Giriş Tarihi: 28.11.2016 18:57 Son Güncelleme Tarihi: 28.11.2016 21:03
Erdoğan'ın resti Avrupa'yı titretti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri sonrasında Bulgaristan ile Yunanistan alarma geçti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Çok ileri giderseniz o sınır kapısı da açılır' sözleri, komşu ülkeler Yunanistan ve Bulgaristan'ın güvenlik tedbirlerini arttırmasına neden oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, açıklamaları Avrupa'da tedirginlik yarattı. Erdoğan 'Çok ileri giderseniz o sınır kapısı da açılır' sözleri, Yunanistan ve Bulgaristan'ın güvenlik tedbirlerini arttırmasına neden oldu. Komşu ülkeler Türk sınırını gezen Bulgar Savunma Bakanı Nikolay Nençev, bir kaç saat içerisinde 2 bin askerin sınıra dağıtılabilmesi için yeni ve uzun vadeli planlar hazırlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici olarak dondurulmasının ardından katıldığı KADEM Adalet ve Kadın Kongresi'nde "Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayanınca feryat ettiniz. Bana bak, eğer daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır bunu da bilesiniz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın sözleri komşu Yunanistan ve Bulgaristan'da mültecilere yönelik yeni tedbirlerin alınmasına neden oldu. Erdoğan'ın mültecilere ilişkin sözlerine yer verilen haberlerde Bulgar ve Yunanistan medyası, bunu 'Avrupa'ya yönelik' tehdit olarak nitelendirdi ve ' Erdoğan yine mültecilere sınırlarını açmak için AB'ye tehdit etti' başlıkları kullanıldı.
'TÜRKİYE SINIRI 2'NCİ DERECE TEHLİKELİ BÖLGE'
Türkiye sınırını gezen Bulgar Savunma Bakanı Nikolay Nençev, askerlerinin yakın zaman içinde daha iyi kıyafet ve ekipmana sahip olacağını söyledi. Bulgar medyasına yansıyan haberlere göre, 'Türk- Bulgar sınırı ulusal acil eylem planında 2'nci derece tehlikeli bölge' olarak ilan edildi. Yeni ve uzun vadeli askeri planlamada gerekirse sınıra mülteci akınına karşın 2 bin askeri bir kaç saat içerisinde dağıtılabileceği bilgisine yer verildi. Bulgar basınına konuşan Savunma Bakanı Nençev şöyle dedi:
"Gördüklerimden ve anladıklarımdan oldukça memnunum. Yaklaşık bir aylık bir süre içinde 350 kişiden fazla mülteci yakalandı. Buna çok yüksek bir not veriyorum. Mülteci krizi doğrudan Bulgaristan ulusal güvenliğini tehdit eden bir problemdir ve sınır güvenliği ile alakalı verilen görevlerde mümkün olduğunca ciddi olacağız. Gerektiğinde sınır bölgesine, sınır güvenliğini sağlamak için, verilen görevleri gerçekleştirmek için birkaç saat içinde yaklaşık olarak 2 bin asker dağıtılabilir. Görüyorum ki, sınır bölgesindeki küçük yerleşim yerlerinde bizim çocuklar insanların etraflarında iken daha sakinler."
Yunanistan ve Bulgaristan'dan mülteci önlemi

Times gazetesinin Yunan basınına dayandırdığı habere göre, Yunan istihbarat servisi yetkilileri, Türkiye'nin günde 3 bin mülteciyi Yunanistan'a geri göndermeyi planladığına dair bulgulara ulaştığını iddia ediyor.
3 BİN MÜLTECİ SAHİLLERE ULAŞMAK ÜZERE
Yunan basınına konuşan yetkililer, planın arkasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğunu iddia etti. Brüksel ve Ankara arasında ilişkilerin gerilediğine dikkati çeken Times, planın günde 3 bin mültecinin Yunan sahillerine varmasına yol açabileceğini belirtti.
ERDOĞAN'IN DESTEĞİNİ ALDIKLARINI ÖNE SÜRDÜ
Yunanistan'ın Proto Thema gazetesine dayandırılan iddialara göre Yunan istihbarat görevlileri planın sadece birkaç hafta içinde hayata geçirilebileceğini düşünüyor.
Proto Thema gazetesine konuşan yetkililer, planın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğini aldığını öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mültecilerle ilgili yaptığı açıklamalardan sonra Yunanistan ve Bulgaristan sınırda güvenlik tedbirlerini artırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayanınca feryat ettiniz. Bana bak, eğer daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır bunu da bilesiniz" açıklamasından sonra Yunanistan ve Bulgaristan harekete geçti.
2 BİN YUNAN ASKERİ
Olası mülteci akınına karşı önlem alan Yunanistan, sınır hattına 2 bin asker gönderdi.
BULGARLAR DA ASKER YIĞACAK
Yunanistan'ın ardından Bulgaristan da mültecilere karşı bir takım önlemler alıyor. Türkiye sınırını gezen Bulgar Savunma Bakanı Nikolay Nençev, bölgenin kendileri için çok önemli olduğunu ve 2 bin Bulgar askerinin göreve başlayacağını söyledi.
"CİDDİ OLACAĞIZ"
Bulgar Bakan, "Mülteci krizi doğrudan Bulgaristan ulusal güvenliğini tehdit eden bir problemdir ve sınır güvenliği ile alakalı verilen görevlerde mümkün olduğunca ciddi olacağız. Gerektiğinde sınır bölgesine, sınır güvenliğini sağlamak için, verilen görevleri gerçekleştirmek için birkaç saat içinde yaklaşık olarak 2 bin asker dağıtılabilir. Görüyorum ki, sınır bölgesindeki küçük yerleşim yerlerinde bizim çocuklar insanların etraflarında iken daha sakinler." dedi.
Yunan basını ise Erdoğan'ın mültecilere ilişkin sözlerinin ardından uygulamaya geçtiğini öne sürerek, 'Günlük 3 bin mültecinin Yunan sahillerine gönderileceğini' iddia etti.
Umay Kaboğlu'nun küfürlü ezan paylaşımına hapis istemi
Darbe girişimi sırasında ezana yönelik Twitter'dan küfürlü paylaşımda bulunan sözde oyuncu "ben yazmadım" dedi fakat gerçek ortaya çıktı.


15 Temmuz'da terörist darbe girişiminin püskürtüldüğü sırada Umay Anadolu Kaboğlu isimli sözde oyuncunun minarelerden okunan ezana ağır küfürler ettiği görülmüştü.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Umay Anadolu Kaboğlu hakkında soruşturma başlatıldı.

"TWEET'İ BEN ATMADIM" DEDİ
Hazırlanan iddianamede Kaboğlu'nun söz konusu twiti kendisinin atmadığını, en son 15 Temmuz gecesi 23.00 sıralarında darbe girişimini eleştiren twitler attığını, gece saatlerinde hesabının çalınmış olabileceğini söylediği belirtildi.
"ŞİFREMİ BİLEN YA DA KIRAN BİRİ YAZMIŞ OLABİLİR"
Şüpheli Kaboğlu'nun savcılık ifadesinde de yine söz konusu twiti kendisinin atmadığını, 17 Temmuz tarihinde Twitter adresine gelen mesajlar dolayısıyla konuyu merak ettiğini, hesabında böyle bir paylaşım görmediğini, 19 Temmuz'da hesabının kendi isteği dışında bloke edildiğini, hesabının şifresini bilen ya da şifresini kıran birisi tarafından bu mesajın yazılıp silindiğini düşündüğünü, aynı tarihten sonra da Twitter hesabının bloke görünmesine rağmen kendisinin müdahalesi dışında aynı konuda yazılar yazıldığını tespit ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği kaydedildi.
HESABI KENDİSİNİN KULLANDIĞI TESPİT EDİLDİ
İddianamede, şüphelinin savunmalarında bahse konu paylaşımı kendisinin yapmadığını belirtse de suç tarihinde ve sonrasında suça konu paylaşımın yapıldığı Twitter hesabının şüphelinin kullanımında olduğunun anlaşıldığı belirtildi.
"BAŞKASININ YAZMASI HAYATIN DOĞAL AKIŞINA AYKIRI"
Şüphelinin kullanımında olan hesabına başka bir kişi tarafından girilip tek mesajın yazılması ve sonrasında da kısa bir süre içerisinde mesajın silinip, hesabın tekrar şüphelinin kullanımına bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanan iddianamede, iddia edildiği şekilde Twitter hesabının isteği dışında bloke edilmesinin suça konu twitin şüpheli tarafından atıldığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı kaydedildi.
6 AYDAN 1 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede, bu nedenle şüphelinin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik beyanlardan ibaret olduğu ve bu nedenle savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi halinde, şüpheli Kaboğlu'nun yargılanmasına başlanacak.

Oyuncu Umay Anadolu Kaboğlu hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında camilerden okunan ezana yönelik sosyal medya üzerinden küfürlü paylaşımda bulunduğu iddiasıyla "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne Twitter üzerinden ezana küfür edildiği iddiasıyla gelen ihbar üzerine yürütülen araştırmada, söz konusu paylaşımı yapan Umay Anadolu Kaboğlu'nun adresinin Ümraniye'de olması nedeniyle soruşturmaya başlandığı belirtildi.
"HESABIM ÇALINDI!"
İddianamede, şüpheli Kaboğlu'nun "@anadolumay" kullanıcı adıyla 16 Temmuz saat 01.31'de ezana yönelik küfür içeren paylaşımına ait ekran görüntüsünün dosya içinde mevcut bulunduğu kaydedilerek, şüphelinin emniyette alınan ifadesinde bahse konu Twitter adresinin kendisine ait olduğunu ancak söz konusu twiti kendisinin atmadığını, en son 15 Temmuz gecesi 23.00 sıralarında darbe girişimini eleştiren twitler attığını, gece saatlerinde hesabının çalınmış olabileceğini söylediği belirtildi.

"ŞİFREM KIRILDI"
Şüpheli Kaboğlu'nun savcılık ifadesinde de yine söz konusu twiti kendisinin atmadığını, 17 Temmuz tarihinde Twitter adresine gelen mesajlar dolayısıyla konuyu merak ettiğini, hesabında böyle bir paylaşım görmediğini, 19 Temmuz'da hesabının kendi isteği dışında bloke edildiğini, hesabının şifresini bilen ya da şifresini kıran birisi tarafından bu mesajın yazılıp silindiğini düşündüğünü, aynı tarihten sonra da Twitter hesabının bloke görünmesine rağmen kendisinin müdahalesi dışında aynı konuda yazılar yazıldığını tespit ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği kaydedildi.
İddianamede, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen talimat üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan araştırma sonucu hazırlanan raporda, dini değerlere hakaret içerikli paylaşımların yapıldığı hesabın Kaboğlu'nun kişisel hesabı olduğu, paylaşımların 15 Temmuz darbe girişiminin medyada yer almasından yaklaşık 3 saat sonra yapıldığı bilgisine yer verildi.

"HALKIN BİR KESİMİNİN BENİMSEDİĞİ DİNİ DEĞERLERİ ALENEN AŞAĞILAMAK"
İddianamede, TCK'da yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak" suçuna ilişkin düzenlemede yasa koyucunun amacının, dinlerin kutsal saydığı Allah, Peygamberler, melekler, kutsal kitaplar, hesap günü, cennet, cehennem gibi kavramlar ile bu dinlere ait ibadete çağrı, ibadet yerleri ve ibadet şekillerine yönelik hislerini koruma altına almak suretiyle toplumsal barışın bozulmasına engel olmak olduğu belirtildi.
Bu nedenle sadece İslam dininin değil, Hristiyanlık ve Musevilik inanışlarının da ortak değerleri olan bu kavramlarla ilgili kişilerin düşüncelerini ve eleştirilerini özgürce yaparken, bu dinlerin mensubu olan kişilerin dini inançlarının gereği olan ve önem atfettikleri bir kısım değerleri de aşağılamaktan kaçınmaları gerektiği vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"ŞÜPHELİNİN PAYLAŞIMI KAMUSAL BARIŞI BOZMAYA ELVERİŞLİ"
"Mesaj içeriği değerlendirildiğinde Müslümanlık dinine mensup kişilerce kutsal sayılan ezanın sinkaflı sözlerle alenen aşağılandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca şikayete konu Twitter mesajı yayınlandıktan sonra ülkemizin değişik yerlerinde bir çok kişi tarafından ihbarda bulunularak tepki gösterilmesi, şikayette bulunulması göz önüne alındığında, şüphelinin bahse konu paylaşımı kamusal barışı bozmaya elverişli nitelikte olduğu da açık şekilde anlaşılmaktadır."
İddianamede, şüphelinin savunmalarında bahse konu paylaşımı kendisinin yapmadığını belirtse de suç tarihinde ve sonrasında suça konu paylaşımın yapıldığı Twitter hesabının şüphelinin kullanımında olduğunun anlaşıldığı belirtildi.
"TWİTTER HESABI BU KADAR KISA SÜRDE GERİ ALINAMAZ!"
Şüphelinin kullanımında olan hesabına başka bir kişi tarafından girilip tek mesajın yazılması ve sonrasında da kısa bir süre içerisinde mesajın silinip, hesabın tekrar şüphelinin kullanımına bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanan iddianamede, iddia edildiği şekilde Twitter hesabının isteği dışında bloke edilmesinin suça konu twitin şüpheli tarafından atıldığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı kaydedildi.
İddianamede, bu nedenle şüphelinin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik beyanlardan ibaret olduğu ve bu nedenle savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi halinde, şüpheli Kaboğlu'nun yargılanmasına başlanacak.
Avrupa'dan skandal PKK kararı

Belçika ve Alman mahkemelerinin PKK'lı teröristleri serbest bırakmasının ardındaki hesap ortaya çıktı.
Avrupa Adalet Divanı, PKK'yı terör örgütü listesinden çıkarmayı görüşüyor.
Önce Belçika'da ardından da Almanya'da mahkemeler, PKK'lı teröristleri serbest bıraktı.
Ancak PKK'nın AB'nin terör örgütleri listesinde yer alması Üst mahkemenin, Avrupa yargısının skandal kararlarını bozmasına neden oldu.
ADALET DİVANI HAREKETE GEÇTİ
Bunun üzerine Avrupa Adalet Divanı harekete geçti. Divan, "PKK'yı terör örgütü listesinden çıkarmayı" gündeme getirdi.
Buna göre adalet divanı Avrupa Komisyonu'ndan, PKK'nın neden terör örgütü listesine alındığına dair bilgi talep etti. Komisyon ise PKK'nın silahlı eylem yaptığını belirtti.
Terör örgütü PKK, DEAŞ ile mücadele ettiğini söyleyerek terör örgütleri listesinden çıkarılmak için başvuru yaptı.
PKK BAŞVURDU
PKK böylece örgüt üyeleri hakkındaki davaların düşürülmesini ve para toplamaktan silah teminine kadar her türlü yardımı yasal olarak almayı amaçlıyor.
Öte yandan, Alman ve Belçika mahkemelerinin PKK'lı teröristleri serbest bırakırken söyledikleri gerekçelerle, örgütün başvurusundaki gerekçeler de birebir örtüşüyor.
Avrupa Adalet Divanı'nın PKK'yı terör örgütü listesinden çıkarma kararı alması durumunda, Avrupa Komisyonu'nun karara itiraz etme hakkı bulunuyor.
Figen Yüksekdağ'a kötü haber

Figen Yüksekdağ ile ilgili son dakika açıklaması geldi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ve HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat hakkında hazırlanan iddianameler kabul edilerek dava açıldı. İddianamede, Yüksekdağ ve Ataş'ın "Terör örgütü propagandası yapmak"tan 1 yıldan 5 yıla, Irgat'ın ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla 2 yıla kadar hapsi istendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş hakkında "Terör örgütü propagandası yapmak", HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ile ilgili ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla hazırlanan iddianameler kabul edilerek dava açıldı.
Yüksekdağ ve Ataş'ın İzmir'de şubat ayında katıldığı panelde yaptıkları konuşmalar nedeniyle haklarında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlandı.
Soruşturma kapsamında "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla hazırlanan, Yüksekdağ ve Ataş hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek dava açıldı.
YİNE AYNI SEBEP: TERÖR ÖRGÜTÜ PROPOGANDASI YAPTI
Soruşturmaya ilişkin Yüksekdağ ve Ataş'ın ifadesine başvurulmak için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazıldığı ancak çıkartılan tebligata rağmen ikilinin savunmasını yapmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimat bürosuna gitmediği bilgisi yer alan iddianamede, şüphelilerin paneldeki konuşmalarında, ülkenin bulunduğu terörle mücadele sürecinde "Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki terör eylemlerinin, öz yönetim talebi ve mücadelesinin demokratik bir hak" olarak ifade edildiği, bu söylemlerin "terör örgütü propagandası" anlamını taşıdığı vurgulandı.
İddianamede, Yüksekdağ'ın konuşmasından alıntılar yapılarak, sözlerinde terör eylemlerini "halk mücadelesi" olarak gösterdiğine ve terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığına dikkat çekildi.
Ataş'ın aynı paneldeki konuşmalarına da yer verilen iddianamede, bu sözlerin PKK terör örgütünün ülkeyi bölmeye yönelik eylemleriyle örtüştüğü, konuşmaların topluluğa karşı yapılmasının da "terör örgütü propagandasını yapmak" anlamını taşıdığı belirtildi.
HDP'Lİ IRGAT'IN 2 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Irgat hakkında ise "Suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla hazırlanan iddianame, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinde kabul edilerek 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
İddianamede, 2015 Şubat'ta İzmir Valiliğinin yasakladığı mitingi protesto etmek amacıyla Alsancak semtinde düzenlenen eyleme katılan Irgat'ın, konuşmasında terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ı "siyasi bir kişilik, tutsak" olarak nitelendirmesi, terör eylemlerinden "özgürlük mücadelesi" şeklinde bahsetmesi, Öcalan lehine atılan sloganlara destek vermesi nedeniyle "Suçu ve suçluyu övmek" eylemini gerçekleştirdiği belirtildi.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü terör soruşturması çerçevesinde daha önce çağrılmasına rağmen ifadeye gitmediği gerekçesiyle 4 Kasım'da Ankara'daki evinde gözaltına alınmış, Diyarbakır'da çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak Kocaeli F Tipi Cezaevine gönderilmişti.
Derik'te yeni kaymakam Hakan Kafkas göreve başladı!

Mardin'in Derik İlçesi'nde 10 Kasım'da makamına konulan bomba ile şehit edilen ilçe Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün yerine atanan Gümeşhane'nin Torul eski Kaymakamı Hakan Kafkas bugün görevine başladı. Kafkas görevini başlamasına ilişkin Twitter'da, "Derik ilçemizde görevimizin başındayız.. Bismillahirrahmanirrahim" mesajı ile duyurdu.
Derik İlçesi'nde 10 Kasım'da makamında düzenlenen bombalı saldırıyla şehit edilen Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk'ün yerine, isteği doğrultusunda bu göreve atanan Gümüşhane'nin Torul İlçesi Kaymakamı Hakan Kafkas Derik İlçesi'ne gelerek göreve başladı. Daha önce kendi Twitter hesabında, "Talebim doğrultusunda Mardin'in Derik İlçesine atandım. Teröre inat, zeytin projelerine devam. Ruhun şaad olsun, Safitürk." diye mesaj paylaşan Kafkas, bugün makamda çektigi fotoğrafı Twitter'da, "Derik ilçemizde görevimizin başındayız.. Bismillahirrahmanirrahim" mesajı ile duyurdu.

Çavuşoğlu'ndan Rus haber ajansı Tass'a çarpıcı açıklamalar!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Rusya ilişkilerinde "kriz öncesi" veya "kriz sonrası" gibi tabirler kullanılmadan ileri bakılması gerektiğini belirterek, "Hala kısıtlamaya tabi olan Türk gıda ve tarım ürünlerine dair yasakların kaldırılması, Türk şirket ve işadamlarına getirilen sektörel kısıtlamaların iptal edilmesi bu kapsamda önem taşıyor." dedi.
Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un 1 Aralık'ta Türkiye'ye yapacağı ziyaret öncesinde Rus haber ajansı Tass'a verdiği mülakatta, iki ülke ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye ve Rusya'nın "iki alelade komşu" olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Yüzyıllardır Avrasya coğrafyasının ritmini birlikte belirleyen iki kadim devletiz. Biz Rusya ile ilişkilerimize hep bu stratejik vizyonla yaklaştık. Geleceğe de yine bu vizyonla bakıyoruz. Liderlerimiz de yine bu uzun vadeli, stratejik bakışa sahip oldukları için yaşanan zor dönemi süratle geride bırakma imkanını elde ettik. Bu imkanı, ülkelerimiz, halklarımız ve bölgemize azami ölçüde yararlı kılmak, bu aşamada temel önceliğimizdir."
Çavuşoğlu, Rusya ile yaşanan uçak krizinin iki ülkenin birbiri için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunun altını çizerek, "Sanıyorum krizin bize en büyük dersi budur. Büyük resme baktığımız zaman, Türkiye'yle Rusya'nın pek çok alanda ne kadar fazla ortak paydaya sahip olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Her şeyden evvel paylaştığımız engin Avrasya coğrafyasında birlikte istifade edebileceğimiz önemli imkanlar ve keza birlikte mücadele etmemiz gereken ortak tehdit ve sınamalar var." diye konuştu.
"TÜRKİYE'YE YÖNELİK YASAKLARIN KALDIRILMASI ÖNEM TAŞIYOR"
Türkiye'nin Rusya'yla ilişkilere asla dar bir bakış açısıyla yaklaşmadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, "Vizyonumuz 100 milyar dolar ticaret hedefi, Akkuyu ve TürkAkım gibi dev projelerdir. Dolayısıyla biz ilişkilerimizi kriz öncesine taşımayı değil, ondan çok daha yükseklere ulaştırmayı konuşmalıyız ve ayrıca artık "kriz öncesi" veya "kriz sonrası" gibi tabirleri kullanmayı bırakıp, bu stratejik vizyonun gerektirdiği şekilde ileri bakmalıyız." dedi.
Bu istikamette ilerlemek için iki tarafın da çaba göstermesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Hala kısıtlamaya tabi olan Türk gıda ve tarım ürünlerine dair yasakların kaldırılması, Türk şirket ve işadamlarına getirilen sektörel kısıtlamaların iptal edilmesi bu kapsamda önem taşıyor. Taşımacılarımızın da önünü açmamız lazım. Benzer şekilde, resmi temaslarımızın yoğunlaştığı, ticareti, turizmi ve yatırımları arttıralım dediğimiz bir dönemde vize muafiyetini tam teşekküllü şekilde yeniden başlatmak da şüphesiz çok faydalı olur." şeklinde konuştu.
Türkiye-Rusya ekonomik ilişkilerinin birbirini "mükemmel biçimde tamamladığına" dikkati çeken Çavuşoğlu, "Rusya Türkiye'nin enerji alanındaki başlıca tedarikçisi, Türkiye ise Rusya'ya taze meyve-sebze konusunda en iyi fırsatları sunan tedarikçi. Türkiye, Rusya'ya turizm alanında en iyi koşulları sağlıyor, Rusya da Türk inşaatçılarına önemli projeler veriyor." dedi. Çavuşoğlu şöyle devam etti:
"Belki bunlardan da önemlisi, kültürel ve insani alanda etkileşimimizin yoğunlaşması. Mevlana'yı, Yunus Emre'yi, Puşkin'i, Tolstoy'u yetiştiren, bilimden felsefeye, resimden müziğe pek çok sahada çığır açmış iki medeniyetin torunları olarak etkileşimimiz bugün de sürüyor. Belki de bu noktada verilebilecek en güzel örnek, 2008 yılında bizim Mehter Takımı ve sizin Kızıl Ordu'nun verdiği ortak konserdir. 2015 Eylül ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın da açılışına katıldığı Moskova Merkez Camii ülkelerimiz arasındaki dostluk ve kültürlerimiz arasındaki etkileşimin diğer bir anıtıdır. Bence ortak derinliğimizi yansıtan, halklarımızın birbirini daha iyi tanımasını sağlayan bu tür faaliyetlerin sayısını arttırmalıyız."
Antalya'nın Rusların sadece tatil için geldiği bir yer olmaktan çıkıp, ev sahibi olduğu ve esnafın birinci yabancı dil olarak artık Rusça konuştuğu bir kente dönüştüğünü anlatan Çavuşoğlu, "Bu yakın etkileşim, sayıları her geçen gün artan ortak evlilikleri de beraberinde getiriyor. Bu evliliklerden doğan çocukları ben Türkiye Rusya dostluğunun geleceğine yapılmış en önemli yatırımlar olarak görüyorum. Sanıyorum yaşadığımız zorlu dönemden çıkaracağımız ana sonuç bu tabloyu asla unutmamak olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ve Rusya'nın elele verdiğinde Mavi Akım, Akkuyu ve TürkAkım gibi milyarlarca dolarlık projeleri kolayca hayata geçirebilen iki ülke olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Ben inanıyorum ki önümüzdeki yıllar bize bunları dahi gölgede bırakacak büyüklükte ortak projeler geliştirmek için pek çok fırsat sunacak. Biz Türkiye olarak kendi adımıza bu fırsatları Rusya ile birlikte en iyi şekilde değerlendirmek için gerekli azim ve kararlılığa sahibiz." dedi. Çavuşoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben önümüzdeki hafta değerli meslektaşım Sergey Lavrov'u Antalya'da konuk edeceğim. Ardından Sayın Başbakanımız Sayın Medvedev'in davetlisi olarak Rusya'ya gidecek. Yeni yıl döneminde de liderlerimiz Rusya'da bir kez daha buluşacaklar. Bizim bu temaslardan temel beklentimiz az önce saydığım hususlarda gerekli adımları atıp normalleşme defterini kapatmak ve Türkiye-Rusya ilişkilerine yeni işbirliği ufukları kazandırmaktır."
FETÖ'nün çakma derneğine operasyon: 37 gözaltı!

Fethullahçı Terör Örgütü'nün örgütsel toplantılarını yasal gösterebilmek adına kurduğu ve illegal toplantıların gerçekleştirildiği tespit edilen Denge platformu isimli derneğe operasyon düzenlendi. Derneğin değişik tarihlerde yönetici ve idarecisi oldukları belirlenen 37 şüpheli gözaltına alındı.
Fethullahçı Terör Örgütü'nün örgütsel toplantılarını yasal gösterebilmek adına kurduğu ve çatısı altında birçok illegal toplantının gerçekleştirildiği belirlenen Denge Platformu isimli derneğe operasyon düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun yürüttüğü soruşturma kapsamında derneğin değişik tarihlerde yöneticisi ve idarecisi oldukları belirlenen 48 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi. Operasyon için düğmeye basan İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 6 ilde 65 adrese baskın yaptı. 37 şüpheli gözaltına alındı.
Çakma dernek bünyesinde FETÖ/PDY Terör Örgütü'ne müzahir şahıslar tarafından toplantılar yapıldığı, seminer ve sinevizyon gösterimi gerçekleştirildiği, Fethullah Gülen'in videolarının izlendiği, FETÖ adına para toplandığı belirlendi.
Mevlüt D. isimli şüphelinin başkanlığını yaptığı belirtilen sözde dernek ile bağlantılı adreslerden toplanan deliller mali polis tarafından incelemeye alındı. Şüpheli şahısların 4'ünden de ByLock çıktı. 19 şüphelinin FETÖ elebaşı Fethullah Gülen'in Bank Asya'ya para yatırma talimatından sonra bankaya hesap açtığı, 3 şahsın ise Kimse Yok Mu derneği ile irtibatlı olduğu anlaşıldı.
37 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanması ardından 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet' suçları kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. Dernekle irtibatta bulunan kişilerin pasaportlarına tahdit konularak yurtdışına çıkışları engellendi.
Ümit Özdağ'ın ihraç itirazı reddedildi

MHP'den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ'ın itirazı reddedildi.
MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Halil Öztürk, yaptığı açıklamada, Ümit Özdağ hakkında parti Tüzüğünün 78. Maddesi gereğince Parti üyeliğinden "kesin çıkarma cezası" kararına yapılan değerlendirildiğini belirtti. Açıklamada, Milliyetçi Hareket Partisi Tüzüğü' nün ilgili maddeleri gereğince Özdağ'ın itirazının reddedildiği belirtildi. İtirazın değerlendirildiği toplantıda, karar oybirliğiyle alındı. Özdağ'ın Müşterek Disiplin Kurulunun kararına Asliye Hukuk Mahkemesi'ne itiraz etme hakkı bulunuyor. (ANKA) (YE/ORH)
TSK'dan son dakika açıklaması geldi!

TSK tarafından yapılan son dakika açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada DEAŞ terör örgütüne ait olan 2 doçka silah yüklü aracın ve 4 DEAŞ terör örgütü üyesinin etkisiz hale getirildiği belirtildi. TSK yaptığı açıklamada şu cümleye yer verdi: "Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından yapılan hava harekatı sonucunda, DEAŞ terör örgütü tarafından kullanılan 4 bina imha edilmiştir"
Suriye'de sürdürülen 'Fırat Kalkanı Harekatı'nda terör örgütü DEAŞ'ın 6 merkezi karadan ve havadan vuruldu, 4 terörist etkisiz hale getirildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 97 gündür yürütülen 'Fırat Kalkanı Harekatı'nda terör örgütü DEAŞ'ın 4 merkezi ve 2 doçka yüklü aracı, karadan ve havadan hedef alınarak vuruldu. Harekatta DEAŞ'lı 4 terörist de etkisiz hale getirildi.
Harekatın son durumuna ilişkin Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan bilgilendirmede şöyle denildi:
"ÖSO tarafından Haliliye, Ajami ve Şabviran meskun mahallerinde kontrol sağlanmıştır. DEAŞ'a ait 2 doçka silahlı yüklü araç ve 4 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından yapılan hava harekatı sonucunda, DEAŞ tarafından kullanılan 4 bina imha edilmiştir.
DEAŞ SANIĞI: 100 YIL HAPİS VERİN, ÜLKEME GÖNDERMEYİN
MUSUL'DA DEAŞ'A AĞIR DARBE! Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimiyle ilgili flaş gelişme!

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi ile ilgili 50 kişi hakkında dava açıldı.
Muğla'nın Marmaris ilçesinde 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişimiyle ilgili olarak biri firari 37 darbeci asker hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz tarafından hazırlanan iddianamede şu ifadeler yer aldı:
Şüphelilerden M.Ö.'nün ve eyleme iştirak eden bir başka şüpheliye gönderdiği notta '15 Temmuz'un bir son değil bir başlangıç olduğuna inanıyoruz. Sürecin bu şekilde devam etmeyeceği ortada. Maç doksan dakika. Henüz bitmedi' yazdığı bu not cezaevindeki bir başka bir koğuşa gönderilmeye çalışırken ele geçirildi.
HDP'li Botan'a 40 yıl hapis istemi

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı bazı etkinliklerde terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı iddiasıyla, HDP Van Milletvekili Lezgin Botan hakkında başlattığı soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı.
İddianamede Botan hakkında 11 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası istendi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, anayasa değişikliği kapsamında dokunulmazlığı kaldırılan HDP Milletvekili Botan hakkında geçen yıl 27 Nisan, 12 Ekim ve 9 Kasım'da yaptığı konuşmalarla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame ise Van 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Millletvekili Botan'ın Terör örgütü PKK, elelbaşı Öcalan ile terör ve şiddet eylemlerini övdüğü ve örgütün propogandasını yaptığı belirtildi. Botan hakkında, 'Terör örgütü propagandası yapmak', 'Suç işlemeye alenen tahrik' ve 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlarından 11 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi
.
Şırnak'ta hava harekatı!

Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile Şırnak Cudi kırsalında tespit edilen dört hedef imha edildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) yapılan açıklamada, "28 Kasım 2016 tarihinde alınan anlık bir istihbaratın değerlendirilmesi sonucu 10.47-11.13 saatleri arasında Şırnak Cudi kırsalına Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile hava harekâtı düzenlenmiş, bölgede tespit edilen dört hedef imha edilmiştir. Görevlerini başarıyla icra eden savaş uçaklarımız emniyetle üslerine dönmüşlerdir" denildi.
'İtiraflarım yalan' diyen FETÖ'cü tutuklandı

Gözaltına alınan 2011 yılı Hava Harp Okulu birincisi S.K., FETÖ imamlarının isimlerini verince serbest kaldı. Bir gün sonra savcılığa başvurarak "İtiraflarımdaki bilgiler doğru değil" deyince tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki pilotlarla bağlantısını sağlayan imamlarına ilişkin soruşturmada, 2011 yılında Hava Harp Okulu'nu birincilikle bitiren Pilot Teğmen S.K. da tutuklandı. Gözaltında, görüştüğü örgüt imamlarının isimlerini kod adlarıyla savcıya veren S.K., etkin pişmanlıktan yararlandırılarak adli kontrolle serbest bırakıldı.
Ancak S.K., bir gün sonra savcılığa gidip itiraflarını inkâr etti. 'Serbest bırakılacağını düşünerek' bu sözleri söylediğini, anlattıklarının gerçeği yansıtmadığını belirten S.K., örgütsel bağının devam ettiği tespiti üzerine tutuklanması istemiyle hâkimliğe sevk edildi ve tutuklandı. S.K.'nm, devre arkadaşları ve komutanları tarafından geleceğin Hava Kuvvetleri Komutanı olarak görüldüğü kaydedildi. îşte S.K'nın yalanladığı ifadesinden satır başları...
BİRİNCİLİKLE BİTİRDİM: FETÖ mensuplarıyla ortaokulda tanıştım. Örgüt abisi 'İsmail' kod adlı kişiyle askeri lise 1. sınıfa kadar görüştüm.
Hava Harp Okulu 1. sınıfta İsmail beni Melih kod isimli kişiye devretti. 4. sınıfa kadar bu kişi ile görüştüm, daha sonra Melih de beni Rasim kod isimli kişiyle tanıştırdı. Rasim ile görüştüğüm dönemde, beni aynı sınıfta okuduğum M.Ç. ile tanıştırdı. M.Ç.'nin örgütte olduğunu bilmiyordum. Hava Harp Okulu'nu birincilikle bitirdim. Sonra İzmir çiğli'ye gittik. Rasim bizi İbrahim kod isimli şahsa devretti. Çiğli'den de birincilikle mezun oldum.
İSTENMEYEN EVLİLİK YAPINCA: 2013'te Akıncı Üssü'ne kursiyer pilot olarak atandık. Akmcı'dayken M.Ç. örgütün istemediği bir kızla evlenince, F-16 pilotuyken sağlık sorunları bahane edilerek nakliye pilotu yapıldı.
2016'DA İRTİBATIMI KESTİM: 2015'te Balıkesir'e atandım. Süleyman isimli birine beni devrettiler. Süleyman ile kısa süre görüştüm. 17-25 Aralık sürecinden sonra yapının tehlikeli olduğunu anlayıp görüşmelerimi azaltınca Süleyman evime kadar gelerek zili çaldı. Kendisine kapıyı açmadım. 2016'dan itibaren yapı ile irtibatımı kestim. 15 Temmuz'da yapının terör örgütü olduğunu anladım. (Habertürk)
15 Temmuz iddianamesinin ayrıntıları

15 Temmuz'a dair hazırlanan iddianamede FETÖ'nün darbeci teröristlerinin yaptığı toplantıya ilişkin fotoğraflar ortaya çıktı.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimininde Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal etmeye giden 28'i rütbeli 34'i er olmak üzere 62 asker hakkında yürütülen darbe soruşturması tamamlandı.
Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcıları Hikmet Pak ve Bülent Başer tarafından hazırlanan 189 sayfalık iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylandı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede yer alan şüphelilerden 1 yüzbaşı, 3 Üstteğmen, 4 Astsubay ve 20 Uzman Çavuş'un tutuklu olduğu, 34 erin ise tutuksuz olduğu belirtildi.
NEDEN SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI
İddianamede şüphelilerin darbe girişimi günü Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal etmeye kalkıştıkları kaydedildi. İddianamede 8 zırhlı araçla Sabiha Gökçen Havalimanı'nın neden ele geçirilmek istenmesiyle ilgili ise, hava ulaşım hareketlerinin buradan kontrol edilmesi, devlet büyüklerinin burayı kullanacakları ihtimalinin düşünüldüğü değerlendirilmesi yapıldı.
NE ZAMAN NEREDE PLANLANDI
İddianamede İstanbul'daki darbe girişiminin ne zaman ve nerede planlandığı anlatıldı. Buna göre 12 Temmuz saat 19.00'da General Nurettin Baransel Kışlası 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda başlayan toplantının 14 Temmuz saat 01.30'a kadar sürdüğü kaydedildi.
DARBE ÖNCESİ TOPLANTI
Toplantıya başka illerden gelen rütbeli askerlerin de aralarında olduğu Ordu komutanları, Garnizon Komutanları, Alay Komutanları ve Okul Komutanlarının katıldığı belirtildi. Darbeci askerlerin toplantıda 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin bir dizi kararlar aldığı belirtildi. Buna göre, "Yurta Sulh" isimli WhatsApp grubu oluşturdukları, Sabiha Gökçen Havalimanı, Boğaz Köprülerinin girişleri, Emniyet Müdürlüğü ile Çevikkuvvet Şube Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, Türk Telekom binası, Fenerbahçe Orduevi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı kamu kurumlarının emniyet altına alınması, buralara tank ve zırhlı personel taşıyıcı ile mühimmatlı personel gönderilmesi kararı alındığı kaydedildi.
DARBECİLERE DAĞITILAN MÜHİMMATLAR
Ayrıca darbeye katılan askerlerin her birine 100'er tüfek mermisi, 250 şerit halinde makineli tüfek mermisi, bin uçaksavar mermisi verilmesi yönünde karar alındığı belirtildi. Bu toplantıya katılanların görüntülerinin de daha sonra yapılan incelemerde ele geçirlidiği belirtildi.
DARBE SAATİ
İddianamede şüpheli ve tanık ifadelerine de yer verildi. İfadelerde, darbenin gece saat 03.00'de yapılmasının kararlaştırıldığı ancak bilgi sızdırılması ihtimaline karşı saatin öne çekildiği anlatıldı.
FETÖ'NÜN DİĞER EYLEMLERİ
İddianamede FETÖ terör örgütünün Türkiye'deki yapılanması ve işledikleri eylemlere de yer verildi. İşledikleri eylemler arasında, Hrant Dink'in öldürülmesi, Tahşiye soruşturması, Selam Tevhid soruşturması, 17- 25 Aralık soruşturması ve MİT TIR'larının durdurulması soruşturması gösterildi.
MÜEBBET TALEBİ
İddianamede 28'i rütbeli 62 asker hakkında, "Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevini yapmayı engellemeye ve ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Silahlı terör örgütüne üye olmak ya da üye olmaksızın yardım etme" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
- paylaş
- tweetle
- paylaş
- SİTENE EKLE
- YORUM YAP
- yazdır
- Arkadaşına Gönder
- Yükleniyor...
15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasında 54 saatlik karar anı
- Giriş Tarihi: 28.11.2016 16:16

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanan askerlere yönelik ilk iddianamenin ayrıntılarında 15 Temmuz darbe girişiminin İstanbul ayağına ait ayrıntılar var. Ne zaman nerede planlandı? Toplantıya kimler katıldı? Toplantı kaç saat sürdü? Darbeciler ne zaman harekete geçecekti, ne zaman geçti? Her bir darbeciye kaç mermi dağıtıldı? İşte dakika dakika İstanbul'daki 15 Temmuz Darbesi...
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimininde Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal etmeye giden 28'i rütbeli 34'i er olmak üzere 62 asker hakkında yürütülen darbe soruşturması tamamlandı. Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcıları Hikmet Pak ve Bülent Başer tarafından hazırlanan 189 sayfalık iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylandı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede yer alan şüphelilerden 1 yüzbaşı, 3 Üstteğmen, 4 Astsubay ve 20 Uzman Çavuş'un tutuklu olduğu, 34 erin ise tutuksuz olduğu belirtildi.
SABİHA GÖKÇEN'İN ÖNEMİ...
İddianamede şüphelilerin darbe girişimi günü Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal etmeye kalkıştıkları kaydedildi. İddianamede 8 zırhlı araçla Sabiha Gökçen Havalimanı'nın neden ele geçirilmek istenmesiyle ilgili ise, hava ulaşım hareketlerinin buradan kontrol edilmesi, devlet büyüklerinin burayı kullanacakları ihtimalinin düşünüldüğü değerlendirilmesi yapıldı.
"DARBE TOPLANTISI 12 TEMMUZ SAAT 19.00 DA BAŞLADI..54 SAAT SÜRDÜ"
İddianamede İstanbul'daki darbe girişiminin ne zaman ve nerede planlandığı anlatıldı. Buna göre 12 Temmuz saat 19.00'da General Nurettin Baransel Kışlası 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda başlayan toplantının 14 Temmuz saat 01.30'a kadar sürdüğü kaydedildi.
BAŞKA İLLERDEN GELEN KOMUTANLAR DA KATILDI
Toplantıya başka illerden gelen rütbeli askerlerin de aralarında olduğu Ordu komutanları, Garnizon Komutanları, Alay Komutanları ve Okul Komutanlarının katıldığı belirtildi. Darbeci askerlerin toplantıda 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin bir dizi kararlar aldığı belirtildi. Buna göre, "Yurta Sulh" isimli wathsapp grubu oluşturdukları, Sabiha Gökçen Havalimanı, Boğaz Köprülerinin girişleri, Emniyet Müdürlüğü ile Çevikkuvvet Şube Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, Türk Telekom binası, Fenerbahçe Orduevi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı kamu kurumlarının emniyet altına alınması, buralara tank ve zırhlı personel taşıyıcı ile mühimmatlı personel gönderilmesi kararı alındığı kaydedildi.
100'ER TÜFEK, 250 ŞERİT MAKİNELİ TÜFEK, 1000 UÇAKSAVAR MERMİSİ..
Ayrıca darbeye katılan askerlerin her birine 100'er tüfek mermisi, 250 şerit halinde makineli tüfek mermisi, bin uçaksavar mermisi verilmesi yönünde karar alındığı belirtildi. Bu toplantıya katılanların görüntülerinin de daha sonra yapılan incelemerde ele geçirlidiği belirtildi.
DARBE SAATİ ÖNE ÇEKİLDİ
İddianamede şüpheli ve tanık ifadelerine de yer verildi. İfadelerde, darbenin gece saat 03.00'de yapılmasının kararlaştırıldığı ancak bilgi sızdırılması ihtimaline karşı saatin öne çekildiği anlatıldı.
FETÖ'NÜN DİĞER EYLEMLERİ İDDİANAMEYE GİRDİ
İddianamede FETÖ terör örgütünün Türkiye'deki yapılanması ve işledikleri eylemlere de yer verildi. İşledikleri eylemler arasında, Hrant Dink'in öldürülmesi, Tahşiye soruşturması, Selam Tevhid soruşturması, 17- 25 Aralık soruşturması ve MİT TIR'larının durdurulması soruşturması gösterildi.
62 ASKER HAKKINDA 3'ER KEZ AĞIRLAŞTIRLMIŞ MÜEBBET TALEP EDİLDİ
İddianamede 28'i rütbeli 62 asker hakkında, "Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevini yapmayı engellemeye ve ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Silahlı terör örgütüne üye olmak ya da üye olmaksızın yardım etme" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İşte Can’ın ‘gazetecileri’

Kaçtığı Almanya’da “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesinden geliyorum” diyen Can Dündar’ı gerçekler yalanlıyor. Dündar’ın gazeteci dediği isimlerin tümü ya terörist, ya da katil
Kaçtığı Almanya'da "dünyanın en büyük gazeteci hapishanesinden geliyorum" diyen Can Dündar'ı yalanlayan bilgiler ortaya çıktı. Cezaevlerindeki "tutuklu gazeteciler" olarak gösterilen kişilerin 45'ini hükümlü veya hüküm özlüler oluşturuyor. Bunların büyük çoğunluğu ise PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerine üye olmak veya yardım etmek suçunda cezaevinde bulunuyor. 'Tutuklu gazeteci' olarak adı gündeme getirilen A.U'nun kamu görevlisini öldüğü; A.O.Ş'nin ise 17 bıçak darbesi ile bir kişiyi öldürmek suçundan kesinleşmiş hapis cezalarının olduğunu belirtildi. İşte Can Dündar'ın Türkiye'yi hedef alan yalanlarının arkasındaki gerçek:
HÜKÜMLÜ Ş.D: Silahlı terör örgütüne üye. Kuzey Irak'tan gelen bombacı eylemciye evinde yataklık yaptı.
HÜKÜMLÜ S.T: Gaziantep'te molotof kokteyli atmaya teşebbüs etti, terör örgütü pankartı açtı.
HÜKÜMLÜ A.İ: 'Siyabend' kod adı ile Kuzey Irak'tan bomba düzeneği getirdi.
HÜKÜMLÜ A.U: Basın İlan Kurumu Başkanı'nı ve şef yardımcısını öldürme eylemine katıldı.
HÜKÜMLÜ A.O.Ş: Av bıçağı ile bir kişiyi 7'si derin olmak üzere toplam 16 bıçak darbesi ile çeşitli yerlerinden yaraladı. Cinayetin ardından bankın üzerinde bulunan 4 bin TL'yi alarak olay yerinden ayrıldı, Yaralı şahıs daha sonra hayatını kaybetti.
HÜKÜM ÖZLÜ A.S: Tartıştığı kişiyi darp ederek öldürdü.
HÜKÜMLÜ B.A: 2 polisin şehit edildiği, 3 polisinde yaralandığı terör eylemi ile; 1 askeri aracın taranması sonucu 1 askerin şehit edildiği 4 askerin de yaralandığı terör eylemine katıldı.
HÜKÜMLÜ C.B: Tartıştığı şahsı bıçakla ağır yaraladı.
HÜKÜMLÜ C.D: Patlayıcı madde bulundurma suçunu işleyen C.D. 2009'da terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın doğum günü münasebetiyle gerçekleştirilen yasadışı gösteri eylemini de organize etti.
HÜKÜMLÜ E.S: Sinop Kültür ve Yardımlaşma Derneği'ne bombalı saldırı eylemine katıldı.
HÜKÜMLÜ E.Z: Silahlı gasp ve sahte polis kimliği kullanmak suçlarını işledi.
HÜKÜMLÜ F.K: Bıçakla yaralama.
HÜKÜMLÜ H.D: Lastik yakma, güvenlik güçlerine taşlı ve molotoflu eylemi organize etti.
HÜKÜMLÜ H.K: Esenyurt'ta 3 jandarma erine silahlı saldırı sonucu iki erin şehit edilmesi eylemine; Haramidere MHP seçim irtibat bürosunun silahla taranması olayına ve Avcılar'da polis otosuna ve işyerine bombalı silahlı saldırı eylemine katıldı.
HÜKÜMLÜ E.İ: Silahlı terör örgütüne üye olma ve tehditle haraç toplama suçlarını işledi.
HÜKÜMLÜ K.Y: Bir binbaşının şehit edilmesi eylemine katıldı.
TUTUKLU M.D: Bomba düzeneği hazırlama, taşıma, yerleştirme, patlayıcı madde üretme gibi eylemlere karıştığı tespit edildi.
TUTUKLU M.L.Y: Kasten adam öldürme.
HÜKÜMLÜ Y.K: KPKK kampında 3.5 ay eğitim aldığı ve örgütsel faaliyetlerde bulunduğu saptandı.
PKK'nın silahları ele geçirildi

Terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonda iki uzun namlulu silah ele geçirildi.
Batman'da terör örgütüne yönelik operasyonda iki uzun namlulu silah ele geçirildi.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, PKK terör örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında durumundan şüphelenilen bir araçta arama yapıldı.
İki uzun namlulu silah, 4 şarjör ile çok sayıda fişek ele geçirilen operasyonda gözaltına alınan sürücü, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Numan Kurtulmuş: Avrupa bu işten zararlı çıkacak

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, AP'nin skandal Türkiye kararına ilişkin, "Aşırı sağ siyasetin Türkiye, göçmen, İslam karşıtı politikalarının Avrupa Parlamentosunu etkilediği aşikardır. Dolayısıyla bu karar, öncelikle Avrupalı siyasetçiler bakımından mahiyeti iyi anlaşılması gereken bir karardır ve Avrupa siyaseti bakımından alarm verici bir niteliktedir. Biz ilişkilerin olumsuz bir yöne kaymasını istemeyiz ama ilişkilerin olumsuz bir yöne kaymasından, Türkiye'den daha fazla Avrupa Birliği'nin zararlı çıkacağını, Avrupa Birliği'nin bu çerçevede Türkiye'den daha çok etkileneceğini de ifade etmek isterim" dedi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, AP'nin Türkiye kararına dair, "İlişkilerin olumsuz yöne kaymasını istemeyiz ama ilişkilerin olumsuz bir yöne kaymasından, Türkiye'den daha fazla AB'nin zararlı çıkacağını ifade etmek isterim." dedi.
Bakanlar Kurulunun ardından ele alınan konularla ilgili açıklamada bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un açıklamaları şöyle oldu:
"AVRUPA BU İŞTEN ZARARLI ÇIKACAKTIR"
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye kararına ilişkin, "Aşırı sağ siyasetin Türkiye, göçmen, İslam karşıtı politikalarının Avrupa Parlamentosunu etkilediği aşikardır. Dolayısıyla bu karar, öncelikle Avrupalı siyasetçiler bakımından mahiyeti iyi anlaşılması gereken bir karardır ve Avrupa siyaseti bakımından alarm verici bir niteliktedir" diyen Kurtulmuş şunları kaydetti:
Biz ilişkilerin olumsuz bir yöne kaymasını istemeyiz ama ilişkilerin olumsuz bir yöne kaymasından, Türkiye'den daha fazla Avrupa Birliği'nin zararlı çıkacağını, Avrupa Birliği'nin bu çerçevede Türkiye'den daha çok etkileneceğini de ifade etmek isterim. Liderler toplantısında bu kararın tersine Türkiye ile ilgili olumlu yaklaşımların ortaya konulmasının Avrupa siyasetinin makul tarzı bakımından da önemli ve hayati olduğunu ifade etmek isterim. İlişkilerin gerginleşmesinin sebebi AB içerisindeki bazı siyasi çevrelerin Türkiye'ye karşı vizyonsuz davranış ve tavırlarıdır. Ayrıca biz ilişkilern olumsuz bir yöne kaymasını istemeyiz ancak bu olumsuz gidişattan Avrupa'nın daha kötü etkileneceğini söylemek isterim. Türkiye ile dostane ilişkileri geliştirmek için ilişkileri tamir etmeleri gerektiğini ifade etmek isterim.
Numan Kurtulmuş: Avrupa bu işten zararlı çıkacak
KIBRIS MÜZAKERELERİ
Bakanlar Kurulu'nda ele alınan ikinci konunun Kıbrıs müzakereleri olduğunu ifade eden Numan Kurtulmuş, "Türkiye bu konuya hassasiyetle yaklaşmaktadır. Kıbrıs'ta Türkiye'ni etkin garantörlüğü önemli. Ümit ederiz ki Türkiye'nin altını çizdiği noktalara dikkat edilir. Müzakerelerin önümüzdeki yıla kalacağı görülüyor" şeklinde konuştu.
SURİYE VE IRAK'TAKİ GELİŞMELER
Bakanlar Kurulu'nda ele alınan konular hakkında bilgi veren Numan Kurtulmuş, Suriye ve Irak'taki gelişmelerin de toplantıda ele alındığını ifade etti. Kurtulmuş konuyla ilgili açıklamasında şunları kaydetti:
Suriye ile lgili bütün taraflarla müzakerelerimi sürdürmeye devam ediyoruz. Fırat Kalkanı'nda önemli önceliğimiz devam ediyor. Birincisi hedeflediğimiz en önemli husus 5 bin km'lik alanın DEAŞ'tan temizlenmesidir. Bu anlamda ilgili taraflarla operasyonlar sırasında haberleşiyor ve onları bilgilendiriyoruz. Türkiye bu çerçeverede Kuzey Suriye'deki gelişmeleri hassas bir şekilde takip etmektedir. ÖSO'ya lojistik desteğini sürdürmektedir. Musul'da ortak bir anlayış sürdürülmektedir. Özellikle Telafer ve Sincar konusunda müteyakkuz olduğumuzu söylemek durumundayım. Türkiye bu iki şehre yapılacak terör örgütlerinin müdahalesini ilgili taraflarla paylaşıyor.
TURKUAZ KART
Turkuaz kart ile ilgili çalışmalarında ele alındığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Nitelikli iş gücünün AR-GE alanın Türkiye'de çalışacak olanların nasıl yararlandırılacakları konusunda çalışmalar son aşamaya gelmiştir" şeklinde konuştu
SORU - CEVAP KISMI
Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları başlıklar halinde şöyle oldu:
TÜRK ASKERİNE DÜZENLENEN HAVA SALDIRISI
Rusya, açıkça bu saldırıda bulunan hava araçlarının Rusya'ya ait olmadığını bizzat Sayın Putin vasıtasıyla teyit etmiştir. Bu saldıran hava aracının, uçak ya da İHA, bunların tespiti ve o bölgedeki bütün hareketliliklerin hepsinin kayıtları var. Bunlarla ilgili teyit yapıldıktan sonra gerekli girişimlerde bulunulacaktır. Bu anlamda zaten Türkiye'nin yaptığı harekat gizli bir operasyon değildir. Bölgeden DEAŞ'ı temizlemekle ilgili bir operasyondur. Dolayısıyla buradaki tavrumuz açık ve nettir. İlgili uçuşlarla ilgili bütün kayıtlar gözden geçirildikten sonra gereken yapılacaktır.
YENİ ANAYASA
MHP teknik düzeyde AK Parti'nin kendisine göndermiş olduğu anayasa değişiklik paketiyle ilgili çalışmalarını sürdürüyor. En kısa zamanda bize resmi olarak da cevaplarını bildirecekler. Sonunda da eğer zaten varsa ortaya çıkan herhangi bir sorun, bunların aşılması bakımından ya da teknik müzakerelerle sorunlar aşılmışsa o zaman liderler düzeyinde son noktayı koyarak hem bunun nasıl parlamentoya gönderileceği hem de bunun takviminin ne olacağı kararlaştırılacaktır. En kısa zamanda sonuca ulaşacağımızı ümit ediyoruz
DOLARDAKİ DALGALANMA
Doların değerlenmesi ağırlıklı olarak Türkiye ekonomisiyle ilgili değil. ABD'deki seçimler ve Trump'ın yapacağı değişikliklerdir. Dolayısıyla bu türbülans Türkiye ekonomisi ile alakalı değil. Çok açık söylüyorum; dolar belli bir süre sonra belli bir seviyeye düşecektir ama şu gün düşer diye bir kehanette bulunmanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Türk ekonomisi krizlerden etkilenmemiş ve etkilenmeyecektir. Türkiye ekonomisinin içeride ve dışarıdaki hiçbir olumsuzluktan etkilenmemiştir bunun nedeni makro dengelerinin oturmuş olmasıdır. Kimse endişelenmesin Türkiye ekonomisi etkilenmeyecektir.
AVRUPA'DA SERBEST BIRAKILAN PKK'LILAR
AB PKK'yı terör listesine alırken sadece bizim ricamız üzerine almadı. PKK Avrupa ülkelerinde çok sayıda terör faaliyetinde bulundu. AB'nin PKK'yı terör listesine koymasının temel nedeni budur. PKK uluslarararası bir nitelik kazanmıştı. Avrupa kanlı bir örgüt hüvviyeti kazandı. Avrupa'nın PKK'yı terör listesinden çıkarma ihtimali akla ziyan bir durumdur. Bir ülke Avrupa'nın siyasal tavrını ortaya koymaz. Mahkemelerde alınan bu karar malesef Avrupa içerisinde yükselen ırkçılığın malesef bir terör örgütünü destekleyecek hale gelmiş olmasını göstermesi bakımından hazindir. KAbul edilemez, meşru görülemez. Brüksel'deki saldırıyı gerçekleştiren DEAŞ'lı teröristler Türkiye'de yargılansa ve burada bir mahkeme böyle bir karar alsa ne kadar kabul edilemez. Avrupa mahkemelerinde alınan bu karar Avrupa açısından alarm vericidir.
OHAL DEVAM EDECEK Mİ?
Darbe teşebbüsünün arkasında 40 yıllık bir hazırlık var. Bunları yapan adamların bir kısmı darbeci subaylar vs ama bir kısmı da hala devletin içerisinde olan ve kendini gizleyen unsurlar var. Türkiye'de kurumların bu örgütten temizlenmesi için çok önemli devrim niteliğinde adımlar atıldı. Çok titiz ve hassas bir çalışma sürdürülüyor. Bunun zaman alacağı açıktır. OHAL gerektiği kadar ilan edilecek. Sonuçta OHAL normal vatandaşımızın günlük hayatını etkilemiyor. Ümit ederiz referanduma gidilmeden OHAL sonuçlanmış olur. Devlet gelecek nesillere bu hainleri bir yük olarak bırakmaz. Bu hainleri temizlemiş oluruz.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde hareketli dakikalar

Aracının yanına gelen sürücünün, yakıtı bittiği için otomobilini park halinde bıraktığı öğrenildi.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde, park halinde bırakılan araç polis ekiplerini harekete geçirdi.
Alınan bilgiye göre, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Avrupa Yakası istikametinde 54 HY 389 plakalı otomobilin park halinde bırakıldığının tespit edilmesi üzerine, terör, asayiş ve trafik ekipleri olay yerine geldi.
Ekiplerin otomobili incelemesi sırasında köprünün tek şeridi trafiğe kapatıldı.
Bu sırada aracının yanına gelen sürücünün, yakıtı bittiği için otomobilini park halinde bıraktığı öğrenildi.
Otomobilin trafik ekipleri tarafından köprüden çekilmesinin ardından kapalı olan şerit açıldı.
İnceleme sırasında köprüde bir süre trafik yoğunlaştı.
Sivas'ta FETÖ operasyonu: 10 adliyeye sevk!

Örgütün TSK içerisindeki yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 7 subay ile 1 doktor, 1 öğretmen ve 1 öğretim görevlisi adliyeye sevk edildi
Sivas'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) TSK içerisindeki yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 10 kişi adliyeye sevk edildi. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin, FETÖ/PDY'nin TSK içerisindeki yapılanmasına yönelik operasyonunda gözaltına alınan binbaşı N.T, yüzbaşılar M.G. ve H.C, üsteğmenler Ş.S, Y.G. ve Y.S. ile teğmen K.Ö, özel bir hastanede doktor olan F.V, öğretim görevlisi U.T. ve öğretmen M.K, emniyetteki işlemlerinin ardından Numune Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.
Zanlılar, daha sonra Sivas Adliye Sarayına götürüldü. Operasyon çerçevesinde örgütün TSK yapılanmasında yer aldığı, örgüte finansal destek sağladığı belirlenen ve haklarında gözaltı kararı çıkartılan 5 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalar sürüyor.




YORUMLAR