Giriş Tarihi: 22.12.2016 18:27 Son Güncelleme Tarihi: 22.12.2016 19:12
Erdoğan'dan mücadele vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak'taki mücadeleden tek bayrak, tek vatan, tek devlet için vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde, eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer, Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz. Açık konuşmak lazım; Türkiye, İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bu mücadele; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet mücadelesidir" dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 151 Dev Eser açılış töreninde konuştu:
4 MİLYAR TL'LİK AÇILIŞ
"Sayın Başbakan, kıymetli misafirler, 81 vilayetten gelen değerli vatandaşlar sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Açılışını yaptığımız 4 milyar TL'lik 151 tesisin şehirlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Adana'dan Batman'a Edirne'den Ağrı'ya kadar Türkiye'nin 4 bir köşesine yayılan eserler için herkese teşekkür ederim.
"DİPLOMASİ İLE YÜRÜYORUZ"
Sözlerimin başında dün El-Bab'da şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. 16 şehitimiz var, 200'e yakın DEAŞ'lı öldürüldü. Bunun gereğini yapıyoruz. Tüm bunlar yapılırken diplomasi ile yürüyoruz. Rusya, Amerika, İran, Irak, Katar'la görüşmelerimizi yapıyoruz. Bugün Sarıkamış'ın 102. yıldönümü. Sarıkamış'ta verdiğimiz şehitleri de rahmetle anıyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan terör örgütlerinin arkasındaki güçlere sert mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde 151 Dev Eserin Açılış Töreninde konuştu. Erdoğan, terörle mücadelede zor günler yaşadığımız bu günlerde konuşmasının büyük bölümünü terör örgütlerinin maşasını elinde tutan güçlere ayırdı. Konuşmasında çok sert ifadelerle önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde, eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer, Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz. Açık konuşmak lazım; Türkiye, İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bizim asıl mücadelemiz terör örgütlerinin arkasındaki güçler. Bu mücadele; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet mücadelesidir. Canımızı yakmayı hedefliyorlar ama bu can acısı mücadele azmimizi biliyor. Çünkü biz Yunus Emre'nin dediği gibi... Ölürse ten ölür canlar ölesi değil. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa veriyoruz ama emanetlerine sahip çıkmakta ve mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız. En küçük bir durma asla söz konusu değil. Asimetrik bir saldırı ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Erdoğan, "Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir. Bu güçler, hassas noktamız olarak neremizi görüyorlarsa oraya yükleniyorlar" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatıyla ilgili, "Dün El Bab'da şehit olan 16 askerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu mücadelemiz sıradan bir mücadele değil. 16 şehidimiz oldu, 200'e yakın DEAŞ'lı orada öldürüldü. Ülkemizi sürekli tehdit altında tutanlara karşı artık duramazdık ve bunun gereğini de yapıyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde 151 Dev Eserin Açılış Töreninde konuştu.
"İNSAN ÖLÜR KALIR ESERİ"
151 eser ile 663 bin dekar araziyi sulamaya dönüştürüyoruz. Bir ilimizin 186 yerleşim yerinin, sel ve taşkından korunmasını sağlıyoruz. 151 eseri teker teker saymak mümkün değil. Bugün de tek bir törenle 4 milyar liralık yatırımı hizmete açıyoruz. Ziya Paşa ne diyor; eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.
"ESER SİYASETİNİ TERCİH ETTİK"
Ülkeyi yönettiğimiz 14 yıldır istismar siyaseti yerine, eser siyasetini tercih ettik. Birilerine inat gece gündüz çalıştık. Dikkat ederseniz biz trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaştık bazıları tüm düğmelere aynı anda bastı. Kimileri ağaç, kimileri darbe, kimileri öz yönetimle bizi durdurmak istedi.
"ASİMETRİK BİR SAVAŞLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Onlar dur dedikçe biz daha ileri atıldık. Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalıştığı kritik dönemde durmaya kalkarsak Sevr' mahkum oluruz. Biz Lozan'la hala yaşayan ülkeyiz. Biz hala mücadelemizi veriyoruz. Bu mücadele tek millet, vatan, bayrak, devlet mücadelesi. Suriye'de, Mısır'da ve Irak'ta oynadıkları oyunu ülkemize taşıyamadılar.
"TERÖR ÖRGÜTLERİ SADECE PİYONDUR"
Bu güçler hassas noktamız olarak neremizi görüyorsa oraya odaklanıyor. Biliyorlar ki Türk milleti bir ve beraber olursa çelik yumruk tepelerine inecektir. Bugün asimetrik bir savaşla karşı karşıyayız. Terör örgütleri sadece piyondur. Milletimiz darbecilerin karşısına dikilip bu operasyonu da boşa çıkardı. Son dönemde değerli kardeşlerim PKK terör örgütünün, DEAŞ terör örgütünün, FETÖ'nün eylemleri kaçırılan fırsatların telafisi durumdadır. Şehit verdiklerimizle canımızı yakmaya çalışıyorlar. Mücadele azmimizi artırıyor bu can acısı.
"MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEKTE KARARLIYIZ"
Yunus Emre'nin dediği gibi ölürse ten ölür canlar ölesi değil. Biz mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız. Kendi eksiklerimizi, hatalarımızı elbette bir kenarı bırakmıyoruz. Birliğimizi ve beraberliğimizi zedeleyen sonuçlar için gerekeni yapacağız. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa veriyor olabiliriz ama emanetlerine sahip çıkmakta ve mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız.
Bu konularda durma duraksama söz konusu olmayacak. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bambaşka. Beka ve geleceğimizi güvence altına alma durumu ile karşı karşıyayız. Geleceğimiz için bir ve beraber hareket etmeliyiz. İnşallah engelleri aşacağız. İşte Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın faliyetleri ortada, enerjide gayet iyi noktadayız. Birbirimizi Allah için sevelim. 2023, 2053, 2071'le gelecekte çok daha farklı bir Türkiye'nin inşası olacaktır."
DEAŞ'lı teröristlerin cesetlerinde dikkat çeken detay

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Fırat Kalkanı Harekatı'nın 121'inci gününde toplam 160 DEAŞ teröristinin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık bugün TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada, "Bugüne kadar Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında DEAŞ terör örgütünden bin 5 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca DEAŞ'a ait 4 tank, 29 havan, 41'i silahlı 97 araç, 621 bina ve 61 savunma mevzii, 28 komuta merkezi, 17 cephanelik imha edilmiş, 11 bombalı araç tesirsiz hale getirilmiştir" dedi. Ajanslara düşen fotoğraflarda Fırat Kalkanı harekatında öldürülen teröristlerin üzerlerinde canlı bomba yelekleri olduğu görüldü.
TSK: 67 DEAŞ'lı terörist öldürüldü
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında DEAŞ'a ait 90 hedef imha edildi, 67 terörist etkisiz hale getirildi.

Genelkurmay Başkanlığından yapılan bilgilendirmede Özel Görev Kuvvet grupları tarafından kuşatılmış olan El Bab’ın teröristlerden temizlenerek kontrol altına alınması için havadan ve karadan sağlanan yoğun ateş desteğiyle ileri harekata devam edildiği belirtildi.
90 HEDEF BOMBALANIP, 67 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
Türk Silahlı Kuvvetlerince, Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik devam eden Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında El Bab'a düzenlenen hava harekatında terör örgütü DEAŞ'a ait 90 hedef imha edildi, 67 terörist etkisiz hale getirildi.
Gün içindeki çatışmalarda öldürülen toplam terörist sayısı 160 oldu.
HEPSİ CANLI BOMBAYDI
Öldürülen DEAŞ'lı teröristlerin fotoğrafları da ortaya çıktı. Görüntülerde; teröristlerin üzerlerindeki canlı bomba yelekleri dikkatlerden kaçmadı.
Topçu atışları ile DEAŞ hedefleri imha edildi







İşte FETÖ'cü suikastçının telefon trafiği

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında, saldırıyı gerçekleştiren Mevlüt Mert Altıntaş'ın adına kayıtlı telefon hattının HTS incelemesinde, saldırganın sıklıkla görüştüğü 8 kişinin "ByLock" kullanıcısı oldukları tespit edildi.
Saldırganın bağlantılarını araştıran Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çalışmalarını derinleştirdi.
Bu kapsamda, soruşturmayı yürüten savcıların yönetiminde kurulan özel çalışma grubu, saldırgan adına kayıtlı telefon hattının HTS incelemesini yaptı. İnceleme sonucu Altıntaş'ın sıklıkla görüştüğü kişiler belirlendi. Bunların arasında 8 "ByLock" kullancısının olduğu tespit edildi.
Bu kişilerin, saldırgan ile aynı şubede çalışan ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL kapsamında yayımlanan KHK'lar ile emniyet teşkilatından ihraç edilen bir başkomiser, bir komiser yardımcısı ile 5 polis memuru olduğu, diğer şahsın ise Denizli'de esnaflık yaptığı öğrenildi.
Saldırganın bu kişilerle hangi amaçla bağlantı kurduğu araştırılıyor.
Öte yandan, saldırgan Altıntaş'ın, adına kayıtlı telefon hattı dışında kullandığı akıllı telefona ilişkin inceleme de sürüyor.
Son dakika: CHP Gölbaşı İlçe Teşkilatına kayyum atandı

CHP Ankara İl Sekreteri Erdoğan Doğan, CHP Gölbaşı İlçe Teşkilatına kayyum olarak atandı.
2015 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen CHP Gölbaşı İlçe Kongresinde yapılan seçimlerde başkanlığa gazeteci ve yazar Nuriye Atabey seçilmiş, bu süreçte 3 çarşaf listeden gelen yönetim kurulu nedeniyle kendi yönetimini oluşturamamıştı. Gerçekleştirilen son yönetim kurulu toplantısında 3 yönetim kurulu üyesinin de istifa etmesi sonucu CHP Gölbaşı İlçe Teşkilatı yönetimi düştü. Yaşanan gelişmelerin ardından Gölbaşı İlçe Teşkilatına kayyum atandı. CHP Ankara İl Sekreteri Erdoğan Doğan ve beş kişilik bir heyetin Gölbaşı İlçe teşkilatına gelerek görevi teslim aldığı öğrenildi.
KILIÇDAROĞLU’NUN BAŞDANIŞMANI GÜRSUL TUTUKLANDI!CHP Ankara İl Başkanlığı'nın www.chpankaraorg.tr sitesinde ilçe başkanlarının yer aldığı bölüme Gölbaşı Teşkilatına CHP Ankara İl sekreteri Erdoğan Doğan'ın resmi eklendi. Doğan kongre sürecine kadar CHP Gölbaşı İlçe Başkanlığını sürdürecek. Başkanlığı Doğan'a teslim eden Nuriye Atabey partililere gönderdiği mesajında, başkanlık görevini bugüne kadar şerefle yürüttüğünü ifade ederek, "Değerli partililerim, beni ilçe başkanı seçerek vermiş olduğunuz bu onurlu görevi bugüne kadar şerefle yürüttüm. Bugün itibariyle ilçe başkanlığı görevimi geçici yönetime devretmiş bulunmaktayım. Şahsıma ve yönetimime vermiş olduğunuz destekten ötürü hepinize müteşekkirim. Yeni temiz sayfalarda birlikte olacağız" dedi.
Askeri kaynaklardan El Bab'dan çekilme iddialarına yalanlama!
Askeri kaynaklar, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının El Bab bölgesinden çekilme faaliyeti içinde olduğu" iddiasını yalanladı.
Askeri kaynaklar, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan "Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Özgür Suriye Ordusu'na destek veren TSK unsurlarının El Bab bölgesinden çekilme faaliyeti içinde olduğu" iddiasının gerçek dışı olduğunu belirtti.
Yetkililer, bu ve benzeri sosyal medya yalanlarına itibar edilmemesi gerektiğini bildirdi.
Eski TRT çalışanları hakkında yakalama kararı verildi

Ankara merkezli 12 ilde "ByLock" kullanıcısı oldukları iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkarılan 68 eski TRT çalışanından 35'i gözaltına alındı. 68 kişi FETÖ'cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından görevden alınmışlardı.
Ankara merkezli 12 ilde Fetullahçı Terör Örgüt/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 35 eski TRT çalışanı gözaltına alındı.
AA muhabirinin emniyet yetkililerinden aldığı bilgiye göre, örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock"u kullandıkları iddiasıyla 68 eski TRT çalışanı hakkında yakalama çıkarıldı.
Kararın ardından harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Ankara merkezli 12 ilde operasyon başlatıldı.
Operasyonda 35 eski TRT çalışanı gözaltına alındı.
Şüphelilerin başkente getirileceği, firari olanların yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
İŞTE TRT’DEKİ İHANETİN PERDE ARKASI
TRT'DE DARBE BİLDİRİSİNİ OKUYACAK YARBAY BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ FETÖ'nün üst düzey yöneticileri hakkında flaş karar

FETÖ soruşturması kapsamında, kapatılan Zaman gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı ile gazeteci Bülent Keneş'in de aralarında bulunduğu 54 şüphelinin mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.
Fetullahçı Terör Örgütü'ne yönelik soruşturma kapsamında, haklarında adli işlem yapılan örgütün yöneticilerinden Cevdet Türkyol ve Abdullah Aymaz ile kapatılan Zaman gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Bülent Keneş, Bülent Korucu, Ali Ünal, Ahmet Turan Alkan, Mümtaz Türköne ve Şahin Alpay'ın da aralarında bulunduğu 54 şüphelinin mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.
SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇUNDAN...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca, kapatılan Zaman gazetesinin eski çalışanlarına ve yöneticilerine yönelik soruşturma kapsamında, haklarında ''silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan adli işlem yapılan 54 şüphelinin mal varlıklarına el konulması talep edildi.
İŞTE O İSİMLER...
Talebi kabul eden İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin kararında, şüpheliler Zafer Özsoy, Yüksel Durgut, Veysel Ayhan, Şeref Yılmaz, Şenol Kahraman, Süleyman Sargın, Şahin Alpay, Sevgi Akarçeşme, Sedat Yetişkin, Ömer Karakaş, Osman Nuri Öztürk, Oktay Vızvız, Nuriye Ural, Nevzat Güner, Mümtazer Türköne, Mustafa Ünal, Murat Avcıoğlu, Mehmet Akif Afşar, Mehmet Kamış, Lalezer Sarıibrahimoğlu, Kemal Soydemir, Hüseyin Döğme, Hilmi Yavuz, Hamit Çiçek, Hakan Taşdelen, Fevzi Yazıcı, Faruk Akkan, Faruk Kardıç, Erkam Tufan Aytav, Melih Kılıç, Ekrem Dumanlı, Cuma Kaya, Cevdet Türkyolu, Bülent Korucu, Bülent Keneş, Ali Bulaç, Ali Ünal, Ali Akbulut, Alaatin Güner, Ahmet Turan Alkan, Ahmet Metin Sekizkardeş, Zeki Önal, Osman Nuri Arslan, Metin Tamer Gökceoğlu, Mehmet Özdemir, İhsan Duran Dağı, Hamit Bilici, Behçet Akyar, Adil Gülcek, Abdullah Katırcıoğlu, Abdullah Aymaz, Hüseyin Turan, İbrahim Karayeğen ve Mehmet Özdemir'in üzerlerine atılı suçu işledikleri, terör örgütüne finansman desteği sağladıkları, elde ettikleri mal varlığını örgütün hizmetine sundukları yönünde kuvvetli şüphe bulunduğu, yine bir kısım şüphelilerin mal kaçırmaya çalıştıkları vurgulandı.
MAL VARLIKLARINA EL KONULDU
Hakimlik, bu nedenlerle şüphelilerin tüm mal varlıklarıyla bankalardaki her türlü hesaplarına, kıymetli evraklara, ortağı bulunduğu şirketteki paylar da dahil diğer mal varlığı değerlerine, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması hakkındaki 668 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname uyarınca el konulmasına karar verdi.
Gazete tirajını Gülen'in atletiyle ödüllendirmiş

Aydın'daki FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütte "abla" olarak bilinen bir kadın itirafçı, Zaman gazetesinin tirajını artırdıkları için örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in atletiyle ödüllendirildiklerini belirtti.
Alınan bilgiye göre, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ soruşturmasında itirafçı olan bir kadın, 2009'da kentte "cemaat ablaları"nın katılımıyla büyük bir toplantı yapıldığını, burada kapatılan Zaman gazetesinin satışlarını arttırmak için izlenmesi gereken yollar hakkında bilgilendirildiklerini ifade etti.
"FETULLAH GÜLEN HEDİYE GÖNDERECEK"
Sinevizyondan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in konuşmasının izletildiğini dile getiren kadın itirafçı, şunları kaydetti:
"Fetullah Gülen, ağlayarak aşka, şevke getiren sözler söyledi. Daha sonra, 'Sizin çalışmalarınızla cemaatimize ait okullar artıyor. Burada okuyan çocuklar artıyor' diyerek bize teşekkür etti. 'Bir ay zamanımız var. Zaman gazetesini birinci sıraya taşımamız lazım, ikinci sıradayız' dedi. Mahalle sorumlusu ablamız, bize hitaben konuşmalar yaparak daha çok çalışmamızı istedi. Bu dönemde (2009) Zaman gazetesi ülke genelinde birinci sıraya çıktı. Aydın'da da ilk sırayı aldı. Bu nedenle Fetullah Gülen'in hediye göndereceğini söylediler. Daha sonradan gelen hediyenin Fetullah Gülen'in atleti olduğunu öğrendim."
Can Dündar hakkında yakalama kararı

Kapatılan Özgür Gündem'in 22 Haziran'da bir günlük nöbetçi yayın yönetmenliğini yaptığı gerekçesiyle yargılanan gazeteci Can Dündar hakkında savunmasının alınması amacıyla yakalama kararı çıkarıldı.
İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, halen yurtdışında bulunan sanık Can Dündar katılmadı. Dündar'ı avukatı Abbas Yalçın temsil etti. Mahkeme Başkanı Fikret Demir, sanık Can Dündar için çıkartılan davetiyenin, eşi Dilek Dündar'a tebliğ edildiğini belirtti. Yurtdışına çıkış kayıtlarıyla ilgili olarak emniyete yazılan yazıya cevap geldiğini söyleyen Başkan Fikret Demir, Can Dündar'ın 7 Temmuz 2016'da Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan çıkış yaptığını ve dönmediğinin anlaşıldığını da tutanağa geçirdi. Bunun üzerine söz alan Dündar'ın avukatı Abbas Yalçın," Müvekkilimin yurtdışı adresini celse arasında bildireceğim. Bu şekilde savunmasını alabilirsiniz" dedi.
KAÇTIĞI ANLAŞILDIĞINDAN...
Mahkeme heyeti, Can Dündar hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan bir davada ve Ankara ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları'nda yürütülen soruşturma evraklarından verilmiş yakalama kararı bulunduğunu, sanığın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nden hapis cezası almasından sonra yurtdışına gitmesi ve yakın zamanda dönmeyeceğine dair basına yansıyan beyanları nedeniyle kaçtığı anlaşıldığından hakkında savunmasının alınması amacıyla yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Duruşma, ertelendi.
3 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, kapatılan Özgür Gündem'in 22 Haziran'da bir günlük nöbetçi yayın yönetmenliğini yaptığı gerekçesiyle Can Dündar'ın "Terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan terör örgütlerinin arkasındaki güçlere sert mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde 151 Dev Eserin Açılış Töreninde konuştu. Erdoğan, terörle mücadelede zor günler yaşadığımız bu günlerde konuşmasının büyük bölümünü terör örgütlerinin maşasını elinde tutan güçlere ayırdı. Konuşmasında çok sert ifadelerle önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde, eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer, Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz. Açık konuşmak lazım; Türkiye, İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bizim asıl mücadelemiz terör örgütlerinin arkasındaki güçler. Bu mücadele; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet mücadelesidir. Canımızı yakmayı hedefliyorlar ama bu can acısı mücadele azmimizi biliyor. Çünkü biz Yunus Emre'nin dediği gibi... Ölürse ten ölür canlar ölesi değil. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa veriyoruz ama emanetlerine sahip çıkmakta ve mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız. En küçük bir durma asla söz konusu değil. Asimetrik bir saldırı ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Erdoğan, "Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir. Bu güçler, hassas noktamız olarak neremizi görüyorlarsa oraya yükleniyorlar" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatıyla ilgili, "Dün El Bab'da şehit olan 16 askerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu mücadelemiz sıradan bir mücadele değil. 16 şehidimiz oldu, 200'e yakın DEAŞ'lı orada öldürüldü. Ülkemizi sürekli tehdit altında tutanlara karşı artık duramazdık ve bunun gereğini de yapıyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde 151 Dev Eserin Açılış Töreninde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde, eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer, Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hala Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz. Açık konuşmak lazım; Türkiye, İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bu mücadele; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet mücadelesidir." ifadelerini kullandı.
"TERÖR ÖRGÜTLERİ BU KAVGANIN PİYONLARIDIR"
Asimetrik bir saldırı ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Erdoğan, "Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir. Bu güçler, hassas noktamız olarak neremizi görüyorlarsa oraya yükleniyorlar." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
"BİZİM ASIL MÜCADELEMİZ TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ARKASINDAKİ GÜÇLER"
Geniş bir alana yayılan bu 151 eseri teker teker saymak mümkün değil. Biz Türkiye'ye toplu açılış töreni zihniyetini getirdik. Bugünde 4 milyar liralık yatırımı bir anda açıyoruz. Milletimiz bu hizmetleri biliyor. Sadece konuşmayı, hakareti maharet sananlara inat gece gündüz çalıştık. Türkiye 2003'ten bu güne yılda ortalama 5,9 büyüdü. Gayri Safi Milli Hasılamız 949 milyar dolara kadar çıkardık. Dikkat ederseniz biz ne zaman bu rakamlara ulaştık kimi öz yönetim diyerek kimi darbe yapmaya kalkarak bizi kendilerince durdurmak istediler. Onlar dur dedikçe biz daha ileri gittik. Değerli kardeşlerim, bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalıştığı şu kritik dönemde eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer Sevr şartlarıdır. Açık konuşmak lazım Türkiye İstiklal Harbinden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Bizim asıl mücadelemiz terör örgütlerinin arkasındaki güçler.
"Bizim asıl mücadelemiz terör örgütlerinin arkasındaki güçler"
"YAŞADIĞIMIZ CAN ACISI MÜCADELE AZMİMİZİ BİLİYOR"
Mezhep ve meşrep farklılıkları üzerinden bizi bölmeye çalışıyorlar. Etnik bölücülük zehrini kürt kardeşlerimize zerk etmeye çalıştılar. Mezhep bölücülüğü zehrini alevi kardeşlerimize.. Hamdolsun başaramadılar... Suriye'de Irak'ta Libya'da oynadıkları oyunu ülkemize taşıyamadılar. 15 Temmuz bir ihanet çetesinin mensupları eliyle Türkiye'ye diz çöktürme operasyonuydu. Son dönemde PKK terör örgütünün, DEAŞ terör örgütünün, FETÖ'nün hunharca saldırmaları.. Canımızı yakmayı hedefliyorlar ama bu can acısı mücadele azmimizi biliyor. Çünkü biz Yunus Emre'nin dediği gibi ölürse ten ölür canlar ölesi değil. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa veriyoruz ama ematlerine sahip çıkmakta ve mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız. En küçük bir durma asla söz konusu değil. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bambaşka. 79 milyon diğer tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak mücadele etmeliyiz.
Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Gürsul tutuklandı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı üzerine Ankara'da FETÖ şüphelisi olarak gözaltına alınan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Bylock kullanıcısı başdanışmanı Doç. Dr. Fatih Gürsul tutuklandı!
Fethullahçı Terör Örgütü'nün İstanbul Üniversitesi'ndeki yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın'ın talimatı üzerine Ankara'da gözaltına alınan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Doç. Dr. Fatih Gürsul'un emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Gürsul tutuklandı!
GÜRSUL'UN KIRMIZI LİSTEDE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Kırmızı listede ByLock kullanıcısı olduğu iddia edilen Gürsul, beraberindeki 15 şüpheli ile birlikte İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Soruşturma Savcısı Mehmet Şenay Baygın tarafından sorgulanan Gürsul, tutuklama istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Gürsul tutuklandı!
TUTUKLANDI!
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nde sorgusu yapılan Gürsul, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçu kapsamında tutuklandı.
"Suikastte kesinlikle FETÖ izi var"

Rusya Duma Meclisi Eski Başkanı Vladimir Jirinovski Büyükelçi suikastını A Haber’de yayınlanan Söz Teması programında değerlendirdi. Jironovski suikastın Türk-Rus ilişkilerini hedef aldığını belirtirken ‘Suikastın arkasında da kesinlikle FETÖ var’ dedi.
İŞTE O ÇOK ÇARPICI RÖPORTAJ...
AMAÇ TÜRK–RUS İLİŞKİSİNİ BOZMAK
'Ben Andrey Karlov ile şahsen tanışıyordum. Geçenlerde Duma Milletvekilleri Heyeti ile Ankara'ya gittiğimizde görüşmüştük. Rusya'yı layıkı şekilde Türkiye'de temsil ediyordu. Türkiye tarafı Karlov'un güvenliği için her şeyi yapıyordu. Gizli polis, trafik polisleri hep onu takip ederlerdi, ama yaşanan olay bu güvenliğin yeteri düzeyde olmadığını gösterdi, zira Karlov'un kendi güvenlik korumaları yoktu. Bu etkinlikte de hem Rus hem de Türk tarafının güvenlik alanında bazı zaafları vardı. Rusya'nın tüm yurtdışı büyükelçiliklerinde güvenlik elemanları vardır. Hiçbir büyükelçi korumasız dolaşmaz. Karlov'un bu etkinliğe katılması da çok doğru bir karar değildi. Ayrıca bu saldırgan büyükelçilikte de görevli olarak çalışmış, bu da bizim hatamız. Büyükelçilikte Ruslar çalışmalı. Geçen yüzyılda İran'da da Rus büyükelçisini katletmişlerdi o da ciddi hatalar yapmıştı. Tarihe bakarsak, Rusya'nın yurtdışındaki ilk elçileri de katledilmişlerdi, dolayısıyla ciddi dersler alınmalı.'
Rusya Duma Meclisi Eski Başkanı Jirinovski A Haber’e konuştu
SUİKASTTE KESİNLİKLE FETÖ İZİ VAR
'Bu son saldırı Rus-Türk ilişkilerini hedef alıyor. Yakında Cumhurbaşkanı Erdoğan Moskova'ya gelecek, çok önemli stratejik anlaşmalar yapılacak. İşte bu olay da bu ziyareti engellemeye yönelik. Bu olayda yabancı devletlerin parmağı var, ABD'de oturan Fetullah Gülen'in parmağı var bunda benim hiç kuşkum yok, uçağımızı da Gülenciler düşürdü. Türkiye ile ilişkilerimiz hızla iyileşiyor, Suriye'de işbirliğimiz var. Bu da düşmanları rahatsız ediyor. Ama biz ilişkilerimizi geliştireceğiz, vizeleri kaldıracağız. Ülkelerimiz arasında ulusal para birimlerini kullanacağız, her iki ülkede karşılıklı olarak kültür merkezleri açacağız. Bugün benim dostum Mevlüt Çavuşoğlu Moskova'dadır, kendisi AB'de görevli iken hep Rusya'ya destek oluyordu. Türkiye bizim güvenilir bir partnerimiz.'
KARLOV'A YAPILAN SUİKAST ARAMIZI BOZAMAZ
'Rusya ve Türkiye birbirini tamamlayan ülkelerdir, ticari ilişkilerimizi 100 milyar dolara kadar çıkarmamız gerekiyor. Milli istihbarat teşkilatlarımızı da birleştirmeliyiz. Büyükelçimize karşı suikast ilişkilerimizi bozamaz. Rusya, Türkiye, İran, Irak, Suriye ortak bir devlet çatısı altında birleşmeliyiz. Biz AB'ye karşı çok güçlü bir birlik oluşturabiliriz. Ortak dilimiz de İngilizce ve Fransızca değil, Rusça ve Türkçe olacak.'
YÖK Başkanı Saraç: LYS'de başarı sıralaması şartı getirdik

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "YGS'deki test içeriklerini dikkate alacağız. LYS'de başarı sıralaması şartı getirdik" dedi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YÖK Başkanı Saraç'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Bazı yükseköğretim programları, birinci aşama ile öğrenci alıyorlardı. Biz önce birinci aşama ile öğrenci alan öğretmenlik programlarını artık ikinci aşamaya nakletme kararı aldık. Bu çok radikal bir karar. YGS puanları ile öğrenci alan bu programları LYS puanlarına naklederken YGS'deki test içeriklerini dikkate alacağız. Bütün bu LYS'den öğrenci kabul edecek programlar için de başarı sıralaması şartı getirdik. Bu başarı sıralaması şartı da 240 bin. 240 binden aşağısının artık bu programlara girmesi söz konusu olmayacak."
- İlahiyat fakültelerinde artık bu yıldan itibaren ikinci aşamadan öğrenci alınacağını burada açıklamak isterim.
"ÖĞRETMENLİK PROGRAMLARINI ARTIK İKİNCİ AŞAMAYA NAKLETME KARARI ALDIK"
Bazı yükseköğretim programları, birinci aşama ile öğrenci alıyorlardı. Biz önce birinci aşama ile öğrenci alan öğretmenlik programlarını artık ikinci aşamaya nakletme kararı aldık. Bu çok Radikal bir karar. YGS puanları ile öğrenci alan bu programları LYS puanlarına naklederken YGS'deki test içeriklerini dikkate alacağız. Bütün bu LYS'den öğrenci kabul edecek programlar için de başarı sıralaması şartı getirdik. Bu başarı sıralaması şartı da 240 bin. 240 binden aşağısının artık bu programlara girmesi söz konusu olmayacak.
İLAHİYAT FAKÜLTELERİ İKİNCİ AŞAMADAN ÖĞRENCİ ALACAK
Yıllardan beri ilahiyat fakülteleri ile alakalı 'Niye ikinci aşamadan girilmiyor. Bu, niteliği yükseltici bir husustur halbuki' diyerek bize başvurular, raporlar sunuluyordu. Yükseköğretim Kurulu olarak ilahiyat fakültelerinde artık bu yıldan itibaren ikinci aşamadan öğrenci alınacağını burada açıklamak isterim.
AÇIK UÇLU SORU SORULACAK
Üniversiteye girişteki ikinci aşama olan LYS'de öğrencilerin açık uçlu sorularla tanışmasını sağlayacak şekilde az sayıda soru sorulacağını ifade edebilirim. Öğrencilerimizi hiçbir şekilde tedirginliğe sevk etmemiz lazım. Açık uçlu soruya yavaş yavaş geçilecek. Bu bağlamda öğrencilerimizin açık uçlu sorularla tanışmasını istiyoruz."
Bahçeli'den El Bab açıklaması
MHP Lideri Devlet Bahçeli, El Bab'ın kontrol ve temizliğinin ne pahasına olursa olsun sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

"HER YÖNÜYLE DARBOĞAZDAYIZ"
"Türkiye'nin terör örgütleri tarafından ablukaya alındığı ortadadır. Maalesef ülkemiz her yönüyle darboğazdadır.
"EL BAB'IN TEMİZLİĞİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN SAĞLANMALI"
IŞİD'in El Bab'dan sökülüp atılması, bu Suriye kentinin huzur ve istikrara kavuşturulması kaçınılmaz bir gereklilik ve mecburi bir ihtiyaçtır. El Bab'ın meskun mahallinin kontrol ve temizliği ne pahasına olursa olsun sağlanmalı, terörizmle yoğunlaşan mücadele tavsamadan, taviz vermeden, herhangi bir engele takılmadan sonuca ulaştırılmalıdır
"TÜRKİYE'Yİ DİZE GETİREMEYECEKLER"
Terör örgütleri Türkiye'yi dize getiremeyecek, Türk milletini pes ettiremeyecektir. Nitekim Türk milletinin şaşmaz iradesi budur.
"HEP BİRLİKTE BÜYÜK BİR MİLLET OLUNMALI"
Türkiye seferdedir, zafer için bir olmak, diri olmak, hep birlikte büyük bir millet gibi davranmak şarttır.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “El Bab’ın meskûn mahallinin kontrol ve temizliği ne pahasına olursa olsun sağlanmalı, terörizmle yoğunlaşan mücadele tavsamadan, taviz vermeden, herhangi bir engele takılmadan sonuca ulaştırılmalıdır” dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Suriye'de El Bab operasyonunda 16 askerin şehit düşmesiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, , "Dün 16 kahramanımız hala devam eden El Bab operasyonunda şehit düşmüş, 4'ü ağır olmak üzere 31 kahramanımız da yaralanmıştır. IŞİD terör örgütü tarafından düzenlenmiş üç ayrı intihar saldırısı Türkiye'yi mateme gömmüştür. 24 Ağustos'tan bu tarafa Fırat Kalkanı Harekatı'nda şehit sayımız 37'ye, yaralı sayımız da 72'ye yükselmiştir. Türk milleti varlığını muhafaza etmek için ağır bedeller ödemekte, nice badirelerle boğuşmaktadır. Ancak bu çileli ve külfetli mücadeleden geri dönüş düşünülemeyecektir. Çünkü atılacak her geri adım mevzi kaybına, hatta vatan mahvına yol açabilecektir" diye konuştu.
Bahçeli, "Çevremizde gittikçe şiddetlenen, şiddetlendikçe kan, gözyaşı ve acıya neden olan bir ateş çemberi bulunmaktadır. Bunlardan en yürek yaralayıcı olan Halep'te mazlumlar acımazsızca ve sistematik şekilde katledilmektedir. Aramızda tarihi ve kültürel bağlar bulunan Halep'li kardeşlerimizin yaşadıkları dramlar, sivil ve masum insanların tahliyesinde yaşanan tıkanma ve fecaatler insanlık vicdanını titretmektedir. Halep'le ilgili sorunların çözümü için bir siyasi iklim doğmuşken, Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi'nin FETÖ bağlantılı olduğu söylenen bir katil tarafından kalleşçe sırtından vurulması nasıl büyük bir kuşatmaya maruz kaldığımızı göstermesi bakımından önemlidir. Türkiye'nin Suriye topraklarındaki mevcudiyeti ise tamamen milli güvenliğini sağlamaya dönüktür. Bu itibarla teröristleri kaynak ve odağında yok etmek ülkemizin istikbal ve istiklali için tarihi bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı.
El Bab kuşatmasının tüm zorluk ve sorunlara rağmen sürdürüldüğüne dikkat çeken Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:
"Başka yol ve çare de kalmamıştır. DEAŞ'in El Bab'tan sökülüp atılması, bu Suriye kentinin huzur ve istikrara kavuşturulması kaçınılmaz bir gereklilik ve mecburi bir ihtiyaçtır. El Bab'ın meskûn mahallinin kontrol ve temizliği ne pahasına olursa olsun sağlanmalı, terörizmle yoğunlaşan mücadele tavsamadan, taviz vermeden, herhangi bir engele takılmadan sonuca ulaştırılmalıdır. Birbirini destekleyip, birbiriyle can ciğer kuzu sarması olan ve dahası şer bir müttefiklik ekseninde buluşan terör örgütleri Türkiye'yi dize getiremeyecek, Türk milletini pes ettiremeyecektir. Nitekim Türk milletinin şaşmaz iradesi budur. Türkiye taşeron terör örgütleriyle çok cepheli mücadele ederken hükümetin daha akıllı, daha sorumlu ve daha birleştirici politikalar takip etmesi de milli bir vazifedir. Karşımızdaki ihanet yapılanmasıyla birlik ve beraberlik hukukunu güçlendirerek, dayanışma ve yardımlaşma kanallarını açık tutarak başa çıkmak tek seçenektir. Başka bir Türkiye yoktur. Tıpkı Milli Mücadele yıllarında olduğu gibi milletimiz sahnelenen düşmanlıkların üzerine topyekûn gitmeli, ayrımcı ve dışlayıcı siyasi üsluptan kaçınılmalıdır. Türkiye seferdedir, zafer için bir olmak, diri olmak, hep birlikte büyük bir millet gibi davranmak şarttır. Milliyetçi Hareket Partisi cansiperane mücadele eden şerefli Türk askerinin önşartsız arkasındadır. Türk milleti yılgınlık ve gevşekliğe prim vermeden, erinden Genelkurmay Başkanı'na kadar TSK'nın tüm mensuplarının sonuna kadar yanında duracak, dua ve desteğini eksik etmeyecektir. Bu düşüncelerle El Bab kuşatmasında şehit olan evlatlarımız başta olmak üzere hayatlarını vatan ve bayrak uğruna kaybetmiş bütün kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine, milletimize ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı niyazlarımı iletiyorum. Tedavi altında tutulan kardeşlerimize de şifalar temenni ediyorum.".
Rus büyükelçisi cinayetinde yeni bilgiler!

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesiyle ilgili yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Altınbaş'ın suikastın gerçekleştiği yere dikkat çekmeden girmek için koruma polisi rozeti taktığı da belirlendi.
Rusya'nın ankara Büyükelçisi Karlov, 19 aralık'ta Çankaya Çağdaş sanatlar Merkezi'nde sergi açılışında öldürülmüştü.
Tetikçi çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş (22) serginin yapılacağı merkezin yanındaki otelde 5 gün önce yer ayırtmıştı. Suikast günü de otele giriş yapmıştı.
ORTAYA ÇIKAN GERÇEK!
Dün ortaya çıkan gerçek herkesi şaşırttı: Elçinin o gece 19.00'da sergiye geleceğini Çankaya Çağdaş sanatlar Merkezi yönetimi bile o gün 16.30'da öğrenmişti.
KORUMA ROZETİ TAKMIŞ!
Katliam gecesi suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş'ın ceketinin yakasındaki polis rozeti detayı yeni ortaya çıktı. Bu rozeti sadece Emniyet Koruma dairesi'nde görevli polisler takıyor. ankara'da bu rozeti tüm görevliler tanıyor. Yakasında olan polise tüm yollar açılıyor.
Uşak Üniversitesi Rektörü Sait Çelik FETÖ’den gözaltına alındı

Uşak'ta FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik'in de bulunduğu toplam 8 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik sürdürülen soruşturma kapsamında Uşak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekipleri bu Sabah saatlerinde çok sayıda adrese operasyon yaptı.
Operasyonda aralarında Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik, doçent ve yardımcı doçentlerin de bulunduğu toplam 8 kişi gözaltına alındı. 1 kişinin arandığı öğrenildi.
Gözaltına alınan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere KOM Şubeye götürüldü.
YÖK Başkanı Yekta Saraç'tan önemli açıklamalar

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "Üniversiteye girişteki ikinci aşama olan LYS'de öğrencilerin açık uçlu sorularla tanışmasını sağlayacak şekilde az sayıda soru sorulacağını ifade edebilirim. Öğrencilerimizi hiçbir şekilde tedirginliğe sevk etmememiz lazım. Açık uçlu soruya yavaş yavaş geçilecek. Bu bağlamda öğrencilerimizin açık uçlu sorularla tanışmasını istiyoruz." dedi.
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan YÖK Başkanı Saraç, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Üniversite giriş sınavları ve sınavlarda açık uçlu soru sorulmasına ilişkin yapılan çalışmaları anlatan Saraç, yükseköğretime girişle ilgili dünyada ne uygulandıysa Türkiye'de de onun uygulandığını söyledi.
Sınavlarda geçmiş dönemde yapılan uygulamaları hatırlatan Saraç, yükseköğretim giriş sistemiyle ilgili, adaletin tesis edildiğine dair herhangi bir endişe olmadığını vurguladı.
Saraç, geçen yıl "Açık uçlu sorular sorulabilir" dediklerini hatırlatarak, "Soru sorulabilir" dendiğinde zihinlere, "Bu konuda bir çalışma yürüyor" düşüncesinin gelmesi gerektiğini ifade etti. Saraç, 2017'de üniversiteye girişteki ikinci aşama olan LYS'de öğrencilerin açık uçlu sorularla tanışmasını sağlayacak az sayıda soru sorulacağını ifade edebileceğini belirterek, şöyle konuştu:
"Söylediğim gibi öğrencilerin açık uçlu sorularla tanışmasını sağlayacak şekilde. Yani öğrencilerimizi hiçbir şekilde tedirginliğe sevk etmeyecek, belki belli bir tarihi veya rakamsal olarak belli bir sonucu, matematiksel işlemi orada kodlayacak şekilde, yoksa bir problemin çözüm aşamalarının kağıtta görülmesi değil. Yani sosyal bilimlerde, tarihte diyelim belli bir tarihin sorgulanmasında kodlanacak veya matematikte bir sorunun cevabının ortaya konulmasında kodlanacak şekilde, az sayıda soru sorulabilir. Bizim istediğimiz şey şu. Üniversitelerimizin giriş sistemi bütün Türkiye'yi ilgilendiriyor, anne babaları itibarıyla. Onları tedirginliğe sevk etmememiz lazım. Birden çok keskin virajlar alınmaması lazım. Açık uçlu soruya yavaş yavaş, tedrici olarak geçilecek. Bu bağlamda öğrencilerimizin bu hususla tanışmasını istiyoruz."
Saraç, bunun, öğrencileri endişeye veya çalışma stillerini değiştirmeye sevk edecek bir değişiklik olmayacağını vurguladı.
- "Danışma kurulları oluşsun istiyoruz"
Meslek liselerinden yükseköğretim programlarına sınavsız geçişin kaldırılması ve meslek lisesi öğrencilerine ek puan getirilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Saraç, sınavsız geçişle ilgili uzun yıllardır eleştiriler yapıldığını hatırlattı.
Daha sonra kanuni bir düzenlemeyle sınavsız geçişin kaldırıldığını aktaran Saraç, yönlendirmenin tamamen ortadan kalkmaması için de ortaöğretim başarı puanına eklenecek 0,06 düzeyinde bir ek puan belirlendiğini söyledi.
Saraç, şöyle devam etti:
"Sınavsız geçişin kaldırılmasını meslek yüksekokullarıyla ilgili iyileştirme çabalarının bir parçası, ilk adımı olarak görüyoruz. Bundan sonra bize başkaca vazifeler de düşüyor. O da şu; meslek yüksekokulu programları için danışma heyeti oluşsun istiyoruz. Oranın sanayisi, endüstrisi, özel sektörünün de fikrini beyan edeceği danışma kurulları oluşsun istiyoruz. Bir başka şeyi daha gerçekleştireceğiz. Yükseköğretim Kurulu bünyesinde yine meslek liselerinin eğitimi, öğretimi, bütün şekillenmesinden sorumlu Milli Eğitim Bakanlığının da yer alacağı ama özel sektörün de yer alacağı bir kurul oluşsun istiyoruz. Bu, koordinasyon kurulu olsun istiyoruz."
Türkiye'de şu an nitelikli ara eleman sıkıntısı yaşandığını vurgulayan Saraç, mühendis fazlasının olduğunu ancak sanayinin, endüstrinin istediği yetkinliğe sahip tekniker bulunamadığını aktardı.
Bu yüzden meslek yüksekokullarının üzerinde durulması gerektiğini dile getiren Saraç, şunları kaydetti:
"Sadece YÖK değil, alakadarlar, diğer paydaşlarla bu hususun halledilmesi lazım. Çünkü ülkenin kalkınması, yükseköğretim kurumlarının iyiliğiyle, kalitesiyle, niteliğiyle doğrudan orantılı ama bu da sadece üniversitelerin 4 yıllık lisans programlarıyla sınırlı değil. Burada dikkatimizi iki yıllık meslek yüksekokullarına da çevirmemiz lazım. Bu bağlamda sınavsız geçişin kaldırılmasını çok önemsiyoruz. Yüksek öğretimde 7 milyon 300 bine dayandı öğrenci sayısı. Bunun yüzde 35'e yakını meslek yüksekokulları öğrencileri ve 900'ün üzerinde de meslek yüksekokulu var."
Son dakika haberi: Hükümetten El Bab açıklaması

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Bu mücadele sırasında 14 şehidimiz, 33 yaralımız var. Bugünkü çatışmalar sırasında 138 tane DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirilmiştir. El-Bab’ın etrafı kuşatılmış, önemli yerler de ele geçirilmiştir” dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM'de Anayasa Komisyonu Toplantısı'nda, Suriye'nin Kuzeyi'ndeki terör hedeflerine yönelik yapılan Fırat Kalkanı Harekatı'ndaki şehitlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Fırat Kalkanı Harekatı'nda 14 şehit ve 33 yaralı olduğunu belirten Bozdağ, "Fırat Kalkanı Harekatı sürerken yapılan mücadele sırasında şahadet mertebesine ulaşan şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Ailelerine, milletimize, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne başsağlığı ve sabır diliyorum. Bu mücadele sırasında 14 şehidimiz, 33 yaralımız var. Yaralılara da acil şifalar diliyorum" diye konuştu.
"Türkiye ülkemizin ve milletimizin bekası için üzerine düşenler neyse bunu kararlı bir şekilde yapacaktır, yapmaya da devam edecektir" diyen Bozdağ, şunları ifade etti:
"Suriye'de olup bitenlerin, Irak'ta olup bitenlerin Türkiye'nin ulusal güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu çok açık ortada. Orada yürüyen operasyonlar esasında sınırımızın güvenliğini sağlamak, hem sınırın bu tarafında hem öbür tarafında can ve mal güvenliğini tesis etmek ve Suriye tarafından Türkiye'ye DEAŞ terör örgütü tarafından saldırıların yapılmasını önlemek, terör girişlerini ortadan kaldırmak ve orada güvenli bir bölge oluşturmak, Türkiye'nin ve Türk milletinin çıkarlarını korumak ayrıca PKK terör örgütü ve Suriye uzantıları PYD ve diğer yapıların bölgede terör koridoru oluşturmasına engel olmak ve esasında işin özü Türkiye'nin ve Türk milletinin güvenliğini sağlamak ve ülkemize dönük her türlü tehdidi ortadan kaldırmak maksadıyla yürüyen bir operasyondur. Bu operasyonun siyasi saiklerle değerlendirmelere tabi tutulması işin doğrusu pek doğru görmüyorum. Çünkü bu hepimizin üzerinde hassasiyetle durması gereken bir konu diye düşünüyorum. Bugünkü çatışmalar sırasında 138 tane DEAŞ'lı terörist etkisiz hale getirilmiştir. Onu da buradan ifade etmek isterim. El-Bab'ın etrafı kuşatılmış, önemli yerler de ele geçirilmiştir. Şu anda orada çatışmalar devam ediyor. İnşallah Türk Silahlı Kuvvetleri milletimizden devletimizden aldığı güçle orada DEAŞ terör örgütünü tamamen etkisiz hale getirecektir. Buna ben yürekten inandım."
Fetullah Gülen Büyükelçi suikastını eline yüzüne bulaştıranları aradı!

Gülen Vakfı’nın eski yöneticisi, Erzurum’da faaliyet gösteren eski FETÖ imamlarından Ümit Akdemir, Rus Büyükelçisi’ne yönelik FETÖ operasyonları hakkında Sabah.com.tr’ye çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İŞTE FETÖ'NÜN ESKİ İMAMLARINDAN, GÜLEN VAKFI'NIN ESKİ MÜDÜRÜ ÜMİT AKDEMİR'DEN SABAH.COM.TR'YE ÇARPICI AÇIKLAMALAR
SUİKASTÇİ CENNETLE KANDIRILMIŞ TİPİK BİR FETÖ FANATİĞİ
Suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş tipik bir FETÖ elemanı. Hatta tipik bir Gülen fanatiği olduğunu söyleyebilirim. Binlercesini tanımış biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Genç ve sosyal hayatı tanımamış. Sadece örgüt içinde telkin bombardımanına tutulmuş biri. 
Fetullah'ı yarı tanrı olarak gören ve dini sadece FETÖ'de öğrendiği için her türlü telkine çok açık. Kainat imamına itaat ettiği için cennet vaadiyle rahatlıkla kandırılan bir profil. Polis olabilmesi için ailesinde mutlaka bir FETÖ'cü olması gerekiyor. Dayısı'nın FETÖ okullarında müdür olması nedeniyle dayısının referans olmasıyla polis olduğu düşünülebilir.
2012 YILINDA FETÖ'CÜ OLMAYAN BİRİNİN POLİS OKULUNA GİRMESİNE İMKAN YOK!
FETÖ'cüler "2014'te biz polis okullarında yoktuk" diyerek olayı çarpıtmaya çalışıyorlar. FETÖ'cü suikastçi polis okuluna 2012'de giriyor. İzmir özelinde FETÖ'cü olmayan birinin 2012 yılında polis okuluna girmesine imkan ihtimal yok. Suikastçi FETÖ'de tabandan yetişmiş. "Üniversiteyi kazanamayınca polis yapılmış sorunlu bir şakirt!" görüntüsü çiziyor. Sorunlu ve fanatik olması kandırılmasını da kolaylaştırılmış olabilir. Bu yüzden canlı bomba olarak bu çocuğu tercih etmişlerdir. Jest ve mimiklerinden de tam bir FETÖ'cü olduğu anlaşılıyor. İlk defa bu tür sloganları attığı belli oluyor. Sözleri doğru düzgün telaffuz edemiyor. Ayrıca tek başına bu eylemi yapması da düşünülemez.
FETÖ'NÜN AMACI SUİKASTİ GERÇEKLEŞTİRİP SOSYAL MEDYADAN KARA PROPAGANDA BAŞLATMAKTI
FETÖ'nün planı şuydu. Örgüt ile bağlantısı olmayan biri büyükelçiyi öldürecek, attığı sloganlar dünya kamuoyuna FETÖ'nün sosyal medyadaki tetikçileri tarafından dünyaya servis edilecekti. Bu şekilde Türkiye ile Rusya'nın arası bir kez daha açılacak ve Türkiye terörist ülke olarak tanıtılacaktı. Aslında FETÖ'nün sosyal medyadaki tetikçileri Erhan Başyurt, Aydoğan Vatandaş, Ekrem Dumanlı, Abdulhamid Bilici, Tuncay Opçin, Emre Uslu ve Önder Aytaş gibi isimler saldırı gerçekleşir gerçekleşmez kara propagandaya başlamıştı. Ancak suikastçinin kısa sürede FETÖ'cü olduğunun ortaya çıkması, Rusya'nın bu yöndeki açıklamaları planı bozdu. Plan bozulunca kara propaganda yapmak yerine suikastçinin FETÖ'cü olmadığını kanıtlamaya çalıştılar. Ama iş işten geçmişti.
FETÖ'NÜN PROFESYONELLERİ TUTUKLU OLDUĞU İÇİN BÖYLE AMATÖRCE SUİKAST YAPTILAR
Daha önce Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu suikasti gibi sayısız operasyona imza atan FETÖ neden böyle amatör bir eyleme imza attığı düşünülebilir. FETÖ'nün tüm kirli ve profesyonel operasyonlarını yapan isimler şimdi ya cezaevinde ya da yurtdışında firarda. Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer gibi profesyonelleri artık yok. Fetullah Gülen'in bu işi havale ettiği kişi bir ön önce işi gerçekleştirmenin heyecanı ve paniği ile böyle bir acemilik yapmış. Çünkü FETÖ'de verilen emri hızlı yerine getirmek gibi bir kural var. Bunu yapamayan kişi başarısız kabul edilir. Fetullah'ın emir verdiği kişi bu acelecilikle hareket etmiş ve örgütü hataya sürüklemiş.
DEAŞ'LI BULAMAYINCA EN YAKIN KENDİ ELEMANLARINA YAPTIRMIŞLAR.
Fetullah Gülen'in emir verdiği imam eğer bu eylemi bir DEAŞ ya da Nusra elemanına yaptırsaydı bu eylem belki ses getirebilirdi. Ama bu görevi üstlenen imam bu konuda tecrübesiz olduğu için en yakınındaki FETÖ fanatiği bir polis memuruna işi havale etmiş. Bir slogan attırarak algıyı yöneteceğini düşünmüş. Aslında son intihar saldırısında en büyük başarısızlık Fetullah'ın hanesine yazılmalıydı. Ancak başarısız olsa da Fetullah Gülen hiçbir zaman başarısızlığın sorumluluğunu üzerine almaz. 7 Şubat Mit operasyonunda, 17/25 Aralık'ta, cezaevinden FETÖ'cülerin yargı kullanılarak kaçırılması girişiminde, 15 Temmuz'da başarısız olan ve örgütü felakete sürükleyen Gülen'dir. Son intihar saldırısı da Gülen'in planıdır ve başarısız olmuştur. Ancak FETÖ içinde bunu Gülen'e söyleyecek bir isim yoktur.
FETULLAH GÜLEN DÜN GECE BAŞARISIZ İMAMLARI ARAYIP HAKARETLER YAĞDIRMIŞTIR
Fetullah Gülen'in bu tür başarısızlıklara asla tahammülü yok. Dün gece suikast algısını yönetemeyen ve bu amatörlüklere imza atan herkesi falakaya yatırmıştır. Türkiye'de olan başarısız imamlar ise görevden alınmıştır. O suikastte başarısız olan, ellerine yüzlerine bulaştıran herkes sabaha kadar Gülen'den hakaretler işitmiştir. 17 Aralık'ta ve 15 Temmuz hezimetinde olduğu gibi. Başarısız olan isimler günlerdir hakarete uğruyordur. Fetullah Gülen bundan sonra asla FETÖ elemanlarını bu tür intihar saldırılarında kullanmaz.
FETULLAH ARTIK KENDİ ELEMANLARINI İNTİHAR SALDIRILARINDA ASLA KULLANMAZ!
Fetullah Gülen artık ne yaparsa yapsın bundan sonra gerçekleşecek tüm eylemlerin olağan şüphelisi haline gelmiştir. Bu tür yapılar eğer intihar saldırısına başladıysa sona yaklaşıyor demektir. Fetullah Gülen de bundan sonra gerçekleştireceği tüm intihar saldırılarında sonunu biraz daha hazırlayacak. Bunun kendisi de farkında. Ama köşeye sıkıştığı için başka bir yöntem elinden gelmiyor.
ABDULLAH BOZKURT İSMİNE ARTIK DİKKAT EDİN
Suikastten 2 gün önce bunu twitter üzerinden kamuoyuna duyuran, suikastçiyi yakından tanıyan Today's Zaman yazarı Abdullah Bozkurt'a bundan sonra dikkat edin. Hayatında işitmediği kadar küfür işitmiştir örgütten ve Gülen'den. Bu aptallığı nedeniyle yakında ortadan kaybolacak. Daha önce de Osman Özsoy benzer amatörlükler yapmış ve bir anda ortadan kaybolmuştu.
Kaynak: sabah.com.tr
Karlov suikastında yeni gelişme!

Suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş'ın yakınları serbest bırakıldı.
Rusya Büyükelçisi Karlov'u vuran suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş'ın, Aydın'ın Söke ve Kuşadası ilçelerinde gözaltına alınan anne, baba, kız kardeş ve 3 akrabası, mahkemeye sevk edilmeden serbest bırakıldı.
Karlov'un öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan saldırganın annesi Hamidiye ve babası Esrafil Altıntaş, üvey ablası Seher Ö, dayıları Hasan F. ve Hüseyin F. ile yengesi Sevinç F'nin Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesindeki işlemleri tamamlandı.
Zanlılar, ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla salıverildi.
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık'ta silahlı saldırı sonucu öldürmesinin ardından ölü ele geçirilen Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş'ın Söke ilçesinde yaşayan annesi, babası, kız kardeşi ve 3 yakını gözaltına alınmıştı.





YORUMLAR