Giriş Tarihi: 11.10.2016 05:19 Güncelleme Tarihi: 11.10.2016 07:58
Erdoğan,Putin Dostluğu zirvede

Uçak krizinden sonra ilk kez Türkiye’ye gelen Rusya Devlet Başkanı Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan buldukları her fırsatta sohbet etti, gündemi konuştu
Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da yapılan 23. Dünya Enerji Kongresi'nde tüm gözler, 24 Kasım'da yaşanan uçak krizinden sonra ilk kez Türkiye'ye gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'deydi. Ilyushin 96-300 tipi özel uçakla dün saat 13.25'te Soçi'den Atatürk Havalimanı'na gelen Putin'i, Devlet Konukevi'nde Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile Türk ve Rus yetkililer karşıladı. Apronda bekleyen ve Rusya'dan getirilen limuzin aracına binmeden önce ceketini çıkartan Putin, kendisini görüntüleyen gazetecilere el salladı.
Putin'in gelişi nedeniyle havalimanında alınan güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkartıldı. Putin'in korumalarından birinin uçağın inişi sonrası ön iniş takımlarının bulunduğu yerden dürbünle çevreyi gözetlemesi dikkat çekti. Putin'in yaklaşık 30 araçlık konvoyu, Atatürk Havalimanı'ndan, D-100 Karayolu'nu kullanarak İstanbul Kongre Merkezi'ne gitti. Konvoyun geçişi sırasında karayolu trafiğe kapatıldı. Bir polis helikopteri de havadan takip etti. Putin'in konvoyu son olarak Dolmabahçe Tüneli'ni kullanarak kongre merkezine ulaştı. Bu arada Dolmabahçe açıklarında bir savaş gemisinin beklediği görüldü. Erdoğan ve Putin, kongre salonuna birlikte girdi. İki lider, samimi sohbete daha merdivenlerde başladı.
Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in arasına oturan Putin'in sıkı sık gülümsediği görüldü. Bir ara kendilerini görüntüleyen gazetecileri gösteren Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev aynı fotoğraf karesinde birlikte poz verdi. Liderler konuşmalarının ardından yine samimi bir havada Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde ayrıldı. Erdoğan ve Putin daha sonra basına kapalı olarak yapılan ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'ne geçti. İki lider yine basın mensupları önünde şakalaşarak, saimimi pozlar verdi..
Erdoğan-Putin zirvesi sonrası liderlerden ortak açıklama!
Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mabeyn Köşkü'ndeki görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk Akımı'yla ilgili olarak da sürecin hızlandırılması konusunda da bugün, az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak da yine burada, bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım" dedi.
Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mabeyn Köşkü'ndeki görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.
23. Dünya Uluslararası Enerji Kongresi kapsamında yapılan toplantıların 2 gün daha süreceğini kaydeden Erdoğan, bakanlar ve uzmanlar arasındaki görüşmelerle, kongrenin çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacağını dile getirdi.
Erdoğan, devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir araya geldiklerini ifade ederek, açılışın ardından ikili görüşmeleri gerçekleştirdiklerini belirtti. Erdoğan, "Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor, devam edecekler. Uzmanlarımız aynı şekilde bu görüşmeleri devam ettirecekler." diye konuştu.
ENERJİ ZİVESİ'NDE TARİHİ GÖRÜŞME
"NOKTA BAŞKANLAR HUZURUNDA KONULMUŞ OLDU"
Ülkeler arasındaki ilişkileri özellikle ilgilendiren konuların ele alındığını anlatan Erdoğan, "Ama bunun yanında ekonomik ilişkiler, ticari ilişkiler, savunmayla ilgili ilişkiler, turizme yönelik, kültürel bütün bu konuları ilgilendiren ilişkiler, bu görüşmelerde yer alıyor. Tabii bizim Türkiye-Rusya arasındaki ilişkiler noktasında, bugün gerçekten sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda bu az önce imzalanan anlaşmalar, imzalanacak hale geldi ve burada nokta Başkanlar huzurunda konulmuş oldu." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısında konuştu
- BÖLGEDEKİ GELİŞMELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inancının tam olduğunu vurgulayarak, "Birçok alanda, savunma sanayi ile ilgili olsun, siyasi alanda olsun, ekonomik, ticari, turizm, kültür, bütün bu alanları kapsayan bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok daha farklı bir şekilde geliştireceğiz." dedi.
Üst Düzey İstişari Konsey toplantısıyla ilgili olarak dışişleri bakanlarına talimatların verildiğini, yıl sonu veya gelecek yıl başı itibarıyla toplantının gerçekleştirileceğini bildiren Erdoğan, Karma Ekonomik Komisyon toplantısının da aciliyet kazandığını, bu konuda da ilgili bakanların çalışmayı yapacağını, Türkiye'de düzenlenecek toplantının önem arzettiğini belirtti.
SURİYE KONUSUNU ETRAFLICA ELE ALDIK
Erdoğan, "Tabii çok da hassas bir konu; bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı Operasyonu'nu kendileriyle görüştük. Bu konuda ne gibi işbirliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Özellikle Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda, ne gibi bir strateji uygulayalım ki oradaki insanlar bir an önce barışa, huzura kavuşsunlar. Bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmelerimizi yaptık. Dışişleri bakanlarımız, genelkurmay başkanlarımız ve milli istihbarat teşkilatı müsteşarlarımızın da katılacakları toplantılarla bir araya gelip, bu konudaki çalışmayla bir noktaya varılacaktır." diye konuştu.
TÜRK AKIMI
Türk Akımı'nın değerlendirmesinin yapıldığını belirten Erdoğan, "Türk Akımı'yla ilgili olarak da sürecin hızlandırılması konusunda da bugün, az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Bir diğer yine çok önemli husus, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak da yine burada, bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım." dedi.
1 SAAT 40 DAKİKA SÜRDÜ
Basın toplantısına, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov ve diğer Rus yetkililer katıldı.
Bu arada, basın toplantısı öncesinde 1 saat 40 dakika süren Erdoğan-Putin görüşmesinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü Kalın ile MİT Müsteşarı Fidan da yer aldı.
Rusya Devlet Başkanı Putin'in konuşmasından satırbaşları;
DOĞALGAZ İNDİRİMİ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türk Akımı anlaşması imzaladıktan sonra "Daha önce imzalanmış olan mutabakat anlaşmayı görmüş oldunuz. Aynı zamanda bu anlaşma çerçevesinde, bu alanda işbirliğimizin geliştirilmesi kapsamında Türkiye'ye doğalgaz indirimi sağlanması konusunda mutabık kalmıştık." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinin imzalanmasının adından düzenlenen basın toplantısında konuşan Putin, 23. Dünya Enerji Kongresi gibi büyük bir organizasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarını tebrik ettiğini söyledi.
Kritik görüşme sonrası liderlerden ortak açıklama
Putin, bugünkü görüşmeler kapsamında iki ülke için son derece güncel olan çok sayıda konu üzerinde görüş alışverişi yaptıklarını ifade ederek, ikili ilişkilerde tam olarak normalleşme sürecini tamamlamak için ilave çaba göstermek konusunda mutabık kalındığını söyledi.
KISITLAMA OLAN ÜRÜNLERİ TEKRAR AÇTIK
Bugün Rusya hükümetinin bir karar aldığını anlatan Putin, Türkiye'den ihraç edilen ve kısıtlama olan bazı kalemlerin tekrar Rusya'ya ithalatını açtıklarını hatırlattı. Putin, özellikle narenciye, diğer yaş meyve, sebze ve tarım ürünlerini Rus piyasasına açmış olduklarını belirterek, Türkiye'den Rusya'ya bu ürünlerin ithal edilmesiyle sonra ülkesindeki fiyatların düşeceğine işaret etti.
Bu ithalatın Türk ortaklar için Rusya'nın piyasasının açılışı anlamına geldiğini vurgulayan Putin, bu ürünlerin 2015 yılında ihracat hacminin 500 milyon dolar civarında olduğunu kaydetti.
Putin, toplantıda önemli kararlar alındığını belirterek, "İkili ilişkilerimizin tam olarak normalleşmesini tamamlamak üzere mutabık kaldık. Önümüzdeki günlerde bu konuyu Karma Ekonomik Komisyon (KEK) misyonu takip edecektir. Rusya bu çalışmaya ilgi duymaktadır." diye konuştu.
- AKKUYU'DA ÇALIŞMALARA DEVAM
Erdoğan ile görüşmesinde özellikle enerji alanındaki işbirliğini ele aldıklarını vurgulayan Putin, bu noktada Akkuyu Nükleer Santrali'nin büyük projedeki çalışmalara devam edilmesinden bahsettiklerini söyledi.
Putin, bu projenin Türkiye açısından sadece yeni nükleer güç anlamına gelmediğini kaydederek, "Aynı zamanda, Türkiye'de yeni sanayi branşı da ortaya çıkmaktadır. Bu proje personel yetiştirme ve teknolojiyi kapsıyor. Rusya'da hali hazırda 200'ü aşkın genç Türk öğrenci ve önümüzdeki günlerde nükleer güç uzmanı olacak gençler ilgili kurumlarda eğitim görmektedir." ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Rusya arasında Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde imzaların atılmasına da değinen Putin, "Daha önce imzalanmış olan mutabakat anlaşmayı görmüş oldunuz. Türk Akımı, yani yeni doğalgaz boru hattından bahsediyoruz. Aynı zamanda bu anlaşma çerçevesinde, bu alanda işbirliğimizin geliştirilmesi kapsamında Türkiye'ye doğalgaz indirimi sağlanması konusunda mutabık kalmıştık. Özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'nin bir enerji merkezi haline getirilmesi amacını yerine getirmek üzere bu adımlarla ilerliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
SURİYE'DE SİYASİ ÇÖZÜME EN HIZLI ŞEKİLDE GEÇİLMESİNİ İSTİYORUZ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Hem Türkiye hem de Rusya olarak Suriye'de akan kanın durdurulması, bunun en hızlı şekilde gerçekleşmesinden yanayız. Biz de Suriye'de siyasi çözüme en hızlı şekilde geçilmesini istiyoruz." dedi.
Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu 23. Dünya Enerji Kongresi vesilesiyle İstanbul'da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, Mabeyn Köşkü'ndeki görüşmenin ardından basına açıklama yaptı.
Uzay, gemi ve diğer alanlarda iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi konularının görüşmelerin de ele alındığını belirten Putin, Rus Uzay Ajansı'nın (Roscosmos) Türk füzelerinin tasarımı ve uzaya fırlatılması ihalesine katılmaya hazır olduğunu bildird
İnsani alandaki işbirliğinin geliştirilmesinin de gündeme geldiğini dile getiren Putin, Türkiye'nin Rusya'ya karşılıklı kültür ve turizm yılları yapma teklifinde bulunduğunu, kendilerinin de bu öneriyi desteklediklerini ve ilgili bakanlıkların çalışma yapacağını aktardı.
-"SURİYE'DE AKAN KANIN DURDURULMASINDAN YANAYIZ"
Erdoğan ile başta Suriye olmak üzere bölgesel konulara geniş bir zaman dilimi ayırdıklarını söyleyen Putin, hem Rusya hem de Türkiye olarak Suriye'de akan kanın en hızlı şekilde durdurulmasından yana olduklarını ifade etti. Kendilerinin de Suriye'de siyasi çözüme en hızlı bir şekilde geçilmesini istediklerini dile getiren Putin, "Suriye'de barışı isteyen herkesin bunu desteklemesi gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Halep'e insanı yardımların götürülmesi için her türlü çabayı gösterecekleri konusunda görüş birliğine vardıklarını dile getiren Putin, ancak insani yardımların ulaştırılması konusunda güvenliğin sağlanması gerektiğini söyledi. ABD'ye (Halep kent merkezinde muhaliflerin kontrol ettiği doğu bölümünün dış dünyayla bağlantısını sağlayan ancak rejim güçlerinin hakim olduğu) Kastillo yolundan Suriye orduları ve muhalif grupların uzaklaştırılması konusunda öneride bulunduklarını ancak Amerikan yönetiminin bunu fiilen yapamadığını ya da yapmak istemediğini anlatan Putin, cumartesi günü Lozan'da yapılacak Suriye görüşmelerinde en önemli konulardan birinin bu olacağını ümit ettiğini vurguladı.
Putin, "Halep'te akan kanın durması için Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın önerdiği silahlı grupların uzaklaştırılması teklifine Erdoğan ile birlikte çaba göstermek konusunda mutabık kaldık."
- ERDOĞAN'A TEŞEKKÜRÖzellikle özel kuvvetler ve askeri kurumlar arasındaki temasların hızlandırılması konusunda mutabık kaldıklarını anlatan Putin, ayrıca savunma sanayii alanında da işbirliğinin sürdürülmesine hazır olduklarını belirtti. Konuk Cumhurbaşkanı, her iki taraftan bu konudaki önerilerin araştırıldığını kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı, sözlerinin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Rus-Türk ilişkilerinin geliştirilmesine verdiği özen, dikkat ve yanı sıra gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkürlerini iletti..
Türkiye ile Rusya arasında tarihi anlaşma imzalandı!

Türkiye ve Rusya, Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi için hükümetlerarası anlaşmayı imzaladı.
Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi için hükümetlerarası anlaşma Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Rus Enerji Bakanı Novak tarafından imzalandı.
‘TÜRK AKIMI’ İLK KEZ GÖRÜCÜYE ÇIKTI! Türkiye ile Rusya arasında tarihi anlaşma imzalandı!
Mabeyn Köşkü’nde liderler geçidi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Enerji Kongresi'nin ilk günündeki programına Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile İstanbul'daki Mabeyn Köşkü'nde bir çalışma kahvaltısı yaparak başladı. Erdoğan-Maduro görüşmesi saat 10.40'ta başladı ve basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşme 1 saat 20 dakika sürdü. Erdoğan'ın Mabeyn Köşkü'nden uğurladığı Maduro, görüşme sonrasında Türk halkını selamladığını belirten bir Facebook mesajı paylaştı. Erdoğan, Maduro'nun ardından KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile yine Mabeyn Köşkü'nde basına kapalı olarak bir saatlik bir görüşme yaptı. Akıncı daha sonra kongre oturumunda yaptığı konuşmada "Hidrokarbon kaynaklarından çıkarılacak doğalgaz, Kıbrıs ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya hesaplı ve güvenli şekilde ulaştırılabilir" dedi.
Önce devlet olmayı bil

Başbakan Yıldırım, Irak’ın Türk askerlerinin Başika’dan çekilmesini istemesiyle ilgili, “Önce siz vatandaşlarınıza sahip çıkın. Onların yok olmasının önüne geçin, devlet olmayı bilin. Sonra Türkiye’ye laf edin” dedi
Başbakan Binali Yıldırım İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından kendisine verilen Altın Arı ödülü takdim törenine katıldı. İTÜ Ayazağa kampüsünde gerçekleştirilen törende konuşan Yıldırım şunları söyledi:
BEDELİNİ ÖDÜYORUZ: O alçak gar saldırısının bugün yıldönümü. Günahsız vatandaşlarımız o saldırıda hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında İTÜ İnşaat Fakültesi öğrencisi Güney Doğan da vardı. Terörle mücadele ülkemizin yeni karşılaştığı bir durum değil. Günümüzde ise artık sadece bölücü terör örgütü değil, aynı zamanda FETÖ ve DEAŞ terör örgütleriyle de mücadelemiz devam ediyor. Türkiye sahip olduğu coğrafyanın bir anlamda bedelini ödüyor. Bu coğrafya tarih boyunca hep hareketli olmuştur. Çünkü bu coğrafya bir anlamda medeniyetlerin buluştuğu ve zaman zaman çatıştığı bölgelerin başında.
İBADİ'YE: "KOMİK DURUMA DÜŞÜYORSUN ÖNCE SEN ÜLKENİ KORU"
DEVLET OLMAYI BİLİN: Son yıllarda Irak'ta, Suriye'de yaşanan istikrarsız durum, en fazla ülkemizi etkilemekte. Ne yazık ki bölge ile fiziki ve gönül bağı olmayan birçok ülke orada bir takım çalışmalar yaparken, bu bölgede yaşayan hükümetlerin sesi soluğu çıkmıyor. Ancak bu istikrarsızlığın en büyük bedelini ödeyen Türkiye'nin meseleye sahip çıkmasından rahatsız olduklarını görüyoruz. Bunu söyleyecek olanların önce ülkelerine sahip çıkması lazım. Önce siz ülkenizin içinde yaşayan vatandaşlarınıza sahip çıkın, onların yok olmasının önüne geçin, devlet olmayı bilin. Ondan sonra Türkiye'ye laf edin. Orada cirit atan terör örgütlerini barındırmaya devam ederseniz Türkiye elbette ki hudutlarını korumak, terörle mücadele etmek ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için her türlü tedbiri alır, almaya da hakkı var. 40 senedir ülkemizin başını ağrıtan terör örgütü topraklarınızda cirit atacak, gıkınız çıkmayacak, Türkiye DEAŞ için var olacak, buna laf edeceksiniz.
SON ÇIRPINIŞLARI: Terörle mücadelemiz bu hainlerin tamamı bu topraklardan yok oluncaya kadar devam edecek. Her türlü çılgınlığı, intihar eylemi yapabilirler, canımız acıyabilir, şehitlerimiz de olabilir. Kimse bize bu konuda nasihat vermeye kalkmasın, demokrasi nutukları atmasın. Bunlar terörden medet umanların son çırpınışları. Bir yerden emir almış gibi birbiriyle ilgisi olmayan terör grupları aynı anda saldırıya geçmiş durumda. Hepsinin hedefi de Türkiye'nin birliği, kardeşliği ve istikrarı.
DİZ ÇÖKTÜREMEDİ: 15 Temmuz, doğrudan Türkiye'yi hedef alıyordu, milletimiz orada destan yazdı ve onları o saldırıyı yapacaklarına bin pişman hale getirdi. Canları pahasına Türkiye'ye sahip çıkan gençlerimizi, şehitlerimizi, gazilerimizi bu millet unutmayacak. Milletin istikbali uğrunda her mücadeleyi vermeye ne kadar kararlı olduğumuzu dünyaya gösterdik. Bu bayrak yere düşmedi, bu millete kimse diz çöktüremedi. Verdiğimiz mücadele demokrasi tarihine altın harflerle yazılmıştır.
"ABD'DEKİ İRADE BOŞLUĞU ÇÖZÜMÜ GECİKTİRİYOR"
Başbakan Yıldırım, Rus haber ajansı Sputnik News'a konuştu. Yıldırım, Fırat Kalkanı operasyonuyla ilgili Rusya'nın tutumuna ilişkin "Daha yakınlaşmış vaziyetteyiz. Mesela, Fırat Kalkanı'nda Rusya bizi makul ve haklı görüyor. Dolayısıyla geçmişe göre, özellikle uçak krizinden sonra ilişkilerin normalleşmesiyle birlikte, bölgesel konulardaki bakış açımızda birbirimize daha yakın durmaya başladık" dedi. ABD'nin YPG ve PYD'yle ittifak arayışlarının kabul edilemeyeceğini belirten Yıldırım, Suriye'de çözüm için Rusya ve ABD arasındaki rekabetin bir kenara bırakılması gerektiğini savundu. Yıldırım ABD seçimlerinin yarattığı irade boşluğunun Suriye'de çözümü geciktirdiğini belirtti. FETÖ'ye karşı Rusya'nın tutumunu 'çok net' olarak tanımlayan Yıldırım, ABD'nin de terör örgütünün emellerinin, faaliyetlerinin çok daha küresel boyutta olduğunu anlamış gibi göründüğünü belirtti.
GÜL'E NEZAKET ZİYARETİ
Başbakan Yıldırım, İTÜ'deki programın ardından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e nezaket ziyaretinde bulundu. Yıldırım'a, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz da eşlik etti. Gül'ün Ayazağa'daki ofisindeki görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.
Aliyev unutmadı: O gece etrafında birleştiniz ve.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Enerji Zirvesinde yaptığı konuşmada 15 Temmuz'a değinmesiyle dikkat çekti. Darbe girişimine ilişkin konuşan Aliyev Türk halkını yüceltirken hain FETÖ'yü de lanetledi.
İstanbuL'da gerçekleştirilen ve 4 gün sürecek olan 23. Dünya Enerji Kongresi'nin "Başkanlar Oturumu'nda" konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev konuşmasında FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yaptığı çıkışıyla dikkat çekti. Hainleri lanetleyen Aliyev gösterilen kahramanlığı da uluslararası enerji toplantısında dile getirmekten gurur duyduğunu ifade etti.
ERDOĞAN'IN ETRAFINDA BİRLEŞTİNİZ
Aliyev 'Türkiye'nin topyekün bir millet olarak hain 15 Temmuz darbe girişiminden çetin bir sınav vererek çıktığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafında birleştiğini' belirtti.
TÜRKİYE DİRENİŞİYLE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI
Azerbaycan'ın Türk halkının gösterdiği dayanışma ve birlik ruhuyla gurur duyduğunu vurgulayan Aliyev, "Türkiye, büyük bir kahramanlık göstererek darbe girişimini karşısına aldı. Bugününü ve geleceğini korudu." diye konuştu.
DÜNYA ENERJİ ZİRVESİ İLE 4 GÜNDE ÇOK ŞEY DEĞİŞECEK
FETÖ İÇİN EN KRİTİK İLLERSuikast planını 1 hafta önceden biliyordu

FETÖ’nün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ameliyat masasında öldürme planıyla ilgili bir gizli tanık ifade verdi: Alaaddin Kaya 1 hafta önce ‘ameliyatta bu iş kesinlikle tamam’ demişti
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 2012'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı özel bir hastanede ameliyat masasında öldürme planı ile ilgili yeni bir ifade ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran bir gizli tanık, FETÖ'nün kurmay ekibinden Alaaddin Kaya'nın bağlantılarıyla ilgili önemli itiraflarda bulundu. Tanık, Zaman gazetesinin kurucusu Kaya'nın Erdoğan'a ameliyat masasında suikast girişimini MİT krizinden 1 hafta önceden bildiğini anlattı.
Gizli tanığın ifadesinde, "Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ameliyat olmadan bir hafta önce idi. Alaaddin Kaya misafirleri ile birlikte Ekonomi gazetesindeki odasındaydı. Kendi aralarında konuşurlarken Kaya, 'Bu sefer bu hastanede bu iş kesinlikle tamam' diyerek ellerini de birbirine vurdu ve işin bittiği anlamında işaret yaptı. Karşısındaki kişi de 'inşallah azizim' diyerek gülüştüler. Bu kişilerin kim olduğunu bilmiyorum. Zaten Alaaddin Kaya özel misafirlerini bizzat karşılar, kendisi uğurlar, kimseyle muhatap etmezdi" dedi. Gizli tanık sözlerine şöyle devam etti: Bir hafta sonra şimdiki Cumhurbaşkanımızın ameliyat olduğu, ameliyattan önce başka bir hastanede suikast ihtimali olduğu yönünde haberler çıkınca bunların yaptığını tahmin ettim. Bu yapının emniyetteki yapılanmasından çekindiğim için bir ihbarda bulunmadım.
Diyarbakır'da AK Parti İlçe Başkanı'na hain saldırı!

Diyarbakır'ın AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert, iş yerinde bir grup PKK'lı terörist tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Olay, 27 Mayıs Mahallesi Hani ilçe yolu üzerinde 23:30 sıralarında meydana geldi.
Burada iş yerinde bulunan ilçe başkanı Aktert, yüzleri maskeli bir grup terörist tarafından silahlı saldırıya uğradı.
Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi.
Ağır yaralı olan Aktert, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.
Aktert, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Polis, olayla ilgili olarak soruşturma başlatırken ayrıca bölgede geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

125 polis hakkında gözaltı kararı

İstanbul'da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 125 polis hakkında gözaltı kararı verildi.
İstanbul'da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 125 polis hakkında gözaltı kararı verildi. "Çözülme 2" adı verilen eş zamanlı operasyonda sabahın erken saatlerinde gözaltı işlemleri başlatıldı.....

İstanbul'da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 125 polis hakkında gözaltı kararı verildi. "Çözülme 2" adı verilen eş zamanlı operasyonda sabahın erken saatlerinde gözaltı işlemleri başlatıldı.
ÇÖZÜLME 1 OPERASYONUNDA 120 POLİS GÖZALTINA ALINMIŞTI
Habertürk'ün haberine göre, İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ soruşturması kapsamında başlattığı "Çözülme 1" operasyonunda aralarında müdür ve amirlerin de bulunduğu 120 emniyet görevlisini gözaltına almıştı.
OPERASYONUN İKİNCİ AYAĞI GERÇEKLEŞTİ
Yürütülen soruşturmada, FETÖ ilişkisi tespit edilen ve örgütün gizli yazışması olarak değerlendirilen "bylock" kullandığı belirlenen 125 polis hakkında da "Çözülme 2" operasyonu başlatıldı. Sabahın erken saatlerinde başlatılan eş zamanlı operasyonda polisler gözaltına alınmaya başlandı.
İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ soruşturması kapsamında başlattığı "Çözülme 1" operasyonunda aralarında müdür ve amirlerin de bulunduğu 120 emniyet görevlisini gözaltına almıştı.
Yürütülen soruşturmada, FETÖ ilişkisi tespit edilen ve örgütün gizli yazışması olarak değerlendirilen "bylock" kullandığı belirlenen 125 polis hakkında da "Çözülme 2" operasyonu başlatıldı. Sabahın erken saatlerinde başlatılan eş zamanlı operasyonda polisler gözaltına alınmaya başlandı. (Habertürk)
Avukat imamın cinayet kumpası

İstanbul’da 7 yıl önce bir CEO’nun öldürüldüğü bir holding başkanının da ağır yaralandığı olaydan FETÖ parmağı çıktı. Gülen’in, avukat imamı Ataol’un kumpas cinayetle 1 milyar dolarlık anlaşmaya imza atan şirketi ele geçirmeye çalıştığı anlaşıldı. Soruşturmayı Ataol’un kayınbiraderi Ali Fuat Yılmazer yürütmüştü
İstanbul Ümraniye'de 7 Ekim 2009 akşamı düzenlenen silahlı saldırıda, Orta Asya'da faaliyet gösteren Kazakistan merkezli Turkuaz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Pilge ağır yaralandı, şirket CEO'su Hayri Ersoy öldü. Pilge ilk ifadesinde, Kazakistan'dan tanıştığı bir valinin olayda parmağı olabileceğini söyledi. Soruşturma sürerken başka suçlardan hüküm giymiş olan A.B., savcılığa giderek failin kendisi olduğunu ve dayısı R.K.'nin azmettirdiğini iddia etti. Ancak devreye İstanbul'dan giden iki FETÖ'cü komiser girdi. Onların etkisiyle A.B. ifade değiştirdi ve şirketin ortaklarını suçladı. Yine FETÖ'cülerin etkisiyle Zeki Pilge de ifade değiştirip şirket ortaklarının suikast teşebbüsüyle ilgili olabileceğini iddia etti. Bunun üzerine holding ortaklarından M.G. tutuklandı. İ.K. ise serbest kaldı.
621 KEZ OYNANMIŞ DELİL
Kumpasın başında da Pilge'nin yakın arkadaşı İstanbul Genç İş Adamları Derneği Başkanı avukat Hüseyin Ataol vardı. FETÖ'cü polis müdürü Ali Fuat Yılmazer'in kayınbiraderi de olan Ataol'un hedefi, ortakları tutuklu bulunan ve son olarak Ankara'daki bir inşaat şirketiyle 1 milyar dolarlık iş anlaşması imzalayan Turkuaz Holding'i ele geçirmekti. Holdingin kârının büyük kısmı FETÖ'ye gidecekti. Bu nedenle ortakları hedef almıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki FETÖ'cü polis müdürleri, davanın savcıları ve TİB'deki bağlantıları üzerinden sahte deliller üretti. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi davanın en önemli delili olan HTS kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi tayin etti. Bilirkişi yaptığı incelemede TİB tarafından verilen CD'deki kayıtların 621 defa oynandığını tespit etti. FETÖ'cülerin hâkimiyetindeki TİB'in mahkemeyi yanlış bilgilendirdiği ortaya çıktı. HTS kayıtlarında, bazı telefonların suçun işlendiği saat ve bölgedeki görüşme var denilen kayıtlara rastlanmadığına dikkat çeken bilirkişi "HTS kayıtları şaibelidir" görüşünü bildirdi. FETÖ'nün sahte delillerle hapse attığı ve iddia edilen görüşmeleri yapmadığı ortaya çıkan M.G. ise serbest bırakıldı.
SAVCILAR FETÖ'DEN TUTUKLU
Davanın iddianamesini hazırlayan savcılar Ali Güngör ve Akif Özgün FETÖ'den tutuklandı. Soruşturma safhasında yer alan İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Organize İşler Müdürü Nazmi Ardıç, yardımcısı Ahmet Kalender, Emniyet Müdürü Mahir Çakallı, Emniyet Amiri Ahmet Üzümcü cezaevine konuldu. A.B.'yi sorgulamak üzere Rize'ye gidip ifade alan A.G. vi İ.G. adlı komiserler de meslekten ihraç edildi.
CEO KURBAN EDİLDİ
Saldırıda şirket CEO'su Hayri Ersoy hayatını kaybetti, yaralanan Zeki Pilge ise daha sonra Ataol'la işbirliği yaptı.
İMAM FİRARDA
Halen firardaki avukat Hüseyin Ataol, iddiaya göre 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı Adalet Bakanı yapılacaktı.
BM’nin çuvalları örgüt ininden çıktı

Hakkâri’nin Kovan Tepe bölgesinde terör örgütü PKK’nın kullandığı mağara imha edildi. Mağarada çok sayıda silah, mühimmat ve BM logolu çuvallar ele geçirildi
Hakkari Şemdinli'de 8 askerin şehit olduğu bombalı saldırı sonrası bölgedeki operasyonlar yoğunlaştı. Operasyonların dünkü bölümünde Hakkari'nin Kovan Tepe mevkisinde bir mağara için çok sayıda mühimmat ele geçirildi. Mağara'da Brleşmiş Milletler (BM) logolu çuvallar da ele geçirildi.
MİNİBÜSÜN GİZLİ BÖLMESİNDEN PKK'LI 2 KADIN TERÖRİST ÇIKTI! BİNLERCE MERMİ ÇIKTI
Operasyonlara ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, mağara içinde 624 adet 14.5 Doçka, 1500 adet 12.7 uçaksavar, 11 bin 80 adet Kalaşnikof ve 952 adet 23 milimetrelik top mühimmatı bulunduğu belirtildi.
50 TÜFEK ELE GEÇİRİLDİ
Şemdinli Metrete Tepe bölgesinde Tekeli yol kontrol noktasında 50 adet Walking Magnum marka pompalı tüfeğin ele geçirildiği, Yakalanan şahsın ifadesi doğrultusunda bir barakada yapılan aramada ise 40 bin paket sigaranın ele geçirildiği bildirildi. Medyaya dağıtılan fotoğraflardan birinde ele geçirilen mühimmatın yanında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) logolu çuvallar olduğu dikkat çekti.
PKK SİLAHLARI AYDOS'TAN ÇIKTI
İstanbul Asayiş ekiplerince yapılan uygulamaya takılan 30 yaşındaki Eyüp Şeker adlı kişinin üzerinden çıkan not cephaneliği ortaya çıkardı. Krokiden yola çıkan polis Kartal'da bulunan Aydos Ormanı'ndaki aramada çok sayıda patlayıcı ve mühimmat ele geçirdi.
TEPELERİNE BOMBA YAĞDI
Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları önceki gün Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine hava harekâtı düzenlendi. Harekâtta bölgede tespit edilen ve PKK tarafından kullanılan barınak, sığınak ve silah mevzileri imha edildi. Görevlerini başarıyla gerçekleştiren savaş uçaklarının emniyetle üslerine döndü.
Tutuklanan öğretmenden ilginç ByLock savunması

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde ByLock kullandığı tespit edilen 3 öğretmen ve 1 üniversite öğrencisi tutuklandı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Kocaeli'nin Gebze ilçesinde gözaltına alınan 3 öğretmen ve 1 üniversite öğrencisi tutuklandı. Tutuklanan öğretmenin ByLock savunması ise şaşırttı.
15 Temmuz'da Türkiye'de bir grup asker tarafından yapılmak istenen darbe girişimi sonrasında başlatılan FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında Gebze Cumhuriyet Başsavcıvekili Sıddık Ilgar'ın talimatıyla yapılan operasyonda 10 öğretmeni ve 1 üniversite öğrencisi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 11 kişi, bugün Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Gebze Adliyesi'ne sevk edildi. Adliyeye sevk edilen öğretmenlerden S.E., M.D., Ş.K. ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde okuyan E.O. tutuklandı. 7 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
FETÖ ÜYELERİNİN "BYLOCK" KONUŞMALARI ORTAYA ÇIKTI
FETÖ'CÜ ABİLERİN KRİTİK BYLOCK YAZIŞMALARI
Tutuklanan öğretmenlerden S.E.'nin yaptığı ByLock savunması ise şaşırttı. Evli olduğu öğrenilen öğretmen savunmasında, "FETÖ'cü değilim, ByLock'u bayan arkadaşımla yazışmak için indirdim" dedi.
Şüphelilerden bazıları emniyet ve mahkemede verdikleri ifadelerinde ByLock programını telefonlarına indirmediklerini ve kullanmadıklarını savunurken, bazıları ise ortak ADSL hattından kendilerinin haberi ve bilgisi olmadan giriş yapıldığını söylediği öğrenildi. Bir şüphelinin ise ByLock programının cemaatten bir arkadaşı tarafından telefonuna yüklendiğini ve onun tarafından kullanıldığını beyan ettiği öğrenildi.
Öğretmenlere ByLock gözaltısı

Bursa: Aralarında avukat, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, sağlık memuru ve hemşirelerin de bulunduğu 23 şüpheli ile Aktif Eğitim-Sen Bursa Şubesi yönetici ve üyesi 14 şüpheli gözaltına alındı.
Antalya: FETÖ'nün eğitim kadrosuna düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 61 kişiden ByLock kullandıkları belirlenen 28'i tutuklandı.
Samsun: ByLock kullandıkları belirlenen 45 öğretmen gözaltına alındı. Aralarında Tozlu A.Ş.'nin de bulunduğu 3 şirkete kayyum atandı.
Afyonkarahisar: Çoğu öğretmen 19 kişi gözaltına alındı.
Mardin: 12 öğretmen gözaltına alındı.
Batman: 9 öğretmen gözaltına alındı.
Karaman: FETÖ'den gözaltına alınan 11 öğretmenden 5'i tutuklandı.
İzmir: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın darbe girişimi sırasında yaşamını yitiren ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank'tan dolayı "Varank 2" adı verilen operasyonda Ege Üniversitesi'nin çeşitli bölümlerinde eğitim gören 17 öğrenci gözaltına alındı. "Varank 1" operasyonunda gözaltına alınan 30 şüpheli ise adliyeye sevk edildi.
Ankara: ByLock programı kullanan 10 Başbakanlık görevlisi tutuklandı.
Tokat: Gözaltına alınan Eski Özel Harekât Şube Müdürü Mustafa Pehlivan ve 2 komiserin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı.
Yalova: FETÖ'nün 'evlendirme sorumluları'na yönelik 9 ilde operasyon düzenlendi. 11 kişi gözaltına alındı.
Edirne: FETÖ soruşturmasını yürüten Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Engin Erdoğan, telefonunda ByLock haberleşme programının bulunması üzerine gözaltına alındı.
İstanbul: FETÖ'nün medya yapılanması soruşturmasında tutuklanan Atilla Taş, Silivri Cezaevi'nde Meltem Gür ile evlendi.
Çankırı: Eski il imamı tutuklandı.
Şaibeli ‘Orta K’ deşifre edildi

İtirafçı olan FETÖ'cü emniyet mensuplarının "Komiserlik sınavı sorularını verdik" dediği emniyet personelinin listesi çıkarıldı. 'Orta K' adı verilen bu kişilerin şimdiye kadar 12 bin 801'i açığa alındı. Farklı illerde gözaltına alınan polislerin verdikleri ifadeler geçmişte sorular verilerek rütbe alan ve 'Orta K' denilen bu polisleri açığa çıkardı. Bu kapsamda Türkiye genelinde 12 bin 801, İstanbul Emniyeti'nde ise 754 polis, FETÖ/PDY ile bağlantılı oldukları iddiasıyla görevden uzaklaştırıldı. Son açığa almalarda 283 komiser yardımcısı, 21 komiser ve 11 başkomiser görevlerinden uzaklaştırılmıştı.
PKK’dan DEAŞ taktiği

PKK terör örgütünün Şemdinli'de güvenlik noktasına yönelik saldırısının ardından Tunceli - Erzincan karayolunda kaçırdığı 7 beton kamyonuyla ilgili hain planları deşifre oldu. İstihbarat birimleri PKK'nın DEAŞ terör örgütü gibi gasp ettiği araçları boyayıp sahte plaka takarak güvenlik noktalarına saldırı planladığını belirledi. "Vur emri" çıkarılan araçların, ormanlık alan ve köylerde saklandığı belirtildi.
İZİ SÜRÜLÜYOR
Bölücü terör örgütü PKK önceki gün Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde Durak Karakolu önündeki kontrol noktasına bombalı araçla saldırı düzenlemiş 10 asker şehit olurken, 8 sivil hayatını kaybetmişti. Bu saldırıdan kısa süre sonra da Tunceli - Erzincan karayolunu kesen bir grup PKK'lı Pülümür ilçesinde bir inşaata beton taşıyan 7 beton mikserini gasp etti. Teröristlerin gasp olayının güvenlik güçlerine bildirilmesi ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
PLAN BOZULDU
İstihbarat birimleri son dönemde kamyon yüklü araçlarla saldırı düzenleyen PKK'nın, Suriye ve Irak'ta aynı yöntemi kullanan DEAŞ terör örgütünü örnek aldığını ortaya çıkardı. Buna ilişkin yürütülen istihbari çalışma "Gizli" kodlu uyarı yazısı, güvenlik birimlerine gönderildi. İstihbaratın dikkat çektiği uyarı yazısında, PKK'nın kaçırdığı kamyonları, bulunduğu noktalardaki ormanlık alanlar ve köylerde sakladığına işaret edildi. Kamufle edilen kamyonların, önce boyanacağı, ardından hırsızlık - dolandırıcılık çetelerinden temin edilecek sahte plakalarla güvenlik takibinden çıkarılmasının amaçlandığı vurgulandı.
FETÖ'den tutuklanan Atilla Taş evlendi
Atilla Taş, Twitter'da tanıştığı 35 yaşındaki Meltem Güler ile Silivri Cezaevi'ndeki nikah töreniyle hayatını birleştirdi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün medya yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Atilla Taş, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda Meltem Güler ile evlendi..

Fetullahçı Terör Örgütü’nün Medya Yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan sanatçı Atilla Taş, bugün tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde Meltem Güler ile evlendiği öğrenildi.
Attilla Taş’ın (45), bugün saat 14.30’da Meltem Güler (35) ile Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını birleştirdiği öğrenildi.
TWITTER AŞKI GERÇEK OLDU
İddiaya göre ikili daha önce Twitter'da tanıştı. Atilla Taş'ın tutuklanmasının ardından Meltem Güler, Taş'ı savunan tweet'ler atmaya devam etti.




"BİLEREK VE İSTEYEREK ÖRGÜTE YARDIMCI OLDU"
Bugün evlenen Atilla Taş, 3 Eylül 2016 tarihinde çıkarıldığı mahkemece, “FETÖ örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek” gerekçesi ile tutuklanarak Silivri Ceza İnfaz Kurumu’na konulmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) medya yapılanmasına yönelik soruşturma çerçevesinde 3 Eylül'de tutuklanan 41 yaşındaki Atilla Taş, 35 yaşındaki Meltem Güler ile evlenmek için Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na başvurdu.
İşlemleri tamamlanan Taş ile Güler, cezaevinde evlendi.
TWITTER AŞKI GERÇEK OLDU
İddiaya göre ikili daha önce Twitter'da tanıştı. Atilla Taş'ın tutuklanmasının ardından Meltem Güler, Taş'ı savunan tweet'ler atmaya devam etti.
"BİLEREK VE İSTEYEREK ÖRGÜTE YARDIMCI OLDU"
Bugün evlenen Atilla Taş, 3 Eylül 2016 tarihinde çıkarıldığı mahkemece, "FETÖ örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek" gerekçesi ile tutuklanarak Silivri Ceza İnfaz Kurumu'na konulmuştu.

Gülen neden Adil Öksüz’den hiç bahsetmiyor?

FETÖ kumpası nedeniyle 15 ay cezaevinde yatan gazeteci Nedim Şener: "Dünyanın her yerinde anlatıyorum. Bu FETÖ'cülere gazeteci diyenlere saygım yok. Bu adamlara gazeteci denmez. Çalıştığı yerlere gazete denmez. Kitaplarını basan yerlere yayınevi denmez. Bunlar bir örgüt faaliyeti içerisinde çalışıyorlar. Geçmişte "bunlar gazeteci değil" diyerek bizim tutuklanmamıza alkış tutan FETÖ'cüler şimdi Taksim'deki gazeteci eylemlerine sızarak pankart açıyorlar. Bunlar böyle haysiyetsiz insanlar."
Hrant Dink cinayetinin arkasında FETÖ'nün emniyet ayağının olduğundan bugün kimsenin kuşkusu yok. Örgüt bu cinayeti perdelemek için birbiri ardına kitaplar yazsa da gazeteci Nedim Şener'in yazdıklarının üzeri örtülemedi. Nedim Şener "Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" kitabından kısa bir süre sonra Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. 15 ay cezaevinde kaldıktan sonra 2012 yılında tahliye olan Nedim Şener, bu karanlık örgüt ile mücadeleye devam etti. Geçtiğimiz günlerde Washington'da Türk Miras Vakfı tarafından organize edilen bir etkinlikte ABD'lilere FETÖ gerçeğini anlatan gazeteci Nedim Şener ilginç izlenimlerle Türkiye'ye döndü. Nedim Şener ile 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşanan süreci ve örgütün geleceğini konuştuk.

EN BÜYÜK KOMPLO TEORİLERİNDEN DAHA CANİ ÇIKTILAR
-Örgütün neler yapabileceğini çok iyi bilen bir isim olarak 15 Temmuz darbesi gibi alçak bir girişimi bekliyor muydunuz?
Darbe fikri yazılıp çiziliyordu. Birçok komplo teorileri yazılıp çiziliyordu. Ama FETÖ'nün darbe planı bütün komplo teorilerinden daha büyükmüş. Yapılan darbe planı uzun süre süren çalışmalar. Bunlar çok önceden hazırlanmışlar. Daha önceki darbelerle kıyaslayınca 15 Temmuz darbesi çok vahşice bir girişimdi. FETÖ en büyük komplo teorisyenlerinden daha canice bir darbe planı hazırlamışlar.
DARBE PLANI PROFESYONELDİ
-Darbe planını çok amatör bulanlar var. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Gülen'in kaybetmek üzere bir savaşa girdiğini düşünmüyorum. Fetullah Gülen darbenin başarılı olacağını inanmaktan önce çaresizdi. Bu darbeyi yapmak zorundaydı. 17 Aralık'ta başarısız olmuşlardı. Türkiye halkına karşı bir savaş başlatarak varlık yokluk savaşına girdiler. Fetullah Gülen darbeyi 16 Temmuz'da gece 3'te planlıyordu. Darbeyi 9.30'a çekmek planlarında yoktu. Deşifre olunca erkene almak zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi başarılı olsaydı bugün başka bir şey konuşuyor olabilirdik. Darbe gece 3'te gerçekleşseydi ve Cumhurbaşkanı'na suikast başarılı olsaydı bazı kesimler darbeyi kabullenebilirdi.

FETO'NUN DARBEDEN BAŞKA KURTULUŞ YOLU YOKTU
-Darbeyi erteleyemezler miydi?
Erteleselerdi aynı şey olacaktı. Çünkü darbeciler deşifre olmuştu. Yine aynı şeyleri yaşayacaklardı. Bu darbeyi yapmasalardı YAŞ kararları ile 30 Ağustos'ta ordudan atılacaklar ve darbe yapma şansları hiç olmayacaktı. Dolayısıyla Fetullah Gülen bu darbeyi yapmak zorundaydı. Başarısızlığın ana sebebi öne çekmekti. Direnişi kırabileceklerini düşündüler ama bu kadar yayılabileceğini ve Erdoğan'ın çağrısının bu kadar etkili olabileceğini düşünemediler.
DARBEYİ TARTIŞMASIZ HALK ÖNLEDİ
-FETÖ'nün hedefinde bir isim olarak darbe girişimini öğrendiğinizde ne hissettiniz?
İlk anlarda bir darbe kalkışması olduğunu öğrendim ve Türkiye için çok endişelendim. Zaten daha sonra Adalet Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın "bu bir FETÖ kalkışmasıdır" açıklamaları geldi. Darbeye karşı herkesin direnmesi gerektiğini söyledim. Gece yarısı CNN Türk'e darbeciler baskın yapınca sokağa çıktım ve kanalı kurtarmaya çalışan direnişçi vatandaşların yanında yeraldım. Darbecileri engelleyen polisten önce halk oldu.

DETAYLARI GÖRDÜKÇE GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK
-Darbenin finans, bürokrasi, medya, emniyet ve yargı ayağını unutturarak 3-5 askerin üzerine yıkmak gibi bir eğilim var. Bu mümkün mü?
Bu darbeyi 5-10 askerin üzerine yıkamazlar. Daha detaylara vakıf değiliz. Bu ifadelerden neler çıkacağı, darbenin nerelere ulaşacağını henüz bilmiyoruz. Sanık ifadelerinin çok az bir kısmına vakıfız. Mesela Yurtta Sulh Konseyi'nin kimlerden oluştuğunu bile bilmiyoruz. Bence biraz beklemek lazım. Bu tür yorumlar yargıyı zor durumda bırakır. Ben yargının bu konuyu çok ciddiye aldığını biliyorum.
MAĞDURİYETLER ABARTILIYOR
-Darbenin üzerinden 3 ay bile geçmeden darbenin 76 milyona yarattığı travmadan çok mağduriyetleri konuşuyoruz. Bu doğru mu?
FETÖ bildiğimiz terör örgütlerinden çok farklı. Aramızda bağımsız bir kişi gibi görünüp bütün referanslarını o örgütten alan insanlar bunlar. Erdoğan'a suikast yapan Paşa lakaplı Zekeriya Kuzu bir astsubay'dı. Ama rütbeli subaylara emir veriyordu. Kimin ne olduğunu bilmek çok zor. Evet ortada bir mağduriyet var ama abartıldığı kadar değil. Bize gelen mağduriyet haberleri var. "Komşum Wifi şifremi istedi. Oradan Bylock indirmişler" gibi bir açıklama getiriyorlar. Böyle bir saçmalık olur mu? Neden kurduruyorsun telefonuna bu programı. Hangi gazetecinin Bylock kullandığını gördünüz. Bence bu açıklamalar inandırıcı değil. Suçüstü yakalandılar.
LİBERALLER ÇARESİZ ENTELEKTÜEL NAMUSLARINI KURTARMAYA ÇALIŞIYOR!
-Türkiye'de liberal çevrelerin bu yaşananlara rağmen FETÖ gerçeğini anlamak istememelerini nasıl okumak gerekir?
Anlıyorlar ama işlerine gelmiyor. Bunları ilk farkeden bir liberal bana aynen şunu demişti: "Onlara karşı tarafsız kalamazsın. Ya seveceksin ya da sana düşman olacaklar." Bilmediklerini zannetmiyorum. Ama artık geri dönüşleri yok. Şimdi yanlışta ısrar ederek entelektüel namuslarını kurtarmaya çalışıyorlar. Bu liberallerin toplumda karşılığı yok. Bir liberal tutuklanınca kaç kişi sokağa çıktı. Ancak devletin ve hükümetlerin onlara verdiği değerle bir karşılıkları var. Türkiye'deki liberallerin FETÖ'nün akıttığı paralarla bir değerleri var.
DİNK CİNAYETİNİN ARKASINDA ONLAR OLDUĞUNU BİLİYORDUM
-Hangi konuya çok fazla vurgu yaptılarsa arkasında FETÖ çıktı. Dink cinayeti de bunlardan biri mi?
Bakın cinayetin iki boyutu. Birinci grupta planlayanlar ikinci grupta bu cinayeti gizleyenler var. İkinci grupta FETÖ'cülerin olduğundan hiç şüphe yok. Hrant'ın öldürüleceğini en iyi onlar biliyor. Cinayetin planlama aşaması hala karanlıkta. Cinayetin planlayıcısı Erhan Tuncel FETÖ'cü istihbaratın adamı. FETÖ bu cinayetle Ergenekon operasyonlarına zemin hazırladı. Soruşturmanın polis ayağı hep gizlendi. FETÖ, Dink cinayeti ile ilgili 3 kitap yazdırdı. Kitapların üçünün amacı da gerçeği bulmak değil gerçeğin üzerine örtmekti. Bana yapılan operasyonun arkasında kim varsa Dink cinayetinin arkasında onlar var.
ABD FETÖ HAKKINDA HER ŞEYİ BİLİYOR
-ABD'de önemli bir etkinliğe katılarak FETÖ'yü anlattınız. Washington Gülen gerçeğini anlayamıyor mu?
ABD çok şeyi biliyor aslında. ABD istihbaratı, CIA ve Beyazsaray kim varsa FETÖ'yü biliyor. Nazlı Ilıcak'ın evindeki viskili FETÖ toplantılarına kadar biliyorlar. Green Card alırken Gülen'in yaptığı hukuksuzlukları da biliyorlar. Türkiye'deki Ermeni ve Yahudi din adamlarından referans mektubu almak istediğini ve reddedildiğini de biliyorlar. Sonuçta karşılarında nasıl bir yapı olduğunun farkındalar.
ABD, FETÖ GİBİ KULLANIŞLI BİR ÖRGÜTÜ SAFDIŞI ETMEZ
-FETÖ ile ilgili herşeyi biliyorlar ama bilmiyormuş gibi davranmak işlerine mi geliyor?
Evet. FETÖ üyeleri dış örgütlerle ilişkilerinde her türlü ihanete çok açık. Bütün dünyadaki yabancı örgütlere enformasyon saçıyorlar. Yürüttükleri operasyonların detaylarını CIA'ya veriyor. ABD, FETÖ gerçeğini biliyor ama kendisi için tehdit olarak görmediği için şimdilik göz yumuyor. 170 ülkede varlar ve ABD çıkarına çalışıyorlar. Böyle kullanışlı bir örgütü ABD safdışı etmez. Genelkurmay Başkanı'nın ofisine dinleme cihazı yerleştirip bunu imamına teslim edenlerle CIA elbette çalışmak ister.
-Siz neler anlattınız?
Ben FETÖ ile ilgili herşeyi anlattım. Bu anlattıklarımı bildiklerini gördüm. Bazı kişiler FETÖ ağzı ile bazı itirazlarda bulundu. Bunlardan biri Alan Makovsky idi. Ona da bunlar FETÖ'nün argümanları ile konuştuğunu söyledim. Mesela Adil Öksüz hakkında Gülen'in neden hiç konuşmadığını sordum.
ADİL ÖKSÜZ KONUŞURSA SİSTEM ÇÖKER
-Fetullah Gülen gibi dünyanın en rahat yalan söyleyen insanı Adil Öksüz ile bir ilişkim yok diyemez mi?
Fetullah Gülen Adil Öksüz hakkında konuşamaz. Konuşursa "bizimle ilgisi yok" demesi lazım. Fetullah Gülen, Adil Öksüz hakkında "artık onu tanımıyoruz" yalanını söylemeyi göze alamaz. Hem kimseyi inandıramaz hem de bu yalan tabanı rahatsız eder. Ayrıca eğer Adil Öksüz örgüt tarafından terkedildiğini hisseder ve konuşursa sistem çöker.
BUNLAR GAZETECİ DEĞİL ÖRGÜT ÜYESİ
-Washington'daki toplantıya FETÖ'cü gazeteciler geldi mi?
Gelmediler, Washington'da toplantıya gelselerdi kendilerini yaptıklarıyla deşifre edecektim. Mesela Emre Uslu veya Adem Yavuz Arslan gelseydi "Adil Öksüz'ü tanıyor musun" diyecektim. Kandırılmaya dünden razı insanlara konuşabilirler ama benim karşımda konuşamazlar. Ben Silivri'deydim bana Zekeriya Öz denilen alçağın göstermediği belgeleri Adem Yavuz Arslan televizyonda gösteriyordu. Çünkü bu belgeleri onlar hazırlamıştı. Şimdi bu sözde gazetecilerle mücadele edilmesini eleştiriyorlar. Dünyanın her yerinde anlatıyorum. Bu FETÖ'cülere gazeteci diyenlere saygım yok. Bu adamlara gazeteci denmez. Çalıştığı yerlere gazete denmez. Kitaplarını basanlara yayınevi denmez. Bunlar bir örgüt faaliyeti içerisinde çalışıyorlar.
-Size kumpas kuranlar gazeteci örgütlerle İstiklal'de basın özgürlüğü yürüyüşü yapmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, geçmişte "bunlar gazeteci değil" diyerek bizim tutuklanmamıza alkış tutanlar şimdi Taksim'deki gösterilere sızarak pankart açıyorlar. Bunlar böyle haysiyetsiz insanlar. Bunları önce birey haline getirmek lazım. Örgütten arındırıp fert haline getirmek lazım. Bunların beyinleri gitmiş.
BATI'NIN HEDEFİNDE ERDOĞAN VAR
-Peki ABD gezinizde Batılı gazetecilerin hedefinde Erdoğan olduğunu söylediniz. Bunu açar mısınız biraz?
Erdoğan nefreti bir seçenek olarak masada duruyor. ABD'nin Suriye meselesinde Erdoğan ile görüş ayrılığında olması da önemli bir etken. Hem Avrupa'da hem de ABD'de FETÖ'nün 2013 yılından bu yana yürüttüğü propaganda bir Erdoğan karşıtlığını getirmiş. Bunu hemen gözlemliyorsunuz. Ama biz 105 gazeteci ile 2011'de tutuklandığımızda ne ABD ne de Avrupa Birliği'nde bir tartışma görmedim. AB Türkiye'deki ifade özgürlüğünden hiç bahsetmiyordu. Çünkü FETÖ o dönemde Avrupa'da ve AB'de bizlerin gazeteci değil terörist olduğumuzu anlatıyordu. O büyük büyük liberaller bizim tutuklanmamızın büyük bir olay olmadığını söylüyordu.
-Türkiye bu konuda yurtdışında neler yapabilir?
ABD ve Avrupa medyası siyasetçilerin tavrından çok besleniyor. Yöneticilerin tavrı değişmeden medyanın tavrı değişmez. Bence darbe soruşturmalarını tartışma yaratmayacak şekilde yürütmemiz gerekiyor.
FETO'NUN GREEN CARD'I İPTAL EDİLMELİ
-Teröristbaşının iadesi konusunda ABD'deki izleniminiz nedir?
Görüntü şu; İşi hukuka havale ediyorlar. Kendi sistematiği için inandırıcı ama ABD bu tür durumlara karşı alternatifler üretebiliyor. ABD Al Capone'u gelir vergisinden yakalayıp hapse atmıştı. ABD yönetimi FETÖ'nün Green Card'ını iptal ederse sorun çözülür. Çünkü bu kart hukuksuz şekilde alındı. Türkiye bir tez olarak bunu öne sürmeli. Yeşil Kart'ı iptal edilirse o ülkede kalamaz. Gülen'in iade edilmemesi bir hukuki karar değil, tercih meselesi.
KILIÇDAROĞLU'NA SUİKAST GİRİŞİNİ KÜÇÜMSEMEMEK GEREKİR
-FETÖ'yü yakından tanıyan bir gazeteci olarak bundan sonra neler yapabileceğini konusunda bir öngörünüz var mı?
Kemal Kılıçdaroğlu'na bir suikast girişiminde bulunuldu. Bunu küçümsememek gerekir. Mantığımız siyasi cinayetler ve suikastleri akıllara getiriyor. Hükümetin ve Cumhurbaşkanı'nın FETÖ tehlikesinin hala farkında olduğunu düşünüyorum. Zaten Cumhurbaşkanı demokrasi mitingleri için "nokta değil virgül koyduk" demişti. Allah korusun yeni bir kalkışma olursa bunun kıvılcımı siyasi cinayetler üzerinden başlatılacaktır. İnsanlara "tehlike tamamen bitmedi ama herşey kontrol altında" mesajını vermek ve güven verici açıklamalar yapmak gerekir
Mayın timi öldürüldü

Hakkari'nin Çukurca ilçesi Ertuş köyü kırsalında son bir hafta içinde güvenlik güçlerinin operasyonlarında ölü ele geçirilen 6'sı kadın 12 PKK'lı teröristin, örgütün mayın ve sabotaj timi olduğu belirlendi. Hainlerin Çukurca, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde önceden yola döşedikleri el yapımı patlayıcı ve mayınları, askeri araçların geçişi sırasında uzaktan kumanda ile patlattıkları öğrenildi. Öldürülen teröristlerin 4'er kişiden oluşan 3 grup halinde oldukları belirlenirken, grupların başında Suriyeli kadın terörist 'Hevidar Devrim' kod adlı Faize Esedi, 'Nuda Kurdistan' kod adlı Güneş Gören ve 'Renas Amed' kod adlı Onur Canbey olduğu tespit edildi.
Hollywood yıldızından Erdoğan’a destek








YORUMLAR