nin aldığı bu kararın ne anlama geldiği ise merak konusu oldu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın yanısıra bazı milletvekillerinin tutuklanmasının ardından Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldı. Peki bu ne anlama geliyor? İşte cevabı...

1- Devamsızlık nedeniyle HDP'lilerin üyelikleri düşerse ne olur?

28 milletvekilinin üyeliğinin düşmesi durumunda ara seçim yapılması gerekir.

2- Devamsızlık yapanların üyeliği kendiliğinden sona erer mi?

Üyeliğin düşürülebilmesi için genel kurulda oylama yapılması gerekir.

3- Milletvekillerinin üyeliği kaç oyla düşürülür?

Devamsızlık nedeniyle milletvekilliğinin düşürülebilmesi için 276 oy gerekiyor. Bu süreç en erken şubatta tamamlanabiliyor.

4- Maaşlarında kesinti yapılacak mı?

1 yılda 45 birleşim günü çalışmalara katılmayan milletvekillerinin maaşları 3 ay süreyle 3'te 1 oranında kesiliyor.

5- Daha önce devamsızlık nedeniyle üyeliği düşen milletvekili var mı?

Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar bir örneği bulunmuyor.

6- Başkanlık divanı nasıl etkilenecek?

TBMM'de genel kurul toplantılarına Ak Partili 2, CHP ve HDP'li 1'er başkanvekili başkanlık ediyor. HDP'li Pervin Buldan'ın katılmaması nedeniyle, başkanvekilleri daha sık nöbet tutacak.

7- Komisyon çalışmaları etkilenecek mi?

Meclis komisyonlarında her parti, milletvekili sayısına göre temsil ediliyor. Üçüncü parti durumundaki HDP'nin ihtisas komisyonlarındaki üyeleri, bu süre boyunca görev yapmayacak.

8- HDP'liler sine-i millete dönecek mi?

Yaptıkları açıklamalarda sine-i millete dönmeyeceklerini, sadece TBMM çalışmalarına katılmayacaklarını belirttiler.

9- Meclis'teki sandalye dağılımı nedir?

AK Parti 317, CHP: 133, HDP: 59, MHP: 40, Bağımsız: 1

10- Meclis çalışmaları etkilenir mi?

Genel kurulda toplantı yapılabilmesi için 184 milletvekilinin hazır bulunması, bir oylamada karar verilebilmesi için de 138 milletvekilinin aynı yönde oy vermesi gerekiyor

HDP'lilerin Meclis kararı ne anlama geliyor?

HDP MECLİS ÇALIŞMALARINA KATILMAMA KARARI ALDI

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ile 7 milletvekilinin tutuklanmasından sonra Diyarbakır'da toplanan HDP Meclis Grubu ve MYK aldığı kararları açıkladı. Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Yasama organındaki çalışmalarımızı durdurmaya karar verdik" dedi.

Meclis çalışmalarına katılmama kararı alan HDP, salı günü grup toplantısını gerçekleştirecek. Ancak kürsüde kimse olmayacak. Onun yerine HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın konuşmalarından kesitler ve tutuklanma anlarına ait görüntülerden oluşan sinevizyon gösterimi yapılacak.

HDP'nin Meclis Genel Kurulu ve komisyonlardaki çalışmalara katılımın nasıl olacağı ile ilgili kararların da alındığı iki toplantının kararları Diyarbakır'da açıklandı.

HDP'li vekiller Meclis Genel Kuruluna ve komisyon toplantılarına katılmayacak.

Bilgen, "Yasama çalışmalarını durdurmaya karar verdik. Genel Kurul çalışmalarına ve komisyonlara katılmama kararımızı deklere ediyoruz. Bizim bu kararımızın Türkiye için, dünya için fark edip etmediğini görmek istiyoruz."

"Çok net bir açıklama yaptık. Bunun gereğini yapacağız. Bundan sonra bizim gündemimizde halkla tartışmak, halkla birlikte karar vermek var" diye konuştu. (Habertürk)

Strateji Daire Başkanı FETÖ’cü çıktı

Strateji Daire Başkanı FETÖ’cü çıktı

FETÖ'nün Marmara Üniversitesi'ndeki yapılanmasına yönelik soruşturmada gözaltına alınan akademisyen sayısı 15'e yükseldi. Gözaltı kararı bulunan 40 isme, telefonlarında ByLock çıkan ve FETÖ adına faaliyetlerde bulundukları iddia edilen matematik uzmanı M.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Dekan yardımcısı Doç. Dr. Ali Delice, Yrd. Doç. Gerçek Şahin Yücel, araştırma görevlileri Ahmet Bostan ve Ahmet Berk de eklendi. Yine gözaltı listesinde bulunan bir başka ismin ise cezaevinde olduğu öğrenildi. Gözaltı listesinin başında bulunan eski Strateji ve Geliştirme Daire Başkanı İsmail Çetindağ'ın Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı'nca FETÖ soruşturması kapsamında bir süne önce tutuklanıp cezaevine konulduğu öğrenildi.

Kandil'in tetikçisi Hasan Cemal!

Kandil'in tetikçisi Hasan Cemal!

Terör örgütü PKK'nın medya tetikçisi Hasan Cemal, Diyarbakır'daki hain saldırı sonrası PKK'yı aklama derdine düştü...

PKK'nın yuvası Kandil'e çıkarak örgütün sözde yöneticileriyle röportajlar yapan ve teröristleri cici çocuk gibi gösteren Hasan Cemal, Diyarbakır'daki bombalı saldırı sonrası kirli algı operasyonuna ortak oldu.

Hain saldırıyı PKK'nın yaptığı açık açık ortadayken Hasan Cemal, Twitter üzerinden skandal bir paylaşımda bulundu.

İşte Hasan Cemal'in o paylaşımı;.

İkiyüzlü Avrupa'dan skandal bir karar daha!

İkiyüzlü Avrupa'dan skandal bir karar daha!

Avrupa Yargıçlar Birliği (AYB) FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan hakimlerle ilgili skandal bir karara imza attı. AYB, FETÖ'cü hakim ve savcılara yardım için bir fon oluşturdu. İsviçre de bu fonda yer alacağını açıkladı.

Avrupa Yargıçlar Birliği (AYB) FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan hakim ve savcılarla ilgili skandal bir karara imza attı.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ terör örgütüyle ilişkili oldukları için görevden alınan hakim ve savcılara, Avrupa Yargıçlar Birliği (AYB) destek olacağını açıkladı.

İsviçre Hakimler ve Savcılar Derneği de internet sitesinden yaptığı açıklamada, FETÖ'cü hainler için oluşturulacak olan yardım fonuna katılacaklarını duyurdu.

İsviçre Hakimler ve Savcılar Derneği üyesi Thomas Stadelmann, FETÖ'cü hakim ve savcıları mağdur gibi göstererek, "Bizim yapacağımız küçük miktardaki maddi yardımın bu yaralı aileleri biraz olsun rahatlatacağına inanıyoruz, bu konuda bize bazı müracaatlar oldu" diye konuştu.

Öte yandan Alman Hakimler ve Savcılar Derneği'nin de FETÖ'cü hainlere destek için oluşturulan bu fona 10.000 Euro katkıda bulunacağı, başka derneklerin üyelerinin de yardım toplamaya başladıkları öğrenildi.

FETÖ’den 5 puan alana, F-16 pilotluğu

FETÖ’den 5 puan alana, F-16 pilotluğu

Konya operasyonunda deşifre edilen 44 pilot, itirafçı olup FETÖ’yü anlattı: Örgütün puan sistemiyle 5 alanı F-16 pilotu, 1 alanı ise yer subayı yaptılar. İslam’ın şartı olmasına rağmen oruç tutmamızı da yasakladılar

Konya'daki FETÖ soruşturmasında deşifre edilen 73 mahrem pilottan 44'ü, etkin pişmanlık yasasından faydalanarak, TSK'yı yöneten örgüt abilerini deşifre etti. Örgütün kendilerini 'robotlaştırdığını' belirten itirafçı pilotlar, 15 yıldır parçası oldukları örgüte ilişkin de çok çarpıcı bilgiler verdi. İşte, örgütünün çok gizli olarak tanımladığı, ByLock kullanmayan, hatta ailelerinin bile Gülen örgütü üyesi olduklarını bilmediği mahrem pilotların itirafları:

'ORUÇ TUTMAMIZA İZİN VERMEDİLER'
"Bizi ortaokulda tespit ettiler. Öğrenci evlerinde özel olarak ders çalıştırıp askeri okullar ve harp akademilerine hazırladılar. Geçmişimizde örgütle bağlantı olmaması için, örgüte ait olmayan dershanelere kaydettirdiler. TSK'nın okullarına adım atmamızdan itibaren de gölge gibi takip ettiler.
İslam'ın şartı olmasına rağmen, deşifre olmayalım diye bize oruç tutmayı yasakladılar. Ne askeri lise, ne hava harp okulu, ne de meslek hayatımız boyunca hiç oruç tutmadık. Namazları, tedbir adı altında ima yoluyla üç nokta belirleyerek kıldık. Örgütün elinde adeta esir hayatı yaşadık.

MAAŞTAN YÜZDE 15 KESİNTİ
Her ay maaşlarımızdan yüzde 15 kestiler. Evleneceğimiz kadınları bile örgüt içerisinden seçmemizi istediler. Örgüt abileri ile her 2 haftada bir, hiç iletişim kurmadan buluştuk. Bu abiler, aramızda gönül bağı ve yakınlık oluşmaması için 2 yılda bir değiştirildi. 8 yıllık eğitim sonunda, hiç tanımadığımız devrelerimiz ve komutanlarımızın verdiği notlara göre sınıflandırıldık.
Örgüt, TSK'da görev alacak pilotlara özel önem gösterirdi. 8 yıllık bir puanlama sistemine göre hangi subayın orduda ne görev alacağı belirlenirdi. Sistemde en yüksek not olan 5 puan alanlar F-16 pilotu, 4 alanlar F-4 pilotu, 3 alanlar helikopter ve casa uçağı pilotu, 2 alanlar kule-radar subayı, 1 alanlar ise yer subayı yapıldı."

CUMHURBAŞKANLIĞI VE MİT'E BAŞVURDULAR
Soruşturma aşamasında yapılan incelemede, bazı pilotların itirafçı olmak için Cumhurbaşkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'na mail gönderdiği belirlendi. Etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istediklerini belirten pilotlardan 44 üsteğmen yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2'si Albay 25 pilotun sorgusu ise sürüyor.

14 PİLOT DAHA SERBEST
Darbe girişiminin ardından 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na düzenlenen 4'üncü dalga FETÖ/ PDY operasyonunda gözaltına alınan 69 pilottan 14'ü daha, dün adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Serbest bırakılan pilot sayısı 44'e yükseldi. Soruşturma kapsamında 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na yönelik 2'si albay 71'i üsteğmen 73 pilot hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Pilotların yakalanması için geçen 27 Ekim günü operasyon düzenlendi. Konya merkezli 17 ilde düzenlenen operasyonda 2'si albay 69 pilot gözaltına alındı. Bunlardan 44'ü dün itibariyle adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Gözaltındaki 25 pilotun sorgusu sürerken 4 pilot da aranıyor.

ÖKSÜZ'ÜN 'BİR NUMARASI' YAKALANDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir ihbar üzerine, 15 Temmuz'un kilit isimlerinden, firari FETÖ imamı Adil Öksüz'ün bir numaralı adamı olduğu iddia edilen Bayram Akarsu isimli şahıs yakalandı. Öğretmenlik yaptığını belirten ve FETÖ'nün sohbet toplantılarına katıldığını itiraf eden Akarsu, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Akarsu için 10 yıla kadar hapis isteniyor.

FETÖ'nün haberleşmede "VPN" hilesi

FETÖ'nün haberleşmede VPN hilesi

TBD Başkanı Tabakçı: FETÖ'cüler haberleşmede kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu VPN adlı program üzerinden değiştiriyorlar. VPN adlı program sanal özel bir ağ olup, kapalı korumalı ağların içine girmek için kullanılan tünel gibi bir uygulamadır

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı İlker Tabakçı, "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının haberleşmede kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' gibi uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu kapalı ve korumalı ağların içine girebilen Virtual Private Network (VPN) adlı program üzerinden değiştiriyorlar." dedi.

Tabakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FETÖ'cülerin "VPN" adlı programı izlerini kaybettirmek için kullandıklarını belirterek, "FETÖ mensupları bu uygulamayı izlerini kaybettirmek için kullanıyorlar. Kendi aralarında haberleşme ağı olarak kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' gibi uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu değiştiriyorlar. Yazışmaları Türkiye içinde yapmalarına rağmen bu program ile dünyanın herhangi bir yerinden haberleşiyorlarmış gibi yapıyorlar." ifadelerini kullandı.

FETÖ'cülerin "VPN" programını Facebook, Twitter, Instgram gibi sosyal mecralardan yaptıkları paylaşımların konumunu değiştirmek için de kullandıklarını aktaran Tabakçı, "VPN dediğimiz uygulamayı aktif hale getirdiğinizde sanal olarak sizi başka bir ortama taşır. Bu program açık iken yaptığınız konuşmalar, mesajlaşmalar başka bir ülkeden yapılıyormuş gibi görünür. Bu uygulama aktif haldeyken Twitter, Facebook, Instgram gibi sosyal mecralar üzerinden yaptığınız paylaşımlar da başka bir ülkeden paylaşılıyormuş gibi görünür." diye konuştu.

VPN'nin kapalı, korumalı ağların içine girmek için kullanılan tünel gibi bir uygulama olduğunu ifade eden Tabakçı, şunları kaydetti:

"Bu örgüte mensup kişiler YouTube'nin yasaklandığı zamanlarda bile VPN üzerinden giriş yapıp Türkiye'de oldukları halde kendilerini Amerika'da, İngiltere'de, Almanya'da gibi göstererek söz konusu sitelere erişim sağlayıp konulan yasakları ihlal ettiler. Bu program telefonların yanı sıra Ipad ve bilgisayarlara da kurulabilen bir programdır. Devletimiz bunların önüne geçmek için her türlü önlemi alıyordur. Bu gibi yazılımlardan uzak durmak gerek. VPN kullanmanın bizi bu suçluların iş birlikçisi durumuna düşürme ihtimali de vardır."

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ByLock operasyonu

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ByLock operasyonu

Aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da bulunduğu 22 kişi hakkında ByLock kullandıkları gerekçesiyle yakalamaya yönelik gözaltı kararı çıkarıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, örgütün kriptolu haberleşme sistemi 'ByLock' kullandıkları tespit edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına bu sabah eş zamanlı operasyon düzenledi.

Haklarında yakalama kararı bulunan 22 kişinin adreslerine yapılan baskınlarda 15 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumdaki 7 şüphelinin aranmasına devam edilirken, gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Vatandaşlardan AB'ye 'HDP' tepkisi!

Vatandaşlardan AB'ye 'HDP' tepkisi!

AB yetkililerinin HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş ve Yüksekdağ ile ifade vermeye gitmeyen milletvekillerine yönelik operasyonu gerekçe göstererek Türkiye'ye karşı sert açıklamalarda bulunmaları, vatandaşların tepkisine yol açtı.

Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile ifade vermeye gitmeyen milletvekillerine yönelik operasyonu gerekçe göstererek Türkiye'ye karşı sert açıklamalarda bulunmaları, vatandaşların tepkisine yol açtı.

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan vatandaşlar, terör örgütüne destek anlamı içerecek beyanlarda bulunarak Türkiye'ye sert eleştiriler yönelten AB ülkelerinin yöneticilerini kınadıklarını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetinin iç işlerine kimsenin karışma hakkı olmadığını belirten Barbaros Ünaldılar, "Kanun önünde herkes eşittir. Birileri suç işlemişse bunun cezasını çekecektir. AB Türkiye'nin iyi olmasını ve düzelmesini istemiyor. Ülkemizde birliğin, beraberliğin ve huzurun olmasını istemiyorlar." dedi.

HDP'lilerin ifade vermeye gitmemelerinden dolayı yargısal bir uygulama ile karşı karşıya kaldıklarını aktaran Ünaldılar, AB yetkililerinin Türkiye'nin attığı adımları farklı yöne çektiğini söyledi. "Türkiye kendini anlatmakta sıkıntı mı çekiyor?" sorusuna Ünaldılar, "AB, Türkiye'yi anlamak istemiyor. Bu uygulamadan ötürü Türkiye'de iç karışıklık yaşanmaz. Birlik olduğu sürece Türkiye'ye hiçbir şey olmaz. Densiz AB yetkililerinin amacı Türkiye'yi sıkıntıya sokmaktır." diye konuştu.

"AB, TÜRKİYE'NİN HAKLILIĞINI ANLAMAK İSTEMİYOR"

Eyüp Yıldırım isimli vatandaş ise HDP'ye yönelik operasyonu olumlu bulduğunu hatta ifade vermeye gitmeyen vekillerin gözaltına alınmasında geç bile kalındığını ifade ederek, Türkiye'yi eleştiren AB yetkililerine tepki gösterdi.

HDP'li vekillerin seçimlerle Meclis'e girdiğini ancak kendilerinden beklenenin aksine parti olarak Kandil'in uzantısı olduklarını her fırsatta ortaya koyduklarını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Almanya başından beri Türkiye'ye düşmanlık ediyor. Almanya'nın yanı sıra Belçika ve Amerika da baş aktörlük yaparak Türkiye'nin altını oymaya çalışıyorlar. Biz burada birliğimizi sağlayacağız. Kürt kardeşlerimizle birlikte hep beraber olacağız. HDP ise Kandil'i bırakarak, oy aldığı kitlenin sorunlarına karşı duyarlı olacak. İnsanlar, onlara 'gelsin haklarımızı savunsunlar' diye oy verdiler. Fakat onlar farklı işler yaptılar. Bence onlara yönelik operasyon ve tutuklama doğru bir karardır. FETÖ ve PKK el birliğiyle Türkiye'nin altını oymaya çalışıyorlar. AB ise bunu 15-20 senedir körüklüyor."

Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadele konusundaki haklılığını yıllardır anlattığını fakat AB'nin bunu anlamak istemediğini kaydeden Yıldırım, "Kamyonlarla belge ve bilgi gitti. Ama bir türlü anlamak istemiyorlar. Bu ülkede vatan hainleri, çocuk tacizcileri için idam getiremiyoruz." ifadelerini kullandı.

"HDP, PKK'YA AÇIK AÇIK DESTEK VERİYOR"

AB yetkililerinin Türkiye'ye yönelik tehdit içerikli açıklamaları subjektif ve maksatlı bulduğunu dile getiren Sergen Ayeş, "HDP ister istemez terör örgütü PKK'yı destekliyor. Türkiye'nin terörü destekleyen bir partinin mensuplarına yönelik operasyonları AB yetkililerinin kınaması bence çok önemli değildir. Herkes işine baksın. HDP, PKK'ya açık açık destek veriyor. Selahattin Demirtaş, bundan aylar önce ifade vermeye gitmeyeceklerini söylemişti. Hukuk devleti deyip de sonra hukuk devletinin kurallarına karşı gelmenin getirdiği nokta budur. AB'nin bunları sahiplenen açıklamaları tutarsızdır." diye konuştu.

Ayeş, tutuklamaları doğru ve hukuki bulduğunu anlatarak, terör destekçisi siyasilere hesap sorulmasının gelecek adına olumlu yansımalarının olacağını sözlerine ekledi.

Orçun Kağan Keleş de AB'nin öncelikle ikircikli tavrından vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.

Keleş, şöyle konuştu:

"Yargımızın tam bağımsız olduğu bir dönemde terör destekçileri hakkında yasal işlem başlatılmış olması olumludur. Suç işleyenler hakkında AB'ye sormadan işlem yapmadığımız dönemler geride kaldı. Onların, Türkiye'ye yönelik açıklamaları bir anlam ifade etmiyor. Hukuk önünde herkes eşittir. Suç işleyenlere hesap sorulmalıdır. 'Sırtımızı PYD'ye yaslandık' diyenler, niye ifade vermeye gitmiyorlar. AB yetkilileri öncelikle buna bakmalı, ikircikli tavırlarına son vermelidirler."

"AB'NİN HDP'Lİ MİLLETVEKİLLERİNE DESTEK VERMESİ YANLIŞ"

Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda açıklama yapan Can Oktay da, AB'nin HDP'li milletvekillerine destek vermesini yanlış bulduğunu söyledi.

HDP'li milletvekillerin ifade vermeye gitmedikleri için gözaltına alındıklarını ve ardından tutuklandıklarını hatırlatan Oktay, "Türkiye olması gerekeni yaptı. Sonuçta kanuna kim karşı çıkarsa o tutuklanacak. Onlar yaptı, bu yolu istediler. Avrupa Birliği istediği kadar sahip çıksın, AB hiçbir şey yapamayacak. Türk milleti her zaman bildiğini yapacak. Avrupa Birliği bunları maşa olarak kullanıyor." diye konuştu.

Atiye Yılmaz da AB'ye tepki göstererek, "Avrupalılar bizi istemediği için onlara sahip çıktı. Bizi sevmiyorlar." dedi.

Batı basını 'Kürt Obama'ya sarıldı

Batı basını 'Kürt Obama'ya sarıldı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklanmasıyla birlikte süreci çarpıtmaya kalkışan Batı basını, Demirtaş için 'Kürt Obama' tabirini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'bu habere gülüyorum' diye işaret ettiği yazı, Amerikan dergisi Foreign Policy'nin sayfasında yayınlandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terör soruşturmaları kapsamında gözaltına alındıktan sonra "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "terör örgütü üyesi olmak", "silahlı terör örgütüne üye olmak", "örgüt adına suç işlemek" gibi suçlamalarla tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Edirne F Tipi Cezaevine alındı. Demirtaş'ın tutuklanmasını ele alan Batı basını ise "Kürt Obama" tutuklandı diyerek olayı maniple etmeye çalıştı.

HENDEĞE VE PKK'YA SAHİP ÇIKTI
Daha önce haklarındaki fezleke hazırlanan ve dokunulmazlıklarının TBMM kararı ile kaldırıldığı HDP Milletvekilleri ifade vermeye gitmeyeceklerini açıklamış ve 5 aydan beri mahkemeye gitmeyi reddediyorlardı. Kobani'de yaşanan çatışmaları bahane ederek halkı sokaklara çağıran ve bunun üzerinden sokakları ateşe vermeye çalışan Demirtaş'ın çağrısı sonrası Yasin Börü ve arkadaşları şehit olmuştu. Yine 7 Haziran sonrası PKK'nın başlattığı terör saldırılarına arka çıkan ve terör örgütünün başlattığı hendek savaşını sahiplenen Demirtaş ve HDP milletvekilleri, PKK'nın terör saldırılarını meşrulaştırmaya çalışıyordu. Terör örgütü mensuplarının cenazesine giden milletvekillerini sahiplenen Demirtaş'ın tutuklanmasından sonra Batılı ülkeler medya ve siyaset üzerinden HDP'ye kalkan olmaya başladı.

FOREİGN POLİCY OLAYI ÇARPITTI
Uzun yıllardan beri terör örgütü listelerinde olmasına rağmen PKK'ya sahip çıkan AB üyesi ülkeler Demirtaş'ın tutuklanmasına da en büyük tepkiyi gösterirken, Batı basını da Demirtaşı sayfalarına taşıdı. Foreign Policy, Demirtaş'ın tutuklanması ile ilgilli yayınladığı bir yazıda dikkat çekici ifadelere yer verdi. Demirtaş'ı ABD Başkanı Obama'ya benzeten Foreign Policy,"Kürt Obama tutuklandı" derken Demirtaş'ın tutuklanma nedeninin de Erdoğan'ın iktidara tutunmasına meydan okuması olduğunu iddia etti.

7 Haziran seçimlerinden önce de Batı basınında kaleme alınan birçok yazıda Selahattin Demirtaş için "Kürt Obama" ifadeleri kullanılıyordu. ABD'de uzun yıllar boyunca beyazların siyahilere karşı uyguladığı ırkçı muamelenin sona ermesinden sonra ABD'de Başkanlığa seçilen ilk siyahi başkan olması nedeniyle Obama'ya özel bir atıf yapan uluslararası basın, 2014'teki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 7 Haziran seçimlerinde Demirtaş'ı Obama'ya benzeten iddialara yer veriyordu.



CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: BU HABERLERE GÜLÜYORUM
Demirtaş'ın PKK ile ilişkisini ve hendekler üzerinden çıkartılmak istenen iç savaşı görmezden gelen batı basını, Demirtaş'ın AK Parti iktidarının varlığını tehdit ettiği için gözaltına alındığını iddia etmişti. Bu iddialara tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu haberlere gülüyorum" dedi.

Foreign Policy, Selahattin Demirtaş için "Kürt Obama" derken, bir zamanlar Erdoğan'ın iktidara tutunmasına meydan okuyan partisinin ise saldırı ile karşı karşıya olduğunu iddia etti.

“FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”

“FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”

Uğur Mumcu’nun kardeşi, yazar, siyasetçi ve avukat Ceyhan Mumcu’dan SABAH’tan İsa Tatlıcan’a çarpıcı açıklamalar: “FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı. Hikmet Çetinkaya Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nda konuşma yapmasıyla yakınlaşma başladı. Gazetenin sahibi avukat Akın Atalay kumpas davalarında FETÖ’cü savcılarla işbirliği içindeydi. Akın Atalay yurtdışına kaçarken mal varlığını satmış, dönmeyebilir. ABD FETÖ’nün yerine yeni maşa bulursa Fetullah’ı ilk bunlar satar. Cumhuriyet yönetimi FETÖ’den çok Fetullah’ın arkasındaki güce yaranmaya çalıştı ama başarısız oldu.”

2012 MİT operasyonundan bu yana açık açık Fetullahçı Terör Örgütü ile birlikte hareket eden, dahası PKK'nın hendek siyasetine açık destek veren, DHKP-C terörü ile uyumlu bir gazetecilik sergileyen Cumhuriyet Gazetesi'ne 31 Ekim gecesi bir operasyon düzenlendi. Bu operasyon sonucunda 9 Cumhuriyet yöneticisi ve yazarı tutuklandı. Peki Cumhuriyet ile yaşıt bir gazete nasıl terör örgütlerinin kara propaganda aracı haline geldi? Bu gazete Uğur Mumcu çizgisinden Fetullahçı-Amerikancı çizgiye neden keskin bir dönüş yaptı. Bu soruları Türk solunu ve Cumhuriyet Gazetesi'ni yıllardır yakından takip eden Uğur Mumcu'nun kardeşi, yazar, siyasetçi, serbest avukat Ceyhan Mumcu'ya sorduk.

HİKMET ÇETİNKAYA'NIN GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI'NDA NE İŞİ VAR?

-Cumhuriyet Gazetesi'ni hep Fetullah'a düşman olarak bilirdik. FETÖ-Cumhuriyet işbirliği ne zaman başladı?
Hikmet Çetinkaya hemen her gün Fetullah'ı eleştiren yazılar yazıyordu. Ama Ergenekon davası başladığı zaman onun da tavırları değişti. Avukatların tutumlarına paralel olarak Gülen'i nedense bir tehlike olarak görmemeye başladı. Hatta onların Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na gittiğini sonradan öğrendik.

FETÖ'NÜN İLK SUÇU CUMHURİYET'İN BOMBALANMASI!

-O dönemde Cumhuriyet Gazetesi de bombalanmıştı sanırım?
FETÖ ile işlediği ilk suç olarak farklı farklı eylemler gösterilir. Bence FETÖ'nün ilk eylemi Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanmasıdır. Cumhuriyet'e 3 adet bomba atıldı ve kimse ölmedi. Aynı ekip Danıştay saldırısını da yaptı. Gülen örgütünün suç işlediği ilk tarih odur. Hikmet Çetinkaya gibi FETÖ'yü yıllarca yakından takip edenler "biz dememiştik" demesi gerekirken Fetullahçılarla bir ittifaka başladı.

AKIN ATALAY FETÖ SAVCILARIYLA İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYDİ

-Bugün Cumhuriyet'in sahibi olan Akın Atalay o dönemde Cumhuriyet'in avukatıydı. O da bu FETÖ gerçeğini görmedi mi?
FETÖ-Cumhuriyet ittifakı ilk kez 20 Ekim 2008'de Ergenekon davası başladığında iyice ayyuka çıktı. Şimdi Can Dündar ile birlikte Akın Atalay ve Bülent Utku Ergenekon mahkemesinde FETÖ savcılarıyla işbirliği halindeydiler. Akın Atalay Ergenekon davalarında tam bir savcı yardımcısı gibiydi. Bizi de hasım gibi gördüler. Akın Atalay'ı o döneme kadar tanımazdık. Avukat olarak adı geçmeye başladı.

İLHAN SELÇUK KALP KRİZİ GEÇİRİNCE GAZETEYİ ELE GEÇİRDİLER

-Akın Atalay ve ekibi gazeteyi nasıl ele geçirdi?
Ergenekon kumpaslarında gözaltına alınan İlhan Selçuk gözaltına alındı serbest bırakıldı ve bir hafta sonra kalp krizi geçirdi. Gazetenin yönetimi tamamen İbrahim Yıldız'ın kontrolüne geçti. Ben o zaman İbrahim Yıldız'a gittim konuştum. Bana çok soğuk davrandı. Bu avukatlar kimdir, nerden buldunuz, nasıl bir savunma yapıyorlar, dedim. İlham Selçuk ve Balbay mahkum olsa avukatların umurlarında değil. Gürbüz Çapan da yazar yapılmıştı. Onların aleyhinde bir tutum takınıyorlardı. O karışıklıkta İbrahim Yıldız kanalıyla Akın Atalay ve ekibi işbaşına geldi. Mustafa Balbay'ın yazılarına son verdiler. ABD bursuyla yetişmiş olan ve biraz PKK'ya sempati duyan Utku Çakıröz geldi. Çakıröz o yollardan CHP'den milletvekili oldu. Balbay'ın yerine Erdem Gül'ü getirdiler. İlhan Selçuk'un kalp krizi geçirmesinden doğan yönetim boşluğu ile Akın Atalay ve avukatlar bugünkü yayın çizgisini oluşturacak yönetimi biraraya getirdi. Alev Coşkun'un da işine son verdiler.

CAN DÜNDAR İLE AKIN ATALAY FETÖ'YE DESTEĞİ ARTIK GİZLEMİYOR

-Akın Atalay ile Can Dündar ne zaman birlikte hareket etmeye başladı?
Can Dündar ile Akın Atalay paralel görüşte insanlar. Can Dündar Ergenekon yalanı konusunda Mehmet Baransu ile aynı görüşteydi. Hatta Ergenekon hakkında çok da ağır yazılar yazmıştır. Şimdi artık ilişkilerini saklamıyor. Dün gördüm Akın Atalay şöyle demiş: "Cemaat mağdur, kim mağdursa onun yanındayız." FETÖ ile ittifak yaptıklarını artık saklamıyorlar.

CAN DÜNDAR BENCE 15 TEMMUZ DARBESİNİ BİLİYORDU

-Can Dündar 15 Temmuz darbesinden kısa süre önce görevi bırakıp yurtdışına çıktı? Darbeyi biliyor muydu?
Bence Can Dündar darbeyi biliyordur. Darbe başarısız olsa başım derde girer diye düşünerek yurtdışına çıkmış olabilir. Bunu bilmemesine imkan yok.

CUMHURİYET YÖNETİMİ FETÖ'DEN ÇOK ARKASINDAKİ GÜCE OYNADI

-Akın Atalay ve Can Dündar bugün yurtdışında. FETÖ'nün başarısız olacağını tahmin edememişler miydi?
ABD'nin bugünkü maşası Fetullahçılar. FETÖ'den daha çok kendilerini ABD'ye beğendirmeye çalıştılar. Fetullah da "Madem ABD güçlü. Safımızı orada tutalım" diyordu. Cumhuriyet de Fetullahçılardan daha çok Fetullahçıların arkasındaki güce oynadı. Kaçma konusuna gelince. Yurtdışına kaçan şimdilik hesabını veremeyeceğini bildiği için kaçar. Kendinden emin olan gelir hesabını verir.

AKIN ATALAY MAL VARLIĞINI SATARAK KAÇTI, DÖNMEYEBİLİR

-Akın Atalay'ın tekrar yönetime gelme ihtimali yok mu?
Elbette şartlar uygun olduğunda gelip mahkemede ifade verip vakfı yönetmeye devam etmek ister. Ama gelmeme ihtimali de var. Giderken mal varlığını sattığı ve tasfiye ettiğine göre gelmeme ihtimali de var.

CAN DÜNDAR MUMCU BELGESELİ YAPMAK İSTEDİ AİLE REDDETTİ

-Can Dündar ile en son ne zaman görüştünüz?
Uğur Mumcu belgeseli yapmak istiyordu. Benimle ve Güldal Mumcu ile görüştü. Güldal, belgeseli onun yapmasını uygun görmedi.

GÜLEN PERİNÇEK'E 5 MİLYON LİRA TEKLİF ETTİ

-Fetullah Gülen ile geçtiğimiz aylarda sonuçlanan bir davanız vardı. Sizi neden dava ettiler?
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı yetkilileri 2005-2006'da Doğu Perinçek'i davet etmiş. Hatta 5 milyon lira teklif etmişler. Hatta Erol Mütercimler demiş ki "Sana bunlar para verecekler Gülen ile görüşürsen. 5 milyon dolardan aşağı isteme, seçimlere gireceksin, partinin parası yok". Amaç da Gülen'in hoşgörüsünü, her kesimden insanla görüştüğünün propagandasını yapmak. Ben bunu deşifre ettim diye bana dava açtılar. Davayı kazandılar. Beni icraya verdiler. 17/25 Aralık'tan sonra Yargıtay bozdu.

CUMHURİYET'E ÇUVALLA PARA NEREDEN GELİYORDU?

-FETÖ ile Cumhuriyet arasında gizli bir ortaklık ilişkisi olabilir mi?
Gizli ortak var mıdır bilmiyorum ama şunu biliyorum. Samanyolu TV kapandığı zaman Nazlı Ilıcak "biz artık Cumhuriyet okuyacağız, bizim gazetemiz Cumhuriyet olmuştur" dedi. Hatta o açıklamayı duyunca "Nazlı Ilıcak Cumhuriyet okuyorsa ben okumuyorum" dedim. Nazlı Ilıcak ve Uğur Mumcu mücadeleleri çok meşhurdur 12 Eylül öncesi. İbrahim Yıldız "Cumhuriyet'e çuvallarla para geliyordu" demişti. O para nereden geliyor, kim gönderiyor araştırmak lazım.

CUMHURİYET YAZARLARI DA BU DURUMDAN SUÇLU

-Cumhuriyet yazarları neden bu yönetim tarzına göz yumuyor?
Cumhuriyet gazetesinde tiraj ve ilan gelirleri bir türlü iyi gitmiyor. Tiraj ve ilan alırız diye seyirci kaldılar. Emre Kongar bir FETÖ'cü değildir. Kongar'a sorsan "Ben gazeteye gitmiyorum, yönetime karışmıyorum" der. Yazarların direnecek gibi olanlarını atıyorlar. Diğerleri de nereden iş bulurum diye devam ediyor. Gazetenin bu hale gelmesinden Ali Sirmen ve Orhan Bursalı da sorumludur. Uğur Mumcu olsa direnirdi. Mumcu olsa gazete bu hale gelmezdi.

ABD FETÖ'YÜ SATARSA FETULLAH'I İLK HASAN CEMAL VE CENGİZ ÇANDAR SATAR!

-Yolu bir dönem Cumhuriyet'ten geçen Hasan Cemal ve Cengiz Çandar gibi sol liberallerin FETÖ ile birlikte hareket etmesine ne diyorsunuz?
ABD "bu FETÖ'den biz de bıktık" derse bunlar hemen fikir değiştirirler. Hatta "bu Fetullahçılar ne hainmiş" diyerek bunların üzerine giderler. ABD desteğini çözmeden FETÖ'yü çözemezsiniz.

CUMHURİYET ÖZELEŞTİRİ YAPMALI AMA ÇOK ZOR

-Cumhuriyet'te şimdi neler olabilir?
Vakıfın eski yönetimi geri gelebilir. Çünkü şu anki yönetim yurtdışına kaçtığı ortada. Balbay'lar geri dönebilir. Ama ciddi bir özeleştiri yapmadıktan sonra ben çok ümitli değilim. Buraya nasıl geldik diye sorgulamaları gerekir. Cumhuriyet'in eski günlerine döneceği konusunda çok ümitli değilim. Çünkü bu yayın siyasetinin değişmesine karşı bir direnme yok. Hepsi "bana dokunmuyorlarsa karışmam" anlayışında. Düzeleceklerini zannetmiyorum.

FETÖ, MUMCU SUİKASTİNİ BİLE KULLANDI

-Uğur Mumcu suikastinin üzerinden 24 yıl geçti. Hangi bulgulara ulaştınız?
ABD'nin talimatı ve organizasyonu ile yapıldığını, MOSSAD tarafından kurgulandığını ve islami görünümlü kişilere yaptırıldığı sonucuna ulaştım. FETÖ'cüler daha sonra Uğur Mumcu suikasti ile ortaya çıkan Tevhit Selam örgütünü kullanarak bir çok yasadışı dinleme yaptı. Hatta bu davadan yargılanan emniyet müdürü "CHP'li Mahmut Tanal bizi desteğe geldi ama Uğur Mumcu'nun abisi Ceyhan Mumcu gelmedi. Artık Ceyhan Mumcu'nun TV'lerde konuşma hakkı yok" dedi. Ben de o açıklamalara gülüyordum. O açıklamayı yapanlar şimdi tutuklu yargılanıyor.

MUMCU SUİKASTİNDE FETÖ ARACI OLARAK MI KULLANILDI

-Uğur Mumcu suikastinde FETÖ parmağı olduğu yönünde şüpheleriniz var mı?
-Mesela FETÖ'nün eski emniyet imamı bir haber kanalında "Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı FETÖ araç kullanılarak öldürüldü" dedi. Ben de kendisine haber gönderdim. Deliliyle konuşmalı çünkü Uğur Mumcu benim kardeşim. Böyle bir iddiayı geçiştiremiyorum.

15 TEMMUZ'U TÜRKİYE'NİN DİNAMİZMİ ÖNLEDİ

-15 Temmuz darbe girişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
27 Mayıs'ı, 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü çok iyi bilirim. 15 Temmuz darbe girişimi çok farklı bir hareket. Ben ABD'nin düğmeye bastığına çok önemli delillere ulaştım. ABD sahiden darbenin başarılı olmasını istiyordu. Ama Türkiye'nin dinamizmi bunu önledi. Bunun yanında şunu da söylemek gerekir. ABD Türkiye ordusundan rahatsız. İstediğini yaptıramadığı için Türk ordusundan şikayetçi.

TÜRKİYE'DE BELLERİ KIRILDI AMA BATI'DA KISA VADEDE OPERASYON YAPABİLİRLER

-FETÖ gücünü büyük ölçüde yurtdışına taşıdı. Örgütün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Kısa dönemde yurtdışında etkili olabilirler. AB'de suçluların iadesi uygulanmıyor. O korumayı kazandılar. Ama ABD'ye güvenilmez. Yeni ABD yönetimi kendisine yeni bir maşa bulursa dünyada da etkilerini yitirirler ve biterler. Türkiye'de ise belleri kırıldı. Ne hallere düştüler. Operasyon güçleri kalmadı.

İhanetin telsiz kaydı

İhanetin telsiz kaydı

Diyarbakır Valiliği 4 Kasım’da meydana gelen ve 2’si polis, 9’u sivil, 11 kişinin hayatını kaybettiği alçak saldırıyı PKK’nın düzenlediğini açıkladı. Teröristlerin telsiz görüşmeleri de bunu kanıtladı

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde Emniyet Müdürlüğü ek binasına PKK'lı teröristler tarafından bomba yüklü araçla düzenlenen terör saldırısı sonrasında teröristlerin kendi aralarında yaptıkları telsiz konuşmaları ortaya çıktı. Merkez Bağlar ilçesi Emek Caddesi'nde bulunan Emniyet Müdürlüğü ek binasına cuma günü sabah saatlerinde bomba yüklü araçla düzenlenen terör saldırısında 2'si polis, 11 kişi hayatını kaybetmiş, 100'ün üzerinde kişi de yaralanmıştı. Diyarbakır Valiliği, yaptığı 2 ayrı açıklamada, saldırının terör örgütü PKK mensubu 'Kemal' kod adlı terörist tarafından 3 ton bomba yüklü araçla yapıldığını, bunun da telsiz kayıtlarına yansıdığını duyurmuştu. Uluslararası bir haber ajansı ise saldırının terör örgütü DEAŞ tarafından üstlenildiğini ileri sürmüştü. Saldırının terör örgütü PKK tarafından yapıldığını kanıtlayan telsiz görüşmeleri ortaya çıktı. Teröristler, 4 ve 5 Kasım'da kendi aralarında yaptığı görüşmelerde, saldırının detaylarını paylaştı. Teröristlerin, 4 Kasım'da 09.25-09.35 saatleri arasında şu görüşmeleri yaptığı ortaya çıktı:

İhanetin itirafı telsizde
Ararat: Basına yansıyan eylem fedai eylemdir. Tamam.
Rojhat: Basına yansıyan değil mi?
Ararat: Doğrudur.
Rojhat: Tamam arkadaş.
Ararat: Diğerinde sicil falan atarız.
Rojhat: Peki Andoklar bugün bilgi verirler mi?
Ararat: Vallahi zor.
Rojhat: Tamam yani Andokların tarafındaki arkadaş yaptı, değil mi?
Ararat: Evet, evet.
Rojhat: Tamam.
Rojyar: Sizin bu eylemle ilgili bilginiz var mı?
Andok: Evet, evet.
Rojyar: Sizin tarafınızdan mı oldu?
Andok: Evet, doğrudur.
Rojyar: Tamam, peki ayrıntı var mı?
Andok: Ya dedim ki, fedai eylemdir.
Rojyar: Fedai eylem mi?
Andok: Evet, evet.
Rojyar: Tamam anlaşıldı. Alişer devrede mi?
Andok: Biz sesini alamadık.

Teröristlerin, 5 Kasım'da 09.19 ile 09.35 saatleri arasında yaptıkları görüşmeler ise şöyle:
Andok: Ya bu araç tam yerde patladı değil mi?
Akdağ: Doğru.
Andok: Ya diyorlar bir araç engellemiş, kaza olmuş
Akdağ: Yok yok, öyle bir şey var ama...
Andok: Yani tam hedefine ulaşmış.
Peki arkadaş dışarı çıkmış mı yoksa...
Akdağ: Vallahi bilgi yok ama.
Andok: Şehit Brusk mu?
Akdağ: Doğru.
Andok: Oldu, tamam.
Andok: Arkadaşlar ayın 4'ünde sabah saat 08.05'te yaklaşık 3 ton patlayıcı yüklü bir araçla Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı çevik kuvvet binası ve terörle mücadele binasına yönelik fedai bir eylem düzenliyor.
Agiri: Tamam.
Andok: Patlama sırasında yoldan geçen bir otobüs ve transit de etkileniyor. Bu eylemi Kemal Hunres arkadaş gerçekleştiriyor.
Agiri: Tamam.
Ararat: Andok.
Andok: Dinliyorum,
Ararat: Onu Kemal Hakkari (Kemal Hunres) diye ver raporlarında, öyledir tamam mı?
Andok: Tamam.

RUDAW: TAK üstlendi
Diyarbakır'da 4 Kasım'da meydana gelen ve 2'si polis, 9'u sivil, 11 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyı TAK'ın üslendiği bildiriliyor. Rudaw'a göre, PKK'ya yakın medya, Diyarbakır Terörle Mücadele Müdürlüğü ve Çevik Kuvvet'e iki gün önce düzenlenen bombalı saldırıyı TAK'ın üstlendiğini duyurdu.

İngiltere'de skandal olay

İngiltere'de skandal olay

İfade vermeye gitmeyen HDP'lilere yönelik operasyonu bahane ederek Londra’da yürüyüş düzenleyen terör örgütü PKK sempatizanları, 2 Türk vatandaşını darbetti

İfade vermeye gitmeyen HDP'lilere yönelik operasyonu bahane ederek Londra'da yürüyüş düzenleyen terör örgütü PKK sempatizanları, 2 Türk vatandaşını darbetti.

Aralarında HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu HDP'lilere yönelik operasyonu bahane eden terör örgütü PKK yandaşlarının İngiltere'nin başkenti Londra'da dün düzenledikleri yürüyüşte, bazı göstericiler 2 Türk vatandaşına fiziki saldırıda bulundu.

Olayla ilgili olarak AA muhabirine bilgi veren mağdurlardan, İngiltere'de İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gören Ceylan Nas (25), nişanlısı Burak Taş (28) ile kendisini darbeden saldırganlarla ilgili olarak İngiliz polisine yaptıkları şikayetin kabul edilmediğini söyledi.

Türkiye karşıtı pankartlar taşıyıp slogan atan grupla Oxford Circus metro istasyonundan çıkınca karşılaştıklarını anlatan Nas, şunları kaydetti:

"Islık sesleri ve sloganlar vardı. Nişanlımla birlikte ne olduğunu yakından görmek için oraya yöneldik. Çevredekiler ellerinde telefonlarıya, bir gösteriyi görüntülüyorlardı. Biz de telefonumuzla görüntü çekmeye başladık. O sırada siyah kapüşonlu birisi bize yönelip görüntü çekmemizi engellemeye çalıştı."

Söz konusu göstericiye kendilerini engellemeye hakkı olmadığını söylediklerini ancak başka göstericilerin de araya girerek kendilerini ırkçılıkla ve DEAŞ militanı olmakla suçladığını anlatan Nas, bir kişinin de kendilerini darbetmekle tehdit ettiğini aktardı.

Göstericilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümeti hedef alan hakaret içerikli sloganlar attığını, kendilerine de "faşist" dediğini aktaran Nas, bunun üzerine göstericilere sözle karşılık verdiklerini söyledi.

Bunun üzerine bir göstericinin nişanlısına saldırdığını anlatan Nas, şunları aktardı:

"Nişanlım ile saldırganın arasına girdim. Polis de ayırır diye düşündüm. Ancak öyle olmadı. Arkadan nişanlımın üzerine 4 kişi daha saldırdı. Nişanlımı yakındaki bir mağazanın içine sürükleyip, yürüyen merdivenlerin önünde sıkıştırdılar ve darbettiler. Polis sadece mağazanın kapısını kapatıp bizi yarım saat kadar içeride tuttu. Sonra arka kapıdan çıkarıp bir taksiye bindirdiler."

Olayın ardından polise saldırganlarla ilgili şikayette bulunmak istediklerini anlatan Nas, "Polis bir şey yapamayacağını, göstericilerin demokratik haklarını kullandıklarını ve hükümetin izniyle hareket ettiklerini söyledi. Darp izlerinin tespiti için sağlık kontrolünden bile geçirmediler." diye konuştu.

Saldırganlarla nişanlısının arasında kaldığından, kendisinin de darbedildiğini anlatan Ceylan Nas, kolunun incindiğini ve hareket etmekte güçlük çektiğini kaydetti.

Nas, göstericilerin kendisini başörtülü olduğu için hedef aldıklarını düşündüğünü ifade etti.

Burak Taş'ın cep telefonuyla çektiği görüntülerde terör örgütü PKK'yı simgeleyen bez parçaları ve örgüt elebaşı Abdullah Öcalan'ın fotoğraflarını taşıyan göstericiler arasından çıkan bir kişi ile yaşanan sözlü tartışma yer alıyor. Çevredeki bazı kişilerin ve bazı polislerin araya girdiği görülen görüntüler, fiziki saldırının başlamasıyla Taş'ın cep telefonun cebine koyması nedeniyle kararıyor. Kaydedilen videoda, darp anındaki fiziki mücadelenin sesleri duyuluyor.

Terör örgütü PKK sempatizanları önceki gün Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği önünde düzenledikleri protestoda da elçiliğe taş ve yumurtalarla saldırmıştı. Olay sırasında, başına isabet eden bir cisim nedeniyle bir İngiliz polisi de hafif şeklinde yaralanmıştı.

FETÖ'nün haberleşmede "VPN" hilesi

FETÖ'nün haberleşmede VPN hilesi

TBD Başkanı Tabakçı: FETÖ'cüler haberleşmede kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu VPN adlı program üzerinden değiştiriyorlar. VPN adlı program sanal özel bir ağ olup, kapalı korumalı ağların içine girmek için kullanılan tünel gibi bir uygulamadır

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı İlker Tabakçı, "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının haberleşmede kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' gibi uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu kapalı ve korumalı ağların içine girebilen Virtual Private Network (VPN) adlı program üzerinden değiştiriyorlar." dedi.

Tabakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FETÖ'cülerin "VPN" adlı programı izlerini kaybettirmek için kullandıklarını belirterek, "FETÖ mensupları bu uygulamayı izlerini kaybettirmek için kullanıyorlar. Kendi aralarında haberleşme ağı olarak kullandıkları 'Eagle, Kakao Talk, ByLock' gibi uygulamalar üzerinden yaptıkları yazışmaların konumunu değiştiriyorlar. Yazışmaları Türkiye içinde yapmalarına rağmen bu program ile dünyanın herhangi bir yerinden haberleşiyorlarmış gibi yapıyorlar." ifadelerini kullandı.

FETÖ'cülerin "VPN" programını Facebook, Twitter, Instgram gibi sosyal mecralardan yaptıkları paylaşımların konumunu değiştirmek için de kullandıklarını aktaran Tabakçı, "VPN dediğimiz uygulamayı aktif hale getirdiğinizde sanal olarak sizi başka bir ortama taşır. Bu program açık iken yaptığınız konuşmalar, mesajlaşmalar başka bir ülkeden yapılıyormuş gibi görünür. Bu uygulama aktif haldeyken Twitter, Facebook, Instgram gibi sosyal mecralar üzerinden yaptığınız paylaşımlar da başka bir ülkeden paylaşılıyormuş gibi görünür." diye konuştu.

VPN'nin kapalı, korumalı ağların içine girmek için kullanılan tünel gibi bir uygulama olduğunu ifade eden Tabakçı, şunları kaydetti:

"Bu örgüte mensup kişiler YouTube'nin yasaklandığı zamanlarda bile VPN üzerinden giriş yapıp Türkiye'de oldukları halde kendilerini Amerika'da, İngiltere'de, Almanya'da gibi göstererek söz konusu sitelere erişim sağlayıp konulan yasakları ihlal ettiler. Bu program telefonların yanı sıra Ipad ve bilgisayarlara da kurulabilen bir programdır. Devletimiz bunların önüne geçmek için her türlü önlemi alıyordur. Bu gibi yazılımlardan uzak durmak gerek. VPN kullanmanın bizi bu suçluların iş birlikçisi durumuna düşürme ihtimali de vardır."

İki kadın terörist PKK’nın sniperleri çıktı

İki kadın terörist PKK’nın sniperleri çıktı

Tunceli'nin Ovacık İlçesinde, Aşağıtorunoba Jandarma Karakolu'na yapılan saldırı ardından PKK'lı teröristlerin peşine düşen güvenlik güçleri 22 Ekim günü, İHA ların tespit ettiği, 9 teröristi, etkisiz hale getirildi. Olayın ardından öldürülen teröristlerle ilgili çalışma yapan istihbarat birimleri, 9 teröristten birinin PKK'nın sözde "Dersim eyalet komutanlığı" olarak adlandırdığı Tunceli, Erzincan, Sivas ve Karadeniz Bölgesinin 2 Numaralı Koordinatörü Ozan Muş Kod adlı Sedat İncesu olduğunu belirledi. İki kadın teröristin ise Zilan Rojhat kod adlı İran uyruklu Zeynep Omayimilan ve Ronahi Cilo kod adlı Suzan Ağralı olduğu ve grupta sniper olarak görev yaptıkları tespit edildi.

12 terörist öldürüldü
Şırnak'taki operasyonda 8 PKK'lı terörist etkisiz hale getirilirken, bir terörist sağ yakalandı. Bitlis'te bir, Hakkari'de ise İHA'lar tarafından vurulan 3 terörist daha ölü ele geçirildi.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde 3 sığınaktaki 30 kilogram amonyum nitrat ile operasyon bölgesinde bulunan 2 el yapımı patlayıcı imha edildi.

'Bordo bere'ye yoğun ilgi

'Bordo bere'ye yoğun ilgi

Özel Kuvvetler Komutanlığının dışarıdan ilk defa yaptığı personel alımı yoğun ilgi gördü. Bordo bereli olabilmek için 4 günde 7 bin 929 kişi başvurdu.

Özel Kuvvetler Komutanlığının personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik Milli Savunma Bakanlığınca muvazzaf subay ve astsubay alımı gerçekleştiriliyor.

Bakanlığın Personel Temin Dairesi Başkalığınca yapılan alım birçok açıdan ilk olma özelliği taşıyor. Milli Savunma Bakanlığının teşkilat yapısı ve görevlerine yönelik gerçekleştirilen düzenlemelerin ardından Özel Kuvvetler Komutanlığına ilk defa bakanlık tarafından personel alımı yapılıyor. Söz konusu alım, komutanlığa dışarıdan subay ve astsubay temini bakımından da ilk olma özelliği taşıyor.

Bu kapsamda komutanlığa 200 muvazzaf subay ve 500 muvazzaf astsubay alınacak. Ay başında başlayan başvurulara yoğun ilgi gösteriliyor. Özel Kuvvetler Komutanlığının personel alımı için 4 günde 7 bin 929 kişi başvurdu. Bunlardan 2 bin 757'si muvazzaf subaylık, 5 bin 172'si muvazzaf astsubaylık için gerçekleştirildi.

Muvazzaf subaylığa başvurmak için en az lisans mezunu olmak ve KPSS ilgili puan türünden en az 50 almak gerekiyor. Astsubaylığa başvurular için ise en az ön lisans mezunu olmak ve KPSS ilgili puan türünden en az 50 alma şartı aranıyor.

Kasım ayının başında başlayan başvurular ay sonuna kadar devam edecek. Başvuru şartlarına ilişkin detaylar Milli Savunma Bakanlığının internet sitesinde yer alıyor.

TSK BÜNYESİNDEN ALINIYORDU

Daha önce Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapacak personel Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden seçiliyordu.

Gönüllük esasına göre yapılan başvuruların ardından bordo bereli adayları yoğun kurs ve eğitimden geçiyordu. Bunlardan başarılı olanlar Özel Kuvvetler Komutanlığında görev almaya hak kazanıyordu.

HALİSDEMİRLİ AFİŞ

Milli Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek alıma ilişkin özel afiş de hazırlanmıştı.

"Geleceğin subay ve astsubaylarını bekliyoruz" ifadesine yer verilen afişte bordo bereli askerlerin teçhizatlı fotoğrafları da yer aldı.

Afişteki en dikkat çekici ayrıntı ise Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Ankara'daki Özel Kuvvetler Komutanlığında darbe girişimine katılan generali vurduktan sonra şehit edilen Astsubay Ömer Halisdemir'in fotoğrafı oldu.

Yemen'den İran'a suçlama

Yemen'den İran'a suçlama

Cumhurbaşkanı Hadi, İran'ı "bölgenin güvenliğini sarsmak ve uluslararası deniz ulaşımını tehdit etmekle" suçladı.

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, İran'a "bölgenin güvenliğini sarsmak ve uluslararası deniz ulaşımını tehdit etmek" suçlamasında bulundu.

Yemen resmi haber ajansı SABA'nın haberine göre, Hadi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yardımcısı Korgeneral Ali Muhsin el-Ahmar, Başbakan Ahmed bin Dağr ve danışmanlarıyla bir araya geldi.

Hadi, İran'ın tamahkarlıklarına işaret ederek, bu ülkeyi "bölgenin güvenliğini sarsmak ve Hürmüz ile Babu'l Mendeb boğazlarına hakim olarak uluslararası deniz ulaşımını tehdit etmek" suçlamasında bulundu.

Yemen'in ülke tarihi açısından kritik bir dönemeçte olduğunu ifade eden Hadi, parçacı ve patlamaya hazır çözümlerle krizleri savmayan ve yeni bir savaşın tohumlarını taşımayan bir barıştan yana olduklarını vurguladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed, siyasi çözüm için geçen hafta sunduğu barış planında yeni bir cumhurbaşkanı yardımcısının tayin edilmesi, geçiş dönemini yönetecek ve siyasi diyalog sürecinin yeniden başlamasına öncülük edecek ulusal uzlaşı hükümeti kurulması, anayasal sürecin tamamlanması ve akabinde seçimlerin yapılması gibi maddelerin yer aldığını açıklamıştı.

Husiler ve devrik lider Ali Abdullah Salih'in partisi Genel Halk Kongresi, bazı temel eksiklere rağmen Şeyh Ahmed'in sunduğu barış planının görüşülebileceğini bildirmişti. Yemen Cumhurbaşkanı Hadi de "BM'nin 2216 sayılı kararına aykırı olduğu için" planı kabul etmediklerini duyurmuştu.

Yemen Başbakanı Bin Dağr ise perşembe günü Ahmed'in sunduğu barış planını şekli olarak kabul ettiklerini belirtmişti.

Husiler, kentlerden çekilmeden ve silahları teslim etmeden önce yeni bir cumhurbaşkanı yardımcısı tayin edilmesini ve kendilerinin de ortak olacağı bir hükümetin kurulmasını isterken, hükümet buna karşı çıkıyor.

Türkiye şifa merkezi olacak

Türkiye şifa merkezi olacak

 

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HDP açıklaması

    Polise atmak istediği bomba elinde patladı

    Adana'nın Ceyhan ilçesinde polise atmak istediği el yapımı patlayıcı infilak eden 16 yaşındaki PKK yandaşı A.K'nin eli koptu.

     
    Polise atmak istediği bomba elinde patladı

    Adana'nın Ceyhan ilçesinde HDP eş başkanlarıyla birlikte 9 milletvekilinin tutuklanmasını bahane eden PKK yandaşları ateş yakıp barikat kurarak yolu kapattı.

    Olay yerine gelen polisin uyarılarına aldırış etmeyen PKK yandaşları molotof, havai fişek ve el yapımı patlayıcılar atarak karşılık verdi. Bunun üzerine polis tazyikli su ve biber gazı sıkarak gruba müdahale etti.

    BOMBA A.K'NİN ELİNDE PATLADI

    Bu sırada 16 yaşındaki A.K. isimli bir PKK yandaşı, polise atmak istediği el yapımı patlayıcı elinde patladı. A.K'nin sağ eli bileğinden koparken kafasında da yaralanmalar meydana geldi.

    ELİ KOPTU

    Bu arada, A.K'nin arkadaşları onu bırakıp kaçarken polis hemen olay yerine ambulans çağırdı. Eli kopan A.K ambulans ile hastaneye kaldırdı. Ceyhan'da ilk müdahalesi yapılan PKK yandaşı, daha sonra Adana'da bir hastaneye sevk edildi.

    HAYATİ TEHLİKESİ BULUNUYOR

    Durumunun ağır olduğu, hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili çalışma başlattı.

    Polise atmak istediği bomba elinde patladı

    Adana'nın Ceyhan ilçesinde polise atmak istediği el yapımı patlayıcı infilak eden 16 yaşındaki PKK yandaşı A.K'nin eli koptu.

    Polise atmak istediği bomba elinde patladı

    Adana'nın Ceyhan ilçesinde HDP eş başkanlarıyla birlikte 9 milletvekilinin tutuklanmasını bahane eden PKK yandaşları ateş yakıp barikat kurarak yolu kapattı.

    Olay yerine gelen polisin uyarılarına aldırış etmeyen PKK yandaşları molotof, havai fişek ve el yapımı patlayıcılar atarak karşılık verdi. Bunun üzerine polis tazyikli su ve biber gazı sıkarak gruba müdahale etti.

    BOMBA A.K'NİN ELİNDE PATLADI

    Bu sırada 16 yaşındaki A.K. isimli bir PKK yandaşı, polise atmak istediği el yapımı patlayıcı elinde patladı. A.K'nin sağ eli bileğinden koparken kafasında da yaralanmalar meydana geldi.

    ELİ KOPTU

    Bu arada, A.K'nin arkadaşları onu bırakıp kaçarken polis hemen olay yerine ambulans çağırdı. Eli kopan A.K ambulans ile hastaneye kaldırdı. Ceyhan'da ilk müdahalesi yapılan PKK yandaşı, daha sonra Adana'da bir hastaneye sevk edildi.

    HAYATİ TEHLİKESİ BULUNUYOR

    Durumunun ağır olduğu, hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili çalışma başlattı.

    Polise atmak istediği bomba elinde patladı

    .

Bu haber 9065 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor: Komutanları terfi ve emeklilikleri masada
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor:...
"Terörsüz Türkiye" komisyonu mesaiye başladı! Kurtulmuş'tan...