Manisa’da, Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme eğitimi

Manisa'da, Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme eğitimi

Manisa'da,Romanların Yoğun Olarak Yaşadığı Yerlerde Sosyal İçermenin Desteklenmesi (SİROMA) Projesi kapsamında Roman vatandaşlara eğitim verecek kamu personeline yönelik eğitim Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme SİROMA Manisa Birim Koordinatörü Ceyda Şahin, SİROMA Manisa Eğitim Uzmanı Hamza Ayten, Psikolojik Danışman Süheyla Evşan Serficeli ve SİROMA Sosyal ara bulucusu Aslan Uğurçay katıldı.

30 Kasım 2016 - 01:01 - Güncelleme: 01 Aralık 2016 - 18:08

Giriş Tarihi: 30.11.2016 19:27 Son Güncelleme Tarihi: 30.11.2016 23:02

Manisa'da, Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme eğitimi

Manisa'da,Romanların Yoğun Olarak Yaşadığı Yerlerde Sosyal İçermenin Desteklenmesi (SİROMA) Projesi kapsamında Roman vatandaşlara eğitim verecek kamu personeline yönelik eğitim Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme eğitimi verilmeye başlandı.

Manisa'da, Siroma Projesi İle Ayrımcılığı giderme eğitimi

Manisa sosyal hizmetler il müdürlüğü..binasında başlayan eğitim çalışmalarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş-Kur, Sosyal Güvenlik Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Bakanlığına bağlı 100 personel, üç gün boyunca uzmanlar tarafından eğitilecek.

Birinci tur eğitici eğitimi programı açılış programında konuşan SİROMA Manisa Birim Koordinatörü Ceyda Şahin , projenin dezavantajlı grupların sosyal entegrasyonu açısından önemli olduğunu kaydetti.

Projenin faydalarına değinen Şahin , şöyle konuştu:"Proje, Manisa'mız ve Türkiye için de çok önemlidir. Birlik ve beraberliğe elbette ki her zaman ihtiyaç var ama bu günlerimizde memleketimiz olarak çok daha büyük bir ihtiyaç var

Manisa Bölgesi Romanları , Roman Kültürünü Koruma ve Yaşatma Derneği 2.ci Başkanı Rol model ve Mesaj Gazetesi Genel Y.Y. Zülfikar Gençtürk yaptığı konuşmada, bizler asla romanlar'a ayrım yapıldığını kabül etmiyoruz...Roman vatandaşların şikayetleri ve yaşanan  olumsuzluklar,Yerel yönetim,Belediyeler,Art niyetli bazı yöneticilerden kaynaklanmaktadır.Romanlar bu ülkenin asli unsurudur,

Romanlar Selçuklu, 600 yıllık Osmanlı dönemi ve son 93 yıllık Cumhuriyet döneminde hiç bir zaman ülkesine ihanet ve hainlikte bulunmamışlardır.

Gençtürk, Romanlar için soykırım Hitler almanyasnda yaşandı II. Dünya Savaşı sırasında Almanya'da devam eden "saf ırk" politikasından Çingeneler de nasibini almış. Almanların Yahudileri yaktığı konusu dünya kamuoyunda tartışılıp hep gündemde tutulmaya çalışılırken Çingenelerden hiç bahsedilmiyor. Yahudiler ön planda tutulup, dünya kamuoyu nezdinde çok güçsüz olan Çingenler hep gözardı ediliyor. Savaşın sürdüğü yıllarda Almanlar 500 bin Çingeneyi diri diri fırınlarda yakmış, on binlerce Çingeneyi de göçe zorlamış. Kamplarda kaybolan Çingenelerin sayısı ise tam olarak bilinmiyor.

Almanya'da 1938'de başlayıp 1945 yılına kadar Çingeneler değişik zulüm ve işkencelere maruz kalmışlar. Alman arşiv belgelerinde de Çingenelere yönelik zülümlerle ilgili detaylı bilgilere yer veriliyor. Arşiv belgelerine göre ağır işlerde çalıştırılan binlerce Çingenenin, Dachau kampında fırınlarda yakıldığı ortaya çıkıyor. Yine arşiv belgelerine göre Almanların nüfuz sahası içinde bulunan ve "3. Bölge" olarak bilinen toplama kampında 500 bin Çingenenin yakılarak imha edildiği belirtiliyor. Çingenelere yönelik bütün bu zulümlerin, işkencelerin, öldürülmelerin sebebi konusuna ise, yine arşiv belgeleri tanıklık ediyor; Türk ajanı olmaları.

Çingene nasıl Türk ajanı olur?

Almanlar, sadece Türk ajanı olduklarını gerekçe gösterip 500 binden fazla Çingeneyi yakıp, binlerce Çingenenin de göç etmesine yol açtılar. Peki bir Çingene nasıl Türk ajanı olur? Bu sorunun cevabı ise tarihte saklı. Avrupa'daki hatta dünyadaki hemen hemen tüm devletler Çingenelere zulmederken, Osmanlı Devleti Çingeneleri korumuş, onları birey olarak kabul etmiş.

Gençtürk, Dünyanın hassas bir coğrafyasında yaşadığımız ve dünya politikalarını etkiliyecek bir konumda bulunduğumuz için maalesef bu memlekette kaşınması mümkün ne kadar yara varsa, Türk insanını bölebilmek ve ayırabilmek için bütün olanaklar kullanılmıştır.
Bundan 40-50 sene evvelinden beri bu memlekette,solculuk-sağcılık davası ile kargaşalığa itilmiş ve 5 bin insanımız ölmüştür.60-70 bine yakın insanımız ceza evlerinde ömürtüketti,Bu ülke için çok şey ifade ediyorlardı,Ama sılagonlar uğruna iki taraflı çok ciddi kavgalar oldu, Bunun sonunda hiç kimse fayda görmemiştir,Ülkemiz insanımız zarar görmüştür.

Makedonya’dan Son günlerde Türkiye'ye bazı akrabalarını ziyarete gelen romanlar, Ülkemizi gezdikten sonra bize söyledikleri, Sizler bu ülkenin kıymetini biliniz bu ülkedeki özgürlük Dünyanın hiçbir yerinde yok, Bu ülkeyi demokrasi dersi vermek isteyen,
Avrupa’da Almanya’da özgürlükler adına işleyiş nasıl biliyor musunuz, Almanya’da bir insan beşer olarak her türlü suçu işleyebilir bağımsız mahkemelerde yargılanır cezasını çeker.
Ancak suçu güvenlik güçlerine, polise,askere silahla ateş etmek kamu düzenini bozmak ise bu tür suç işleyenler mahkemeye çıkarılmazlar, çatışma sırasında öldürülürler sağ kalmışsa, nezarette bir gün veya iki gün tutulur üçüncü günü zehirli iğne ile öldürülür.
Bu ülkenizin (Türkiye) kıymetini bilin tüm dünyanın gözü ülkenizde,

Projede sosyal ara bulucu görevinde bulunan, Manisa Bölgesi Romanları , Roman Kültürünü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Aslan Uğurçay bizler romanlar olarak Devletimizden ayrıcılık görmedim 30 yıl kamuda memur olarak görev yaptım emekli oldum, Uğurçay projenin dezavantajlı gruplara önemli katkıları olacağını söyledi.

SİROMA Manisa Eğitim Uzmanı Hamza Ayten,

Projenin sağlıklı bir şekilde işlemesine yönelik olarak eğitici personelin uzmanlara tarafından eğitileceğini ifade eden Ayten, şunları kaydetti:

"Projenin temel amacı, Türkiye’de Romanların ve diğer dezavantajlı grupların sosyal entegrasyonunu güçlendirmek ve bu gruplar arasında yoksulluğu azaltmak için hizmet sunumunu iyileştirmektir. Türkiye Cumhuriyeti ve AB tarafından ortak finanse edilen proje ekibinde, sosyal içerme alanında uzmanlaşmış Türk ve uluslararası uzmanlar yer almaktadır.

Psikolojik Danışman Süheyla Evşan Serficeli,

Proje kapsamında, sosyal hizmetler, istihdam ve eğitimde sosyal içermenin geliştirilmesine ilişkin eğitim materyalleri, kitapçık ve rehberler hazırlanacaktır. Projenin iki yıllık uygulama süresi içinde, eğitim ve kamu hizmetleri sunumu alanlarında geliştirilen yeni uygulamaların ülke genelinde uygulanmasına yönelik strateji ve eylem planları hazırlanacaktır."

Erdoğan "Büyük Roman" buluşmasında konuştu

06 Şubat 2014

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa'da "Büyük Roman" ödül töreninde fahri roman ilan edilirken "Büyük Roman" ödülüne layık görüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa’daki Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde Romanlar Konfederasyonu tarafından düzenlenen "Büyük Roman" ödül törenine katıldı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

- Mühim olan şu beden kafesi değil. Mühim olan candır, can. İşte onun için derisinin rengine bakmayız, cana bakarız. Diline bakmayız, öze bakarız. İnancına, mezhebine, yaşam tarzına bakmayız. Biz ruha, ruhtaki o güzelliğe bakarız. Canlar arasında, insanlar arasında, yani yaratılmışlar arasında ayrım yapmadık, yapmayız, yapılmasına da izin vermeyiz.

- Romanların kinleri mendil kuruyana kadar ama dostlukları okyanuslar kuruyana kadar. Dünyanın neresinde olursa olsun yapılan ayrımlıcıkları kabul etmeyiz. Roman kardeşlerimizin haklarının takipçisi ve koruyucusu olacağız dünyanın neresinde olursa olsun bunu yapacağız. Irkçılık hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın ırkçılık en faz kan döken yaklaşımdır. Kendisi dışındakileri rengi, dili, dininden dolayı dışlamak kabul edilemez.

Erdoğan "Büyük Roman" buluşmasında konuştu

-Kim ki kendi ırkını üstün görüyorsa, o şeytanın tuzağına düşmüştür, hatta şeytanlaşmıştır. Kim ki başkasının doğuştan edindiği vasıfları nedeniyle tahkir ediyorsa, onu aşağılıyorsa inanın o şeytanın izinde, şeytanın yolundadır. Kim ki insanı doğuştan gelen özellikleri nedeni ile dışlıyorsa şeytanın yolundadır. Kimse kimseyi tahkir edemez ve onu dışlayamaz.

- Bizim dinimizde, bizim inancımızda, bizim kadim kültür ve medeniyetimizde farklı olana tahammülsüzlük, zulüm ve eziyet yoktur. Bizim topraklarımızda kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek, yani terör yoktur. Kameraların önünde insanların boğazını kesmek, kadınları aşağılamak, insanların hürriyetlerini kısıtlamak, farklı din, mezhep ve etnik kökenden diyerek, insanlara zulmetmek, hele hele insanları ateşte yakmak gibi insanlık ve insaf dışı vahşice, canice davranışların içine girmek, bu topraklara ait bir yaklaşım değildir. Kendi hırsları ve kirli ideolojileri çerçevesinde insanları sokak ortasında vurmak, öldürmek, yazarlara çizerlere şiddet uygulamak bizim medeniyetimizde asla kendisine yer bulamamıştır. Bu canileri, bu vahşileri, bu teröristleri İslam diniyle ve Müslümanlarla özdeşleştirenler, bu cinayetlerin, bu vahşetin ve bu terörün en büyük destekçisidir, en büyük teşvik edenidir.

- Müslümanlar toplu bir şekilde terör parantezine alanlar artık aynada kendisine bakmalıdır.

- İsrail vahşetini eleştiren en ufak bir yazı bile antisemitizm yaftası ile karşılaşıyor ve bu geri adım atılmasına neden oluyor. Kadın haklarını savunanlara sesleniyorum hergün bizi iyiki kadın yaratmadın diye dua eden Müsevilere neden karşı çıkmıyorsunuz. Aynı hassasiyeti İslama karşı göstermediklerini görüyoruz. İslamafobiyi ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriyorlar.

- Biz Türkiye olarak Ortadoğu'daki vahşet ve Batı'daki ırkçılığa karşı sessiz kalmayacağız. Romanlar bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Romanlara karşı yapılan ırkçı davranışlar bizim ayaklarımızın altındadır. Bu meseleyi daha ideal bir şekilde çözeceğiz. Birbirimizi dinleyerek anlayarak bu sorunu çözeceğiz. Bu ülkede hiç kimseye ama hiç kimseye buçuk muamelesi yapılamaz. Hele benim Roman kardeşlerime buçuk muamelesi yapılmasına, onların ayrımcılığa, dışlanmaya maruz bırakılmasına bizim tahammülümüz olamaz.. İnşallah sizi Cumhurbaşkanlığı Külliyesine bekliyorum.

(Uzun süreden beri beklenilen Roman vatandaşlara yönelik olarak uygulanacak stratejik eylem planı belgesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 15/04/2016 tarihli ve 50107 sayılı yazısı dikkate alınarak; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda nihai hale getirilen ekli Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2016-2021) ile I. Aşama Eylem Planı (2016-2018) Belgesinin kabulüne, karar verilmiştir)

Bu haber 50897 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor: Komutanları terfi ve emeklilikleri masada
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor:...
"Terörsüz Türkiye" komisyonu mesaiye başladı! Kurtulmuş'tan...