Giriş Tarihi: 26.11.2016 05:27 Son Güncelleme Tarihi: 26.11.2016 07:52
Sınırları açarız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’ya rest çekti: ‘Türkiye ya kapıları açarsa’ demeye başladınız. Bana bak, daha ileri giderseniz bu kapılar açılır. Bunu da bilesiniz. Öyle kuru sıkı tehditlerden ne ben anlarım, ne milletim anlar..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen KADEM Adalet ve Kadın Kongresi'nde, ardından Sancaktepe'de Hacı Fatma Fitnat Hanım Camii ile Sancaktepe Belediyesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyesi'nin açılış töreninde çok önemli açıklamalar yaptı:
Siyaset mekanizması ve siyasetçilerin sorumluluğunda faaliyet gösteren kurumlar, sorun çözme yeridir, sorun çözme makamıdır.
Kadın meselesi son günlerde yoğun bir şekilde tartışılan yasaların izin verdiği yaşın altındaki evliliklerle ilgili düzenleme vesilesiyle gündemimizde yeniden öne çıktı. Tartışmalar üzerine dikkatimi çeken bu kanun değişikliği teklifinin, yeterince özenli hazırlanmadığını ve belirsizlikleri sebebiyle istismara açık bulunduğunu gördüm. Bunun için de toplumsal taleplere karşılık vermek için atılan bu iyi niyetli adımın maksadının dışında istismarlara yol açmayacak şekilde daha hassas şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettim.

Hükümetimize ve Meclisimize hatta toplumumuza söz konusu kanun değişikliğinin mevcut haliyle çıkartılması yerine daha geniş bir mutabakatla ele alınmasını tavsiye ettim. Hükümetimiz de bu doğrultuda gerekli adımları atarak değişiklik teklifinin geri çekilmesini kararlaştırdı. İnanıyorum ki geniş mutabakatla yeniden parlamentomuza gelecektir" ifadesini kullandı.
Şu anda BM'de 5 daimi üye; Fransa, İngiltere, Rusya; Avrupa. Çin Asya, ABD Amerika'nın bir kısmı. Diğer kıtalardan temsilci yok. 1,7 milyarlık Müslümanlar temsil edilmiyor. Müslümanların derdini kim anlatacak, kim savunacak? Buradan adalet çıkmaz.
Aylan bebek kapaklarda yer aldı, ardından Ümran bebek yer aldı. Türkiye'de sadece 3 milyon mülteci var. Dünyada sorun sadece Aylan bebek Ümran bebek midir? Değil.
Dünyada, milyonlarca Aylan bebek cevap bekliyor. Atılan adım var mı? Yok. Atılan adım, Türkiye AB'ye girsin mi girmesin mi? Niye? Erdoğan, doğru açıklamalar yapıyor. Toplanmışlar, gelmişler bir araya 30-40 kişi, verilen o bildiriye 'hayır' diyor, yok diğerleri 400-500 kişi 'evet' diyor, topunuz 'evet' dese ne yazar?..
Hiçbir zaman siz insanlığa dürüst davranmadınız. Aylan bebekleri sahile vurduklarında, Ümran bebekleri siz almadınız? 3 milyon mülteci için verdiğiniz sözleri yerine getirmediniz. Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayandığı zaman feryat ettiniz. Acaba 'Türkiye, sınır kapılarını açarsa' demeye başladınız. Bana bak, eğer daha ileri giderseniz sınır kapıları açılır, bunu da bilesiniz. Öyle kuru sıkı tehditlerden ne ben ne de bu millet anlar. Bunu da bilesiniz.
Hani "Diktatör" dediğiniz bir Erdoğan var ya, bu Erdoğan, bu zihniyete karşı diktatördür! Samimi olanlara karşı müşfiktir, merhametlidir.
Darbe girişimi başarılı olsaydı. Avrupa'da yaşayanlar meydanlarda zil takıp göbek atacaktı. Bunlardan bir cacık olmaz, bunlar darbecileri kırmızı halılarda karşılayanlardır. Biz ise, darbecileri indirdiğimiz için rahatsız oluyorlar.
Avrupa Birliği'ni uyarırken şahsımıza ve ülkemize bir bedeli olduğunun gayet iyi farkındayız. Ama ne yazık ki ülkemdeki ana muhalefet partisinin başındaki, tehdit ediyor. Zavallıya bak. 53 yıldır bu ülkeye AB'nin kapısı kapalı. Battık mı, Dimdik durduk.
‘Tatlı su demokratı bunlar’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe'de inşa edilen Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyesi'nin açılış törenine katıldı. Külliye'nin avlusunda toplanan vatandaşlara seslenen Erdoğan şunları söyledi:
"Yahu topunuz evet dese ne yazar?"
54. hükümetin başbakanı, milli görüş davasının lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle minnetle yad ediyorum. Külliyemiz gerek mimari tasarımı gerekse müştemilatıyla gerçekten ilçemize ve taşıdığı isme layık bir eser olmuş.
Uzun bir yolculuktayız. Belediye başkanlığından bugüne tek derdimiz var. Nedir o? Millete efendilik yok, millete hizmetkar olmak var. Birçok spekülasyona rağmen eğer bu ülke 2002'den bu yana üçe dörde beşe katladıysa bunun tek sebebi var, bu ülkenin kaynaklarını yedirmedik, hizmetine sunduk.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN KÜLLİYESİ’NİN AÇILIŞINI YAPTI
Bir toplantı yapmışlar. O toplantıda müzakerelerin dondurulması ile ilgili bir karar almışlar. Bak hani diktatör dediğiniz bir Erdoğan var ya, Erdoğan bu zihniyete karşı diktatördür. Ama samimi olanlara karşı müşfiktir, merhametlidir. Amerika'daki seçimde Trump'a ne diyorlar, diktatör. Ya hani siz demokrattınız. Demokratlar sandıktan çıkana inanmaz mı? Bunlar tatlı su demokratıdır, bunlardan bir şey olmaz. Bunlar darbecileri kırmızı halılarda karşılayanlardır. Siz şimdi idam istiyorsunuz ya. İdam isteyince beyefendiler rahatsız oluyor.
Erdoğan: "Sen bu kararı alsan ne yazar, almasan ne yazar?''

Bu millet asildir. Bu milletin iradesi herkesin saygı duyması gereken bir iradedir. Onlar isteseler de istemeseler de karar sizin kararınızdır. Batı'ya sesleniyorum. Bu ülkeden kaçıp giden teröristleri Brüksel meydanında konuşturan, nutuk attıran siz değil misiniz? Bunların hepsinin bir de hastane raporu var biliyor musunuz. Avrupa'dan rapor almışlar. Bunların raporları da sahte. Raporlu olanın meydanda ne işi var.
Erdoğan:''Türkiye'nin dört bir yanını ayağa kaldırdık''
Bunlarla bizi tehdit ediyorlar. Neymiş milletvekilleri hapse girmiş. Buradan hatırlatıyorum, dokunulmazlığın kaldırılmasını bunlar istemedi mi? Dokunulmazlık kalktı diye niye rahatsız oldular. bunlar teröre bulaştı, teröre yataklık yaptılar. Biz terörle mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Suriye'de DEAŞ'la PYD'yle, YPG'yle PKK'yla hepsiyle mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gaziantep'te patlama iddiası

Gaziantep'te Yeditepe Mahallesi'nde şiddetli bir patlama olduğu belirtiliyor.Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuyla ilgili "Gaziantep'teki patlama iddiasıyla ilgili doğrulanmış herhangi bir bilgi bulunmamakta. En doğru açıklama ilgili resmi makamlarca yapılacak" ifadelerini kullandı. Patlamanın doğalgaz kaynaklı olabileceği bildiriliyor.
GAZİANTEP'te, kentin birçok bölgesinden duyulan patlama sesi, tedirginliğe neden oldu. Patlamanın nedeni araştırılırken, yetkililer, kentte olumsuz bir durumun olmadığını belirtti.
Gaziantep'te bugün saat 23.30 sıralarında şiddetli bir patlama sesi duyuldu. Kentin büyük bir bölümünden duyulan ses, tedirginliğe neden oldu. Vatandaşların ihbarı üzerine polis alarm durumuna geçti. Yetkililer, patlama sesiyle ilgili araştırma yaptı. Ancak yapılan araştırmada, kentte herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA: OLUMSUZ BİR DURUM YOK
Valilik kaynakları, kentte şu an olumsuz bir durumun olmadığını, vatandaşların rahat olmasını istedi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de patlama iddiasıyla ilgili doğrulanmış herhangi bir bilgi bulunmadığını söyledi.
UÇAKLARIN SES HIZINI AŞMIŞ OLMASINDAN OLABİLİR
Gaziantep'te merkez Karataş ve Alleben Göleti civarında patlama sesi duyulmasına ilişkin Valilikten yapılan açıklamada, "Bu sesin Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında görev yapan uçaklarımızın ses hızını aşmış olmasından kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmekte olup, gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir" ifadelerine yer verildi.
Gaziantep Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, 25 Kasım günü saat 23.20 sıralarında il genelinde duyulan patlama sesinden dolayı jandarma, emniyet, AFAD ve itfaiyeye yapılan ihbarların değerlendirildiği bildirildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"26 Kasım 2016 saat 00.25 itibariyle hastane ve diğer kurumlarımıza bildirilen ya da görevlilerimize tespit edilen herhangi bir yaralanma, vefat veya maddi hasar bulunmamaktadır. Bu sesin Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında görev yapan uçaklarımızın ses hızını aşmış olmasından kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmekte olup, gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir."



AB Komisyonu Başkanı Juncker'den Türkiye açıklaması
Juncker, Euronews televizyon kanalının bu sabah yayınlanacak "Global Conversation" programında Türkiye-AB ilişkilerine dair konuştu.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye'nin 3 milyondan fazla sığınmacıya kapılarını açtığını belirterek, "Avrupa'nın bu konuda Türkiye'ye ders vermekten çekinmesini istiyorum." dedi.
Türkiye'nin Ürdün ve Lübnan ile sığınmacılar konusunda AB'den daha fazlasını yaptığını vurgulayan Juncker, bundan dolayı AB üyelerinin eleştirilerinde makul olmasını istedi.
"TÜRKİYE AVRUPA'DAN ÇOK DAHA FAZLASINI YAPTI"
Juncker, şunları kaydetti: "Türkiye önemli bir müttefik, bu sadece sığınmacı krizi yüzünden değil. Tabii Avrupa'nın yapamadığı ancak Türkiye'nin 3 milyondan fazla sığınmacıyı ağırladığı konusu da açıkça ortada olan bir gerçek. Ben de bu yüzden Avrupa'nın bu konuda Türkiye'ye ders vermekten çekinmesini istiyorum. Türkiye, sınır ülkeleri Ürdün ve Lübnan gibi Avrupa'dan çok daha fazlasını yaptı. Bu yüzden bu konuda konuşurken alçak gönüllü olmak gerekir."

TAM ÜYELİK MÜZAKERELERİ
AB ile Türkiye arasında sürdürülen tam üyelik müzakereleriyle ilgili bir soru üzerine Juncker, "Yöneltilmesi gereken soru; Türkiye, AB üyesi olması için gereken bütün kriterleri yerine getirmeyi istiyor mu? Ben Türkiye'nin bu soruyu kendisine sorduğunu düşünmüyorum. Bu soru sorulmadığı için yanıtı da yok." ifadelerini kullandı.
Jean-Claude Juncker, AB'nin Türkiye'deki siyasi iktidar ile yürüttüğü diyaloğa ilişkin soruyu da yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenli olarak görüştüğünü aktaran Juncker, "Görüşmelerimiz enerjik bir şekilde geçiyor. Ben onu 17-18 yıldır tanıyorum. Ben onu tanıyorum, o da beni tanıyor." diye konuştu.
Can Dündar’a karşı cesur yazı

Gazeteci Emir Ekşioğlu, Huffington Post’ta çıkan yazısında Can Dündar’ı eleştirdi: Kendi ülkesinde kişisel çıkarları için kaos çıkarmaktan utanmayan bir kişidir, yaptığı gazetecilik ihanetten başka birşey değildir
Batı basınında MİT TIR'ları sanığı eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile ilgili "eleştirel" bir yazı yayımlandı. Gazeteci Emir Ekşioğlu, ünlü internet haber ve yorum sitesi Huffington Post'ta, "Katkıda Bulunanlar" sayfasında Can Dündar'ı eleştiren bir yazı kaleme aldı. Yazısında "Ülkesine zarar vermeye çalışan güçler için çalışan bir kişinin 'Basın Özgürlüğü' ödülü alması komik değil mi?" diye soran Ekşioğlu, Can ile ilgili bir karikatüre de yer verdi. Dündar'ın ikiyüzlü Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'yi bir cehennem olarak tanımladığını hatırlatan Ekşioğlu, "Türkiye'nin cehennemle hiçbir ilgisi yok ama gerçekten de şeytan Can Dündar'sın!" dedi. Dündar'ın adliyede kendisine saldırıyı Avrupa ülkelerine sığınmada bir araç olarak kullandığını, bu olayın önceden planlanan bir kurgu olabileceğini iddia eden Ekşioğlu, şu iddialarda bulundu:
Dündar uluslararası alanda yalanlar kusarak Türkiye'yi cezalandırmak ve şeytan olarak göstermeyi hedefleyen bir kukladan başka birşey değildir. Almanya onu mümkün olduğunca çabuk Türkiye'ye sınırdışı etmeli.
Dündar kendi ülkesinde kendi kişisel çıkarları için bir kaos çıkarmaktan utanmayan bir kişidir, yaptığı gazetecilik ihanetten başka bir şey değildir.
Kendisi aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa Kemal Atatürk'ün adını verdiği Cumhuriyet gazetesini, PKK ve FETÖ'nün bir basın organına dönüştürmesinden dolayı gözden düşmüş bir kişidir.
(ABD seçilmiş başkanı Donald Trump'a, Can Dündar gibi muhalif olduğunu kanıtlayan oyuncu Robert de Niro'nun "Trump'u yumruklayacağım" sözlerine nazire yaparak) Eğer onu bir gün yakalarsam, sert bir yumruk çakacağım. Ancak sanırım bunu yapmak için Almanya'ya gideceğim, çünkü o Türkiye'ye geri dönemeyecek.PKK'ya dev operasyon

Tunceli'de PKK'ya hava operasyonu başlatıldı. 20 yıldan sonra ilk terör örgütü PKK'nın en kritik üslerinden olan Tunceli'nin Aliboğazı mevkisine TSK operasyon başlattı.
Tunceli'nin Hozat, Ovacık ve Çemişgezek ilçeleri üçgeninde kalan ve PKK'nın Türkiye'deki en kapsamlı kampının bulunduğu Aliboğazı bölgesine 20 yıldan sonra ilk kez hava destekli operasyon başlatıldı. Savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları ile Elazığ ve Tunceli'den eğitimli birliklerin katıldığı operasyonda şimdiye kadar 5 terörist etkisiz hale getirildi.
PKK İLE BİRLİKTE 4 TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARI DA KAMPTA KALIYOR
PKK'nın Türkiye'deki en kapsamlı kampının bulunduğu Tunceli'nin Ovacık, Hozat ve Çemişgezek ilçeleri arasında bulunan sarp kayalık ve ormanlık alanlarla kaplı bölgede dün hava destekli büyük bir operasyon başlatıldı. PKK ile birlikte, TKP-ML TİKKO (Türkiye Kominist Partisi Partisi Moist Leninist Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) , MLKP (Marksist Leninist Komünist Partisi), MKP HKO (Maoist Kominist Partisi Halk Kurtuluş Ordusu) ve DHKP-C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi) olmak üzere kalıyor 4 ayrı sol örgüte bağlı teröristlerin de barındığı Aliboğazı'ndaki kampın etkisiz hale getirmek amacıyla dün sabah saatlerinde operasyon başlatıldı. Silahlı ve silahsız insansız hava araçları (İHA), Aliboğazı bölgesindeki uçuşu sırasında tespit edilen bir grup teröristin etkisiz hale getirilmesi amacıyla operasyon başlatıldı. İlk olarak PKK'lıları farkeden silah yüklü İHA, teröristlerin bulunduğu alanı yoğun bombardıman altına aldı.
5 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
Dün havaların kararmasının ardından 2 adet F-16 savaş uçağı, teröristlerin bulunduğu bölgeye hava harekatı düzenledi. Savaş uçakları, teröristlerin bulunduğu bölge ve kaçabileceği muhtemel güzergahlara bomba yağdırdı. Savaş uçaklarının bombardının ardından Tunceli ve Hozat'tan çok sayıda eğitimli birlik, bölgeye sevkedilerek operasyon başlatıldı. Hava bombardımanı ve devam eden operasyonlarda 5 teröristin öldürüldüğü öğrenildi.
20 YILDAN SONRA İLK OPERASYON
Ovacık, Hozat ve Çemişgezek İlçeleri arasındaki üçgende, sarp kayalık ve ormanlık alandan oluşması ve engebeli coğrafik yapısı nedeniyle 1996 yılından sonra ilk kez PKK'nın Türkiye'deki en stratejik kampının bulunduğu Aliboğazı bölgesine operasyon düzenleniyor. Kampta kalan teröristlerin kış üslenmesinin ardından bahar mevsimiyle birlikte Karadeniz bölgesi, Sivas ve Erzincan bölgelerine silahlı eylem yapmak için gittiği biliniyor.
TUNCELİ, ELAZIĞ VE HOZAT'TAN EĞİTİMLİ BİRLİKLER KATILIYOR
PKK ve diğer sol örgütün lider kadrolarının da kaldığı Aliboğazı kampının imha edilmesi ve buradaki terörist unsurların etkisiz hale getirilmesi amacıyla dün başlatılan operasyona Tunceli İl Jandarma Komutanlığı, Tunceli 4'üncü Komando Tugay Komutanlığı ve Hozat 51'inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı ile Elazığ'dan da eğitimli jandarma özel harekat timleri katılıyor. Bugün sabah saatlerinden itibaren Aliboğazı bölgesinde, teröristlerin muhtemel barınak ve geçiş güzergahları havadan kobra helikopterleri tarafından bombardıman altına alındı. Elazığ ve Tunceli'den operasyona katılan özel eğitimli birlikler de teröristlerin kaçış güzergahlarına konuşlandığı ve operasyona gece-gündüz olmak üzere 24 saat esasıyla sürdürdüğü öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şehit ailesini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında şehit olan Muhammed Demir'in ailesini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Muhammed Demir'in ailesini ziyaret etti.

Gün boyu çeşitli programlara katılan Erdoğan, akşam saatlerinde, darbe girişi esnasında Sancaktepe'de şehit olan Demir'in ailesinin ikamet ettiği eve gitti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyareti yaklaşık 45 dakika sürdü.

Seçimlere Erdoğan damgası

Fransa’da merkez sağ parti ön seçimlerinde geçersiz sayılan oyların bir bölümünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verildiği ortaya çıktı.
Le Figaro gazetesi, 'Neden 2 Euro verip de geçersiz oy kullanıyorlar?' başlıklı haberinde, birçok kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy verdiğini kaydetti.
Fransa'da geçtiğimiz hafta düzenlenen merkez sağ parti Cumhuriyetçilerin ön seçimi ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Le Figaro gazetesi, seçimlerde yaklaşık 10 bin düzeyinde geçersiz ve beyaz oy kullanıldığını açıkladı. Bazı bölgelerde geçersiz oyların sayısının seçimlerde yüzde 0,3 oy alan Jean François Cope'nin de üzerinde olduğunu kaydetti.
Fransız gazete, geçersiz sayılan oylar arasında en dikkat çekenin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a verilen oylar olduğunu aktardı. İnternette bu yönde paylaşılan birçok fotoğraf olduğu kaydedilirken, oyu kullananaların da Erdoğan'ın Fransa'daki seçimleri kazanmaya muktedir olduğu yönünde mesaj paylaştıklarını aktardı.
'ERDOĞAN COPE'Yİ GEÇTİ'
Le Figaro, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy verme çağrısının Paris'in güneyindeki Thiais Belediye Başkan Yardımcısı Mourad Ghazli tarafından yapıldığına dikkat çekti. Twitter'da bazı kullanıcılar da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verilen oyların Cumhurbaşkanı adayı Cope'yi geçti yorumlarını paylaştı. Seçimleri son sırayı elde eden Cope toplam 11 bin düzeyinde oy almıştı.

AP kafeteryasında FETÖ-PKK mesaisi

İşte Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye üzerindeki alçak planlarını art arda devreye sokan FETÖ ve PKK terör örgütleriyle nasıl kol kola olduğunun fotoğraflı kanıtı! Avrupa Parlamentosu'nun kafeteryasında PKK'nın Avrupa'daki propaganda kadrosundan Martin Alasor ve FETÖ'nün PKK imamı Ebubekir Işık kafa kafaya vermişler. Fotoğrafın çekildiği tarih 18 Ağustos 2016. Hain darbe girişiminden bir ay sonra ikili FETÖ-PKK ittifakının yeni stratejilerini belirlemek için AP çatısında buluşmuş.
SABAH, Nisan 2015'teki Gültan Kışanak-Ekrem Dumanlı görüşmesinden sonra âlenileşen Türkiye karşıtı iki terör örgütü FETÖ ve PKK ortaklığının en net fotoğrafına ulaştı. Temmuz 2015'te PKK'nın hendek savaşlarını başlattığı tarihten, 15 Temmuz 2016'da FETÖ'cü hain darbe kalkışmasına kadar olan süreçte yoğunlaşan iki terör örgütünün işbirliği bir fotoğrafla belgelendi. Bu işbirliğinin delili olan fotoğraf, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Avrupa Parlamentosu'nun kafeteryasında çekildi. Skandal görüşmenin fotoğrafında, PKK'nın üst düzey yöneticileriyle temasta olan ve Avrupa'daki PKK'lılardan sorumlu imam olarak çalışan TUSKON üyesi Ebubekir Işık ile PKK'nın Avrupa propaganda kadrosundan Roni kod adlı Martin Alasor var. 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay sonra 18 Ağustos 2016'da bu ikilinin buluşmasına Avrupa Parlamentosu'nun ev sahipliği yapması da AB'nin her iki örgütün üst aklı olduğunun bir göstergesi. Kafeteryada fotoğraflandığını gören Işık ve Alasor, hızla mekândan ayrıldı. İstihbarat birimlerinin tespitlerine göre ikili görüşmede 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ- PKK ortaklığı konusunda yeni stratejiler belirledi. PKK cephesi adına masada bulunan Martin Alasor Gülen'e olan hayranlığını satırlara dökmüş bir isim. TUSKON üyesi Ebubekir Işık'ın ise talimatları doğrudan FETÖ elebaşısının yaşadığı Pensilvanya'dan aldığı öğrenildi.
SABAH Özel İstihbarat Bölümü'nün ulaştığı bilgilere göre Ebubekir Işık ve Martin Alasor görüşmesinde FETÖ, Türkiye aleyhine belge, bilgi temini için PKK'ya destek sözü verdi. Lobi faaliyetleri başta olmak üzere Türkiye aleyhtarı operasyonlarda FETÖ ve PKK'nın işbirliğinin artırılması kararı alındı. Görüşmede Ebubekir Işık, FETÖ'nün PKK'nın Avrupa'daki Türkiye karşıtı propaganda faaliyetlerinde her türlü istihbari, maddi desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti.
FİRARİLER KULLANILACAK
FETÖ'nün, bu desteği sağlarken Türkiye'den firar eden istihbarat polisleri ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası NATO ülkelerine iltica etmek için başvuran subayların elindeki kozmik bilgileri kullanacağı kaydedildi. FETÖ, istihbarat bazlı çalışan bir terör örgütü olduğu için silahlı terör faaliyetlerine odaklanan PKK'ya Avrupa'daki lobi ve propaganda faaliyetlerinde destek vermeyi taahhüt etti.
MEDYAYA KISKAÇ
Görüşmede Türkiye düşmanı iki örgütün ortak bir sinerjiyle Avrupa ülkelerindeki medya kuruluşlarını etkileme konusunda da anlaştığı kaydedildi.
MARTİN ALASOR KRİPTO FETÖ'CÜMartin Alasor'un PKK içine yerleştirilmiş bir FETÖ'cü olduğu yönünde istihbari değerlendirmeler var. Alasor'la ilgili istihbarat notunda şu bilgiler yer alıyor: 1963'te Fetullah Gülen'in memleketi Erzurum'da doğdu. 1970'li yılların sonunda genç yaşlarda demokratik sol yelpazede yer aldı. 12 Eylül askeri darbesinin ardından yurtdışına kaçtı. Gazeteciliğe 1988'de PKK'nın güçlü olduğu Norveç'te başladı. Norveç'in sosyal demokrat gazetesi Hamar Arbeiderblad, liberal Hamar Dagblad, İsveç Stockholm'de çıkan Kürdistan Press, İstanbul ve Avrupa'da yayımlanan Özgür Gündem, Özgür Ülke ve Özgür Politika gibi birçok gazetede siyasi diplomasi ve seyahat ağırlıklı yazılar yazdı. 1996'da kurulan Kürdistan Gazeteciler Birliği sekreterliğini yaptı. Halen Norveç Gazeteciler Birliği ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu üyesi. Alasor, Avrupa alanındaki bazı gazetecilerin Kandil ile irtibatlarını, seyahatlerini organize ediyor. 2013 yılından bu yana kripto FETÖ üyesi olarak Avrupa-Kandil arasında kuryelik yapıyor.
GÜLEN'İ ÖVEN KİTAP YAZDI
İstihbarat notuna göre Alasor, Fetullah Gülen Hoca-Said Nursi gerçeği adlı kitabında Gülen'i övüyor. Alasor, kitabında "Kendilerine milliyetçi maske takan bazı ırkçı ve derin çevrelerin aksine O (Gülen'i zamirle işaret ederken bile büyük harf kullanıyor!) başta Türkiye olmak üzere dünyanın her köşesinde Türk dili ve kültürü ve Türk menfaatleri için gönül veren, dini ve Türklük hassasiyetleri olan bir insan. O'nun dünyadaki faaliyetleri Türk devletinin resmi ve gayriresmi kurum ve şahsiyetlerince desteklenmektedir" diyerek açıktan Gülen'i destekliyor.
Terörle mücadelede yeni dönem

"Yüksek Güvenlikli İnsansız Kontrol Noktası" sayesinde bombalı araç, canlı bomba ve teröristlerin geçişine izin verilmiyor.
Bitlis'te il merkezi ve ilçe girişlerine monte edilen ses sistemi ve kameralarla oluşturulan "Yüksek Güvenlikli İnsansız Kontrol Noktası" sayesinde bombalı araç, canlı bomba ve teröristlerin geçişine izin verilmiyor.
Güvenlik güçleri, il merkezi ve bazı ilçelerin girişlerinde yapılan kontrol noktalarında hem terör örgütüyle hem de kaçakçılarla amansız mücadele yürütüyor.
İl ve ilçe girişlerine bırakılan büyük beton bariyerlere monte edilen ses sistemi ve kameralarla oluşturulan noktalarda, bombalı araç, canlı bomba ve teröristlerin geçişlerine izin verilmiyor.
Noktalardaki zırhlı kulübelerde görev yapan güvenlik güçleri, kamerada şüpheli gördükleri araçları kapan ve bariyer yardımıyla durdurarak, sürücüleri neler yapmaları konusunda hoparlörle yönlendiriyor.
'VERİMLİ VE ETKİLİ SONUÇLAR ALIYORUZ'
Bitlis Valisi Ahmet Çınar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Bitlis'in Türkiye'nin en dağlık ve ormanlık bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
Dolayısıyla kentin terör örgütü PKK'nın çoğalmasına, lojistik destek almasına, geçişlerde durak ve dinlenme noktası olması bakımından elverişli coğrafi yapıya sahip olduğunu ifade eden Çınar, şöyle konuştu:
"İlimiz bir geçiş güzergahı konumunda. Asker, polis ve korucularımız, terör örgütü PKK ile yoğun bir mücadele içerisinde. Aynı zamanda kaçakçılıkla da mücadele ediyorlar. Bu çerçevede il merkezi ve ilçelerin giriş ve çıkış bütün noktaları 24 saat esasına göre denetleniyor. Polisimiz ve jandarmamız kendi görev bölgelerinde koruculardan da destek alarak bunu gerçekleştiriyor. Bazı noktalarda da asker, polis ve jandarmamız bu görevi beraber ifa ediyor. Dolayısıyla çok güzel ve ciddi bir koordinasyon var. Bu noktalarda çok verimli ve etkili sonuçlar alıyoruz."
Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ve masum diye hiçbir ayrım gözetmeden acımasızca lojmanlara roket atan ve lojmanların önünde bomba patlatan terör örgütünün bu eylemlerini şehir merkezlerinde de yapmaya başladığını kaydeden Vali Çınar, oluşturulan noktalarda teröristlerin ve bomba düzenekli araçların geliş geçişlerinin engellendiğini bildirdi.
TÜRKİYE'YE BAKANLIK KANALIYLA ÖNERİLECEK
Türkiye'de terör sorunu yaşanan illerde bu çalışmaların yapıldığını dile getiren Çınar, "İlimizde bunu yaptık. Başka illerde var mı bilmiyorum. Emniyet Müdürlüğümüz ve jandarma ekiplerimiz güzel bir çalışma yaptı. Teknolojinin etkin kullanıldığı Yüksek Güvenlikli İnsansız Kontrol Noktaları diyebileceğimiz bir sistem geliştirdiler." dedi.
Sistem kapsamında bombalı araçların, canlı bomba ve her türlü patlayıcıyla yapılan saldırılara karşı yüksek beton bariyerler arasında oluşturulan kanalda araçların arandığını bildiren Çınar, oluşturulan noktayı şöyle anlattı:
"Herhangi bir eylem yapılırsa, en az zarar ve zayiatla sonuç sağlamak için bu sistemi geliştirdik. Sistemimizde araçlar kanala gelmeden önce otomatik bariyerle durduruluyor. Burada hareketli kamerayla araçların içinde ne var ne yok görebiliyoruz. 50 metre uzaktaki zırhlı kulübede bulunan güvenlik görevlisi, sürücüyü ve yolcuları kameradan görerek sesli kumanda sistemiyle yönlendirebiliyor. Aracın içine bakabiliyor. Eğer bir şüpheli hal varsa bagajı, camı ve kapılarını açmalarını söylüyor. Kamerada her şeyi görünüyor. Eğer olağanüstü bir durum ve silahlı kişiler varsa ve bir düzenek tespit edilirse, bu sistem araç daha kontrol noktasına yaklaşmadan müdahale imkanı sağlıyor. Şüpheli bir durum görülmüyorsa, o zaman bariyer açılarak araç kanala alınıp detaylı arama yapılıyor. Noktada teknolojinin bütün imkanları kullanılmış. Herhangi bir olayda hiçbir polis, korucu, jandarma ve askerimiz zarar görmeyecek. Arama noktalarında başka araçlar da bulunacağı için siviller de zarar görmeyecek. Bu bir model oldu. Bakanlığımızın müfettişleri de araştırıp sistemi incelediler. Bu modeli Türkiye'ye bakanlık kanalıyla önereceklerini ifade ettiler."
Çınar, kontrol noktalarının terörle mücadelede büyük avantaj sağladığını vurguladı.
Teröristlerin artık hareket alanlarının kısıtlandığını ifade eden Çınar, "Terörist aracı yükleyip, geçmişte olduğu gibi gönlünce şehirlere, karayollarına giremiyor ve çıkamıyor. Tamamen hareket alanları kısıtlandı, eylemleri sınırlandırıldı. Devletimizin kararlılıkla terör örgütünün üzerine etkin bir şekilde gitmesinin yanında şehirlerde yapılan eylemler de bu şekilde engellenince, artık terör bitme noktasına doğru hızla gitmektedir." diye konuştu.
Teklif aralıkta sandık martta

Cumhurbaşkanlığı düzenlemesini de içeren anayasa değişiklik paketinde AK Parti ve MHP, detayları çalışıyor. Paketin aralıkta teklif olarak Meclis’e sunulması, martta da referanduma gidilmesi bekleniyor
AK Parti ile MHP arasında yürütülen, "küçük anayasa" değişiklik paketinde sona gelindi. Geneli üzerinde görüş birliğine varılan paketin detayları ile ilgili çalışmalar sürüyor. Hem cumhurbaşkanlığı hem de milletvekili seçimini öngören yeni düzenlemenin 2019 yılında hayata geçirilmesi öngörülüyor. İki partinin mutabakat zemini aradığı konular ise şöyle: AK Parti'nin önerisinde cumhurbaşkanının insan hakları, özgürlükler dışında kararname çıkarma yetkisi yer alırken, MHP cumhurbaşkanının hangi konularda kararname çıkarabileceğinin sınırlarının anayasada net olarak çizilmesini istiyor. Yine cumhurbaşkanının kanunu veto etme konusunda her iki parti farklı düşünüyor. MHP, cumhurbaşkanının veto ettiği yasayı mevcut parlamenter sistemde olduğu gibi Meclis'in basit çoğunlukla yeniden kabul etmesi durumunda onaylamasını öngörüyor. AK Parti ise cumhurbaşkanının veto ettiği yasayı onaylayabilmesi için 330 gibi nitelikli çoğunluk istiyor. MHP ayrıca cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak Bakanlar Kurulu'nun Meclis onayına sunulmasını talep ediyor. AK Parti ise bunun parlamenter sistemde olduğunu belirterek benimsemiyor. MHP, cumhurbaşkanının partisiyle ilişki kurmasına sıcak bakarken, genel başkan sıfatı taşımasını istemiyor. MHP bu konuda ABD'deki başkanlık sistemine benzer bir sistem öngörüyor. Cumhurbaşkanının hangi oy nisabı ile Yüce Divan'a gönderileceği konusunda iki parti uzlaşı arıyor. MHP mevcut parlamenter sistemde başbakan ve bakanlar gibi cumhurbaşkanının da salt çoğunluk olan 276 oy ile Yüce Divan'a gitmesini öngörürken, AK Parti bu oranın en az 330 olmasını istiyor.
'SADE' ANAYASAAK Parti hazırlanan anayasa paketini maddelere boğarak karmaşık hale getirmek yerine çerçeve kanunda olduğu gibi bazı maddelerde çerçeve düzenlemeye gidecek. Özellikle başbakana atıf yapılan hükümler tek maddede toplanarak 'ibaresi kaldırılmıştır' şeklinde getirilecek.
MECLİS'TE DEVAMSIZLIK SIKINTISI: BAŞBAKAN GENELGEYLE UYARDI
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yıldırım, "Partisinin milletvekillerinin TBMM çalışmalarına katılmalarıyla" ilgili genelge yayımladı. Başbakan Yıldırım genelgede, milletvekillerinin öncelikli görev alanlarının TBMM gündemini takip etmek, Genel Kurul çalışmalarına katılmak ve katkıda bulunmak olduğunu vurgulayıp, iktidar partisi milletvekillerinin, Genel Kurul'un çalıştırılmasındaki önemine işaret etti. Yıldırım, "Kimi zaman toplantı ya da karar yeter sayısı bulunmadığından Meclis çalışmalarının sonlandırıldığına şahit olunmaktadır. Böylesi durumlar, parlamento çalışmalarının verimliliğinin sorgulanmasına yol açmakta ve siyaset kurumuna olan güveni zedelemektedir. Bu nedenlerle, yönetici-görevli olmayan vekillerimizin çalışma programlarını buna göre düzenlemelerini rica ederim " ifadelerini kullandı.
MUHALEFETE ELEŞTİRİ
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da Meclis çalışmalarını kilitleyen muhalefet partilerini eleştirdi. Elitaş, "TBMM'de 'biz susturuluyoruz' diyen muhalefet partileri 140 birleşim içerisinde 100 birleşimde izin almış muhalefet milletvekilleri var. Seçilen insanlar parlamentoya gelmiyor" dedi.
UZLAŞILAN MADDELER
AK Parti ve MHP'nin uzlaşma sağladığı maddeler ise şöyle:
Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerinin aynı anda 5 yılda bir yapılması; seçimlerde sadece cumhurbaşkanının seçilmesi, yardımcısının ve kabine üyelerinin cumhurbaşkanı tarafından atanması.
Cumhurbaşkanının sadece bütçe ile ilgili kanun teklifi vermesi, bütçenin Meclis tarafından onaylanması, bütçenin Meclis tarafından onaylanmaması durumunda tıkanıklık olmaması için geçen yılın bütçesinin yeniden oranlanarak yürürlüğe girmesi, (Bu madde düzenlenirken ABD'de Başkan Obama'nın yaşadığı ve ülkeyi ekonomik sıkıntıya sokan bütçe krizi dikkate alındı.)
550 olan milletvekili sayısının nüfustaki artış dikkate alınarak 600'e çıkarılması, seçimlerinin 4 yıldan 5 yıla çıkarılması, milletvekillerinin de bakan olması, bu durumda vekilliğin düşmesi, eksilen vekilin yerine gelecek yedek milletvekilliği olması, bakanların dokunulmazlıklarının olması.
Yeni sistem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görev süresinin dolduğu 2019 yılında uygulanacak. Bunun için de anayasaya geçici bir madde eklenecek.Cuntacının buluşma noktası Akıncı Üssü

Darbe soruşturmasından: İhanet girişimi ilk olarak adı 15 Temmuz’dan sonra Mürted olarak değiştirilen Akıncı Üssü’nde başladı. Genelkurmay Başkanı Akar’ı rehin almaya giden 120 cuntacı burada buluşarak yola çıktı
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli tespitlere ulaşıldı. İhanet girişimini adı Mürted olarak değiştirilen Akıncı Üssü'nden gelen cuntacıların başlattığı belirlendi. Özel Kuvvetlerden 120 cuntacının Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile diğer komutanların rehin almasında görev aldıkları kaydedildi. 15 Temmuz günü Genelkurmay Karargahı'ndaki görevlendirmeleri inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'cülerin 'kendilerinden olmayanları' mesai bitiminde gönderdikleri anlaşıldı. Genelkurmay'da görevli 150 civarı cuntacının kalkışmada aktif rol aldığı, bunların arasında koruma taburu personelinin de bulunduğu belirtildi. Cuntacı askerlerin bir kısmının Mürted Hava Üssü'nde buluşarak otobüsle Genelkurmay'a gittiği anlaşıldı. Bu grubun harekete geçmesiyle cuntacıların darbe girişimi için düğmeye bastığı ve komutanların derdest edilerek rehin alındığı tespit edildi. Özel Kuvvetlerdeki ikinci grubun Çankaya Köşkü içerisindeki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda toplandığı belirlendi. 35 civarı özel kuvvet personelinin kalkışmadan önce Muhafız Alayı'na sivil araçlarıyla geldiği, üzerlerini değiştirdikten sonra da Genelkurmay'a gittikleri ortaya çıktı. Darbe girişiminin başarısızlığa uğramasından sonra Muhafız Alayı'na yapılan operasyonla Genelkurmay'da görev alan özel kuvvetler personelinin kimliklerinin belirlendiği ifade edildi.
CUNTACI KURT SİİRT'TEN GELMİŞ
Savcılık, kalkışma sırasında Kara Harp Okulu'nda getirilen cuntacıları da belirledi. Mürted Hava Üssü'nden kalkan helikopterle kursiyerler Kara Harp Okulu'ndan Genelkurmay Karargahı'na taşınmıştı. Aralarında rütbelilerin de bulunduğu cuntacıların Genelkurmay'ın etrafına konuşlandırıldığı, karargahı 'korumakla' görevlendirildiği belirtildi. Başlarında ise Siirt'te görevli Albay Erdoğan Kurt'un olduğu öğrenildi. Darbe girişiminin ardından tutuklanan Kurt'un daha önce Kara Harp Okulu'nda görevli olduğu kaydedildi.
REHİNE TİMİNİN BAŞINDA ALAKUŞ VARDI
Üçüncü grubun ise Genelkurmay'a yakın noktalara sivil araçlarıyla geldiği ortaya çıkarıldı. Kocatepe ve Kızılay civarında araçlarını bırakan ve üzerlerini değiştiren cuntacıların Genelkurmay'a geçerek Mürted'den gelen ekibe desteğe gittikleri anlaşıldı. 120 civarındaki özel kuvvetler personelinin başında ise ÖKK Alay Komutanı Kurmay Albay Fırat Alakuş'un olduğu öğrenildi. Mürted Üssü'ndeki grupla birlikte Genelkurmay'a gelen Alakuş'un ismi Orgeneral Hulusi Akar'ın ifadesinde geçmişti.
FETÖ mağdurları isyan etti

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen FETÖ çatı davasında örgütten mağdur olan müştekiler isyan etti. Davaya tutuklu sanıklar ile avukat ve müşteki yakınları katıldı. Silivri Cezaevi'nden mahkemeye SEGBİS yoluyla bağlanan Hidayet Karaca'nın savunma yapması bekleniyordu. Ancak Karaca, henüz eline iddianamenin ulaşmadığını bu yüzden savunma için süre istediğini belirterek savunma yapmadı. Bunun üzerine müşteki avukatlarından Şule Nazlıoğlu Erol, dijital ortamda iddianame tanzim edildiğini ifade ederek, "Bu şekilde süre kazanmaya çalışıyor. Son kez verilmesini talep ediyorum" dedi.
ADİL YARGILANACAKSINIZ
Karaca, 2 yıldır tutuklu ve mağdur olduğunu söylemesi üzerine müşteki ve Balyoz kumpası davasının mağdurlarından Sevgi Çakmak, eşinin Silivri'de akciğer kanserine yakalanmasına rağmen hastaneye çıkarılmadığını belirterek "Biz 36 ay boyunca boş bir dava için gidip geldik. Silivri Cezaevi'nde benim kayınvalidem eşini görmek için dişlerini çıkarttı. Siz sanık sandalyesinde oturan beyler çok şanslısınız. Adil yargılanacaksınız. Eşimi HSYK tarafından ihraç edilen FETÖ'cü hâkim ve savcılar yargıladı. Silivri'de benim eşim akciğer kanserinin 4. evresinde ancak çıkarılabildi. Revir, 6 ay boyunca eşimi, öksürük şurubu vererek geri gönderdi. Beraat kararı çıkarken, yoğun bakımdaydı ve öğrenemedi" dedi. Müdahillik talebinde bulunan Şule Oktay ise ağabeyi Behçet Oktay'ın öldürüldüğünü ancak intihar ettiğinin söylendiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Ağabeyim, medya kanalıyla, Taraf, Zaman vs. kanalıyla linç edildi. 20 dakikalık otopsi, gecenin kör karanlığında 20 dakikalık inceleme, 1 haftalık savcı incelemesiyle 'intihar' denilerek, soruşturma kapatıldı. 17-25 Aralık'tan sonra, ağabeyimin öldürülmeden 6 gün önce 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla, Hizbullah üyesi olduğu gerekçesiyle dinlemeye alındığını öğrendik. Aslında cinayet canlı canlı izlenmiş, mağduruz." Amirallere suikast soruşturmasında hakkında 2. kez tutuklama kararı üzerine intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar da kardeşi ile hayatını kaybeden Balyoz davası sanıkları Cem Aziz Çakmak, Murat Özenalp ve darbeci katillere direnen şehitleri ayırmadığını söyledi. Tatar, "Onlar bizim yüreğimizde. Onlara karşı görevimiz, bu katil sürüsünün ipliğini pazara çıkarmak, yargı önünde hesap verir duruma getirmektir. Yarbay Ali Tatar, bu çetenin kurduğu kumpaslar, tuzaklar, yalanlarla dara düşürüldü. Onun ödün vermez Atatürkçülüğünü, vatanseverliğini, meslek onuruna bağlılığını kendilerine karşı gören çete, yargıdaki kara cübbelilerle üzerine gitti" dedi. Mahkeme, 2006'da öldürülen Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in ailesi, 2009'da öldürülen Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın kız kardeşi ve 2002'de öldürülen tarihçi-yazar Necip Hablemitoğlu'nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu'nun davaya katılma taleplerini kabul etti. 7 sanığın tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmanın 9-13 Ocak 2017 tarihinde üst üste görülmesini kararlaştırdı.
Hakan Şükür'ün babası hakkında karar verildi!

Hakan Şükür'ün babası Selmet Şükür, sağlık sorunları nedeniyle ev hapsi kararıyla tahliye edildi. Şükür, elektrikli kelepçeyle takip edilecek.
Sakarya'da FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Hakan Şükür'ün babası Selmet Şükürile Adil Öksüz'ün kayınvalidesi Hatice Yıldırım, sağlık sorunları nedeniyle ev hapsi kararıyla tahliye edildi.
Sakarya'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 16 Ağustos'ta tutuklanan Hakan Şükür'ün babası 74 yaşındaki Selmet Şükür ile 2 Eylül'de tutuklanan FETÖ'nun Hava Kuvvetleri İmamı Adil Öksüz'ün kayınvalidesi Hatice Yıldırım'ın sağlık sorunları olması ve sık sık tedavi için hastaneye kaldırılmaları nedeniyle tutuklulukları incelendi. Selmet Şükür ile Hatice Yıldırım'ın yaşlarının ilerlemiş olması, sağlık durumlarıyla ilgili olarak Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yüksek tansiyon, ağır şeker hastası olmaları yönünde sağlık raporu vermesi üzerine Sakarya Sulh Ceza Mahkemesi, ev hapsi ile tahliye edilmeleri yönünde karar verdi.
ELEKTRONİK KELEPÇEYLE TAKİP EDİLECEKLER
Akşam saatlerinde alınan kararın ardından Selmet Şükür ve Hatice Yıldırım'ın tahliye kararları Sakarya Cezaevi'ne gönderildi.
Tahliye süresince Selmet Şükür'ün Adapazarı, Hatice Yıldırım'ın ise Akyazı'daki evlerinde kalacakları ve elektronik kelepçe ile de sürekli olarak takip edilecekleri öğrenildi.
Darbeci komutanları kaçırma oyununu polis bozdu

FETÖ’cü bir grubun Malatya’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gözaltına alınan 5 generali adliyeden kaçırmaya çalıştıkları öğrenildi.
15 Temmuz gecesi Malatya 2. Ordu Karargahı'nda polis ile darbeci askerler arasında gerginlik ve silahlı çatışma yaşandı. Darbeci Orgeneral Adem Huduti, Tümgeneral Avni Angun, Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili, Tuğgeneral Zeki Karataş ve Tuğgeneral Emin Ayık gözaltına alındı. 5 general 17 Temmuz'da Malatya Adliyesi'ne getirildi. Bu sırada adliye binası üzerinde kimler tarafından uçurulduğu tespit edilemeyen drone dolaşmaya başladı. Polis, generallerin hangi odada ifade verdiklerinin belirlenmemesi için adliyenin tüm ışıklarını yaktı. Çevre binaların çatılarına ise keskin nişancılar yerleştirildi. Şehir merkezinde darbe karşıtı gösteri yapan FETÖ'cü grubun, "Alevi yurttaşlara saldırıyorlar" diyerek halkı ayaklandırıp, kargaşa yaratmaya çalıştı. Vatandaşlar ve Malatya polisi bu oyuna gelmedi ve FETÖ'cüler amacına ulaşamadı
Çocuklara cinsel istismara ağır ceza

Ankara- Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan TCK ve CMK'da değişiklik yapılmasını öngören kanunun TBMM'de kabul edilmesi ile birçok cezada artış getirildi. 12 yaşından küçük çocuklara cinsel istismar suçunun cezası 16 yıldan 18 yıla çıkartılırken, telefonla dolandırıcılık yapanlara verilen cezalarda arttırıldı.
ÇOCUKLARA CİNSEL İSTİSMARA AĞIR CEZA
TBMM'de kabul edilen kanunla TCK'nın 103. maddesinde Anayasa Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda değişiklik yapılarak cezalar arttırıldı. Mağdurun 12 yaşından küçük olması durumunda nitelikli cinsel istismar suçunda verilecek ceza 16 yıldan 18 yıla çıkartıldı.Sarkıntılık suçunun alt sınırı 3 yıldan 5 yıla,tasaddi suçunun alt sınırı 8 yıldan 10 yıla çıkartılarak cezalar arttırıldı.
TELEFON DOLANDIRICILARI YANDI
TBMM'de kabul edilen yasa ile dolandırıcılık suçunun basit halinin cezasının alt sınırı 1 yıldan 2 yıla, nitelikli halinin cezasının alt sınırı 2 yıldan 3 yıla çıkartıldı.Dolandırıcılık suçunun failinin kendisini polis, hâkim, savcı, banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması,bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi halinde verilecek hapis cezası ise en az 4 yıl olacak. en az 4 yıl hapis cezası verilecektir.
GÜBREYE TERÖR CEZASI
Patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan malzemelerin izinsiz olarak bulundurulması veya kabul edilmesi de suç olarak düzenlenirken, suçun cezasının alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarıldı. Ayrıca, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde yarı oranı yerine bir kat artırım yapılacak
TEKMECİYE TUTUKLAMA
CMK'nın 100. maddesinde yapılan değişiklikle "Sadece adli para cezasını gerektiren veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez" şeklinde değişiklik yapıldı. Bu düzenlemeden sonra İstanbul'da belediye otobüsünde şort giydiği gerekçesiyle hemşire Ayşegül Terzi'yi darp ettiği belirtilen A.Ç. gibi benzer suçları işleyenler tutuklanabilecek.
MAKAS ATANLARA CEZA ARTTI
TCK'nın 179. maddesinde yapılan değişiklikle trafikte makas atarak trafiği tehlikeye sokanlar başta olmak zere trafik magandalarına verilen cezanın alt sınırı 1 aydan 3 aya çıkartıldı.
TBMM'de kabul edilen kanunla cezası artan diğer suçlar şunlar:
- Fuhşun reklamını yapmak amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri verme, dağıtma veya yayma eylemi de TCK nın 227. maddesi kapsamında suç olarak düzenlendi
- Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunun cezası artırılarak, suç olarak öngörülen cezanın alt sınırı 1 aydan 1 yıla, üst sınırı ise 1 yıldan 3 yıla çıkarılmakta, adli para cezasının alt sınırı 5 gün yerine 200 gün olarak belirlendi
- Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbiri bireysel işlenen uyuşturucu madde ticareti suçunda da uygulanabilecek ve bu tedbire sulh ceza hâkimliği tarafından karar verilecek.
CHP'den skandal mesaj

CHP, provokatörlükte sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. PKK, DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütlerine verdiği destek açıkça ortaya çıkan CHP, şehit cenazelerinde eylem yapmak için hazırlanıyor. Türkiye alçak terör saldırıları karşısında bir ve beraber olmuşken, CHP ise şehit cenazesinde partilileri eylem yapmaya davet etti.
Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı 9 köyde dün sokağa çıkma yasağı ilan edilmesiyle birlikte başlatılan hava destekli operasyonda, Eskişehirli Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Arıyeşil şehit oldu. Yarın memleketi Eskişehir'de toprağa verilecek olan şehit için Reşadiye Camisi'nde cenaze namazı kılınacak.
CHP'LİLER ŞEHİDİN CENAZESİNDE EYLEM YAPACAK
CHP'nin Eskişehir İl Başkanı Sinan Özkar, gönderdiği kısa mesaj ile şehidin cenazesinde partilileri eylem yapmaya davet etti. Mesajda "Katil PKK işbirlikçi AKP diye haykırmak için katıl" denildi.
İŞTE O MESAJ:
‘Cehenneme gitse arkasından giderim’

İzmir'de, ByLock kullandıkları ve örgüte finansal destek sağladıkları belirlenerek gözaltına alınan 27 şüpheli arasında, örgüt lideri Fetullah Gülen'in İzmir'deki ilk öğrencilerinden olduğu tespit edilen Alaattin Kırkan da var. Yıllardır sohbet hocalığı ve öğretmenlik yaptığı belirtilen Kırkan'ın, Gülen ile tanışması ve sohbet toplantılarını anlattığı bir video da ortaya çıktı. YouTube'da yüklenen ve uzun yıllar Gülen'in yanında kalan örgüt ağabeylerinin anlatımlarının yer aldığı "Geçmişten İzler" adlı videoda Kırkan, "Eğer bir gün Hocaefendi cehenneme girerse, arkasından onunla beraber cehenneme girmeye razıyım. O dertli bizi ateşten kurtarmak için görevlendirilmiş biri. Yalnız ülkemizin değil, bütün insanlık için çalışırlar" dediği görülüyor. Kırkan'ın ayrıca FETÖ'ye yakın bir derneğe üyeliği ve Bank Asya'da hesabının olduğu belirtildi.
Adil Öksüz'ün kayınvalidesi sağlık gerekçesi ile tahliye edildi!

15 Temmuz darbe girişiminde darbenin merkezi Akıncılar Üssü'nde olduğu belirlenen ve gözaltına alındıktan sonra şaşırtıcı şekilde serbest bırakılan FETÖ imamı Adil Öksüz'ün kayınvalidesi tahliye oldu.
Adil Öksüz'ün firarından sonra eşi Cevat Yıldırım ile birlikte gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine konulan Hatice Yıldırım yaklaşık 3 aydır tutukluydu. Avukatı Hakan Tunçkol'un sağlık durumunu gerekçe göstererek yaptığı itiraz üzerine Sakarya Sulh Ceza Hakimliği'nce serbest bırakılan Hatice Yıldırım'ın aşırı kilo, şeker ve kalp yetmezliği gibi sağlık sorunları bulunduğu belirtildi.
Hatice Yıldırım'ın ev hapsi şartı ile tahliye edildiği ve elektronik kelepçe takılacağı belirtildi.
FETÖ operasyonları : 86 tutuklama 97 gözaltı

Konya’da 10 akademisyen, Yalova’da 16 polis, Kayseri ve Zonguldak’ta da 15 ‘örgüt ablası’ tutuklandı. Manisa’da 22 abla gözaltına alındı
Yalova: ByLock'çu 16 polis ve 2 öğretmen tutuklandı.
Konya: 10 akademisyen tutuklandı.
İzmir: İzmir merkezli 10 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 kişi ile 1 örgüt 'abi'si tutuklandı.
Giresun: 4 polis ile bir kamu çalışanı tutuklandı.
Samsun: ByLock'çu 2 astsubay tutuklandı.
Kayseri: Öğretmenlikten ihraç edilen 8 'abla' tutuklandı.
Zonguldak: 7'si örgüt 'abla'sı 14 kişi tutuklandı.
Kayseri: 'Böcek' davasının tutuklu sanıklarından Sedat Zavar'ın kardeşi Yakup Zavar, firari eski Yargıtay üyesi Ali Akın'ın eşi Nilgün Akın ve Hamdi Yıldırım tutuklandı.
Çankırı: ByLock'çu 8 şüpheli tutuklandı.
Mersin: 5 müftülük çalışanı tutuklandı.
Mardin: 4 öğretim görevlisi tutuklandı. Öte yandan Manisa'da 22'si 'abla' 24, İzmir'de 24, Batman'da 5 kişi ile Eskişehir'de 16 öğretmen, Uşak'ta 7 infaz koruma memuru ile bir kadın zabıt katibi, Düzce'de 6 işadamı, Ordu'da 10 şüpheli, Antalya'da 1'i kaymakam 3 kişi, Afyonkarahisar'da 1 kaymakam gözaltına alındı. Ayrıca Kars Digor Kaymakamı İsa Bolat, Kocaeli Kandıra Kaymakamı İsmail Çiçek, Afyonkarahisar Sultandağı Kaymakamı M. Emin Günğör, Tunceli'nin Hozat Kaymakamı Bekir Demir ile Manisa Selendi Kaymakam Vekili Murat Aydın, İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırıldı. Sakarya'da da örgütün "Hava Kuvvetleri imamı" olduğu ileri sürülen Adil Öksüz'ün kayınvalidesi ile eski milletvekili Hakan Şükür'ün babası, ev hapsi ve yurt dışı yasağı şartıyla tahliye edildi.
Halit TURAN-Ali ALTUNDAŞ-Abbas ÇAKARKasım ŞAHİN/Şaban YILMAZ-Rıdvan UYSAL
Çiğli Hava Üssü'nün 'Paşa'sı itirafçı oldu

Yanındaki diğer FETÖ'cü hainlerle birlikte Muğla'da saklandıkları menfezde yakalanan Astsubay Başçavuş Zekeriya Kuzu, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için itirafçı oldu.
En tehlikeli firari olarak aranan Zekeriya Kuzu ve yanındaki diğer FETÖ'cü hainler, günlerce Marmaris ormanlarında saklandı. Zekeriya Kuzu, saldırıdan 11 gün sonra, Marmaris Çetibeli bölgesinde karayolu altındaki menfezde, diğer darbeci hainlerle birlikte bulundu. Saçı sakalı birbirine karışan Zekeriya Kuzu'nun ve yakalanan FETÖ'cü hainlerin, FETÖ'yle bağlantıları sayesinde bulundukları görevlere atandıkları, eğitim almadan da almış gibi gösterildiği ortaya çıktı.
İZMİR F TİPİ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİLER
Zekeriya Kuzu ile Binbaşı Taner Berber, Astsubay İlyas Yaşar, Astsubay Gökhan Güçlü, Hava Piyade Kıdemli Çavuş Erkan Çıkat, Hava Piyade Kıdemli Çavuş, Ömer Faruk Göçmen ile Hava Piyade Kıdemli Çavuş Abdülhamit Gül Erdem, diğer askerler gibi Muğla'da tutuklandı, ardından İzmir F Tipi Cezaevi'ne gönderildi.
MARMARİS'TE KAÇAN FETÖ'CÜLER BÖYLE YAKALANDI! ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMAK İÇİN BAŞVURDU
Yakalanan Zekeriya Kuzu, daha az ceza almak amacıyla etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için başvuruda bulundu. FETÖ/PDY soruşturmasını yürüten İzmir Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin zaman zaman, halen İzmir F Tipi Cezaevi'nde tutulan ve itirafçı olan Kuzu'nun ifadesine başvurduğu ortaya çıktı.
KUZU KUZU İTİRAF EDİYOR!
Kuzu'nun, FETÖ/PDY'ye yönelik araştırmalarında elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda polisin sorularını yanıtladığı ifade edildi. Astsubay Zekeriya Kuzu'nun, hem Çiğli Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yaşananlarla, hem de bağlantıda olduğu kişilere yönelik bilgiler verdiği öğrenildi. Üssün 'Paşa'sı olarak bilinen Zekeriya Kuzu, yakalandıktan sonra poliste ve mahkemede verdiği ifadesinde, Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saldırının ayrıntılarını anlatmıştı. Zekeriya Kuzu, saldırı yerinden kaçtıktan sonra bir süre dinlendikleri yerde Yüzbaşı İsmail Yiğit'in kendilerine "Buradaki herkes hizmet hareketinden mi?" sorusunu yönelttiğini, kimsenin itiraz etmediğini, timdeki herkesin hizmet hareketinden olduğunu tahmin ettiğini ifade etmişti.
6 bin 7 öğretmen göreve iade edildi!

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile açığa alınan 6 bin 7 öğretmen bugün itibariyle göreve iade edildi.
Açıklamayı, Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Bakanlık, terör örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle açığa alınan personelden 6 bin 7'sinin görevine iadeedildiğini duyurdu.
Görevine iade edilenlerin büyük çoğunluğunun, eylem yapan Eğitim-Sen üyesi öğretmenler olduğu öğrenildi. En çok öğretmenin göreve iade edildiği il ise Diyarbakır oldu. Göreve iade edilen öğretmenler hakkındaki soruşturmaların tamamının ise sonuçlanmadığı belirtiliyor.
DİYARBAKIR'DA 2 BİN 253 ÖĞRETMEN GÖREVE DÖNÜYOR
Diyarbakır'da Kamu Hükmündeki Kararname ile açığa alınan 4 bin 319 öğretmenden, 2 bin 253 öğretmenin göreve başlamasının önünü açan bakanlık yazısı, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ulaştı.
Bakanlık Teftiş Kurulu'ndan geçen ve soruşturması tamamlanan ve göreve başlayacak 2 bin 253 öğretmenin isim yer aldığı liste ve görev izni Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ulaştı. Soruşturmaları tamamlanan 2 bin 253 öğretmenin, pazartesi günü görevlerine başlayacağı öğrenildi.
VAN'DA 466 ÖĞRETMEN GÖREVİNE İADE EDİLDİ
Van'da terör soruşturması kapsamında açığa alınan 466 öğretmenin görevine iade edildikleri bildirildi.
İl Milli Eğitim Müdürü Kıyasettin Kırekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, terör soruşturması kapsamında Van'da açığa alınan 733 öğretmenden, 466'sının Milli Eğitim Bakanlığınca görevlerine iade edildiğini belirtti.
Kararın, göreve iade edilen öğretmenlere tebliğ edildiğini aktaran Kırekin, "Öğretmenlerimiz pazartesi günü okullarında görevlerinin başında olacaklar." dedi


YORUMLAR