Temmuz’da Türkiye’ye yardım teklifi unutulmayacak

Temmuz'da Türkiye'ye yardım teklifi unutulmayacak

Başbakan Binali Yıldırım, ilişkilerdeki zorlu dönemden sonra Rusya'nın darbe sırasında yardım teklif eden ilk ülkeler arasında olduğunu belirterek, "Bu, Türkiye'de unutulmayacak." ifadelerin kullandı..

08 Aralık 2016 - 07:34

Giriş Tarihi: 08.12.2016 04:27 Son Güncelleme Tarihi: 08.12.2016 08:02

'da 'ye unutulmayacak

Başbakan Binali Yıldırım: Rusya'nın 15 Temmuz'da Türkiye'ye yardım teklifi unutulmayacak
Başbakan Binali Yıldırım: Rusya'nın 15 Temmuz'da Türkiye'ye yardım teklifi unutulmayacak

Yıldırım, ilişkilerdeki zorlu dönemden sonra 'nın darbe sırasında yardım teklif eden ilk ülkeler arasında olduğunu belirterek, "Bu, 'de unutulmayacak." ifadelerin kullandı.

, Rus haber ajansı Tass için kaleme aldığı makalede, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'daki darbe girişimi ile - ilişkilerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin 15 Temmuz akşamı, tarihinde emsali olmayan bir darbe girişimine maruz kaldığını hatırlatan Yıldırım, tankların, İstanbul'da Boğaz Köprüsü'ne çıktığını ve emir komuta zincirine aldırmayan Fethullah Gülen terör ağına mensup askerler tarafından ele geçirilen Türk Hava Kuvvetlerine ait uçakların, Meclis'e bomba attığını belirtti.

Devletin televizyon kanalında, ünlü bir haber spikerine, askeri üniforma giyen FETÖ'den emir alan teröristlerin adına bildiri okutturulduğunu dile getiren Yıldırım, şunları ifade etti:

"Sokağa çıkan ve cuntacılara neredeyse silahsız karşı koyan 248 vatandaşımız hayatını kaybetti, FETÖ'nün darbe girişimine katılan ve adalete teslim olmak istemeyen 36 üyesi öldürüldü. Bu darbe, 11 Eylül terör eylemi, Paris'teki Bataclan konser salonunda meydana gelen korkunç trajedi veya Şarm el Şeyh'ten Saint Petersburg'a gitmekteyken düşürülen Metrojet şirketine ait uçak olayına benzer bir saldırıydı. 15 Temmuz'da olanın, geleneksel bir devlet darbesinden başka her şey olduğu artık anlaşıldı. Fethullah Gülen tarafından kurulan ve kontrol edilen, yurt dışından idare edilen bir ağın üyeleri olan, hedefleri tamamen karanlık olan isyancılar yüksek rütbeli askerler olarak Türk ordusuna sızdırılmıştı."

"GÜLEN HALEN ABD'DE, FETÖ AB'DEN DESTEK GÖRMEYE DEVAM EDİYOR"

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in halen ABD'nin koruması altında olduğuna, örgütün, Avrupa Birliği'nden destek görmeye de devam ettiğine dikkati çeken Yıldırım, "Cuntaya katılan subaylar, Gülen ağına üye olduklarını teyit etti. Bunların liderleriyle doğrudan irtibatta olduklarını ispatlayan deliller toplandı. Olaylar, Gülencilerin 'paralel bir devlet' ağı kurarak Türkiye'deki stratejik bakımdan önemli mevkilere sızmayı başardıklarına işaret ediyor. Ağın üyeleri, Türkiye'nin yargı organlarına, okullarına ve üniversitelerine, ülkenin güneyinde bulunan ve darbenin koordine edildiği NATO'ya ait İncirlik'teki hava üssüne sızdı." diye yazdı.

Yıldırım, iki ülke ilişkilerinde zorlu dönemden sonra Rusya'nın, darbe sırasında Türkiye'ye yardım teklif eden ilk ülkeler arasında olduğunu, bunun Türkiye'de unutulmayacağını vurguladı.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin tam manasıyla normalleşmesini istemelerinin tek sebebinin bu olmadığını ifade eden Yıldırım, iki ülkenin menfaatinin birçok konuda örtüştüğünü belirtti.

Yıldırım, bunların en önemlisinin, farklı şekillerde ortaya çıkan terörizmle mücadelede uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi olduğunu, bölgede siyasi istikrarın sağlanması için yeni konseptler bulunması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin, devletin kilit alanlarını adeta kıskaçları arasına alan Gülen ağına terör operasyonu yaptığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bu, ülkemiz için canını feda edenler adına adaletin tecelli etmesi ve (Rusya'da yasaklı olan İslam Devleti) IŞİD'den ebediyen kurtulmak için olduğu kadar güvenliğimiz için de gereklidir. Türkiye ile Rusya'nın, terörizme karşı mücadelede daha yakın bir işbirliği içinde çalışmanın gerekliliğini kabul ederken anlaşılan herkes bundan bizim kadar emin değil. Avrupalı ve Amerikalı partnerlerimizin -hatta sıkıntı denebilecek- gidip gelişlerini gördük. Uygarlığın terörizmden korunmasına dair güzel sözler söyleniyor. Ancak bugün bize meydan okuyan geniş terör ağları sınır tanımıyor. Bunların, bir başka ülkeye karşı ölümcül terör eylemleri düzenlerken diğer ülkelerde kendilerine sığınma alanları bulmalarına izin veremeyiz."

"COĞRAFİ AÇIDAN BÖYLE BİR ŞEY TEK KELİMEYLE MANTIKLI OLURDU"

Başbakan Yıldırım, terörizmin kökünün kazınması için güçlü ve birleşmiş uluslararası bir cephe gerektiğini, böyle bir cephenin oluşturulması için Türkiye ve Rusya'nın, Batı'nın büyük devletleriyle ortak çıkarlar, mütekabiliyet ve birbirinin iç işlerine karışmama ilkelerine dayalı yeni ve daha pragmatik bir diyalog kurmaya çalışması gerektiğini ifade etti.

Dünya düzeninin çok hızlı değiştiğini, son bir yılın, Türkiye ile Rusya'nın hem ekonomik hem de stratejik anlamda birbirleri için ne denli önemli olduğunu gösterdiğini hatırlatan Yıldırım, "Şimdi mesaimizi Suriye'deki bitmek bilmeyen trajedinin bir an önce son bulması için harcamalıyız. Dünyanın, bölgede istikrarın sağlanmasının siyasi ideolojiler veya iddialı sloganlarla değil, açık milli menfaatleri gözeten diplomatik çözümlerle mümkün olacağını eninde sonunda anlayacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, bu zeminde ortak Avrasya bölgesinde işbirliği için birçok yeni alan açıldığına dikkati çekerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Şanghay Beşlisi ile daha sıkı işbirliği yapmaması için hiçbir sebep olmadığını ifade etti. Buna sadece şunu ekleyebilirim, coğrafi açıdan böyle bir şey tek kelimeyle mantıklı olurdu." diye yazdı.

Binali Yıldırım, Tass'a makale yazdı

"HEDEFİMİZ, TİCARET HACMİNİ YILLIK 100 MİLYAR DOLARA ULAŞTIRMAK"

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin tam olarak normalleşmesinden iki ülkenin de kazançlı çıkabileceğini hatta geçmiş yıllara nazaran hacmini artırabileceği bir başka alanın da ticaret olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Hedefimiz, ticaret hacmini yıllık 100 milyar ABD dolarına ulaştırmaktır. Geride bıraktığımız günlerde enerji iş birliği alanında büyük ilerlemeler kaydettik. Türkiye, Rusya'nın doğalgaz ihracatı büyüklüğü bakımından ikinci pazarı oldu bile. Türk ekonomisi istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ederken Rusya ile Rus doğal gazının ihracını yıllık 15 milyar metreküp daha artıracak yeni doğalgaz boru hattının inşası konusunda da anlaştık. Güneydoğu Avrupa ülkelerini doğalgaz ithalatında tek güzergaha bağlı olmaktan kurtaracak ikinci doğalgaz hattının inşasıyla ilgili görüşmelere artık hazırız.

Türkiye'nin güney kıyısında 2023 yılında faaliyete geçmesi hedeflenen Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili ortak çalışmalarımızı da sonuna kadar götürmeyi arzu ediyoruz. Türk iş dünyası için Rusya, inşaat sektöründe önemli bir hedef ülke haline geldi. Türkiye, başta ticaret olmak üzere pek çok alanda yeni öneriler sunabilecek bir ülkedir. Türkiye, son yıllarda Ruslar için turizmde de en popüler ülkelerden biri oldu. İçtenlikle, çok sayıda Rus'un 2017 yılında Türkiye'yi tekrar ziyaret edeceğini ümit ediyoruz. Size kucak açılacağından emin olabilirsiniz."

Başbakan Yıldırım: Rusya Esad'a karşı daha etkili olmalı

Başbakan Binali Yıldırım, Rusya'nın Suriye rejimine karşı daha etkili bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti.

Başbakan Yıldırım: Rusya Esad'a karşı daha etkili olmalı

Yıldırım, Rus haber ajansı Ria Novosti'ye verdiği mülakatta, iki ülke ilişkileri ve bölgede yaşanan gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

TÜRK LİRASI VE RUBLE İLE TİCARET

Başbakan Yıldırım, "İki ülkenin ulusal para ile ticaret yapmaya geçişi konusunda bir ilerleme kaydedildi mi? Bunu engelleyecek unsur var mı?" yönündeki soruya, "Bu meseleyi görüştük. Rus tarafı da bu konuyla çok ilgileniyor. Merkez bankaları bunu hayata geçirmek için çalışmalara başladı bile ve bunun gerçekleşmesi için bazı teknik meseleler üzerinde çalışılması gerekiyor." yanıtını verdi.

"Moskova'daki müzakerelerde Suriye konusuna da değinildi mi? Rusya ve Türkiye'nin Suriye konusundaki tutumları birbirine yaklaştırılabildi mi?" sorusu üzerine Yıldırım, "Bu aşamada birbirimizi daha iyi anladığımız kesin. Suriye krizinin çözümünün geliştirmesi konusunda yaklaşımımız aynı." değerlendirmesinde bulundu.

"SURİYE'DE ZARAR GÖREN İNSANLARA YARDIM ETMELİYİZ"

Yıldırım, "Rusya ile Suriye muhalefeti temsilcileri arasında sözde Ankara'nın ara buluculuğunda, Türkiye'de müzakereler yapıldığı" iddiaları hatırlatılarak, "Bunlar gerçeği yansıtıyor mu? Bugün Suriye'nin ulusal koalisyonu, müzakerelerin yapıldığını ancak bir sonuca varılamadığını bildirdi, bunları nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine şunları belirtti:

"Bu doğrultuda çalışmalar elbette yürütülüyor. Burada çözüm geliştirme ve krizden çıkış yolu bulma meselelerine ağırlık vermek gerekiyor. Türkiye çok ciddi katkıda bulundu ve Suriye topraklarında akan kanı durdurmak için bu katkılarına devam etme niyetinde ancak rejim temsilcileri bu konuda dürüst değiller. Burada, Rusya'nın rejime karşı duruşunun daha etkili olması yararlı olabilirdi ancak ortak çabalarımıza devam ediyoruz. Ateşkesi sağlamamız ve orada zarar gören insanlara yardım eli uzatmamız gerekiyor."

"AVRUPA BİRLİĞİ ÇİFTE STANDART UYGULUYOR"

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin dondurulduğu anımsatılarak, "Bu durumda Ankara, AB’ye üyelik talebini geri çekmeyi düşünüyor mu?" sorusu üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:

"Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri çok eskiye dayanıyor. İlişkileri bazen iyi gelişiyor, bazen de krizler yaşanıyor. Her devletle bunlar mümkün, Rusya ile de olduğu gibi. Avrupa Birliği'nin aldığı karar çok önemli değil. Bu durum, yakın zamanda Rus Sputnik ajansına yönelik alınan karar ile aynı. Avrupa Birliği, Sputnik'in yaptığı haberlerden memnun değil, bu yüzden bu ajansı kısıtlamak istiyor. Bir yandan ifade özgürlüğünden bahsediyor diğer yandan bunu sadece kendi lehine kullanıyor. Bu, çifte standart politikasıdır.

"TÜRKİYE'SİZ BİR AVRUPA, GÜVENLİ DEĞİLDİR"

Ancak Avrupa Birliği'ne üyelik talebimizi geri çekme kararı almadık ve almayacağız. Avrupa Birliği'nin bizim için değil kendi geleceği için attığı adımları iyi düşünmesi gerekiyor. Avrupa Birliği'nin geleceği ve güvenliği ise Türkiye olmadan mümkün değil. Hem Rusya'nın hem de Türkiye'nin Avrupa Birliği ile çeşitli alanlarda birleştiği konular var. Bu yüzden karar aldıklarında bu kararların hangi neticeleri doğuracağını iyi düşünmeleri gerekiyor."

 

imamlarına operasyon

FETÖ imamlarına operasyon

16 ilde FETÖ operasyonu

İstanbul merkezli 16 ilde FETö operasyonu düzenleniyor..

16 ilde FETÖ operasyonu

İstanbul merkezli 16 ilde FETÖ’nün Türkiye ve İstanbul imamlarının da aralarında bulunduğu 58 kişinin yakalanması için 66 ayrı adrese eş zamanlı operasyon başlatıldı. 100 ekibin görev aldığı operasyonda FETÖ’nün emniyet imamı “Kozanlı Ömer” kod isimli Osman Hilmi Özdil’de gözaltı listesinde bulunuyor.

İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ’ye yönelik “Türkiye”,”İstanbul” ve üst düzey “Emniyet” imamlarına yönelik operasyon başlattı.

16 İLDE "İMAM" OPERASYONU

İstanbul merkezli 16 ayrı ilde aralarında “Kozanlı Ömer” kod isimli Ozman Hilmi Özdil’in de aralarında bulunduğu, “Türkiye İmamı”, “İstanbul İmamı” ve “Emniyet İmamı”nın da aralarında bulunduğu 58 kişinin yakalanması için 66 ayrı adrese eş zamanlı operasyon başlatıldı.

DOKTOR, SUBAY, POLİS, ÖĞRETMEN HER MESLEKTEN İMAM VAR

Operasyonlarda 100 ekip görev alırken, gözaltına alınacak olan FETÖ üyelerinin 9’unun üst düzey abi, 17’sinin meslek abileri olduğu öğrenildi. Gözaltı listesinde bulunan FETÖ üyelerinin, doktor, öğretmen, subay, mühendis, muhasebeci, esnaf, araştırma görevlisi ve emniyet personeli gibi meslek guruplarından oldukları öğrenildi.

16 ilde 70'e yakın adreste arama yapılıyor... Türkiye'nin emniyet imamı de listede.

9'u üs düzey 58 kişi için gözaltı kararı var.

 

O gece neredeydiniz?

O gece neredeydiniz?

Kamuda memur ihraçlarıyla başlayan ile mücadelenin ikinci ayağı üst düzey bürokratlara sıçradı. gecesi Ankara dışında olan şüpheli 400 bürokrat soruşturuluyor

girişimi gecesi ve hemen öncesinde Ankara'yı terk eden 400 bürokrat mercek altına alındı. TÜBİTAK, TİB, Başbakanlık, bakanlıklar gibi kritik kurumlarda görev yaptığı belirlenen bürokratların ByLock kullanıp kullanmadıkları, telefon irtibatları, mail hesapları tek tek araştırılıyor. 15 Temmuz gecesi nerede olduklarına, neden şehirden ayrıldıklarına ilişkin sorular da yöneltiliyor. Bugüne kadar kamuda yaklaşık 80 bin kişi görevden alındı, açığa alınan 50 bin kişiyle ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturmanın bir diğer ayağı da üst düzey bürokrasiye uzandı. Darbe gecesinden hemen önce Ankara dışına çıkan ya da ailesini gönderen bürokratlara ilişkin ayrı bir çalışma yürütülüyor. MİT ve emniyetin özel yazışma programlarındaki paylaşımlar, telefon konuşmalar, ekonomik networklar üzerinden yürütülen para trafiğini dikkate alarak ortaya çıkardığı risk grubuna 400'e yakın isim takıldı.

İFADELER IŞIK TUTTU
Gözaltına alınanların ifadeleri, gizli tanıklar, itirafçıların verdiği bilgilerin soruşturmayı genişlettiği belirtildi. Soruşturmayı yürüten yetkililer, "Doğal akış dışında kısa sürede terfi eden, özel görevlere getirilmiş isimler var. Bu isimlerden bazılarının 15 Temmuz gecesi Ankara'da olmadıklarına yönelik ifade, ihbarlar dikkate alınarak inceleme başlatıldı. Bazıları tatil, toplantı, konferans gibi gerekçeler gösterdi. Gerçekliği inceleniyor" değerlendirmesini yaptı.

O gece neredeydiniz?

O gece neredeydiniz?

Kamuda memur ihraçlarıyla başlayan ile mücadelenin ikinci ayağı üst düzey lara sıçradı. gecesi dışında olan şüpheli 400 bürokrat soruşturuluyor

O gece neredeydiniz?

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve hemen öncesinde 'yı terk eden 400 mercek altına alındı. TÜBİTAK, TİB, Başbakanlık, bakanlıklar gibi kritik kurum- larda görev yaptığı belirlenen bürokratların ByLock kullanıp kullanmadıkları, telefon irtibatları, mail hesapları tek tek araştırılıyor. gecesi nerede olduklarına, neden şehirden ayrıldıklarına ilişkin sorular da yöneltiliyor. Bugüne kadar kamuda yaklaşık 80 bin kişi görevden alındı, açığa alınan 50 bin kişiyle ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturmanın bir diğer ayağı da üst düzey bürokrasiye uzandı. Darbe gecesinden hemen önce Ankara dışına çıkan ya da ailesini gönderen bürokratlara ilişkin ayrı bir çalışma yürütülüyor. MİT ve emniyetin özel yazışma programlarındaki paylaşımlar, telefon konuşmalar, ekonomik networklar üzerinden yürütülen para trafiğini dikkate alarak ortaya çıkardığı risk grubuna 400'e yakın isim takıldı.

İFADELER IŞIK TUTTU
Gözaltına alınanların ifadeleri, gizli tanıklar, itirafçıların verdiği bilgilerin soruşturmayı genişlettiği belirtildi. Soruşturmayı yürüten yetkililer, "Doğal akış dışında kısa sürede terfi eden, özel görevlere getirilmiş isimler var. Bu isimlerden bazılarının 15 Temmuz gecesi Ankara'da olmadıklarına yönelik ifade, ihbarlar dikkate alınarak inceleme başlatıldı. Bazıları tatil, toplantı, konferans gibi gerekçeler gösterdi. Gerçekliği inceleniyor" değerlendirmesini yaptı.

Başsavcılığın gizli belgesi darbecinin kasasında çıktı

Başsavcılığın gizli belgesi darbecinin kasasında çıktı

Ankara Başsavcılığı öncesi, ne katılanların olduğu bin 17 kişilik listeyi “gizli” koduyla Genelkurmay’a gönderdi. Liste Genelkurmay Personel Başkanı ’nun odasından çıktı

Ankara Başsavcılığı, öncesi 'nün mali yapısı, soru hırsızlığı, usulsüz dinleme gibi faaliyetlerine ilişkin soruşturmaların yanı sıra TSK içindeki yapılanmasıyla ilgili yaptığı çalışma sonucu istihbarat analiz raporu hazırladı. Raporda, aralarında FETÖ'nün kumpas soruşturmalarında da imzası bulunan bin 17 kişinin ismi yer aldı. Başsavcılık, hazırladığı raporu, 2016 yılı içerisinde "gizli" koduyla Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdi. Raporda, Milli Güvenlik Kurulu'nca terör örgütü ilan edilen FETÖ'nün mensubu olduğu değerlendirilen bu kişilerin 2016 YAŞ'ta terfi ettirilmemesi, ihraç edilmesi gerektiği vurgulandı. Gizli olarak gönderilen söz konusu raporun ise eski Genelkurmay Personel Başkanı 'nun eline geçtiği ortaya çıktı. Talu'nun yanı sıra general, binbaşı, yüzbaşı ve teğmenlerin isimlerini içeren listeyi gören FETÖ'cülerin deşifre olduklarını anlayarak 2016 YAŞ'ı beklemeden 15 Temmuz'u gerçekleştirdiği kaydedildi. Darbe girişiminin ardından savcılığın talimatıyla Genelkurmay Başkanlığı'nda arama yapılmıştı.

KASASINDA ÇIKTI
Talu'nun odasında yapılan aramada, kilitli kasada, Başsavcılığın Genelkurmay'a gönderdiği "gizli" kodlu rapor da çıktı. Söz konusu raporun 2016 YAŞ'ta değerlendirileceği ve birçok ismin emekliye sevk edilebileceği, bu nedenle darbe girişimi için YAŞ'tan önce düğmeye basıldığı belirtildi. Savcılığın söz konusu listede yer alan isimlerden kaçının darbeye katıldığı ve tutuklu olduğuyla ilgili analiz çalışması devam ediyor.

LİSTENİN BAŞI ÖZTÜRK
Başsavcılığını Genelkurmay'a bildirdiği bin 17 kişilik listede, darbe girişiminde yer alan önemli isimlerin olduğu öğrenildi. Bunların başında darbe girişiminin 1 numarası olarak gösterilen geliyor. Listedeki diğer kritik isimlerin ise, "Eski Genelkurmay Stratejik Dönüşüm Başkanı Mehmet Dişli, eski Genelkurmay Harekat Plan Daire Başkanı Baki Kavun, eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Mustafa Özsoy, eski Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Plan Harekat Başkanı Vekili Tuğamiral İrfan Arabacı, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Ömer Faruk Harmancı, Deniz Kuvvetleri Denetleme Değerlendirme Başkanı Ali Murat Dede, eski Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse, Kabil Eğitim, Yardım ve Danışma Komutanı Şener Topuç, Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik Komutanlığı Kurmay Başkanı Sami Balcı, Kastamonu Jandarma Bölge Komutanı Faruk Bal ile Akın Öztürk'ün damadı Yarbay Hakan Karakuş"un olduğu bildirildi.

’in sözcüsünü dinleyecekler

Fethullah Gülen’in sözcüsünü dinleyecekler

ABD Kongresi’nin, Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu, Türkiye’deki darbe sonrası yaşananları dinlemek üzere Fetullah Gülen’in sözcüsü ve kişisel çevirmeni Alp Aslandoğan’ı davet etti

ABD Kongresi'nin Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerindeki insan hakları ihlallerini takip etmek için kurduğu ABD Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu skandal bir karara daha imza attı. Komisyon Türkiye'de 15 Temmuz ve sonrasında yaşananları Fetullah Gülen'in sözcüsü ve kişisel çevirmeni Alp Aslandoğan'dan dinleyecek. ABD Senatosu'ndan 7 ve Temsilciler Meclisi'nden 9 üyenin bulunduğu komisyon Helsinki Komisyonu olarak da biliniyor. 1976'da kurulan komisyon ABD'nin bağımsız bir devlet organı olarak demokrasiyi güçlendirmek ve insan haklarını desteklemek üzere gerçekleştirdiği aktivitelerine Türkiye'deki darbe sürecini de ekledi. Yarın gerçekleştirilecek Türkiye brifingine, Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı Ortak Değerler İçin İttifak'ın yöneticisi Alp Aslandoğan dışında, PEN Amerika'dan Dr. Karin Karlekar da konuşmacı olarak davet edildi. Brifingde şimdilik Türkiye'yi eleştiren isimler dışında kimse konuşmacı değil.

BAŞKAN FETÖ SEMPATİZANI
Komisyonun Başkanı, Cumhuriyetçi Milletvekili Chris Smith'in Fetullahçı Terör Örgütü'ne sempatisi biliniyor. Smith, darbe girişiminden bir gün önce ABD Kongresi'ne gönderdiği konuşmasında Gülenciler'i, "Eğitime önem veren, ılımlı ve İslami kentsel bir hareket" diyerek övmüştü. Komisyonun Başkan Yardımcısı Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker ise 2015'te ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e yönelik 'nün desteğinde hazırlanan bir mektubun eş imzacılığını yapmıştı. Amerikan medyasına göre Gülenciler'in kampanyasına bağış yaptığı isimler arasında senatör Wicker da var.

Bu haber 10583 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor: Komutanları terfi ve emeklilikleri masada
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor:...
"Terörsüz Türkiye" komisyonu mesaiye başladı! Kurtulmuş'tan...