Wimmer: Erdoğan diz çökmeyince darbeye kalkıştılar

Wimmer: Erdoğan diz çökmeyince darbeye kalkıştılar

-Marmaris iddianamesi: Baskını yöneten Tümgeneral Sönmezateş, “Teslim ol deyin... Direnirlerse çatışın” dedi. Ancak sanıklar suikast planlıyordu, beyanları samimi değil -Darbe Komisyonu ağır hasar gören Özel Harekât’ı ziyaret etti. Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı o geceyi, “Kandil’e atmadıkları bombayı bize attılar” sözleriyle anlattı

01 Aralık 2016 - 21:55 - Güncelleme: 01 Aralık 2016 - 21:58

Giriş Tarihi: 01.12.2016 03:27 Son Güncelleme Tarihi: 01.12.2016 07:02

Erdoğan’ı öldürmeye gittiler

Erdoğan’ı öldürmeye gittiler

Marmaris iddianamesi: Baskını yöneten Tümgeneral Sönmezateş, “Teslim ol deyin... Direnirlerse çatışın” dedi. Ancak sanıklar suikast planlıyordu, beyanları samimi değil

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki oteli basarak 2 polisi şehit eden suikastçılara 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet istenen 221 sayfalık iddianamede, suikast timinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a suikast hazırlığı içinde oldukları, sağ teslim alma konusundaki beyanlarında samimi olmadıkları ifade edildi.

'SEN EKİBİ KUR, SİLAHLARI BEN BULURUM'
İddianameye göre, baskını planlayıp yöneten Gökhan Şahin Sönmezateş, 14 Temmuz'da Ankara'da, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli olan ve suikastçıların komutanlığını yapan Binbaşı Şükrü Seymen'e, "Sen dahil 12 kişilik tim hazırla. Silahı, teçhizatı, helikopteri ben tedarik edeceğim. TSK yönetime el koyacak" dedi.
Suikast timindeki Özel Kuvvetler personelini Binbaşı Şükrü Seymen, MAK personelini Taner Berber, SAT personelini de Özay Cödel seçti. Şükrü Seymen gruba "Cumhurbaşkanı'nın yanında 3-4 kişilik bir koruma ekibi var ve tatil modundalar. Operasyonu Özel Kuvvetler yapacak, MAK ekibi geri emniyeti alacak" dedi. Gökhan Şahin Sönmezateş de, "Teslim ol çağrısı yapılacak. Silahlı mukavemet olursa çatışılacak" dedi.

ERDOĞAN'IN YERİNİ YAVERİ SÖYLEDİ
Suikastçılar, Çiğli 2. Ana Jet Üssü'nde hazırlık yaparken, saat 00.05'te üsse gelen Cumhurbaşkanlığı başyaveri Ali Yazıcı, Erdoğan'ın yerini haber verdi.
2'si Cougar, biri de Sikorsky 3 helikopterle saat 03.30'da otel bahçesine giren suikastçılar, "Tayyip'in villaları nerede" diyerek, Cumhurbaşkanını aramaya başladı. Binbaşı Şükrü Seymen, koruma polisi Mehmet Çetin'i şehit etti. Seymen, Emniyet Amiri Murat Bayrak'ı da, "Nerede o hırsız? Nereye gittiğini söyle yoksa bacağına ateş ederim" diye tehdit etti. Şükrü Seymen ayrıca polislere, "Silahsız olarak dışarıya çıkın yoksa içeriye roket atacağım" diye bağırdı.

PİLOTTAN, GÜLEN BEDDUASI ÇIKTI
Zekeriya Kuzu kaçarken, polislerden Mustafa Üstündağ, Metin Yılmaz ve Hamza Eroğlu'nun kimlikleri ile cüzdanlarını da gasp etti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı bulmayan darbeciler, Sönmezateş'in helikopterden verdiği talimatla polisleri, "Arkanızı dönerseniz ölürsünüz" diye tehdit edip otelden ayrıldı.
Sikorsky helikopterden koruma polislerine ateş açan Haldun Gülmez'in üzerinden çıkan, el yazısı ile yazılmış "H.E. Duaları" (Hoca Efendi Duaları) başlıklı kâğıtta, "Kulun Tayyip Erdoğan'ın şerrinden, ordularının, etbaının ve taraftarlarının şerrinden, cin ve insanların şerrinden kendinden başka ilah olmayan ve semayı, yerin üzerine izni olmaksızın düşmekten alıkoyan Allah'a sığınırım (...)" şeklindeki Fetullah Gülen bedduası çıktı.

Wimmer: Erdoğan diz çökmeyince darbeye kalkıştılar

Wimmer: Erdoğan diz çökmeyince darbeye kalkıştılar

Almanya'nın önde gelen siyasetçilerinden Willy Wimmer, darbe girişimiyle iilgili çok çarpıcı açıklamalara imza attı. FETÖ'cülerin arkasında AB ve ABD'nin olduğunu net bir şekilde ifade eden kurt siyasetçi, 'Erdoğan'a diz çöktüremedikleri için darbeye kalkıştılar' dedi.

15 Temmuz kanlı darbe girişimiyle ilgili Batı ve ABD’ye yönelik en ağır eleştiriler, Avrupalı üst düzey bir yetkiliden geldi. 1988 yılında Almanya’da siyasete atılan ve Alman Savunma Bakanlığı Devlet Sekreterliği’nin yanı sıra, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Willy Wimmer, Türkiye’deki darbe girişimine ilişkin Avrupa basınına konuştu.

BATI'NIN TAVRI İLİŞKİLERİ KOPARDI

Fransız ve Alman radyolarında pek çok programa katılan Wimmer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı karşısındaki dik duruşunun Avrupa’da rahatsızlığa neden olduğunu ve darbe girişiminin bu sebeple tertip edildiğini belirtti. Türkiye’nin ABD’den bağımsız bir şekilde bölgede önemli atılımlara karar verdiğini ve bu gelişmelerin Washington’da deprem etkisi yarattığını vurguladı. Wimmer şu ifadeleri kullandı: “Batı’nın ‘ya hep ya hiç’ tavrı, Türkiye ile aralarında büyük bir uçurum oluşmasına sebebiyet verdi.

SALAKLIKLARI TÜRKİYE'Yİ KAYBETTİRDİ

15 Temmuz darbe girişimini başarılı bir şekilde bertaraf eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu saldırıdan da güçlenerek çıktı. Darbenin emri açıkça Washington’dan verildi. ABD, darbe girişiminde Türk askeri içindeki unsurlara yardımcı oldu. Amaç, Rus uçağının düşürülmesinin ardından gelişen Ankara-Moskova ilişkilerini onarmayacak bir yönetimdi. Türkiye’deki İncirlik Üssü’nün darbe girişimi için kullanıldığını bilmeyen yok. Ve bu darbe girişimi açık bir mesaj iletiyordu. “Eğer Türkiye hem NATO’da kalıp hem de Rusya ile yakın politika izlemeye devam ederse, ona bir ders vermek gerekirdi”. Türkiye karşıtı yayınlarıyla bilinen CNN’nin, darbe girişiminden 2 gün önce ünlü muhabir Amanpour’u Türkiye’ye göndermesine dikkat çeken Wimmer, “Askeri darbe büyük bir hataydı. Sonuç olarak yaptıkları salaklıklar Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırarak Şangay’a yakınlaştırdı.

GÜNEY AKIM PROJESİ SON DAMLA OLDU

Darbeden 2 gün önce CNN ve onun deneyimli gazetecisi Amanpour Türkiye’ye gönderilmişti” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin, ‘Güney Akım’ doğalgaz boru hattı projesini veto etmesinin ardından Türkiye’nin Rusya ile birlikte alternatif bir proje gerçekleştirdiğine dikkat çeken Wimmer, “Güney Akım doğalgaz boru hattı projesi AB tarafından veto edilince, Türkiye Rusya ile birlikte alternatif bir proje geliştirdi. Türk akımı, ABD’nin çıkarlarını baltalıyordu. Amerika hegemonyasını tehdit eden Türkiye’ye bir ders verilmesi kararlaştırıldı” ifadelerini kullandı. NATO’nun Türkiye’yi zor pozisyona düşüren kararlarını hatırlatarak, “Afganistan ve Mali arasındaki bölge ABD tarafından ateşe verildi. Bu bölgenin kilit noktasını ise Türkiye oluşturuyordu. Bölge için çok sayıda plan oluşturuldu. Bu yüzden Türkiye, NATO’nun hedefi oldu” şeklinde konuştu.

Rus uçağını Amerika düşürdü

Moskova ile Ankara arasında krize neden olan Rus savaş uçağının düşürülmesiyle ilgili Willy Wimmer önemli tespitlerde bulundu. Krizin hemen öncesinde, bölgede denklemleri değiştirecek bazı imzaların atılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Wimmer, “Erdoğan’ın Moskova’yı ziyaret etmek istemesi ve ABD’yi zora sokacak bir dizi anlaşmalara imza atmak istemesi bardağı taşıran son damla oldu. İlk olarak ABD, bir Rus uçağını düşürttü. Teknik olarak bir avcı uçağı, bombardıman uçağını düşüremez. Bunun için radar uçağına ihtiyaç var ve ABD’ye ait bir radar uçağı bu iş için görev aldı. Böylece araları bozuldu. Türkiye’nin bu olayla hiçbir ilgisi yoktu. Amerikalıların amacı bu manevralarla savaş çıkarmaktı” dedi.  (Güneş)

Pakistanlı senatör: Erdoğan Asya'nın aslanı

Pakistanlı senatör: Erdoğan Asya'nın aslanı

Türkiye, Pakistanlı üyenin 'Asya'nın bir aslanı var, o da Erdoğan' diye konuştuğu toplantıda Asya Parlamenter Asamblesi'nin başkanlığına seçildi.

Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’nde Enerji Kulübü’nün ardından Asya Parlamenter Asamblesi başkanlığı da seçildi. Bu sırada Pakistanlı Senatör’ün söyledikleri büyük alkış topladı.

Türkiye, Avrupa Birliği’yle (AB) yaşadığı gerilimin gölgesinde, Asya’da gövde gösterisi yapıyor. Geçtiğimiz günlerde, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Enerji Kulübü Başkanlığını üstlenen Türkiye, bu kez Rusya’dan Çin’e, Hindistan’dan İran’a kadar süper güçlerin üyesi olduğu Asya Parlamenter Asamblesi’nin (APA) başkanlığına seçildi.

İKİ YIL TÜRKİYE BAŞKAN

Kamboçya’daki toplantıda tarihi bir oylama gerçekleştirildi. Türkiye’nin, APA Dönem Başkanlığı için rakipleri Çin ve Pakistan’dı. Ancak, Türk heyetinin yoğun lobisiyle Çin’e “Bekle” mesajı verildi. Pakistan da Türk heyetiyle görüşme sonrası ikna olarak, Türkiye’nin Başkanlığına destek verdi. 41 üye ülkenin bulunduğu ve 20 de gözlemci ülkenin katıldığı oylamada Türkiye, iki yıllığına APA Dönem Başkanı seçilmiş oldu. Oturumda, Pakistanlı Senatör Mushahid Husain’in, “Asya’nın artık aslanı var; o da Recep Tayyip Erdoğan’dır” sözleri, Türkiye ve Cumhurbaşkanı’na yönelik ilginin tescili oldu. Türkiye toplantıda en çok konuşulan ülkeydi.

APA’NIN STRATEJİK ÖNEMİ VAR

Henüz, Avrupa Parlamentosu kadar etkili olmasa da, APA’nın Asya’daki siyasi kararlarda etkisi bulunuyor. Asambleye, Çin’den Rusya’ya, Hindistan’dan İran’a, S. Arabistan’dan Pakistan’a, Endonezya’dan Malezya’ya kadar toplam 41 ülke üye. Kazakistan ve Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetlerinin de üye olduğu organizasyonun gözlemci ülkeleri arasında; Japonya, Azerbaycan ve Katar’ın da aralarında olduğu 20 ülke bulunuyor.

İlk kez bu göreve seçildik

Türkiye’yi, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın’la birlikte tarihi toplantıda temsil eden APA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk de, alınan sonucun önemine dikkati çekti. Türkiye’nin ilk kez APA’nın Dönem Başkanı seçildiğini hatırlatan Kayatürk, “Burası Asya’da çok etkin bir platform ve biz de iki yıl boyunca burayı çok iyi kullanacağız” dedi.

Ev sahipliği yapacağız

Asamblenin her toplantısına Cumhurbaşkanları, Meclis Başkanları dahil 300-350 milletvekilinin katıldığını vurgulayan Kayatürk, iki yıl boyunca Türkiye’nin bu organizasyonlara ev sahipliği yapacağının altını çizdi. Avrupa’nın “Avrupa Parlamentosu” gibi, APA’nın da “Asya Parlamentosu” oluşturma çabasında olduğuna dikkati çeken Kayatürk, “Burası, Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin hiç ihmal etmediği, büyük önem verdiği bir yapı. Batı işine geldiği gibi davranıyor olabilir ama burası öyle değil. Biz de gerekli çalışmaları yapacağız” ifadesini kullandı. (Akşam)

Kandil’e atmadıkları bombayı bize attılar

Kandil’e atmadıkları bombayı bize attılar

Komisyonu ağır hasar gören Özel Harekât’ı ziyaret etti. Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı o geceyi, “Kandil’e atmadıkları bombayı bize attılar” sözleriyle anlattı

Meclis 15 Temmuz Girişimini Araştırma Komisyonu, darbeciler tarafından bombalanan, 44'ü çı 51 şehit veren Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanlığı'nı ziyaret etti. Kampusta o gece hayatını kaybedenlerin anısına yapılan anıta karanfiller bırakan komisyon üyeleri hain geceye ilişkin bilgi aldı. İlk olarak Özel Harekât Eğitim Şube Müdürü Korhan Güler o geceye ait sunum yaptı. Darbe girişimini 21.45 civarında hem arkadaşlarının hem de medya aracığıyla öğrendiklerini belirten Güler şunları söyledi: "İlk bombayı 23.08 civarında Havacılık Daire Başkanlığı'na atıldı. Burada 7 arkadaşımız şehit oldu. Araçlarımızın çoğunluğu Güneydoğu'da terör bölgesindeydi. Muayenesi yapılmamış zırhlı araçlar fabrikadan çıkarılarak silahlandırıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TRT, Jandarma Genel Komutanlığı gibi kritik yerlere ekipleri gönderdik. İkinci bomba 00.03 civarında araçlara binerek müdahaleye giden arkadaşlarımıza atıldı. 44 arkadaşımız da burada şehit oldu. Ankara dışında okullarda 4 bin 5 bin personeli Ankara'ya çağırdık. Bir personelimizin eşi geldi, silahlanıp görev almak istiyordu, ama kocasının orada şehit olarak yattığını bilmiyordu.

KARARTMA YAPTIK
Hava saldırılarına karşı karartma uyguladık. Bombaların ardından çıkan yangını söndürmek için itfaiyeyi aradık. Ancak can güvenliği nedeniyle tereddüt yaşandığı için itfaiye gelmedi. Arkadaşlarımız gidip itfaiye araçlarını alıp getirerek yangını söndürdüler. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne keskin nişancılar yerleştirildi. Yapılan operasyonla Jandarma Genel Komutanlığı'nda 150-200 kişi teslim alındı. Şırnak'ta başta olmak üzere terör bölgesindeki arkadaşlarımız terörle mücadeleyi bırakarak buradaki operasyonlara katıldı."

PARTİGÖÇ BU İŞİ PLANLADI
O gece Özel Kuvvetler Daire Başkanı olan Sivas Emniyet Müdürü Turan Aksoy ise "Genelkurmay Başkanlığı'ndan bilinmeyen numaradan biri beni arayarak sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Ben de kendisine küfrederek telefonu kapattım. 51 şehidimiz vardı. O acıya rağmen kritik yerlere arkadaşlarımızı sevk ettik. FETÖ'cüler havalanmasın diye 3 kez Akıncı Üssü'ndeki pistleri bombalattık. Mehmet Partigöç bu işin planlayıcılarından biridir. O gece bazı savcılar bize karşı lakayt davranışlar gösterdi. Sonradan o savcılar FETÖ'den tutuklandı. 17 -25 Aralık darbe girişiminin ardından bin iki yüz kişinin ilişiğini kestik."

KANDİL YERİNE BİZE...
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz ise "17- 25 Aralık'tan sonra bizim 3 yılda kat ettiğimiz mesafe vardı. Psikolojik üstünlüğümüz vardı. Onu yakalayamamış olsaydık polis o gece sokaklarda bu kadar rahat edemezdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı ise "Sayın Cumhurbaşkanımız 17-25 Aralık'ta dik durmasaydı darbe yapmaya ihtiyaçları bile kalmazdı. Bazen Kandil'e atmaya kıyamadıkları bombaları buraya attılar" diye konuştu.

TERÖR ARŞİVİ SULAR ALTINDA
Ankara İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan da darbe girişimi gecesi bombalanan Ankara Emniyeti'nin boruların patlaması sonucu sular altında kaldığını kaydederek "Cumhuriyetle yaşıt olan terörün arşivi sular altında kaldı. Arkadaşlarımız tek tek ütüleyerek yüzde 99'unu kurtardılar o arşivin.Yoksa terörle mücadele hafızası biterdi" dedi. Komisyon Başkanı Reşat Petek ise "ByLock sistemini FETÖ ile beraber, PKK mensuplarının kullandığı ortaya çıkıyor. Bu da gösteriyor ki şer güçler arasında ciddi bir ittifak var. Kuklalar benzer merkezlerden uluslararası odaklardan üzerimize salınmış, idare ediliyor" diye konuştu.

ÖSYM'NİN KOZMİK ODASINA OPERASYON
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'ndaki (ALES) usulsüzlük iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının (ÖSYM) "kozmik odası" olarak bilinen Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı'nda arama yapıldı. Usulsüzlük iddiaları nedeniyle Türkiye genelinde özellikle son 5 yıldır yapılan merkezi sınavları mercek altına alan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ALES ile ilgili iddialar üzerine de soruşturma başlatmıştı. ALES ile ilgili soruşturma, KPSS soruşturmasından ayrı yürütülüyor. ÖSYM'de soru hazırlama biriminde toplanan sorular, matbaaya giderken TÜBİTAK'ın geliştirdiği "sır cihazı" adı altında bir cihaza kaydediliyordu. Soruşturma kapsamında sınavlarda soruların "sır cihazı"na yüklenirken Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından yedeklenerek dışarıya sızdırıldığı tespit edilmişti

: 'den etti!

Son dakika: Kılıçdaroğlu CHP'den istifa etti!

Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl tarafından ihraç talebiyle disipline sevk edilmesine tepki gösteren Celal CHP’den ettiğini söyledi.

Celal konuyla ilgili yaptığı yazılı basın açıklamasında "Feto'nun Didim Belediyesi ile olan ilişkisini ortaya çıkarmak için yaptığım yürüyüşten kaynaklı Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl beni kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmiş. Onur duydum. Çünkü, ben mücadelemde haklıyım ve haklılığım ilerleyen günlerde ortaya çıkacaktır. CHP Genel Merkezi, ilke ve inkılaplarına sahip çıkan, Feto'ya ve yardakçılarına karşı duran, ülkesine, milletine, partisine bağlı olan beni disipline sevk etmiş ancak Feto'nun belediyeler imamı olduğu kesinleşen Erkan Karaaslan ile içli dışlı olan, CHP'ye 2014 yerel seçimlerden 3 ay önce kayıt ettirilmiş olan, siyasi geçmişi belli olmayan, Fetocularla kol kola olan Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay'ı içine sindirebilmiş. Böyle bir kişiyi içine sindirebilen bir parti ile benim zaten işim olmaz. Kaldı ki CHP yönetimi Atatürk'ün fotoğrafını kaldırıp çöpe atanı değil, bunu açığa çıkaranı atıyor. Atatürk anıtını söküp Didim Belediyesi çöplüğüne atan Deniz Atabay'ı değil, beni partiden atıyor. Feto'nun okullarına yardım eden Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ı değil, Atatürkçü vatanına milletine sadık Birgül Ayman Güler'i atıyor. Ve daha neler neler… Bunca olanlardan sonra aklıma gelen soru şu; Acaba Genel Merkez yöneticileri beni ve Atatürkçüleri partiden atmak için talimatı Pensilvanya'dan mı alıyor? Bu saatten sonra ben zaten CHP'de durmam. Hiç zahmet etmesinler, istifamı veriyorum. Kamuoyuna saygıyla…" ifadelerine yer verdi.

CELAL KILIÇDAROĞLU'NA NEDEN İHRAÇ TALEBİ İSTENMİŞTİ?

Aydın'ın /PDY'den temizlenmesi amacıyla Söke'den Didim'e yaptığı yürüyüşle gündeme gelmişti. Bu yürüyüşün ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, CHP'den kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, yaptığı açıklamada, Celal Kılıçdaroğlu'nun söz konusu yürüyüşünün sürekli olarak Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile ilişkilendirildiğini ve bunun rahatsızlık yarattığını söyledi.

"Genel Başkanımız 7 kardeşler. Kardeşlerden bir tanesinin farklı bir tutumu var. Bu, Genel Başkanı çok bağlamaz. Başka siyasetçinin kardeşinin ya da bir aile bireyinin yaptığı olumsuzluklar üzerinden bir siyasetçinin yargılanması veya onun üzerinden bir bakış açışı ile yaklaşmak son derece çirkin ama bunu maalesef işte yapıyorlar."

Bingöl, Celal Kılıçdaroğlu'nun CHP üyesi olduğunu hatırlatarak "Genel Başkanımızın talimatıyla Celal Kılıçdaroğlu, kesin ihraç istemiyle disipline verildi." dedi.

Abbas’tan Erdoğan’a ezan teşekkürü

Abbas’tan Erdoğan’a ezan teşekkürü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile dün bir telefon görüşmesi yaptı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abbas'ı, El Fetih'in 7. Kongresi'nde dün yapılan seçimlerde yeniden başkan seçilmesinden dolayı tebrik etti. Erdoğan'ın İsrail'de ezanın hoparlörle yasaklanmasını öngören yasa tasarısına ilişkin ile kaygılarını dile getirdiği, Abbas'ın ise duyarlılığı nedeniyle Erdoğan'a teşekkür ettiği öğrenildi. Görüşmede, Batı Şeria'da 5 bin Filistinliye iş imkânı sağlayacak Cenin Sanayi Bölgesi Projesi'nin hızla ilerlemesinden duyulan memnuniyet de vurgulandı. Öte yandan, İsrail parlamentosu Knesset'te, ezanın hoparlörle okunmasını yasaklamayı öngören yasa tasarısıyla ilgili dün yapılması beklenen oylama ertelendi. Arap asıllı milletvekili Cemal Zahalka "Sağcı İsraillilerin ezana karşı olmasının sebebi ses seviyesinin yüksekliği falan değil, bizatihi onun içeriğidir" dedi. MAHMUT ABBAS'DAN TBMM'YE ZİYARET

haberi: neden 'den etti?

Son dakika haberi: Kılıçdaroğlu neden CHP'den istifa etti?

Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl tarafından ihraç talebiyle disipline sevk edilmesine tepki gösteren Celal CHP’den ettiğini söyledi.

Celal konuyla ilgili yaptığı yazılı basın açıklamasında "Feto'nun Didim Belediyesi ile olan ilişkisini ortaya çıkarmak için yaptığım yürüyüşten kaynaklı Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl beni kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmiş. Onur duydum. Çünkü, ben mücadelemde haklıyım ve haklılığım ilerleyen günlerde ortaya çıkacaktır. CHP Genel Merkezi, ilke ve inkılaplarına sahip çıkan, Feto'ya ve yardakçılarına karşı duran, ülkesine, milletine, partisine bağlı olan beni disipline sevk etmiş ancak Feto'nun belediyeler imamı olduğu kesinleşen Erkan Karaaslan ile içli dışlı olan, CHP'ye 2014 yerel seçimlerden 3 ay önce kayıt ettirilmiş olan, siyasi geçmişi belli olmayan, Fetocularla kol kola olan Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay'ı içine sindirebilmiş. Böyle bir kişiyi içine sindirebilen bir parti ile benim zaten işim olmaz. Kaldı ki CHP yönetimi Atatürk'ün fotoğrafını kaldırıp çöpe atanı değil, bunu açığa çıkaranı atıyor. Atatürk anıtını söküp Didim Belediyesi çöplüğüne atan Deniz Atabay'ı değil, beni partiden atıyor. Feto'nun okullarına yardım eden Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ı değil, Atatürkçü vatanına milletine sadık Birgül Ayman Güler'i atıyor. Ve daha neler neler… Bunca olanlardan sonra aklıma gelen soru şu; Acaba Genel Merkez yöneticileri beni ve Atatürkçüleri partiden atmak için talimatı Pensilvanya'dan mı alıyor? Bu saatten sonra ben zaten CHP'de durmam. Hiç zahmet etmesinler, istifamı veriyorum. Kamuoyuna saygıyla…" ifadelerine yer verdi.

 

CELAL KILIÇDAROĞLU'NA NEDEN İHRAÇ TALEBİ İSTENMİŞTİ?

Aydın'ın /PDY'den temizlenmesi amacıyla Söke'den Didim'e yaptığı yürüyüşle gündeme gelmişti. Bu yürüyüşün ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, CHP'den kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, yaptığı açıklamada, Celal Kılıçdaroğlu'nun söz konusu yürüyüşünün sürekli olarak Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile ilişkilendirildiğini ve bunun rahatsızlık yarattığını söyledi.

"Genel Başkanımız 7 kardeşler. Kardeşlerden bir tanesinin farklı bir tutumu var. Bu, Genel Başkanı çok bağlamaz. Başka siyasetçinin kardeşinin ya da bir aile bireyinin yaptığı olumsuzluklar üzerinden bir siyasetçinin yargılanması veya onun üzerinden bir bakış açışı ile yaklaşmak son derece çirkin ama bunu maalesef işte yapıyorlar."

Bingöl, Celal Kılıçdaroğlu'nun CHP üyesi olduğunu hatırlatarak "Genel Başkanımızın talimatıyla Celal Kılıçdaroğlu, kesin ihraç istemiyle disipline verildi." dedi.

‘Gülen için, elimdeki bombayı patlatırım’

‘Gülen için, elimdeki bombayı patlatırım’

İstanbul’daki ilk 15 Temmuz iddianamesinde itirafta bulunan cuntacılar “Darbe emrini Gülen verdi” dedi. “Gülen için elimdeki bombanın pimini çekerim” diyen subay ile suikast timinin detayları da iddianameye girdi

1 5 Temmuz darbe teşebbüsüne katılan İstanbul'daki askerler hakkında hazırlanan ilk iddianamede, 2 kez Gülen'le yüz yüze görüşen albaydan, "Hoca Efendi için elimdeki bombanın pimini bile çekerim" diyen subaya kadar onlarca delil sıralandı. 189 sayfalık iddianamede ifade ve itiraflarına yer verilen pek çok isim, darbe girişimi emrini veren kişinin Fetullah Gülen olduğunu açıkladı.

ÖKSÜZ, PLANI GÜLEN'E GÖTÜRDÜ

Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız:
Üsteğmenken FETÖ'ye katıldım. 15 Temmuz öncesi 9 günlük bayram tatilinde Ankara'da bazı askerlerle birlikte darbe planlamasına ilişkin toplantı yaptık. Bu toplantıya Adil Öksüz de katıldı. Öksüz, "Ben bu çalışmaları ABD'ye gidip Fetullah Gülen hocama sunacağım" dedi. Darbeye karşı olan generalleri rehin alma görevi bana verildi. Bunlardan ikisini rehin aldım.

Adana'da gizli tanık Sel:
Askeri lise sınavlarına girme teklifini yapan abi bana, "Hoca efendiyi korumak için elinde bir el bombası olsa onun pimini çeker misin, kendini feda eder misin" diye sordu. Ben de "Evet" dedim. Kuleli sınavına girmeden 2 gün önce çıkabilecek 50 soruyu verdiler.

Jandarma Albay Arif Kalkan:
Askeri lisede FETÖ'ye katıldım. Gülen'le 2 kez yüz yüze görüştüm. Birinde Gülen bana 'Baki' kod adını verdi. Toplantıda, Güvercinlik'teki bir kısım generalleri rehin alıp Akıncılar'a götürme görevi verildi. Darbenin talimatını bize Türkiye'de bulunan örgüt yöneticileri aracılığı ile Gülen verdi.

Tutuklu astsubay Rifat Çelik:
15 Temmuz'da 3 kişi helikopterle yükseldik. Binbaşı Ahmet Güzel helikopterdeki üçüncü kişiye devamlı "Abi" diye hitap ediyordu. Bu kişi sivil kıyafetliydi ve tabanca taşıyordu. Hiç konuşmuyordu. Yeşilköy Askeri VIP Apronu'na indik. Binbaşı, "Sıkıyönetim ilan edildi, bundan sonra her emir sorgusuz yerine getirilecek" dedi.

'CEHENNEMİ YAŞATACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı koruma polisi Murat Bayrak:
Otele saldıran teröristler, "Hani lan inlerimize girecektiniz, biz sizin inlerinize girdik. Nerde o? Çabuk söyleyin nereye gitti" diye sordular. Bir polis memuru teröristleri Cumhurbaşkanı'nın kaldığı villaya götürdü. Villayı otomatik silahlarla taradılar.

Marmaris suikast timinden Serkan Elçi:
Zekeriya Kuzu Cumhurbaşkanı'nı bulamayınca koruma polislerine "Size cehennemi yaşatacağız, daha yeni başlıyor" deyip küfretti. "Hani inlerimize girecektiniz, hırsızın evlatları, kafanızı kaldırdığınızda sizleri öldürürüz. Nerede o hangi helikopterle gitti, hangi havalimanına inecek" dedi.

İLK İŞ HAPİSTEKİLERİ ÇIKARMAKTI

İzmir'de Şapka kod adlı gizli tanık:
Telefonuma kurulan program üzerinden sorumlularım olan Cihan ve Osman abileri görebiliyordum. Adil Öksüz bir konuşmasında, 15 Temmuz'da yapılacak ilk işlerden birinin tutukluları çıkarmak olduğunu söyledi. Ayrıca, 'Arkadaşlar biraz önce içerideki odadan büyüğümüzle görüştüm. Sizlere selamı var" demişti. Büyüğümüz dediği kişinin Fethullah Gülen olduğunu düşünüyorum.

Paşa kod adlı astsubay Zekeriya Kuzu:
FETÖ yapılanmasında faaliyet yürüttüm. Sadece kod adını bildiğim bir abi ile sürekli görüşüyordum. Bana 1 dolarlık banknot vererek, bu parayı Gülen'in gönderdiğini ve her zaman cüzdanımda taşımamı söyledi.

Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan:
Örgütün talimatıyla Genelkurmay Başkanı ve 2. Başkanı'nın odasına dinleme cihazı yerleştirdim.

Başbakanlık Özel Kalem Görevlisi Muhammet Uslu:
Dinleme cihazlarını Türkkan'a ben verdim.

Helikopter pilotu Beniz Aldemir:
Ankara Emniyeti'ni bombalayan helikopter pilotları Yarbay Erdal Başlar ve Binbaşı Sadullah Abra ile MİT'e ateş eden Yarbay Murat Karataş ve Binbaşı Taha Fatih Çelik de benim gibi FETÖ mensubu.

Ankara'da sivil hedeflere atış yapan Kara Pilot Yarbay İlkay Ateş:
Küçük yaşlardan itibaren FETÖ bünyesinde yer aldım.

SON DAKİKA: Adana Aladağ'daki yurt yangının nedeni belli oldu

SON DAKİKA: Adana Aladağ'daki yurt yangının nedeni belli oldu

Aladağ'daki yurt yangnıyla ilgili bilirkişi raporunda yangının elektrik panosunun eski olmasından kaynaklandığı belirtildi.

Aladağ Cumhuriyet Başsavcılğı'nın yurt yangını ile ilgili hazırlattığı bilirkişi ön raporunda, yaşamını yitirenlerin, yangın merdiveni kapısının kolu olmadığı için dışarıya çıkamadıkları, yangına binanın ikinci panosundaki şartellerin eskimiş olması ve kaçak akım rolesi bulunmamasından kaynaklandığı görüşü yer aldı.

İş güvenliği uzmanı bilirkişisi, binanın 1'inci katındaki yangın merdivenin kapısının plastik yapıya sahip PVC şeklinde olduğu, bu yangın merdiveni kapısının kollarının bulunmadığı, yangın kapısının dışa açılır şekilde yapıldığı, ancak kapı kolları olmadığından ve kapı açılamadığından buradan çıkıp kurtulan kimsenin olmadığı görüşünü ortaya koydu.

Elektrik ile ilgili uzman ise binanın elektrik ana panosunun arka kısmında bulunan dağıtım panosundan çıkmış olabileceği, şartellerin eskimesinden veya özelliği kaybetmesinden kaynaklı ark olmuşması ve alev almasından çıkmış olabileceğini kaydetti. Ayrıca hazırlanan raporda, yaşamını yitirenlerden 7'sinin ikinci kattaki bir odada olduğu, yangın merdiveninin yanındaki odada ise 4 kişinin cesedinin bulunduğu, 1 kişinin cesedinin ise birinci katta bulunduğu da belirtildi.

Adana'daki yangın faciası hakkında bilirkişi raporu

Faciada yaşamını yitirenlerin yangın merdiveni kapısının kolu olmadığı için dışarıya çıkamadıkları, yangına binanın ikinci panosundaki şalterlerin eskimiş olması ve kaçak akım rolesi bulunmamasından kaynaklandığı görüşü yer aldı.

"KAPI AÇILAMAYINCA KİMSE KURTULAMADI"

İş güvenliği uzmanı bilirkişisi, binanın 1'inci katındaki yangın merdivenin kapısının plastik yapıya sahip PVC şeklinde olduğu, bu yangın merdiveni kapısının kollarının bulunmadığı, yangın kapısının dışa açılır şekilde yapıldığı, ancak kapı kolları olmadığından ve kapı açılamadığından buradan çıkıp kurtulan kimsenin olmadığı görüşünü ortaya koydu.

ESKİ ŞALTERLER YANGINI TETİKLEDİ

Elektrik ile ilgili uzman ise binanın elektrik ana panosunun arka kısmında bulunan dağıtım panosundan çıkmış olabileceği, şalterlerin eskimesinden veya özelliği kaybetmesinden kaynaklı ark oluşması ve alev almasından çıkmış olabileceğini kaydetti.

Ayrıca hazırlanan raporda, yaşamını yitirenlerden 7'sinin ikinci kattaki bir odada olduğu, yangın merdiveninin yanındaki odada ise 4 kişinin cenazesinin bulunduğu, 1 kişinin cenazesinin ise birinci katta bulunduğu da belirtildi.

Terör örgütü PKK'ya ağır darbe!

Terör örgütü PKK'ya ağır darbe!

TSK'dan yapılan açıklamada, 4 Ağustos'dan bu yana Hakkari'de 540, Şemdinli'de ise 69 teröristin etkisiz hale getirildiği duyuruldu.

TSK tarafından yapılan açıklamada, 30 Kasım 2016 tarihinde, alınan anlık bir istihbaratın değerlendirilmesi sonucunda, saat 12.00 sularında Hakkari'nin Şemdinli ilçesi kırsalı Derecik beldesi Kilit Tepe bölgesine yapılan top ve havan atışları ile, geçtiğimiz hafta bir TSK personelinin şehit edildiği olayın faili iki teröristin etkisiz hale getirildiği ve bir Doçka silahının imha edildiği belirtildi.

TOPLAM 609 TERÖRİST!

Açıklamada, 4 Ağustos'tan bugüne kadar bölgede icra edilen operasyonlarda Hakkari'de 540; Şemdinli'de 69 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği yönünde not düşüldü.

FETÖ’ye ‘kelepçe’

FETÖ’ye ‘kelepçe’

Adli kontrol şartıyla salınan 218 FETÖ’cü dahil 2 bin 902 kişi elektronik kelepçe ile izleniyor. Şüpheli, adli kontrolü ihlal ederse de sistem başkentteki merkeze sinyal yolluyor

Adalet Bakanlığı, mahkemelerin adli kontrol altında tutulmasına karar verdiği 218 FETÖ'cüyü, elektronik kelepçe ile izlemeye aldı. Şüpheli, belirlenen alanı terk ederse sistem Ankara'daki merkeze sinyal gönderiyor. SABAH, 2013'ten itibaren uygulanmaya başlanan elektronik izleme sisteminin yönetildiği merkezi görüntüledi. Şimdiye kadar 22 bin kişinin izlendiği merkezden halen bileğinde elektronik kelepçe olan 2 bin 902 kişi takip ediliyor. 24 saat süren izleme işlemini, 46 personel gerçekleştiriyor. Sistemin yönetiminden sorumlu olan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, aralarında eski HSYK üyeleri Ahmet Hamsici, Mustafa Kemal Özçelik ve Kerim Tosun'un da bulunduğu 218 FETÖ şüphelisinin bu şekilde izlendiğini kaydetti. Yıldırım sistem hakkında da şu bilgileri verdi:
Mahkemeler, şartlı salıverilme sonrasında izlenmesinde yarar görülen şüphelilerle tutuklular hakkında; cezanın konutta infazı, belirli yerlere gitmeyi yasaklanma, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme, mağdura yaklaşmama ve evde alkol kullanımının yasaklanması gibi yöntemler içeren "izleme" kararı alıyor. Bu kararlar, Adalet Bakanlığı'na bildiriliyor.
Bakanlık, izlenecek kişinin ayak bileğine, kol saati şeklinde elektronik kelepçe takıyor ve kendisine cep telefonu büyüklüğünde "el takip cihazı" veriyor.
Kişi, hakkındaki izleme kararını çiğnerse sistem Ankara'daki merkeze sinyal gönderiyor.
Sinyali alan personel, aynı zamanda konuşma özelliği de bulunan el takip cihazını arayarak izlenen kişiye, "Geri dönün" uyarısında bulunuyor. Kişi çağrıya uymazsa, bölgedeki polis veya jandarma ile şüphelinin konum bilgileri paylaşılıyor.

29 PKK’lı öldürüldü 16’sı yaralandı

29 PKK’lı öldürüldü 16’sı yaralandı

PKK’nın Kandil bölgesindeki kamplarına düzenlenen hava harekâtında 29 PKK’lı terörist öldürülürken, 16’sı yaralandı

Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK'nın Kandil bölgesindeki hedeflerine yönelik 27 Kasım'da hava harekâtı, 29 Kasım'da da keşif ve inceleme yapıldı. İncelemelerde, 29 PKK'lı teröristin öldürüldüğü, 16 teröristin de yaralandığı, böylece toplam 45 teröristin etkisiz hale getirildiği tespit edildi. Mardin'in Bağok Dağı bölgesinde öldürülen teröristlerden Musa Ak'ın Adana Valiliği'ne yönelik bombalı saldırının planlayıcısı olduğu ortaya çıktı. Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde ise sızma ve saldırı hazırlığında olduğu belirlenen 2 PKK'lı terörist topçu atışı ile etkisiz hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre icra edilen kara ve hava operasyonlarında, 451 sığınak kullanılmaz hale getirildi. 1 Ocak-28 Kasım arasında mühimmat deposu olarak da kullanılan sığınaklarda, farklı çaplarda 97 bin 350 kurşun, bomba yapımında kullanılan 40 ton amonyum nitrat, 376 roketatar, 207 el bombası, milyonlarca kök hint keneviri ile onlarca ton yaşam malzemesi ele geçirildi. Öte yandan Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde HDP Tuzluca Eş Başkanı Serkan Güneş, DBP Tuzluca eş başkanları Alican Celayir ve Medine Orhan ile parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 6'sı tutuklandı. 25 BİN YENİ KORUCU ALINACAK PKK, EZİDİLERE DEAŞ’TAN DAHA FAZLA ZARAR VERDİ

Bir kez şehit oldu, 1278 kez doğdu

Bir kez şehit oldu, 1278 kez doğdu

Darbeci generali, hayatı pahasına vuran Astsubay Ömer Halisdemir’in adı, 15 Temmuz’dan sonra bin 278 bebeğe verildi. Kahraman şehidin adını en çok yaşatan il ise 68 aile ile Şanlıurfa oldu

Darbe girişiminin engellenmesinde büyük rol oynayan, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in ismi, 15 Temmuz'dan sonra doğan bin 278 bebeğe verildi. Kahraman şehidin ismi en çok Şanlıurfa'da doğan bebeklere konuldu.

MEMLEKETİ 4'ÜNCÜ SIRADA
Yanındaki FETÖ'cü askerlerle Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek için harekete geçen Tuğgeneral Semih Terzi'yi vurarak, darbe girişiminin kaderini değiştiren, Tümgeneral Zekai Aksakallı'nın emir astsubayı, kahraman şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in adı, 15 Temmuz'dan sonra doğan bebeklerde yaşatılıyor. Aileler, Astsubay Halisdemir'e vefa borcunu ödemek için, 15 Temmuz'dan sonra doğan çocuklarına şehidin ismini veriyor. Demokrasi kahramanı şehidin anısını yaşatmak için bin 260 aile yeni doğan çocuklarına "Ömer Halis" ismini koydu. Türkiye genelinde 18 aile de dünyaya gelen bebeklerine "Ömer Halisdemir" ismini verdi. Kahraman askerin ismini yaşatmak isteyen aileler en çok Şanlıurfa'dan çıktı. Halisdemir'in memleketi Niğde ise 4. sırada yer aldı. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre; Şanlıurfa'da 68, Kahramanmaraş'ta 67, Erzurum'da 60, Niğde'de 51, Samsun'da 51, Trabzon'da 47, Konya'da ise 46 bebekte kahraman şehidin adı yaşatıldı.

O JOKEYİN OĞLU DA 'ÖMER' OLDU
Yarış esnasında attan düşerek yaşamını yitiren ünlü jokey Ömer Kaya'nın bebeğine de şehit Ömer Halisdemir'in adı verilmişti.

Erdoğan ile Putin Görüştü

 
Erdoğan ile Putin Görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin, 6 gün içinde 3. kez telefonla görüştü. Görüşmede, iki lider, Halep'te çatışmaların durdurulmasını ve kentteki sivillere insani yardımların ulaştırılmasını sağlamaya yönelik çabaların hızlandırılması konusunda mutabık kaldı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre dün MGK toplantısı devam ederken gerçekleşen görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, başta Halep'teki insani dram olmak üzere Suriye'deki son gelişmeleri ele aldı.

Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin öneminin de vurgulandığı görüşmede, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Rus-Türk Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun toplantısına katılmak üzere Antalya'ya yaptığı ziyarete, ayrıca Başbakan Binali Yıldırım'ın 6 Aralık'ta Moskova'ya yapacağı ziyarete de değinildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin bundan önce, 25 ve 26 Kasım'da da telefonda görüşmüştü. ERDOĞAN VE PUTİN İLE O KONUDA MUTABAKATA VARDILAR "RUSYA TÜRKİYE'YE HAVA SAVUNMA SİSTEMİ SAĞLAYABİLİR"

İhanetin itirafı

İhanetin itirafı

FETÖ/PDY soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan itirafçı asker İ.C., TSK’nın istihbarat bilgilerini örgüt lehine kullandığını itiraf etti

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan asker, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) istihbarat bilgilerini örgüt lehine kullandığını itiraf etti. FETÖ'nün darbe girişiminin ardından gözaltına alınan İ.C, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada, örgütle nasıl tanıştığını, askeriyeye girişini, örgütle temasını, üyelerin kullandığı cep telefonlarının özelliğinin yanı sıra askeri istihbarat bilgilerini FETÖ lehine kullanmak için temin ettiği, terfi alacak askerleri örgüte kazandırmak için yaptıkları çalışmaları anlattı. İtirafçı İ.C: "(ByLock) Uygulamayı, 2015 yılının ocak ayına kadar kullandım. Vedat, bu program üzerinden Urfa'da jandarmanın yaptığı önemli operasyonları, ele geçirilen mühimmatları veya terör olaylarını bildirmemi istiyordu. Ben de bu program üzerinden 8-10 ayrı sansasyonel nitelikte terör ve istihbari konuları bildirdim" dedi. FETÖ ile irtibatının ücretsiz olarak gittiği dershane yıllarında başladığını anlatan İ.C.'nin itirafları: 6 İLDE FETÖ OPERASYONU

BYLOCK ÖNCESİ KİŞİYE ÖZEL TELEFON
İC.C. Şanlıurfa'da görev yaptığı sırada kod adını "Vedat" olarak bildiği örgüt "abisinin" bu tarihten sonraki bir görüşmede eski tip telefonu alarak, akıllı telefonuna ByLock uygulamasını indirdiğini, kullanıcı adı ve parolayı tanımladıktan sonra da kendisine verdiğini anlattı. İfadesinde örgütle temasından eşinin bile haberi olmadığını, 17-25 Aralık'tan sonra da mesafeli durduğunu belirterek, yaptıkları için pişman olduğunu belirtti. FETÖ ELEBAŞININ VİDEOLARINI 'OYUNLA' ŞİFRELEMİŞLER

O hâkimler ‘açıkta’ kalacak

O hâkimler ‘açıkta’ kalacak

HSYK, darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz'ü serbest bırakan hâkimler Köksal Çelik ve Çetin Sönmez haklarındaki "açığa alma" kararını, OHAL süresince devam etmek üzere uzattı. HSYK 2'nci Dairesi, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri imamı ve 15 Temmuz'un kilit ismi, firari Adil Öksüz'ü serbest bıraktıkları için Sincan hâkimleri Köksal Çelik ve Çetin Sönmez hakkında soruşturma başlatmıştı. Bu 2 isim hakkında 3 aylığına da "açığa alma" kararı verilmişti. Kurul, Çelik ve Sönmez hakkındaki bu açığa alma kararını, OHAL döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK kapsamına aldı. Buna göre her 2 isim de OHAL devam ettiği sürece "açıkta" kalacak. ANKARA

Bakan Albayrak: Tarihin yapraklarından çıkıp tarih yazdık

Bakan Albayrak: Tarihin yapraklarından çıkıp tarih yazdık

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 15 Temmuz’da 81 ilde verilen mücadele ve duruş ile uluslar arası toplantılarda sürekli Türk milletine methiyeler aldıklarını belirterek, “15 Temmuz ile birlikte tarihin yapraklarından çıkıp gelerek meydanlarda o tarihi yazan nesil olduk” dedi.

AK Parti Genel Merkez Ar-Ge Başkanlığı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi'ne konuk olmak için İzmir'e gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ders verdi.
İzmir Atatürk Stadyumu Hakem Seminer Salonu'nda düzenlenen Siyaset Akademisi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "Siyaset akademisi önemli. Bu dersler siyasete katılım çatısında önemli. 15 Temmuz sonrası AK Parti üzerindeki siyaset akademisi ayrı bir anlam kazandı. AK Parti Türkiye'nin geleceği ile siyaseti bütünleştirerek bir dava, hizmet hareketi olarak yola devam ettirirken 15 Temmuz'dan sonra başka bir iklim var Türkiye'de. Artık siyaset parti özelinde değil tüm Türkiye için nasıl bir anlam taşıdığı, nasıl yapılması gerektiği konusunda ayrı bir anlam çıktı. Bunda siz İzmirlilerin de 15 Temmuz'da 81 ildeki gibi müthiş duruşunuzun etkisi çok büyük" dedi. BERAT ALBAYRAK: "BUGÜN ÇOK DOĞRU BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"

 

"TARİHİN YAPRAKLARINDAN ÇIKIP TARİH YAZDIK"

Ülke olarak zor dönemlerden geçilse de Türkiye'nin ve Türk milletinin gücünün tüm dünyaya gösterildiğini kaydeden Bakan Albayrak, "Bu ülke olarak çok zor dönemlerden geçiyoruz belki ama. Türkiye olarak bizim, AK Parti gönüllüleri olan sizlerin rolü çok önemli ve bunu 15 Temmuz'da bütün dünyaya gösterdik. Son bir ayda dünyada katıldığımız bütün toplantılarda Türkiye ve Türk milletine düzülen methiyeleri duysanız inanın çok şaşırırsınız. Nasıl bir tarihi süreç yaşayarak insanları etkilediğimizi anlatamam. 15 Temmuz ile birlikte tarihin yapraklarından çıkıp gelerek meydanlarda o tarihi yazan nesil olduk" diye konuştu.
Siyaset Akademisi'nde basit siyasi cümlelerle siyasetin öğretilemeyeceğini işaret eden Bakan Albayrak, "Siyasette lider olan, tarih yazan bir lider var elhamdülillah" dedi. BU MİLLETİ YOLUNDAN ALIKOYAMAZSINIZ

 

"TÜRKİYE İLE AK PARTİ'NİN KADERİ AYNI"

AK Parti İl Başkanı Bülent Delican ise 15 Temmuz gecesini hatırlatarak, "Türkiye ile AK Parti'nin kaderi aynı, o gün yaşadıklarımızı unutmuyoruz. Türkiye'de birçok başbakan, cumhurbaşkanı oldu ama liderler kolay yetişmiyor. Atatürk bir dünya lideriydi, sevilen bir liderdi. Onun sonrasında yine liderler oldu Rahmetli Erbakan Hocam, Turgut Özal oldu. Ama sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımız o kritik günde hepimizi sokağa davet ederek, dünyaya bir lider olduğunu gösterdi. Onun sayesinde buradayız. Hem cumhuriyeti hem vatanı kurtardı" dedi.
Toplantı basına kapalı olarak devam etti

Yılın son toplantısı sona erdi

Yılın son MGK toplantısı sona erdi

Recep başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu () toplantısı sona erdi.

2016'nın son Milli Güvenlik Kurulu () toplantısı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. Recep Tayyip başkanlığında toplanan MGK'ya Başbakan Binali Yıldırım, Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri ve Dışişleri ı ile Kara, Hava, Deniz ve Jandarma'dan oluşan kuvvet komutanları katıldı.

Toplantıda öncelikle, Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında 'da irtibat kesilen 2 i ile ilgili gelişmeler ele alındı. Esad Rejimi tarafından şehit edilen 3 askerimizle ilgili gelişmelerin de görüşüldüğü MGK'da, saldırının arkasında kimin olduğuna dair bilgiler de masaya yatırıldı. Toplantıda ayrıca Menbiç'teki PYD/ militanlarının temizlenmesi için atılabilecek olası adımlar ile Musul'da devam eden DEAŞ operasyonu ve Türkiye'nin Telafer ve Sincar için sınır hattında aldığı tedbirler de görüşüldü.

FETÖ'ye ilişkin atılan adımlar ve alınacak yeni tedbirlerin de gündeme geldiği toplantıda terör örgütü PKK'ya yönelik devam eden operasyonlar ve gelişmeler analiz edildi. Avrupa Parlamentosu'ndaki oylamanın Türkiye'ye olası etkileriyle Şanghay İşbirliği'nin Türkiye'ye sağlayacağı faydaların değerlendirildiği MGK'da, ABD'nin yeni Başkanı 'ın göreve başlamasıyla, ilişkilerin nasıl olacağı konuşuldu.

68 teröriste 30’ar kez müebbet istendi

68 teröriste 30’ar kez müebbet istendi

Ankara Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, Merasim Sokak saldırısında amaç ‘Türkiye’de kaos ortamı yaratmak.’ Saldırı talimatını ise PYD elebaşısı Müslim ile PKK yöneticileri Karayılan ve Bayık verdi

Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen koordinasyonunda Selda Binboğa Kurtuluş ve Ali Alper Saylan'ın yürüttüğü çoğunluğu askeri ve sivil personel 29 kişinin yaşamını yitirdiği 17 Şubat'taki Merasim Sokak saldırısına ilişkin soruşturma tamamlandı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede çarpıcı ayrıntılara yer verildi. 68 teröristin "devletin birliğini bozma", "terör örgütü kurma, yönetme" ve "nitelikli kasten adam öldürme" başta olmak üzere 8 ayrı suçtan 30'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi. Sanık listesinin ilk sıralarında, PYD elebaşısı Salih Müslim, PKK yöneticileri Cemil Bayık, Murat Karayılan, Zübeyir Aydar ve PKK'nın Suriye sorumlusu Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin yer aldı. Saldırı emrini Müslim ve Karayılan'ın da aralarında olduğu KCK Üst Konseyi'nin verdiği belirtildi. Müslim'in o dönem hayatta olan Hüseyin'e bağlı olduğu belirtildi.

KAOS YARATACAKLARDI
İddianamenin en dikkat çekici bölümü, eylemin amacına yönelik ifadelerin yer aldığı bölüm. İddianamede, sanıklardan Yılmaz Kaşbaş'ın ifadelerinde şu bilgiler yer aldı: "PKK terör örgütü Suriye kanadı olan PYD'ye örgüt mensubu desteği sundu. Özellikle son süreçte Suriye'deki iç savaşa bağlı olarak PYD'ye askeri, lojistik ve silah yardımında bulunduğu son süreçte yaptığı toplantılarda bu bölgede özerk bir Kürdistan kurulması için destek verildi. Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim ile birleşip Türkiye'de kaos ortamı oluşturacaklarını, ilerleyen aşamada ise Türkiye'den de toprak parçası almayı amaçladık. Bu kapsamda kırsala katılımları artırmaya çalıştık. PYD'ye yapılan yardımlar özellikle GARE alanından bölgeye aktarıldı." Türkiye'yi iç savaşa sürüklemeyi planlayan PKK'nın Diyarbakır Çınar'da, İstanbul ve Adana'da düzenlediği saldırılarda kullandığı bomba tipinin aynısını Merasim Sokak'ta kullandığı anlatıldı. Türkiye'nin Esad ile arasının bozulmasından sonra silahlı güçlerine eylem talimatı veren PKK'nın peş peşe saldırılar düzenlediği vurgulandı.

MERASİM'DE MAĞDUR FETÖ'DEN ŞÜPHELİ
İddi anamede ayrıca mağdurlar listesinde yer alan FETÖ şüphelilerinin de bulunduğu belirtildi. FETÖ darbe girişimine iştirak ettiği ileri sürülen şüpheliler arasında TSK'dan ihraç edilen eski Kara Kuvvetleri Personel İşlem Daire Başkanı firari Tuğgeneral Ali Kalyoncu, eski Genelkurmay 1. İstihbarat Analiz Değerlendirme Başkanı Tuğamiral Sinan Sürer ile eski Genelkurmay Askeri Savcısı Binbaşı firari Kurtuluş Kaya'nın da olduğu belirtildi.

Yönetmelik değişikliği Resmi Gazete'de

Yönetmelik değişikliği Resmi Gazete'de

Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği'nde değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmelik, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Buna göre, mülki idare amirleri, temel kamu görevlerinin ifası, temel kamu hizmetlerinin etkin sunumu ya da kamu düzeninin sağlanmasının teminine yönelik acil ihtiyaç halinde, tecrübe, bilgi ve liyakatlerinden yararlanılmak üzere atanmaları gereken grup hizmetinden daha alt grup hizmetlerindeki görevlere atanabilecek...

Mülki idare amirleri, temel kamu görevlerinin ifası, temel kamu hizmetlerinin etkin sunumu ya da kamu düzeninin sağlanmasının teminine yönelik acil ihtiyaç halinde, tecrübe, bilgi ve liyakatlerinden yararlanılmak üzere atanmaları gereken grup hizmetinden daha alt grup hizmetlerindeki görevlere atanabilecek.

Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik, bugünkü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

İçişleri Bakanlığının yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunda 28 Kasım 2016'da kararlaştırılan "Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik", yürürlüğe girdi.

Buna göre, 24.6.1986 tarihli ve 86/10782 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği"nin 14'üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "F.E fıkrasında" ibaresi "Birinci fıkranın (E) bendinde" şeklinde değiştirildi.

Ayrıca aynı maddeye şu fıkra eklendi:

"Temel kamu görevlerinin ifasını veya temel kamu hizmetlerinin etkin sunumunu ya da kamu düzeninin sağlanmasını temine yönelik olarak acil ihtiyacın varlığı ve bu ihtiyacın hiçbir suretle bu maddede belirtilen usullerle giderilemeyeceğinin değerlendirilmesi halinde, meslek mensupları tecrübe, bilgi ve liyakatlerinden yararlanılmak üzere atanmaları gereken grup hizmetinden daha alt grup hizmetlerindeki görevlere atanabilir. Bu fıkra uyarınca yapılan atamalar, meslek mensuplarının normal şartlarda atanacakları grup hizmetlerinden sayılır ve toplamda beş yılı geçemez. Bu fıkra çerçevesinde yapılan atamalarda, bu yönetmeliğin 7'nci maddesinde belirtilen coğrafi bölge hizmet süreleri ile 22'nci maddesinde belirtilen en az iki yıl hizmet görmek mecburiyeti göz önünde bulundurulmaz."

Kerem Altan’a yurtdışı yasağı

Kerem Altan’a yurtdışı yasağı

TV sunucusu ve radyocu Defne Joy Foster'ın 2 Şubat 2011'de Ahmet Altan'ın oğlu Kerem Altan'ın evinde hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada yeni gelişme. Foster'in ölümüyle ilgili soruşturmada ölümün, solunum yetmezliğinden gerçekleştiği gerekçesiyle hakkında takipsizlik kararı verilen Altan hakkında hâkimlik, yurtdışı yasağı kararı aldı. Geçtiğimiz aylarda, "Kerem Altan'ın babası Ahmet Altan'ın, nüfuzunu kullanarak emniyet ve yargıdaki ağabeyler eliyle olayın üzerinin örtüldüğü" iddiasının gündeme gelmesi üzerine soruşturma dosyası yeniden açılmıştı.

Bu haber 23589 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor: Komutanları terfi ve emeklilikleri masada
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor:...
"Terörsüz Türkiye" komisyonu mesaiye başladı! Kurtulmuş'tan...