Giriş Tarihi: 12.12.2016 04:27 Son Güncelleme Tarihi: 12.12.2016 05:02
Yiğit Bulut: Gizli servislerin desteği olmadan bu saldırı yapılamaz
İstanbul'daki terörist saldırıyı değerlendiren Yiğit Bulut, 'Artık samimiyetsizliğe ve ikiyüzlülüğe tahammülümüz yok. Terör saldırısına ‘Çok üzüldük’ deyip teröriste kucak açanlar da bu işin içinde. Bazı ülkelerin gizli servislerinin desteği olmadan bu saldırı yapılamaz' dedi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, Sabah'tan İsa Tatlıcan'a çarpıcı açıklamalarda bulundu:
Türkiye siyasi tarihinde ender rastlanan bir mutabakatla, AK Parti ve MHP, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ni de içeren anayasa değişikliği konusunda tarihi uzlaşmayı gerçekleştirdi. Siyasi istikrar anlamına gelen bu adımla eşzamanlı olarak Suriye ve Irak'ta diplomasi trafiği yürüten Türkiye, FETÖ'nün yurtdışı ayağına karşı da topyekûn bir savaşa girişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milli para çıkışları ABD'deki düşünce kuruluşlarında yankı bulmaya başladı. Böyle bir dönemde Beşiktaş'ta yine alçak bir saldırıyla yüreğimiz yandı. Son terör saldırısını ve ekonomideki küresel gelişmeleri Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut ile konuştuk.
Son terör saldırısının sebebini neye bağlıyorsunuz?
İki sebebi olabilir. Anayasa paketi meclise çok önemli bir mutabakatla geldi. AK Parti ve MHP arasında siyasi tarihte görülmemiş ve önümüzdeki döneme damgasını vuracak bir mutabakattı bu. Bunu hazmedemeyen dış ve iç güçler uzun süredir Türkiye'de terör faaliyetlerinde bulundukları için harekete geçti. Bu terör saldırısı arkasında bazı ülkeler ve gizli servislerin desteği olmadan gerçekleştirilmez.

İki gün önce Suriye ve Irak'ta da Türkiye önemli adımlar atmıştı...
Beşiktaş'taki saldırının ikincisi nedeni de Suriye'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteğiyle önemli adımlar atılmasının bazı ülkelerin kurmak istedikleri oyunu bozmuş olması. Yerli işbirlikçi olarak FETÖ ve PKK kullanılmış olabilir. Ayrıca içerideki bazı örgütler taşeron olarak kullanılmış olabilir. Örgütün adı önemli değil. Türkiye'ye karşı büyük bir koalisyon var. Bu koalisyon 'Gezi'den bu yana harekette.
Teröre kucak açan ülkeler bu işin neresinde?
Dışarıdan çok üzüldük cümleleri gelecek. Artık bu samimiyetsizliğe ve iki yüzlülüğe tahammülümüz yok. "Çok üzüldük" diyen ülkeler de bu işin içerisinde...
Türkiye'deki siyasal sistem değişikliği Batı'yı neden bu kadar rahatsız ediyor?
Türkiye'de parlamenter sistem istikrarsızlık üzerine dizayn edilmiş. 80 yılda kurulan tüm hükümetlerin ortalama ömrü 18 ay. Birçoğu koalisyon hükümeti. Siz bana bu sistemin istikrarlı olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu açıdan baktığımızda meclise sunulan mutabakat Türkiye'ye istikrar kazandıracak bir adım. Bundan sonra koalisyon olmayacak. Bu bazılarını çok rahatsız ediyor.
ABD'de "Gizli CIA" olarak adlandırılan bir düşünce kuruluşu Türkiye'nin milli para hamlesinin dünyada bir domino etkisi yaratacağını yazmıştı. Rahatsızlığın bir nedeni de bu olabilir mi?
Türkiye'nin "milli para" çıkışı şüphesiz çok önemli ve "küresel yerleşik yapıların" alışmadığı bir adım. Dünya'da özellikle "1945 sonrası yerleşen daha doğrusu kurulan-yerleştirilen düzenin kullandığı "referans" paralar var ve bunların başında dolar geliyor. Euro daha değerli "görünse" bile "referans" olma özelliği dolar ile kıyaslanmayacak kadar düşük. Bu bağlamda "dolara dönmeden" doğrudan yerel paralar ile ticaret yapmak küresel yerleşik komisyon yapılanmasını devre dışı bırakıyor. Bu aslında çok önemli ve çok büyük bir adım.
Dünya milli para konusundaki böyle bir değişimi kolay hazmedebilir mi?
Bu sistemi 1945 sonrası yerleştirenlerin hatta bu uğurda savaşlar çıkarıp, rejimler değiştirip, hükümetler düşürenlerin kabullenebilecekleri bir gelişme değil. Korktukları gibi "domino etkisi" ortaya çıkarsa, Londra ve New york "komisyoncuları" devre dışı kalacak ve referans para ile ticaretin anlamı ve doğası değişecek. Türkiye, Sayın Erdoğan'ın açtığı bu yolda özellikle Rusya, İran ve Çin ile ticaretinde başarılı olursa, dünya genelinde yerleşik olanlara karşı bu hareket yayılacaktır. Bu aslında bir devrimdir ve "dünya düzeni" üzerinde her nefes alandan attığı her ticari adımda "komisyon almaya" alışanlar için "alışmadıkları ama alışmak zorunda kalacakları yeni bir dünyanın ilk adımı olabilir.
Türkiye'de aylardır ekonomik kriz söylentisi pompalanıyor. Böyle bir tehlike görüyor musunuz?
Türkiye'de "kriz olacak" söylentisi Gezi olaylarından bugüne sürekli gündeme getirilen bir söylem. Her zaman söylediler, temenni ettiler ama asla tutmadı. Türkiye, 27 çeyrek büyüyen, genel olarak 2003 sonrası dünya genelinde "en yüksek büyüme oranlarını" yakalayan birkaç ülkeden biri. AB'nin koyduğu kriterleri AB ülkeleri karşılayamazken, Türkiye'nin "rasyoları" AB'nin çok üstünde. Bankalarımız içinde "yeterlilik rasyolarının" altında kalan tek banka yokken, AB ülkelerinde neredeyse "bütün banka rasyoları" sınırları aşağı zorluyor veya altında. Siz açık sordunuz, ben de açık söyleyeyim; Türkiye'de kriz yok ve olmayacak.
'AB BİR SÖMÜRÜ DENKLEMİ'
AB ülkelerinde ekonomik durum nasıl?
Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik durum, onların tabiriyle tam "les miserables"... Yani "sefilliğe" doğru gidiyor. Bugün rasyonel bir şekilde değerlendirildiğinde İtalya, İspanya ve Portekiz'de bankacılık sistemlerinin iflasa gittiğini görebiliriz.
Türkiye'nin gerçekten AB üyeliği fikrinden tamamen kopabileceğini düşünüyor musunuz?
Türkiye olmayan AB üyeliği fikrinden nasıl uzaklaşabilir... Bırakın üyelik fikrini, adamların bize davranışları üye olma yolunda değil de sanki savaş halindeyiz tadında. Türkiye'yi denklem dışında tutup sorgulayın, aslında AB diye bir "" olmadığını zaten görüyorsunuz. Almanya'nın diğerlerini sömürme denklemine "AB" deniyor bugün...
'EKK KARARLARI OLUMLU'
Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nun açıkladığı kararları nasıl buldunuz?
Dünya piyasalarında dönem dönem tıkanmalar olabilir. Ekonomi inişlerçıkışlar üstüne kurulduğu için dinamik bir yapı. Bu ülke 15 Temmuz darbeİşgal denemesini yaşamış, AB başta olmak üzere dünya üstüne gelmeye başamış, ABD'de Başkan değişmiş ve siz hala "Türkiye'de kriz var, piyasa kötü" diyorsunuz. EKK kararları, "öngörme" ve "tulumbaya su verme" açısından çok olumlu.
Dövizdeki dalgalanma ne kadar devam eder?
Dünyada nisan başına kadar devam etmesini bekliyorum. FED, faiz arttırsın veya artırmasın, Değişen siyasi denklemler, Trump'ın yerleşik düzene rağmen seçim kazanması piyasalardaki durulma sürecini etkileyecektir.

Türkiye ve coğrafyamız “Büyük Çatışma” içine çekilmek mi isteniyor?

12 Aralık 2016 Pazartesi
Aslında “soru” bile anlamsız...Başta bazı ülkeler olmak üzere, Türkiye’yi “ateş çemberine almak” isteyenler çok açık ve net...
Sevgili dostlar, son yaşadığımız hain saldırı, bir ülkenin organize istihbarat servisi desteği olmadan sadece “örgütler” kavramı altında gerçekleşemez. Daha açık yazayım; BU SALDIRI ARKASINDA ÖNÜNDE BAZI ÜLKELERİN ORGANİZE SERVİSLERİNİN DESTEĞİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM...
Sevgili dostlar, yaşananlar sonrası ekranlara çıkıp “Türkiye şöyle yapmasaydı böyle olmazdı, böyle davranmasaydık şunlar yaşanmazdı” kısır döngüsünde yorumlayanlara bir çağrım var; aşağıdaki çıkarımlara bir göz atın ve sonra bir daha düşünün;
1- Huntington’ın ortaya attığı ilk tez dünyayı “3 parça-3 medeniyet” olarak görüyordu...
- Hıristiyan-Judaik
- Müslüman
- Budist-Uzak Doğu
2- Burada ana fikir “medeniyetlerin” çatışması değil, kendi içine kapatılan Uzak Doğu-Doğu’nun yanısıra “İslam Coğrafyasının” kendi içinde bölünerek bir çatışmaya sürüklenmesiydi! TÜRKİYE, AYAĞA KALKMA VE COĞRAFYAMIZA ÖNDERLİK ETME YOLUNDA OLDUĞU İÇİN SALDIRININ ANA HEDEFİ.
3- Amaç “çatışmanın” izole edilmesi, Budist-Uzak Doğu dinamiğinin içine kapanması ve BATI’nın bu iki diğer parça üstünde üstünlük elde etmesiydi!
4- Bugün bunu yaşıyoruz! MEDENİYETLER ÇATIŞMASI tezinin özüne dikkatli bakanlar, “ana çekirdek” olan İSLAM COĞRAFYASINDA VE ÖZELLİKLE “MERKEZ OLMA YOLUNDA GİDEN ÜLKEMİZDE”, çatışma ZORLAMASININ bugün hayata geçirildiğini görebilirler!
5- İslam Coğrafyası, tamamen bir mühendislik ürünü olarak , 1000 yıl öncesine, BÜYÜK ÇATIŞMA DENKLEMİNE sokulmaya çalışılıyor! Mezhepler, etnik kökenler “bilinçli” bir şekilde “ayrıştırılmış kimlikler” haline getirilip “tarafların” sınırları keskinleştiriliyor.
6- Amaçlanan Sadece mezhep çatışması değil, bu coğrafyada yaşayan bütün unsurların birbiriyle çatışması ve mümkün olduğunca bölünerek “karşıt parçalar” haline gelmesi! Kabile savaşları dahil ana plana dahil planlanan birçok çatışma öngörülebilir.
7- En önemli detaylardan biri de şu; bu çatışmaların içinde hedeflenen iki ana eksen çatışma; Şii-Sünni ve Kürt-Arap çatışması ve bölgede yer değiştiren örgütlerin sıcak çatışma içine çekilmesi! Bu açıdan bakınca Türkiye’nin konumu, etkinliği ve yürüttüğü çözüm süreci çok önemli!
Sevgili dostlar, maalesef AYAĞA KALKAN ÜLKEMİZ HATTA İSLAM COĞRAFYASI, bir çatışma dinamiğine sokulmak üzere ZORLANIYOR, planı uygulayanlara göre hatta sokuldu! Bu çatışma tesis edilirken en çok kullanılan yöntemlerden biri de MEDYA VE SOSYAL MEDYA BESLEMELERİ...
ÖNEMLİ ÇIKARIM:Bölgemiz ateş çemberine alınmaya çalışılırken bir detay daha var; Dünya kamuoyunda, İslam coğrafyası, BATI dünyasına karşı “savaş-şiddet-kan-gözyaşı” ile özdeşleştirilerek “itibarsızlaştırma” kampanyası yürütülüyor! Bu noktada özellikle iç medyamızda bu tuzaklara karşı dikkatli olmalıyız.
Önemli not 1:“Büyük Çatışmayı” önleyebilecek tek merkez Türkiye! Türkiye’nin attığı adımlara bir de bu açıdan bakın ve lütfen eleştirmek yerine “nasıl önleyebiliriz” ortak çabasına ortak olmayı deneyin!
Önemli not 2:Türkiye’de yaşayan her etnik kökenden, her dinden, her mezhepten kardeşlerimiz yaşanabilecek her türlü provokasyon ve ayrıştırmaya karşı çok dikkatli olmalılar ve “algılamalarını” temiz tutma yolunda çaba göstermeliler. Bu altın kural bölgemizin içinden geçtiği dar tünel içinde hepimiz için geçerli... Tuzak kuranlar “kendi tuzaklarında” başarısız olacaklar ve DOĞU’nun BATI’ya hakimiyeti mutlaka tesis edilecek, eskiden olduğu gibi...
Son söz:KİMLER TARAFINDAN DESTEKLENİRSE DESTEKLENSİNLER, HANGİ ÜLKENİN KÖPEĞİ OLUIRLARSA OLSUNLAR, BU ÜLKE İÇİN HİZMET EDENLERİ ARAMIZDAN ALANLAR, ÇOCUKLARINI GÖZYAŞINA BOĞANLAR, BÜTÜN BU KÖPEKLER VE SAHİPLERİ HESABINI VERECEKLER...TÜRK MİLLETİ OLARAK BAŞIMIZ SAĞOLSUN...


YORUMLAR