Rusya’dan flaş Türkiye açıklaması

Rusya'dan flaş Türkiye açıklaması

-Gauck hakkında yakalama kararı olan firari FETÖ'cü Dündar'ı kabul etti! -Haddini bil AB -Başkentte polis merkezine silahlı saldırı -Suriye'de şehit olan yüzbaşıdan büyük kahramanlık -PKK’ya ağır darbe vuruldu -Nakdi olmayana pos vermeyene beddua! -İşte darbenin İstanbul üssü -Bild, Hitler teknikleriyle Türkiye’yi hedef alıyor -İkiyüzlü ABD -Tutuklamalar anayasanın emri -İşte Kandil'den ayar yiyen eş başkanların B planı! -Deniz ulaşımına fırtına engeli! -Dışişleri'nden Lüksemburg'a kınama!

08 Kasım 2016 - 11:01 - Güncelleme: 08 Kasım 2016 - 11:19

Giriş Tarihi: 8.11.2016 07:53 Güncelleme Tarihi: 8.11.2016 09:01

Rusya'dan flaş Türkiye açıklaması

Rusya'dan Türkiye'ye hava savunma sistemi sevkiyatı

Türkiye ile askeri-teknik işbirliğine yeniden başlayacaklarını açıklayan Rusya Federal Askeri ve Teknik İşbirliği Dairesi (FSVTS) Başkanı Aleksandr Fomin, hava savunma sistemi sevkiyatı konusunun işbirliği kapsamında gündemde olduğunu kaydetti.

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Aleksandır Fomin, Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesinin iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin gündeminde olduğunu söyledi.

Rus İnterfax haber ajansına konuşan Fomin, Türkiye ve Rusya'nın askeri-teknik alandaki iş birliğine yeniden başladığını belirterek, "Türkiye ve Rusya arasında askeri-teknik iş birliği alanında hükümetler arası toplantının bu yıl sonuna kadar düzenleneceğini düşünüyorum. Toplantının yeri ve zamanı belirleniyor." dedi.

Fomin: Türkiye'ye hava savunma sistemi gündemimizde

Fomin, Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesinin iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin gündeminde olduğunu söyledi.

 
Fomin: Türkiye'ye hava savunma sistemi gündemimizde

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Fomin, "Rusya'dan Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesi konusu iki ülkenin askeri-teknik alanındaki iş birliğinin gündeminde yer alıyor" dedi.

YIL SONUNA KADAR GÖRÜŞME DÜZENLENECEK

Rus İnterfax haber ajansına konuşan Fomin, Türkiye ve Rusya'nın askeri-teknik alandaki iş birliğine yeniden başladığını belirterek, "Türkiye ve Rusya arasında askeri-teknik iş birliği alanında hükümetler arası toplantının bu yıl sonuna kadar düzenleneceğini düşünüyorum. Toplantının yeri ve zamanı belirleniyor." dedi.

Fomin, Rusya'dan Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesi konusunun iki ülkenin askeri-teknik alanındaki iş birliğinin gündeminde yer aldığını ifade etti.

EKİM AYINDA TÜRKİYE'YE TEKLİF

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov da, ekim ayında yaptığı açıklamada, "Rusya, Türk tarafının istemesi halinde hava savunma sistemi sevkiyatını farklı seçeneklerde değerlendirebilir." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Fomin: Türkiye'ye hava savunma sistemi gündemimizde

Fomin, Rusya'dan Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesi konusunun iki ülkenin askeri-teknik alanındaki iş birliğinin gündeminde yer aldığını ifade etti.

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov da, ekim ayında yaptığı açıklamada, "Rusya, Türk tarafının istemesi halinde hava savunma sistemi sevkiyatını farklı seçeneklerde değerlendirebilir." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Rusya: Türkiye'ye hava savunma sistemi sevkiyatı gündemde

Rusya'dan hava savunma sistemi açıklaması

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Fomin, "Rusya'dan Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesi konusu iki ülkenin askeri-teknik alanındaki iş birliğinin gündeminde yer alıyor" dedi

Alexander Fomin

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Aleksandır Fomin, Türkiye'ye hava savunma sistemi tedarik edilmesinin iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin gündeminde olduğunu söyledi.

Rus İnterfax haber ajansına konuşan Fomin, Türkiye ve Rusya'nın askeri-teknik alandaki iş birliğine yeniden başladığını belirterek, "Türkiye ve Rusya arasında askeri-teknik iş birliği alanında hükümetler arası toplantının bu yıl sonuna kadar düzenleneceğini düşünüyorum. Toplantının yeri ve zamanı belirleniyor." dedi.

Gauck hakkında yakalama kararı olan firari FETÖ'cü Dündar'ı kabul etti!

Gauck hakkında yakalama kararı olan firari FETÖ'cü Dündar'ı kabul etti!

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck hakkında yakalama kararı bulunan firari FETÖ'cü Can Dündar'ı kabul etti.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, hakkında yakalama kararı olan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı kabul etti.

Firari FETÖ'cü Can Dündar, Bellevue Sarayı'nda önce cumhurbaşkanlığı özel defterini imzaladı.

FETÖ'nün kalemşörü Dündar'ı, Gauck ve hayat arkadaşı Daniela Schadt birlikte karşıladı.

Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan Can Dündar, burada ''Tutuklandık'' adlı kitabının Almancasını Gauck'a hediye etti.

Can Dündar Alman Sarayı'nda

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck karşısında el pençe divan duruşla tüm ezikliğini dışa vurdu.

Can Dündar Alman Sarayı'nda

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, dün Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı kabul etmişti.

Can Dündar, Bellevue Sarayı'nda önce cumhurbaşkanlığı özel defterini imzalamış; Dündar'ı, Gauck ve hayat arkadaşı Daniela Schadt birlikte karşılamıştı.

ALMAN SARAYI'NA 'EMİR KULU' OLDU

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinden Erdoğan'ı, Türkiye'nin devleti ve milletiyle boğuştuğu birçok yurt içi ve yurt dışı problemde, ülkesini çekiştirmekten çekinmeyen Can Dündar'ın, Türkiye'de hakkında yakalama kararı olduğu biliniyordu.

Buna rağmen, Alman Cumhurbaşkanı Gauck, Türkiye hukukunu hiçe sayarak, Can Dündar'ı "saray"ında ağırladı. Ülkesinde "saray" diye diye bağıran bir gazetecinin, adaletten kaçtığı bir başka ülkenin "sarayında" emir kulu misali duruşuyla verdiği poz dikkat çekti.

Can Dündar Alman Sarayı'nda

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

Almanya'dan geçici pasaport alan Can Dündar, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck karşısında saygıda kusur etmedi.

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı kabul etti.

Can Dündar, Bellevue Sarayı'nda önce cumhurbaşkanlığı özel defterini imzaladı. Dündar'ı, Gauck ve hayat arkadaşı Daniela Schadt birlikte karşıladı.

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

KİTABINI HEDİYE ETTİ

Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan Can Dündar, burada ''Tutuklandık'' adlı kitabının Almancasını Gauck'a hediye etti.

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

Daha sonra basına kapalı devam eden görüşmede Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nden bir temsilcinin de hazır bulunduğu öğrenildi.

HAZİRAN AYINDA ALMANYA'YA KAÇTI

Hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle yurtdışına çıkan ve haziran ayından bu tarafa Almanya'da bulunan Can Dündar, Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonlara sessiz kaldığı gerekçesiyle Alman hükümetini eleştirmişti.

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

Can Dündar'dan Alman Cumhurbaşkanı'na ziyaret

Gauck hakkında yakalama kararı olan firari FETÖ'cü Dündar'ı kabul etti!

Gauck hakkında yakalama kararı olan firari FETÖ'cü Dündar'ı kabul etti!

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck hakkında yakalama kararı bulunan firari FETÖ'cü Can Dündar'ı kabul etti.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, hakkında yakalama kararı olan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı kabul etti.

Firari FETÖ'cü Can Dündar, Bellevue Sarayı'nda önce cumhurbaşkanlığı özel defterini imzaladı.

FETÖ'nün kalemşörü Dündar'ı, Gauck ve hayat arkadaşı Daniela Schadt birlikte karşıladı.

John Dündar el pençe divan!

Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan Can Dündar, burada ''Tutuklandık'' adlı kitabının Almancasını Gauck'a hediye etti.

Haddini bil AB

, terörist tutkusunu rapora da ekledi... AB’nin ilerleme raporunda, FETÖ, PKK’nın siyasi kanadı HDP’ye tam destek verildi... Hatta terörle mücadele konusunda da ‘mutlaka’ orantılı davranılmasını isteyerek bir kez daha haddini aştı

Haddini bil AB

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini... Hepsinin ortak özelliği, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve 'Yeni ' düşmanlığı. Terör örgütleri DHKP-C, PKK, PYD, FETÖ'ye tam destek veren 'nin çarşamba günü açıklanacak olan İlerleme Raporu dün sızdırıldı. Raporda terör örgütlerine desteği açık şekilde ifade eden 'terör sevici AB'nin paniği gözler önüne serildi. İşte o skandal rapor:

Darbe girişimi sonrasında Gülen hareketi ve darbe girişimine dahil olma bağlantılı çok kapsamlı el çektirme, görevden alma ve tutuklamalar yaşandı. Aralarında tutukluların kötü muameleye ve işkenceye maruz kaldığına yönelik iddialar var. Gülen hareketiyle bağlantıların belirlenmesi amacıyla uygulanan kriterlerin ve kanıtların muğlaklığı, bireysel mesuliyetin şeffaf olmayan ve fark gözetmeksizin oluşturulması konusunda ciddi endişeler var.

OHAL kapsamında alınan önlemler Avrupa Konseyi'nin (AK) incelemesi altında. Türkiye, İnsan Hakları Komiseri'nin Ekim 2016'daki tavsiyelerini ele almalı.

Yargının bağımsızlığı konusunda gerileme yaşandı. Bu durum yargının genel işleyişi açısından belirgin bir sınama oluşturuyor. Yargının bağımsızlığını tehdit etmesi ve Avrupa standartlarında olmaması nedeniyle yüksek mahkemelerin yapısında ve kompozisyonunda yapılan geniş değişiklikler ciddi endişe kaynağı.

İfade özgürlüğü alanında ciddi gerileme yaşandı ve bu durum endişelerin artmasına neden oluyor. Geçen yapılan öneriler dikkate alınmadı.

Yasalar ve uygulama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla uyumlu değil. İfade özgürlüğü ciddi şekilde zorlanıyor. Gazetecilere, yazarlara ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik süren ve yeni ceza davaları, akreditasyonların iptali, çok sayıda medya organının kapatılması ciddi endişe kaynağı. Türkiye, terörle mücadele operasyonlarında da olmak üzere, ifade özgürlüğüne yönelik gereksiz kısıtlamalardan kaçınmalı.

Haddini bil AB

Yasal çerçeve, insan hakları ve temel haklara saygı amaçlı, daha iyileştirilmesi gereken, genel garantiler içeriyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM içtihadından kaynaklanan hakların uygulanması henüz tam sağlanamadı. Bununla birlikte genel yaklaşım ve güçlü denetim mekanizması eksikliği bu planın uygulanmasını ve etkisini engelliyor.

Güneydoğu'da terörle mücadele kapsamında insan haklarına saygı kötüleşti ve bu durum ciddi endişe konusu olmayı sürdürüyor. Terörle mücadele Türkiye'nin meşru hakkı ancak terörle mücadele önlemlerinin orantılı olmasının sağlanması gerekiyor. Bu önlemlerin tüm insan haklarına saygı çerçevesinde ve uluslararası yükümlülüklere uygun olmalı.

Cumhurbaşkanı (Tayyip Erdoğan) önemli iç ve dış politika konularına aktif şekilde angaje olmayı sürdürdü. Başkanlık sistemine geçiş tartışması arttı ve siyasi gündemde etki yarattı. Güneydoğu'daki kötüleşen güvenlik durumu, özellikle 15 Temmuz sonrası Gülen hareketiyle yürütülen mücadele hükümetin çalışması üzerinde güçlü etki yarattı. Bazı önemli yasalar uygun danışma süreci olmaksızın kabul edildi. Çok sayıda milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına olanak veren bir yasanın kabulü ciddi endişe konusu. Seçimler ve siyasi partilere ilişkin yasal çerçevenin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi önemli. .

Başkentte polis merkezine silahlı saldırı

Ankara'da Altındağ Emniyet Müdürlüğüne bağlı Altındağ Polis Merkezi'ne silahlı saldırıda bulunuldu.

Başkentte karakola silahlı saldırı

Başkent'te karakola silahlı saldırı

Ankara, Altındağ Polis Merkezi Amirliği’ne kimliği belirsiz kişi ya da kişilercesilahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.

Alınan bilgiye göre, Altındağ ilçesi Şehit Kaya Aldoğan Caddesi'ndeki Altındağ Polis Merkezi'ne kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından ateş edildi.

İlk belirlemelere göre, binanın giriş ve üst katına üç kurşun isabet etmesi nedeniyle pencere ve kapılarda hasar oluştu.

Bölgeye sevk edilen özel harekat polisleri, olayın fail ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, saldırıya ilişkin bilgi aldı.

Ankara'nın Altındağ ilçesi Şehit Kaya Aldoğan Caddesinde bulunan Polis Merkezi Amirliği’ne kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından silahlı saldırı düzenlendi. Emniyet binasına 3 el kurşun isabet ettiği ve karakolda ufak çaplı hasar meydana geldiği öğrenilen saldırıda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Olay sonrasında olay yerine özel harekat polisleri de dahil olmak üzere çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ankara İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan olay yerine gelerek, polis merkezinde incelemelerde bulundu. Polis ekipleri saldırganları yakalamak için çevrede geniş çaplı çalışma başlattı.

Suriye'de şehit olan yüzbaşıdan büyük kahramanlık

Suriye'de şehit olan yüzbaşıdan büyük kahramanlık

Fırat Kalkanı Harekatı'nda şehit düşen Yüzbaşı Alper Kocaman'ın, yaralı bir uzman çavuşu sırtına alıp yoğun ateşten çıkardığı öğrenildi.

Suriye'nin kuzeyinde DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğini artırmak ve koalisyon güçlerine destek vermek için başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı'nda şehit olan Yüzbaşı Alper Kocaman'ın harekat sırasında büyük bir kahramanlığa imza attığı öğrenildi.

ÇOCUKLUK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMİŞTİ

Çocukluk hayalini gerçekleştirerek subay olan, sonrasında zorlu testleri geçerek Özel Kuvvetler Komutanlığına girmeye hak kazanan kahraman yüzbaşı, terörle mücadele harekatlarında önemli görevler aldı.

EŞİNİ VE OĞLUNU BIRAKIP EL-BAB'A GİTTİ

Fırat Kalkanı Harekatı başladığı günden itibaren bölgede olan Kocaman, 3 yaşındaki oğlu Ata Alp ve eşini geride bırakarak bu göreve katıldı. Kahraman bordo berelinin harekat kapsamındaki son görevi ise El Bab'a giden bölgedeki kritik bir hedefin ele geçirilmesi oldu.

Kahraman Yüzbaşı Alper Kocamanın son anları

YARASINA ALDIRMADAN SAVAŞTI

Teröristlerin top ve havan saldırıları arasında bu görevi yerine getirmeye çalışan Kocaman, silah arkadaşlarına, "Bu bölgeyi mutlaka elde bulundurmamız lazım" diye seslendi. Bu sırada terör örgütü PKK/PYD üyelerinin bulunduğu mevziden atılan havan mermisi Kocaman ve silah arkadaşlarının bulunduğu alanın yakınına düştü. Koltuk altına giren şarapnelle yaralanan Kocaman, bunu arkadaşlarına belli etmek istemedi.

Yarasına rağmen elinden geldiğince ilerlemeye devam eden bordo bereli yüzbaşı, askerlerin "Komutanım ne olur durun" sözlerine kulak asmadı. Bir süre sonra aldığı yaranın etkisiyle dizlerinin üzerine çöken Kocaman harekat sahasından nakledildi.

YOĞUN ATEŞİN İÇİNDE YARALI ASKERİ KURTARDI

Yüzbaşı Kocaman, söz konusu saldırı öncesinde ise bir uzman çavuşun hayatını kurtardı.

Gün içindeki çatışmalar sırasında bir uzman çavuş, teröristlerin saldırısı sonucu yaralandı. Kocaman, yoğun ateşe rağmen hemen yaralı askerin yanına gitti. Aldığı yaralar nedeniyle yürüyecek durumda olmayan uzman çavuşu bulunduğu alandan çıkarmayı amaçlayan şehit yüzbaşı, yoğun ateş nedeniyle bunu ayağa kalkarak yapamadı.

Bunun üzerine teröristlere hedef olmamak için Kocaman, yaralı uzman çavuşu sırtına yatırdı. Sonrasında ise sürünerek çatışma bölgesinden tahliye etti. Bordo bereli Kocaman'ın bu kahramanlığı harekata katılan muhalif unsurlar tarafından hayret ve takdirle izlendi.

Kahraman 'ın son anları

Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütlerine ait hedeflere düzenlenen Fırat Kalkanı Harekatı'nda şehit olan , şehadetinden önce yaralı bir uzman çavuşu çatışma sahasından çıkardı.

Kahraman Yüzbaşı Alper Kocamanın son anları

Fırat Kalkanı Harekatı'nda 'ın kahramanca şehit olduğu saldırı öncesinde yaşananlar askeri kaynaklar tarafından paylaşıldı.

"Bu diyarda Alper'ler tükenmez..

Çocukluğundan beri hayali subay olmaktı, komando olmaktı, bordo bereli olmaktı. Oldu da..

Bordo beresiyle dağlarda dolaşıp bölgeye musallat olan, vatanına göz diken çakalları avlamaktı, avladı da..

Avlamakla kalmıyor, kendinden sonra bayrağı teslim edeceği bir evlat, bir oğul yetiştiriyordu kendi gibi yiğit, kendi gibi gözü pek..

Vakti olmadı, olamadı ikinci, üçüncü yiğitlerini yetiştirmeye, Hakk'a yürüdü..

Ama biliyordu ve içi çok rahattı; biliyordu kendisi gibi nice Alper'ler vardı bu Peygamber Ocağında, nice Ata'lar yetişiyordu arkadan, kendilerini takip edip bu topraklarda gezen hainleri, çakalları temizleyecek..

Nefis ve kibrine esir olmadan, doğru yoldan sapmadan, kul hakkı yemeden, lokmasını aç olanla paylaşıp üzerine mağrurluk yeleği giymeden Hak yolunda ilerliyordu..

Fırat Kalkanı Harekatı başladığı günden beri de bölgedeydi..

04 Kasım 2016 tarihinde Fırat Kalkanı Harekâtında DEAŞ terör örgütüne karşı mücadele ederken PYD ve DEAŞ'ın yoğun top ve havan saldırıları altında öne çıkarak El Bab'a giden bir bölgedeki kritik bir hedefin ele geçirilmesi için "Arkadaşlar bu bölgeyi mutlaka elde bulundurmamız lazım, haydi arkadaşlar!ö diyerek ellerini havaya kaldırdığı esnada, PYD/PKK'nın bulunduğu bir mevziden atılan havan mermisinin yakınında patlaması sonucunda koltuk altından giren bir şarapnel parçasıyla önce sendeledi, ne olduğunu anlamadı, arkadaşlarına da belli etmek istemedi, biraz daha ilerledi, biraz daha, biraz daha…

Ama yanındaki askerleri fark etti kolunun altından hızla akan kanı.. "Komutanım yaralanmışsınız, durun ne olur durun!ö dediler. "Bir şeyim yok ufak bir parça geldi, devam edelim az kaldı, durmayın, durmayınö dedi ve ilerlemeye devam etti; ta ki gücü tükenip dizlerinin üstüne çöktüğü ana kadar..



1.90 boyunda, koca bir çınardı, dağdı O....

PKK’ya ağır darbe vuruldu

PKK’ya ağır darbe vuruldu

Muş Valisi Seddar Yavuz, "Şenyayla’nın bütün derelerine, dağlarına, tepelerine, her tarafa girildi. Yaklaşık iki gündür iyi bir operasyon icra edildi. Bölgede bir süpürme harekatı yapıldı" dedi.

Vali Yavuz, kentteki şehit yakınları ve gazilerle buluştu. Bir kafeteryada düzenlenen yemekte konuşan Vali Yavuz, şehit yakınlarına ve gazilere minnettar olduklarını ve devletin şehit aileleri ile gazilere gereken önemi en iyi şekilde gösterdiğini söyledi.

6 TABUR ASKER KATILDI

Muş-Bingöl-Diyarbakır üçgeninde yer alan Şenyayla bölgesindeki 6 askeri taburun katılımıyla gerçekleştirilen operasyona da dikkat çeken Vali Yavuz, bölgede her tarafa girildiğini kaydetti. Şenyayla bölgesinde yürütülen operasyonlarda terör örgütü PKK'ya ağır darbelerin vurulduğunu dile getiren Yavuz, "Operasyonlarda kış üslenmesi olarak çok ciddi malzemeler ele geçirildi. Yaklaşık 1,5 tonun üzerinde malzeme bulundu ve imha edildi. Şenyayla'nın bütün derelerine, dağlarına, tepelerine, her tarafa girildi. Yaklaşık iki gündür iyi bir operasyon icra edildi. Bölgede bir süpürme harekatı yapıldı. Bölgemizde kamu düzenini ve güvenini tehdit eden hangi unsur olursa olsun, etkin ve kararlı bir mücadele yürütüyoruz" diye konuştu.

Nakdi olmayana pos vermeyene beddua!

Nakdi olmayana pos vermeyene beddua!

Kayseri’deki 68 sanıklı FETÖ davasının iddianamesinde örgüt imamlarının yurtlardaki himmet toplantılarında psikolojik baskıyla nasıl para topladığı anlatıldı

Kayseri'de ilk duruşması yapılan 68 sanıklı FETÖ davasının 768 sayfalık iddianamesindeki mağdur ifadeleri FETÖ'nün, nakit parası olmayan işadamlarından, pos cihazıyla kredi kartından himmet parası çektiğini de ortaya çıkardı. İddianamede yer alan ifadesinde, işadamı Şükrü Taner B, 2005'te davet üzerine bir öğrenci yurdundaki sohbet toplantısına katıldığını belirterek, "Toplantıda Boydak Holding yöneticilerinden Erol Boydak'da vardı. Tanımadığım ve hoca dedikleri birisi önce dini sohbet yaptı. Ardından bize yemek yedirdiler. Sonra da sohbet hocası bizden yurda bağış yapmamızı istedi. 500 TL nakit para yardımında bulundum. Hiçbir belge verilmedi. Bu hocanın elinde pos cihazı da vardı. Nakit parası olmayanlardan kredi kartıyla para alınıyordu. Ben bu toplantılarda toplamda 50 bin lira bağışta bulundum" dedi.

CEHENNEMLE TEH DİT!
İddianamede eski Kayseri Erciyesspor Başkanı ve İşadamı Ziya Eren'e Melikşah Üniversitesi'ne fakülte binası yaptırması için yapılan psikolojik baskı da yer aldı. İfadesinde, 2009- 2010 arası kendisini ziyarete gelen FETÖ'nün Mustafa isimli Kayseri imamı ve Boydak Holding'den bir yetkilinin önce, üzerinde "Melikşah Üniversitesi Mühendislik Fakültesi" yazılı bir tablo hediye ettiğini anlatan Zeren, "Fakülte binasını yaptırmamı istedi. Ben de okullarda garibanların çocuklarına hizmet etmediklerini, paralı eğitim veren bir yere yardım yapamayacağımı söyleyerek tekliflerini kabul etmedim." dedi. Zeren, para vermeyi reddedince örgüt imamının "Cehennemlerde zebaniler mezarında tepişecek" diye kendisine beddua ve tehdit yağdırdığını söyleyerek "Bana 'Sen devlete okul yapıyon. Ateist hoca görevlendiriyor. O hocalar da ateist yetiştiriyor' dedi" diye konuştu.

"DİNK'İN ÖLDÜRÜLECEĞİ İSTİHBARATINI GİZLEDİLER"
Hrant Dink cinayeti davasında tutuksuz sanıklardan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler savunmasında o dönem Ramazan Akyürek'in başında olduğu Trabzon Emniyeti'ndeki ekibi suçladı. Güler, trabzon emniyetindeki FETÖ'cü ekibin Dink'in öldürüleceğiyle ilgili istihbaratı veren F4 (muhbir görüşme raporunu gizlediğini, sanık müfettişler Şükrü Yıldız ili Mehmet Ali Özkılınç'ın da cinayeti manipüle eden raporlar yazdığını öne sürdü. Fatih ULAŞ/SABAH

POLİSLERİN BYLOCK ÜSSÜNE OPERASYON
İstanbul'da FETÖ'cü bir polisin itiraflarında, 'telefonlara ByLock yüklenen merkez' olarak bahsettiği Denge Platformu Derneği'ne yapılan baskında 29 dernek üyesi gözaltına alındı. FETÖ'de faaliyet gösteren ve telefonunda ByLock çıkınca itirafçı olan bir polis memurunun anlattıkları doğrultusunda soruşturma başlatıldı. İtirafçı polis, Avcılar'daki dernekte kendisi gibi birçok polisin cep telefonuna ByLock yüklendiğini söyledi. Dernek Başkanı S.F. aramalarda bulunamazken, gözaltına alınan kişilerden 6'sının ByLock kullanıcısı olduğu belirlendi. Adreslerinde bulunamayan dernek üyelerinin darbe girişiminin ardından yurtdışına kaçtıkları tespit edildi. Gözaltına alınanlardan 13'ünün mühendis diğerlerinin ise iş adamı, avukat ve öğretmen oldukları öğrenildi. Dernekte, FETÖ'ye himmet toplandığı da ileri sürüldü. Ferit ZENGİN - Fatih ULAŞ

SAHTE MÜLAKAT KUMPAS DOSYASINDA
Danıştay saldırısını Ergenekon davasına bağlayan ifadeyi veren Osman Yıldırım'ın, firari savcı Zekeriya Öz'e, gizli tanık olarak verdiği ifadenin görüntüsü 8 yıl sonra ortaya çıktı. Verdiği ifadeyle Danıştay baskınının Ergenekon davasına bağlanmasını sağlayan ve müebbet hapis cezası almışken gizli tanık olup serbest kalan Osman Yıldırım'ın Sincan F Tipi Cezaevi'nde kaydedilen görüntüleri Ergenekon yargılaması sırasında ısrarla istenmesine rağmen ortaya çıkartılmamıştı. Yıldırım'ın, Bulgaristan'a kaçtığı öne sürülüyor. Görüntüler Ergenekon kumpası dava dosyasına girdi. NTV

İşte darbenin İstanbul üssü

İşte darbenin İstanbul üssü

SABAH, FETÖ’nün sivil imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın 15 Temmuz’a kadar toplantı yaptığı Kısıklı’daki binaya girdi. 4 katının FETÖ'nün karargahı olarak döşendiği binanın en altında ise hâlâ Öksüz'e "Teslim ol oğlum" çağrısı yapan anne-babası yaşıyor

SABAH, Özel İstihbarat, darbenin Ankara Çukurambar'daki karargâh evinden sonra en önemli üssü olan İstanbul Kısıklı'daki binaya Kaynak Holding'in kayyum heyeti başkanı olarak atanan İmran Okumuş'la birlikte girdi. SABAH ekibine evi gezdiren İmran Okumuş şunları söyledi: "Bu ev normal bir ev değil. Adil Öksüz'ün 15 Temmuz'dan bir hafta öncesine kadar karargâh olarak kullandığı bir örgüt evi. Dikkat edilirse yatak odası gibi aile evlerinde bulunan bölümler yoktur. Bütün odalar toplantı amaçlı olarak dizayn edilmiştir. Adil Öksüz'ün de tüm ilişkilerini buradan yönettiğini ve örgüt mensuplarının sık sık bu dairede kozmik toplantılar yaptığını biliyoruz. Adil Öksüz'ün kim olduğu deşifre olduktan sonra Kaynak Holding'e bağlı Garnet'in üzerine kayıtlı olan bu daireyi hemen teslim alıp kilitlerini değiştirdik." Kaynak Holding kayyum heyeti başkan vekili Aytekin Karahan da, "Kayyum heyeti olarak bu evi hemen teslim alıp örgüt amaçları doğrultusunda kullanılmasının önüne geçtik" diye konuştu.

TOPLANTI ÜSTÜNE TOPLANTI
Ev, Kısıklı Mahallesi Yusuf Kemal Sokak'ta 26 numaralı adreste bulunuyor. Beş katlı binanın dört katı Adil Öksüz ve diğer darbeciler tarafından kullanılıyordu. Birinci katta ise Adil Öksüz'ün annesi ve babası oturuyor. SABAH'a konuşan Öksüz'ün anne-babası, oğullarına teslim olması çağrısında bulundular. Baba Mustafa Öksüz, "Darbeden önce eve oğlumla birlikte gidip gelen çok sayıda tanımadığımız kişi vardı. Zili çalarlardı, onlara kapıyı ben açardım. O yüzden gelen gidenden haberim oluyordu. Oğlumun Fetullah Gülen'le ilişkisini biliyorduk ama bu kadar işin içinde olduğunu, her şeyi organize ettiğini bilmiyorduk. Buradan sizin aracılığınızla kendisine çağrı yapıyorum. Gelsin teslim olsun. Bizi de bu sıkıntıdan kurtarsın" dedi. Öksüz'ün annesi Zeynep Öksüz de "Oğlum gelsin teslim olsun. Bizi çok mağdur etti. Biz çok zor durumdayız. Nerede olduğunu bilmiyoruz. Bir an evvel gelip teslim olması için kendisine çağrı yapıyoruz" dedi.

KAYNAK HOLDİNG'E KAYITLI
SABAH'ın girdiği darbenin İstanbul üssü olan ev, Kaynak Holding bünyesindeki Garnet adlı bir şirketin üzerine kayıtlı. FETÖ'nün 15 Temmuz'dan önce hain harekât planına son şeklini vermek için kullandığı bu ev, örgütün klasik sohbet toplantıları yaptığı ve karargâh olarak kullandığı ev görüntüsünde. Adil Öksüz'ün bu evle kâğıt üzerinde hiçbir bağı olmadığı halde örgütün üst yönetiminin talimatı doğrultusunda burayı 15 Temmuz darbe girişimi için kullandığı belirtildi.

SUBAYLAR SİVİL OLARAK GİTMİŞ
Karargâhta Adil Öksüz başkanlığında yapılan toplantılara geçtiğimiz günlerde adı basına yansıyan ve darbenin iki numarası olduğu söylenen Kemal Batmaz'ın yanı sıra FETÖ'cü sivil imam Harun Biniş'in de geldiği öğrenildi. Karargâha ayrıca darbeci subayların sivil kıyafetlerle geldiği belirtildi. Batmaz ve Biniş'in darbenin askeri üssü Akıncılar'daki görüntüleri ortaya çıkmıştı.

Bild, Hitler teknikleriyle Türkiye’yi hedef alıyor

Bild, Hitler teknikleriyle Türkiye’yi hedef alıyor

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) Bild gazetesi raporunu açıkladı; Gazete Hitler’in propaganda teknikleriyle Türkiye’yi hedef alıyor

Raporda Alman Bild gazetesinin, manipülatif haberleriyle, insanları etkileme, yönlendirme ve zihinlerini karıştırma metoduyla Türkiye'ye karşı asimetrik bir savaş yürüttüğü vurgulandı. UMED raporunda Bild gazetesinin yayın politikasını altı maddede eleştirdi. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden bu yana Alman gazetesi Bild'in, yayınlarıyla Türkiye'ye karşı; algı, karakter ve manipülasyon terörü estirdiğini öne süren UMED şu eleştirilerde bulundu:
1 - Yayınlarında Bild, açık ve örtülü şekilde Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) destek vermekle beraber, kanlı darbe girişimini meşrulaştırma arayışı içerisindedir.
2 - Her fırsatta terörle arasına mesafe koyması beklenen Bild, yayınlarında terör örgütü PKK'nın kanlı eylemlerini yok saymakta, manipülatif haberleriyle, insanları etkileme, yönlendirme ve zihinlerini karıştırma metoduyla Türkiye'ye karşı asimetrik bir savaş yürütmektedir. Türkiye'nin en önemli sorunu olan terör konusunu sulandırmaya çalışan Bild, teröre karşı devlet ile milletin yüreklerini birleştirerek verdiği onurlu mücadeleyi de hedef almaktadır.
3 - Terörizmin, illegal örgütlenmelerin ve çıkar çevrelerinin propagandasını yapmaktan çekinmeyen Bild, teröristlerin çıkarlarına uygun hareket etmeye de başlamıştır.
4 - Etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden kaos çıkartmaya yönelik haberleri servis etmekten çekinmeyen Bild, meydana getirdiği bilgi kirliliğiyle gerçekleri perdelemeye çalışmakta, illegal yapıların çıkarlarına hizmet etmektedir.
5 - Nazi Almanya'sının diktatörü Adolf Hitler'in kara propaganda tekniklerini kullanarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da her fırsatta hedef gösteren Bild, çok sinsi yollara başvurarak korku meydana getirmeye çalışmaktadır. Suçu aslında suçlu olmayan bir kişiye veya gruba atarak, gerçek suçluları korumaya kalkıyor.

UMED: Etik değerlere uyun
Kamuoyunun bilme hakkı dışında terörizm ve illegal örgütlerin çıkarlarına hizmet etmek anlamına gelen bu yayıncılığı şiddetle kınadıklarını belirten UMED, "Gerçeği eksiksiz ve yalın bir şekilde yansıtmak gazetecinin temel görevidir. Bilgileri net şekilde ortaya koymak yerine bilgi kirliliği meydana getiren, terör örgütlerinin PR'ı anlamına gelecek haberlere imza atan, kafa karışıklığına ve manipülasyona yol açan Bild gazetesini medya etik ilkelerine uymaya davet ediyoruz" dedi.

 

İkiyüzlü ABD

ABD suçüstü yakalandı! İşte fotoğrafı...

ABD'nin, PYD/PKK'ya silah yardımı yaptığı âna ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Helikopter ve uçaklar, Haseke'de Tel Brak bölgesinde teröristlere uçaksavarlar ve mühimmat atıyor. Silahlar Münbiç üzerinden ABD ve PKK'nın ortak operasyon hazırlığı yaptığı El Bab'a götürülecek..

İkiyüzlü ABD

Suriye’de ‘ortağımız’ diyerek YPG’ye destek veren ABD 20 Ekim’de güncellediği terör listesinde PKK’ya yer verdi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın en son 20 Ekim 2016 tarihinde güncellenen "Yabancı Terörist Örgütler" listesinde PKK unvanını korudu. Bölücü terörist örgüt listesindeki en eski "kıdemli" örgütler arasında bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın www.state.gov adresinde 20 ekimde güncelleştirilen listede PKK yani Kongra-Gel'in bu listeye 1997 yılında dahil edildiği de belirtiliyor. PKK, listedeki en eski 19 terör örgütü arasında yer alıyor. Yabancı terörist örgüt listesinde 60 örgüt bulunuyor. Ancak buna karşın ABD, Suriye'de en büyük partner olarak yine PKK'nın Suriye kolu YPG'ye destek veriyor. Yöneticilerinin tamamı PKK kadrolarından oluşan YPG son olarak 6 Kasım'da başlattığı Rakka'ya yönelik saldırıda ABD desteği ile bölgede ilerliyor. Rakka saldırısına, ABD askerleri de karadan destek veriyor.Haseke'ye bağlı Ayn İsa Kasabası'ndan Rakka'ya operasyon başlattığını duyuran PYD'ye ABD uçak ve helikopterlerinin silah sevkiyatı başladı. Saldırı ilanı ile birlikte Haseke Tel Brak bölgesine havadan atılan silahlar 2015 Ayn-el Arap 'Kobani' benzeri görüntüleri hatırlattı.

AMERİKAN TİYATROSU

2015 Ayn-el Arap (Kobani) tiyatrosu Rakka operasyonu bahanesi ile tekrar ediyor. ABD uçakları PYD bölgelerine silah sevkiyatına başladı. Haseke kırsalında birçok PYD mevzine ABD tarafından havadan silah sevkiyatı yapılıyor. 12-14.5 milimetrelik uçaksavarlar, el bombaları ve çok sayıda mermi PYD terör örgütüne teslim edildi.

YENİ ÜS İNŞA EDİLDİ

Bir yandan PYD'ye havadan silah ikmali devam ederken ABD-PYD ittifakı, Haseke Abdüaziz dağ bölgesinde gizli bir alan üs inşa ediyor. Amerikalı uzman eğitmenler eşliğinde 60-70'ler kişilik PYD'li gruplar inşa edilen üsse silah eğitimi görüyor.

MÜNBİÇ ÜZERİNDEN BAB'A GÖTÜRÜLECEK

Halen TSK-ÖSO güçleri ile paralel hatta ilerleyen ve El Bab'a 8 kilometre kadar ilerleyen terör örgütü PYD'nin bu süreçte Amerika'nın desteğiyle stratejik kasabaya girme planları yaptığı ortaya çıktı. Haseke'de terör örgütüne teslim edilen silahlar Münbiç üzerinden sıcak hatta ulaştırılacak.

PYD'YE SİLAHLAR BÖYLE İNDİ

ABD'nin, PYD/PKK'ya silah yardımı ana ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Amerika'ya ait hava araçları Haseke'de teröristlerin mevzilerine silah sevkiyatı yapıyor. PYD'ye silah yardımı önceki gün saat 16.00'da başladı..

Tutuklamalar anayasanın emri

Tutuklamalar anayasanın emri

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Bu anayasal bir süreçtir. Ortada siyaseten olan herhangi bir şey yoktur. Yakalanma süreci de, tutuklanma süreci ve bundan sonraki süreç de bütünüyle, yüzde yüz hukuki bir süreçtir

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş dün yapılan Bakanlar Kurulu sonrasında düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu:

ANAYASAL SÜREÇ: HDP'liler ifade vermekten kaçırdıkları için böyle bir sürecin önü açılmış oldu. Sürecin anayasaya aykırı olduğunu iddia etmek bizatihi TBMM'nin iradesine saygısızlıktır. Bu anayasal bir süreçtir. Hatta yapılan değişiklikle ortaya konulan anayasanın emrinin gereğidir. Mahkemeler bunları yapmıştır. Ne karar verirler, siyasetin, bizim bileceğimiz, karışacağımız iş değil. Ortada siyaseten olan herhangi bir şey yoktur. Yakalanma süreci de, tutuklanma süreci ve bundan sonraki süreç de bütünüyle, yüzde yüz hukuki bir süreçtir. Herkesin saygı göstermesini temenni ederiz

DEVAM ETMELİLER: (HDP'nin Meclis çalışmalarını durdurması) Sizler halkın oyu ile seçildiniz, TBMM'ye geldiniz. Milletin iradesiyle Meclis'e gelenlerin milletin iradesine saygı göstermesi lazım. Onun için parlamento çalışmalarına devam edilmesi aldıkları oyların gereğidir. Biz partilerin kapatılmasını doğru bulmayız. Bu HDP'nin tüzel kişiliğiyle ilgili değildir.

TERÖRÜN GÖLGESİNDE SİYASET: (Ara seçim) Ben şahsen öngörmüyorum. Biraz da HDP'liler dönüp kendilerine baksın. Terör örgütünün gölgesinde siyaset yapmaya devam etmek HDP'nin seçmeniyle arasındaki bağlarını koparttı. Yaptıkları birçok çağrıya 100 kişi, 200 kişi geliyorsa geliyor.

BAĞLAR'DAKİ PATLAMA: Diyarbakır Valiliği'nin açıklamasından sonra PKK'nın kollarından TAK tarafından bu operasyonun yapıldığı teyit edildi. Daha olayın dumanları tüterken uluslararası bir haber ajansının (Reuters) bu meseleyi PKK'nın üzerinden alıp, PKK'nın yükünü hafifletme çabalarını da anlamak mümkün değil.

170 BAŞKANA İZİN YOK: 112 tanesi AK Partili, toplam 186 belediye başkanı yurt dışına çıkmak için İçişleri Bakanlığı'ndan izin istemiş, bunların 170 tanesi uygun görülmemiş. Burada, OHAL çerçevesinde bütün belediye başkanlarıyla ilgili yurt dışı seyahatlerinin gözden geçirildiği bir durum söz konusu. Önümüzdeki dönemde belediyelerin kaynaklarının artırılması ve belediyelerin kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması için yapılacak düzenlemeler gözden geçirildi.

SAPTIRMAK ANLAMSIZ: Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, "Bu örgütlerle işbirliği halinde hareket ediyorsunuz" demek, haksızlıkların en büyüğü. Geçmiş dönemlerde bir şekilde bu örgütle irtibatı olmuş olan kimler varsa onları da ortaya koyarsınız, yolunuza devam edersiniz. Ama meseleyi saptırmanın, FETÖ'yle ve PKK'yla olan mücadeleyi odağından ayrıştırmanın, saptırmanın hiçbir anlamı yoktur.

HAZIRLIKLAR TAMAM: Menbiç konusundaki kararlılığımız Türkiye'yi ziyaret eden ABD Genelkurmay Başkanı'na açıklıkla ifade edilmiş, verilen sözler gereği Menbiç'in bir an evvel PYD tarafından boşaltılmasının önemi dikkatle ifade edilmiştir. Bu çerçevede Türkiye hem Menbiç konusundaki hazırlıklarını tamamladığı, Menbiç'in şu ya da bu şekilde PYD'den temizlenmesinin Türkiye'nin stratejik önceliklerinden birisi olduğu da bu görüşmelerde gündeme getirilmiştir. Rakka operasyonunun amacı, DEAŞ'ı çevrelemektir. Rakka'da da Arap olmayan, o şehre ait olmayan unsurların yapacağı, atacağı her adımın Amerika'nın da aleyhine olacağını söylüyoruz. Eğer PYD/YPG terörü Rakka'yı tamamen ele geçirmeye kalkarsa, bunun ağır bedelleri olacak. Bütün sonuçlarına karşı da Türkiye hazırlıklıdır.

HDP'Lİ AKDOĞAN TUTUKLANDI
Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada ifade vermeye gitmediği için hakkında gözaltı kararı çıkarılan HDP Milletvekili Nihat Akdoğan, Çukurca karayolu üzerindeki bir köyden dönüşü sırasında geçmek istediği polis kontrol noktasında yakalandı. Adliyeye sevk edilen Akdoğan, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece 'terör örgütü üyesi olmak' suçundan tutuklandı. Böylece HDP'ye yönelik terör soruşturmasında, aralarında eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu tutuklu milletvekili sayısı 10'a yükseldi.

HERKES GİTTİ İFADESİNİ VERDİ
HDP'lilerin krize dönüştürdükleri, tutuklanmalarıyla sonuçlanan dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonra AK Parti, CHP ve MHP'den toplam 28 isim ya bizzat savcılıklara giderek ya da yazılı olarak ifadelerini verdi. İfadesi alınan bu isimlerden tutuklanan olmadı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli yazılı ifade vermeyi tercih etti. CHP'li Muharrem İnce ve Haluk Peşken ile MHP'li Oktay Vural ve Erkan Akçay da yazılı ifade verdi. AK Parti'den 7, CHP'den 13, MHP'den ise 2 milletvekili bizzat savcılıklara gidip ifade verdi. HDP'nin Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım öğretim üyesi olduğu dönemde zimmetine para geçirdiği iddia edilen soruşturma kapsamınhda savcılığa gidip ifade verdi. Yıldırım ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

ASIL OLAN MİLLET
"(CHP'nin Cumhurbaşkanlığını ve hükümeti hedef alan bildirisi) İstedikleri cümleyi ilan etsinler, istedikleri sözü söylesinler. Milletimiz, CHP'li kardeşlerimiz de içinde olmak üzere FETÖ'yü de PKK'yı da bir terör örgütü olarak görüyor, her ikisini de millet düşmanı olarak kabul ediyor. Dolayısıyla aslolan milletin nasıl düşündüğüdür."

İşte Kandil'den ayar yiyen eş başkanların B planı!

İşte Kandil'den ayar yiyen eş başkanların B planı!

Kandil'den ayar yiyen HDP B planını devreye sokuyor. Meclis çalışmalarını bırakan HDP'liler, sokağa inecek. Halkı tahrih ederek kaos yaratmaya çalışacak.

Doğu ve Güneydoğu'daki hendek siyaseti geri tepen HDP, Eş Genel Başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekilinin tutuklanmasının ardından ilk olarak 'TBMM'den çekilmeyeceğiz' açıklaması yaptı. Ancak Kandil'den 'ayar yiyen' HDP yönetimi dün yeni bir açıklama yaptı. HDP'nin özellikle 15 Temmuz süreci sonrası PKK-FETÖ işbirliği ortaya çıkınca halktan desteğini tamamen yitirmesi terör örgütünün elebaşlarını çılgına çevirdi. HDP'nin hiçbir çağrısına kulak asmayan bölge halkı ne Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atanmasına ne de milletvekillerinin tutuklanmasına tepki gösterdi. Bunun üzerine Kandil'den HDP'li vekillere 'Meclisten sokağa inip halkı tahrik edin' talimatı geldiği öğrenildi.

MAAŞLARINI ALACAKLAR

HDP Meclis Grubu ve MYK'nın aldığı karar doğrultusunda TBMM çalışmalarını durdurma kararı aldı. HDP sözcüsü Ayhan Bilgen, "Yasama organındaki çalışmalarımızı durdurmaya karar verdik" dedi. TBMM'den tam olarak çekilmedikleri için vekillikleri devam edecek olan HDP'liler maaş da alacak.

HDP'NİN MECLİS KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

POLİSLE KAVGA EDİN

HDP'li milletvekillerinin özellikle kalabalık gruplar halindeki açıklamalar sırasında güvenlik güçleriyle sert tartışmalara girip tahrik etmeyi planladığı belirlendi. Milletvekilleri gerekirse itiş kakışlarla 'milletvekilleri darp edildi' algısı oluşturup halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirecek hem de Batı'ya algı servisi yapacak.

HALKTAN SERT TEPKİ GELDİ

Başta Diyarbakır olmak üzere HDP ve PKK'dan bıkan bölge halkı HDP'lilerin 'ev ev sokak sokak dolaşacağız' açıklamasına tepki gösterdi. Bölge halkı 'Daha dün Bağlar'da bomba patlatan zihniyete kapımız kapalı. Ne yüzle gelecekler' diyerek tepki gösterdi.

HDP’DEN BOYKOT ŞOV

SOKAK SOKAK PROVOKASYON

HDP sözcüsü Ayhan Bilgen, dün yaptığı açıklama şunları söyledi: "Yasama organındaki çalışmalarımızı durdurmaya ve bir kez daha halklarımızla buluşmaya karar verdik. Önümüzdeki günlerde ev ev, sokak sokak mahalle mahalle, köy köy, il il dolaşacağız. STK, sendika ve meslek birlikleri ve inanç gruplarıyla tartışarak önerilerini alacağız." (Akşam)

FLAŞ! HDP MECLİSTEN ÇEKİLDİ!

Deniz ulaşımına fırtına engeli!

Deniz ulaşımına fırtına engeli!

İDO tüm iç hat seferlerini iptal etti, BUDO'nun da dış hat seferleri yapılamayacak.

Marmara Denizi'ndeki olumsuz hava koşulları nedeniyle İDO'nun tüm iç hat seferleri iptal edildi. BUDO'da tüm dış hat seferlerini iptal ettiğini duyurdu.

BUDO'DAN SEFER İPTALLERİ

Bursa Deniz Otobüslerinin (BUDO) seferlerinden bazıları olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi.

BUDO'nun internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, 07.00 ve 09.00 saatlerindeki Bursa (Mudanya)-İstanbul (Kabataş), 08.00 ve 10.45'teki İstanbul (Kabataş)-Bursa (Mudanya), 08.30'daki Bursa (Mudanya)-İstanbul (Büyükçekmece), 10.30'daki İstanbul (Büyükçekmece)-Bursa (Mudanya) seferleri gerçekleştirilemeyecek.

Bursa (Mudanya)-Armutlu (İhlas) hattında saat 09.00'da ve Armutlu (İhlas)-İstanbul (Kabataş) güzergahında 09.30'da başlaması planlanan seferler de yapılamayacak.

Dışişleri'nden Lüksemburg'a kınama!

Dışişleri'nden Lüksemburg'a kınama!

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, Avrupa’da terörizme destek veren ülkelerin başında gelen Lüksemburg'un Dışişleri Bakanı Jean Asselborn’un, "Deutschlandfunk" adlı Alman radyo kanalına verdiği mülakatta dile getirdiği hususları esefle kınadıklarını bildirdi.

Sözcü Müftüoğlu, Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn'un Türkiye'yle ilgili ifadeleri hakkındaki bir soruya cevabında, "Avrupa'da terörizme destek veren ülkelerin başında gelen Lüksemburg'un Dışişleri Bakanı Jean Asselborn'un, 'Deutschlandfunk' adlı Alman radyo kanalına verdiği mülakatta dile getirdiği hususları esefle kınıyoruz. Bu talihsiz beyanlar, küresel düzeyde terörle mücadele çabalarına ne kadar katkı sağladığı tartışmalı olan Lüksemburg'un Dışişleri Bakanının, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı terörizm tehdidinin ölçeğini ve niteliğini kavramaktan ve doğru şekilde değerlendirmekten aciz olduğunu göstermektedir." ifadesini kullandı.

Bakan Asselborn'dan, 246 vatandaşımızın şehit olmasıyla sonuçlanan kanlı darbeye teşebbüs eden teröristleri her vesileyle kınamasını beklediklerini vurgulayan Müftüoğlu, "Kendisinin bunun yerine ülkemizde benzer bir girişimin önlenmesi ve demokrasinin pekiştirilmesi için sarfedilen çabaları, Avrupa'nın kara bir dönemiyle kıyaslaması, hem tarih bilgisinin yetersizliğine hem de objektif değerlendirme yapabilme kabiliyetinden yoksun olduğuna işaret etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Demokratik bir ülke olan Türkiye'de, 15 Temmuz'dan bu yana atılan adımların Türk halkının demokrasi ve özgürlükler içerisinde yaşamasını sağlamaya yönelik olduğuna dikkati çeken Müftüoğlu, "Asselborn'un, Bakanımızın Strazburg'taki Dışişleri Bakanları toplantısında kullandığı ifadelere ilişkin sözleri tamamen gerçek dışıdır." diye konuştu.

Lüksemburg'dan küstah Türkiye açıklaması

Lüksemburg Dışişleri Bakanı, son dönemde yaşananlar nedeniyle Türkiye'ye ekonomik yaptırımlarla tehdit etti.

Lüksemburg'dan küstah Türkiye açıklaması

Alman Deutschlandfunk Radyosu'na konuşan Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn haddini aştı. HDP'ye, Cumhuriyet'te yapılan operasyonlar ve 15 Temmuz sürecini değerlendiren Bakan Asselborn, AB olarak yaşananları kabul edemeyeceklerini söyledi.

Türkiye'nin ihracatının büyük kısmını AB ülkelerine yaptığını hatırlatan Lüksemburg Dışişleri Bakanı, bunu baskı aracı olarak kullanmaktan kaçınmayacaklarını sözlerine ekledi.

AB OLARAK BUNU ÖYLE KOLAY KABUL EDEMEYİZ

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn şunları söyledi;

"Bugün Türkiye'de insan haklarını savunan biri, ya Gülenci ya da terörist olmakla damgalanıyor. Türkiye'de avukat yüzü görmeden 5 gün cezaevinde tutulduklarını biliyorlar. 15 Temmuz'dan bu yana sadece 11 bin sendikacı görevden atıldı. Basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye 180 ülkeden 151'inci sırada. 10 bin gazeteci işsiz. Ama işin en kötüsü ise Türkiye'de toplumsal ve sosyal açıdan bir sivil ölüm başladı. İşten atılanların resmi gazetede isimleri yayımlanıyor. Onların bir daha iş bulma şansları yok. Diplomaları, pasaportları yok ediliyor. İnsanların ailelerini geçindirecek geliri yok. Evlerini kaybediyorlar. Açlık çekiyorlar. Bunlar, açık söylemek gerekirse, Nazi döneminde kullanılan yöntemler. Ve bu Türkiye'de 15 Temmuz'dan beri çok, çok kötü bir dönüşüm. AB olarak bunu öyle kolay kabul edemeyiz.

EKONOMİK YAPTIRIM TEHDİDİ

Türkiye ihracatının yüzde 50'sini AB ülkelerine yapıyor. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, Rusya'ya ihracatı sadece yüzde 2. Türkiye'deki yatırımların yüzde 60'ı AB'den. Bu tam bir baskı aracı. Türkiye'de insan haklarında yaşanan bu inanılmaz duruma karşı durmak için belli bir noktada bu baskı aracını kullanmaktan çekinmeyeceğiz"

‘Dağ 2’ gösteriminde şehit kardeş gururu

‘Dağ 2’ gösteriminde şehit kardeş gururu

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde geçen 3 Eylül günü bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik yürütülen operasyonda şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı 24 yaşındaki Yunus Emre Uçar'ın, şehit olmadan 6 ay önce Isparta Eğridir Dağ Komando Okulu Eğitim Merkezi'nde çekilen sahnelerinde rol aldığı 'Dağ 2' filmi, geçen cuma günü vizyona girdi. Şehidin ağabeyi 33 yaşındaki Bünyamin Uçar, "Çok onur ve gurur verici. Kardeşim, kendisinin oynadığı filmi izlemeyi çok isterdi. Ama şehit oldu" dedi. Konyalı evi 1 çocuk babası Piyade Uzman Onbaşı Yunus Emre Uçar, geçen 3 Eylül'de Hakkari'nin Çukurca İlçesinde bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik yürütülen operasyonda şehit düştü. İHA

Elazığ'da yakalanan terörist ile ilgili flaş gelişme

Elazığ'da yakalanan terörist ile ilgili flaş gelişme

Terör örgütü DEAŞ’ın bomba uzmanı olduğu belirlenen ve bomba eğitimi aldığını itiraf eden Irak uyruklu Ahmet K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin yürüttüğü DEAŞ soruşturması kapsamında 28 Ekim'de gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

BOMBA UZMANI ÇIKTI

Tutuklanan şüphelilerin verdiği bilgiler doğrultusunda DEAŞ'ın bombacısı olduğu tespit edilen şüpheli Ahmet K.'nin Elazığ'da olduğu belirlenmişti. Bunun üzerine Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi ekipleri, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'yle koordineli olarak merkez Aksaray Mahallesi'nde bir eve operasyon düzenledi. Operasyonda, Ahmet K., yakalanarak gözaltına alınmıştı. Bomba yapımında ve araçlara bomba yerleştirmede uzman olduğu ortaya çıkan zanlı, bunun eğitimini Suriye ve Irak'ta DEAŞ'tan aldığını itiraf etti. Ahmet K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

KERKÜK'TE "DEAŞ TEHDİDİ" DEVAM EDİYOR DEAŞ'IN ÜÇÜNCÜ ADAMI 'EBU HAMZE' ÖLDÜRÜLDÜ! "DEAŞ'I ESKİ CIA DİREKTÖRÜ KURDU"

HDP’nin eşkıyalarına operasyon: 158 gözaltı

HDP’nin eşkıyalarına operasyon: 158 gözaltı

HDP'li vekillerin ifade vermeye gitmediği için tutuklanmasını bahane ederek İstanbul'da kan döken terör yandaşlarına operasyon yapıldı. Polis farklı adreslere düzenlediği eşzamanlı operasyonla 158 kişiyi gözaltına aldı. 4 Kasım gecesi sokağa inen HDP'lilerin 2 sivil vatandaşı da silahla vurarak yaraladığı belirlendi. Benzer bir olay da önceki gün Adana'da meydana gelmiş polis memuru Mustafa Yel, göstericilerin ateşiyle şehit olmuştu. Gözaltına alınan zanlıların işlemleri sürüyor.

Şırnak'ta hain saldırı! 1 şehit

Şırnak'ta hain saldırı! 1 şehit

Şırnak'ta, terör örgütü PKK mensupları tarafından gerçekleştirilen saldırıda bir asker şehit oldu.

Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde, 6'ncı Motorize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Görmeç Taburu'na teröristlerce uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi.

Güvenlik güçlerinin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Teröristler, çıkan çatışmanın ardından karanlıktan faydalanarak ormanlık alana kaçtı.

Şırnak'ta 1 asker şehit oldu

Şırnak'ta çatışma: 1 asker şehit

Saldırıda ağır yaralanan bir asker helikopterle kaldırıldığı Şırnak Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen şehit oldu.

Teröristlerin yakalanması için bölgede hava destekli operasyon başlatıldı.

Şırnakta 1 asker şehit oldu

FETÖ imamı halkı görünce Eagle’da öfkesini kusmuş!

FETÖ imamı halkı görünce Eagle’da öfkesini kusmuş!

Kahramanmaraş'ta bir çek yatın altında saklanırken yakalanarak tutuklanan FETÖ'nün bölge eğitim imamı Mustafa Tatlı'nın, darbe gecesi TV'lerde Erdoğan'ın çağrısıyla direnişe geçen ve tankların önüne yatan halkı görünce, öfkesinden Eagle sohbet uygulamasına "Ey zalimler boşuna debeleniyorsunuz. Topunuzun sinek kadar hükmü yok" diye yazarak halkı aşağıladığı ortaya çıktı.

'BİZ HİZMET ERLERİYİZ'
Tatlı'nın ihanet gecesi FETÖ'cülerin kullandığı Eagle uygulamasına halka karşı "Elinizden geleni ardınıza koymayın. Yakında hepiniz eyvah diyeceksiniz. Biz hizmet erleri de sevinç gözyaşları ile hizmetin altın çağını müşahede edeceğiz. Biz galip siz mağlup hizmete gideceğiz" diye mesaj attığı belirlendi. Tatlı'nın bu yazışması soruşturma dosyasında, "Darbenin olacağından haberdar olduğu düşünülen sanığın o gece halkı sokaklarda görünce kendi yandaşlarına moral ve motivasyon vermek isteyerek, mesaj yollamıştır" denilerek eklendi.

‘Her türlü tuzağı boşa çıkaracağız’

‘Her türlü tuzağı boşa çıkaracağız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terör destekçisi ülkelere sert tepki: Verdiğiniz silahlarla hepinizin adresini biliyoruz. Her türlü tuzağı boşa çıkartarak yolumuza devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 milyar dolarlık yatırımla hizmete alınan 158 elektrik santralinin toplu açılışı nedeniyle Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törende önemli mesajlar verdi:
Terörle mücadele etmek, terör örgütlerinin hakkından gelmek bizim için kolaydır. Fakat şu gerçeğin de elbette farkındayız. Karşımızdaki PKK sadece 3-5 bin teröristten ibaret değil. Karşımızdaki DEAŞ sadece belli sayıda teröristten ibaret değil.
Karşımızdaki FETÖ sadece ortada gözüken hainlerden ibaret değil.
Karşımızdaki DHKP-C sadece birkaç yüz militandan ibaret değil.
Bu örgütlerin tamamının da gerisinde farklı güçler, farklı destekler, farklı projeler var. Türkiye Cumhuriyeti devleti, PKK'yı sahip olduğu ortalama terörist sayısı bakımından hesap ettiğimizde en az 6-7 defa tamamen yok etti. Ama PKK hâlâ ortada. Çünkü birtakım güçler bu örgütün bitmesini istemediler.
Eskiden bir şehirde haset mi haset, hasis mi hasis biri yaşarmış. Komşularıyla da arası açıkmış. Şehrin yöneticisi bu kişiyi çağırmış ve şunu teklif etmiş: 'Sana ne dilersen onu vereceğim. Ama bir şartım var. İstediğin şeyin iki katını da komşuna vereceğim. Bir süre düşünen bu haset kişi, 'Talebim bir gözümün çıkartılması' demiş. Şaşıran yönetici, haset kişiye sebebini sorunca aldığı cevap çok manidar: 'Maksat komşumun iki gözü çıksın.'
Şu anda pek çok çevre, pek çok ülke Türkiye'ye karşı maksat komşumun iki gözü çıksın mantığıyla bir husumet politikası yürütüyor.
Türkiye ayağa kalkmasın.
Türkiye belini doğrultmasın, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmasın. İsteseniz de istemesiniz biz muasır medeniyetler seviyesi üstüne çıkacağız.
Batı dünyası istediği kadar teröristi Batı şehirlerinde barındırsın. Elini kolunu sallaya sallaya Batı şehirlerinde dolaşsınlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bumerang gibi bir gün dönecek, onları da vuracak. Biz bin yıldır yaşadığımız bu coğrafyada nice badireler atlattık, nice sıkıntıların üstesinden geldik. İşte en son 15 Temmuz darbe girişimini Allah'ın lütfu ve milletimizin kahramanlığıyla akamete uğrattık.
Allah'ın izniyle Türk milleti olarak bundan sonra da her türlü saldırıya göğüs gererek, her türlü tuzağı boşa çıkartarak yolumuza devam edeceğiz.
Bugün bizi sıkıntıya sokmak için terör örgütlerine kucak açanlar, silah verenler, artık kendinizi gizleminiz mümkün değil. Verdiğiniz silahlarla hepinizin adresini biliyoruz.
Kim, kime ne silah veriyor. PYD, bir terör örgüttü işte. PKK'nın yan kolu. YPG, yan kolu. Apaçık bunlar ortadayken hâlâ siz bunu savunuyorsanız ve terör örgütü DEAŞ'ı bir başka terör örgütüyle yok edeceğim gibi safiyane bir yaklaşım ortaya koyuyorsanız, kusura bakmayın, bu dünyada bunu kimse yutmaz.
Yarın o örgütlerin hedefi haline gelmekten kurtulamayacaklar. Bizim iki gözümüzü çıkarmaya çalışanlar, sadece kaybettikleri gözleriyle kalacaklar.
Türkiye kendisine güvenen, inanan, yatırım yapan herkese bunun karşılığını kat be kat fazlasıyla verecek potansiyele, imkana, niyete sahip bir ülkedir. Nitekim uluslararası yatırımcıların ülkemize olan ilgisini ne terör eylemleri ne darbe girişimleri ne iki gözümüze birden talip olan fesatçılar engelleyememiştir.

 

Polise atarken elinde patladı

Polise atarken elinde patladı

Adana'da 16 yaşındaki A.K. korsan gösteriler sırasında polise atmak istediği el yapımı bomba elinde patlayınca eli bileğinden koptu. Ceyhan ilçesinde terör örgütü PKK sempatizanı 16 yaşındaki A.K.'nın korsan gösteriler sırasında polise atmak istediği el yapımı patlayıcı elinde patladı. Sağ eli bileğinden kopan ve kafasından da yaralanan A.K.'yi arkadaşları yaralı halde bırakarak kaçtı. Polisin çağırdığı ambulansla hastaneye kaldırılan erkek çocuğu Ceyhan'da ilk müdahalesinin ardından Adana'ya sevk edildi. A.K.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Bu haber 4392 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor: Komutanları terfi ve emeklilikleri masada
Yüksek Askeri Şura toplandı! Başkan Erdoğan liderlik ediyor:...
"Terörsüz Türkiye" komisyonu mesaiye başladı! Kurtulmuş'tan...